10 Haziran 2015 Çarşamba

ANKARA'NIN NEFES ALMA DURAKLARI

Samanpazarında yokuşun başında karşılıyor bu güzel rengarenk dükkan bizi,
(Ankara'da Kale'ye çıkan yokuşun adı; Samanpazarı)
Kapısından içeri girmeden edemiyorsunuz,
O kadar cıvıl cıvıl ki,
Nazarlıklar, peştemaller, süsler, anahtarlıklar,
Gözünü alamıyor insan,

Sultan Gift Shop'ta Hakan Bey ilgileniyor,
Dükkanın iç dekorasyonunu değiştireceklerinden bahsediyor,
Daha güzel bir dizayn olacağından söz ediyor,
Nazarlıklardan gözümüzü alamadan dinliyoruz onu,

Bu sokakta esnaf kapı önünde birbirleri ile şakalaşıyor,
Tanıdık muhabbeti dönüyor,
Mahalle kültürü kokusunu almak hoşuma gidiyor,
Büyük şehirde pek kalmayan değerlerin bu yokuşta sürdüğünü görünce gülümseme yayılıyor dudaklarıma,

Kızılay'dan bir öğle tatilinde geldik Samanpazarına,
Değişiklik her zaman iyidir,
Yokuşu çıkarken sağda Köfteci Emin Usta var,
Pirzolası ve şişini tavsiye ederim,
Maho ve Kemal gibi öncesinde kuru fasulye yerseniz bilemem, onlar harika bir lezzeti olduğunu söylüyorlar kurufasulyesinin de,

Tabi ben buraya gelince fotoğraf çekmeden duramıyorum,
Pirinç Han'a ise uğranmadan dönülmez,
Kısa bir zaman dilimine sıkıştırdığımız için de tadı damağımızda kalıyor,
Antikacılara da göz atmak lazım buraya kadar gelmişken,
Belki bir parça sizi eskilere alıp götürecek,
Eskilere özlem duyanlar için buralar gezilmesi koklanması gereken yerler,
Harika tesadüfler de yaşadım dün,
"Pardon bir fotoğrafımızı çeker misiniz" dediğim güzel kadın,
Benim blogger arkadaşım Sinem çıkmaz mı?
Çıkar,
O an tanıyamadım ama, bana bir yerden tanıdık geliyor diye düşündüm ve sonunda çıkardım,
Tabi geç kaldım ve konuşamadık,
Tam yokuştan aşağı iniyoruz, artık dönüyoruz,
Bir de ne göreyim LEYLAK DALI
Geçen gün onun "Ankara Kazan Biz Kepçe" yazısına yorum yazmıştım,
Ben de kepçe olayım sizinle diye :))

Bu hafta güneş bize yüzünü gösterdi sonunda,
Herkes dışarılara attı kendini,
Soğuk, yağmurlu, puslu havalardan çok sıkıldığımızı anladık açıkçası,
Gerçi akşamları bir yağmur geçişi oluyor,
Buna razıyız,
Bu hafta benim "Ramazan Öncesi Yeme İçme Seferberliği Günleri"m başladı :)
Bu günlerin anlamı ne mi?
Oruçluyken aklıma düşebilme ihtimali olan,
Yemek isteyeceğim şeyleri bu hafta yiyerek ve Ramazan'da canımın istemesine engel olmak diye açıklayabilirim,
O nedenle öğlenleri evden getirip de yediğim; zeytinyağlılara, salatalara, yoğurtlara bu hafta bye bye dedim,
Haftanın günlerini bu şekilde doldurdum ,
Arkadaşlarımın Hayrola!! diyerek gülmelerine ise yukarıdaki açıklamayı yapıyorum,


Şimdilik hoşçakalın,
Yeni mekanlar, maceralar ile karşınızda olacağım,
Herkese pırıl pırıl güneşli günler diliyorum,
Yüreğinizde Umudunuz, Yüzünüzde Gülümsemeniz eksik olmasın....

7 yorum:

Oytunla Hayat dedi ki...

Samanpazarında çok eskiden eniştemin dükkanı vardı... Çocukluğumda oralarda çok oynamışlığım vardır...
Uzun süredir gitmiyordum, birkaç sene önce gittim yeniden...
Evet değişmiş ama çok değil allahtan...
Seve seve bir hal oldum her dükkanı, her sokağı :)
Yeniden gözümde canlandırdığın için teşekkür ederim mavi anne...

Adsız dedi ki...

Çocukluğuma gittim.Annemle beraber çok giderdim Samanpazarına. Leylak Dalı ile karşılaşmanız da ne güzel olmuş.İyi gezmeler, iyi yemeler Türkan

Fatih Erkal dedi ki...

Teşekkürler Fatma.

Ankara'da o kadar az renk kaldı ki. Samanpazarı yokuşunu hatırlattığın iyi oldu.

sadeceozlem dedi ki...

Fatmacım Sultan Gift Shop'un sahibi Hakan benim liseden arkadaşım, yıllar sonra tesadüfen dükkanında karşılaştık. Dükkanına bayılırım. Yurt dışına giderken ve misafirim gelince bütün hediyeliklerimi ordan alırım. Eren'in düğünü için hediye nazarlık anahtalıklarımı da o yaptı. Herkese tavsiye edebileceğim, çok zevkli, harika bi dükkandır. Keşfetmenize gerçekten çok sevindim. Ne güzel anlatmışsın yine, çok öpüytorum seni de başkanımı da. Sevgiler-Özlem İritaş

Ebru Bayrak dedi ki...

ahh oralar çok özeldir çok severim :)

Kiyoki dedi ki...

Ben de geçenlerde kuzenimle gezdim ,gerçekten çok keyifli bir yer,gramafon cafe adında bir yerde kahvelerimizi içtik,ortamı çok hoştu,menüleri plak dizaynındaydı,antikacılarda gramafonlara takıldım kaldım.Ayrıca kilimlerde çok güzeldi.
Sevgiler

kadriye dedi ki...

Dün biz de ordaydık. Nasıl karşılaşmadık ki:( Hem de başka bloggerlarda varmış.