17 Ekim 2013 Perşembe

MAHOCUM'A (EVLİLİĞİMİZİN 20.YIL DÖNÜMÜ) İMZA:KARIN

Sen alışkınsındır benim sana yazdığım notlara, yazılara. Hatırlıyor musun? Daha yeni nişanlanmıştık ve ben bir kartpostal bırakmıştım masana. O kartpostalda; iki kedi bir pencerenin ardından dışarı bakıyorlardı. Kartpostalın arkasına, “biz de bu kediler gibi seninle, yan yana geleceğe umutla bakalım” yazmıştım. O gün bugündür hep seninle aynı pencereden baktık hayata. Zaman zaman bakış yönlerimiz değişse de, güzel bir 20 yıl geçirdik seninle.
Önemliymiş hayatta yol alacağın arkadaşını bulmak. Bu yolculukta bana eşlik ettiğin için çok şanslıyım. Desteğini, güvenini, hayranlığını hep hissettirdin bana. Bu da beni daha kendine güvenli, daha iyi bir insan yaptı. Sürekli söylenen, birbirinden şikâyetçi olan çiftlerden olmadık biz. Bizimle birlikte olanlar, dostluğumuzdan huzur buldular.

Evimiz, oğlumuzun doğumu ile yuva oldu. O kara gözlü, siyah saçlı bebek senin kopyandı. Bana hiç benzemiyordu. “Keşke senin gibi mavi gözleri olsaydı” demiştin gördüğünde. Oysa ben, Fahir’i kucağıma aldığımda sana ne kadar benzediğini görüp mutlu olmuştum. Üç yıl sonra Ahmet Can’ı aldık kucağımıza “bu sefer de tutturamadık” diye kahkaha attın. Bu boncuk gibi kara gözlü oğlan ile dört kişilik kocaman bir aile olmuştuk.

Bu hayat denilen sahnede artık sevgili rolünden çıkıp, anne baba rolüne büründük. Hayalimde, seninle birlikte yaşlanmak ve nine, dede rollerinde de oynamak var. Kısmet tabi bakalım o günleri görebilecek miyiz? Sanırım bu hayatta en önemli şey şükretmek. Önümüzde daha birçok aydınlık kapıların açılacağına inancım sonsuz. 

En çok senin neyini seviyorum biliyor musun? Her daim espri yapabilmeni, gülmeni, içindeki o çocuğu yaşatmanı. Benim 3 oğlum var diyorum çoğu zaman. Ahmet Can ile alt alta üst üste boğuşmanı, Fahir ile Gümüldür ’de balığa çıkmanı, çocuklara playstation alıp da, başından hiç kalkmadan oyun oynamanı seviyorum. Sen, kocaman bir erkek çocuğusun aslında.
Yaptığım her işin en iyisini yapmayı ben senden öğrendim. Hiçbir zaman aceleye getirip, nasıl olursa olsun demezsin. Bizim evde balık sofraları senden sorulur. Karadenizli olmama rağmen balık kültürünü de senden öğrendim ben. Ankaralı olarak senin balığa düşkünlüğün önce beni şaşırtmıştı. Şimdi ise, senin pişirdiğin o enfes balıklarla dostlarımızı ağırlamak büyük bir şölene dönüşüyor.

İçindeki hayvan sevgisi tüm ailemize bulaştı. Evimiz, aldığımız tüm evcil hayvanlara gerçek bir yuva olmalı ki, neredeyse seri üretime geçtiler. Senin onlara karşı şefkat ve ilgin karşısında akvaryum balıklarımız hızla ürediler. Sultan papağanlarımızın sayısı, iki iken, sekize çıktı. Yavrulamalarını izlemek biz ve çocuklarımız için güzel bir tecrübe oldu.  Evimizin kedi prensesi Mercanı ise zaman zaman kıskanmadan edemiyorum.  

“Evlilik aşkı öldürür” derler. Ben hiç inanmadım bu söze. Evlilikte karşılıklı saygı oldukça o sevgi büyüyor ve aşk devam ediyor. Onu her gördüğünde gözlerin ışıldıyorsa, yüreğin hala pır pır ediyorsa bu aşktır değil mi? Doğru insanı bulunca insan geleceğe daha güvenle bakıyor. Birlikte hayal kurmak ve o hayali gerçekleştirmek, el ele verip yürümek geleceğe, bizi mutlu ediyor.
Birlikte geçirdiğimiz 20 yıla bakınca; özetle bu güzel anıları hatırlıyorum. İyi ki diyorum birbirimizin kaderi olmuşuz. Yaradan bize bu hayatı bahşetmiş. Seninle birlikte daha nice güler yüzlü seneler geçirmeyi umuyorum. Bu geçen yıllar bana şunu öğretti; her şey olabilirsin ama en önemli şey “iyi insan olmaktır”. Umarım her zaman iyi insanlarla karşılaştırır hayat bizi.

Seni Seviyorum.
İMZA:KARIN


(Kitabın kapağında ufak bir değişiklik yaptım,umarım kimse kızmaz :))

13 yorum:

bahceperisi dedi ki...

Allah daim etsin.Ömrünüzün sonuna kadar böyle kalın.Allah sizin gibi bir çift olmayı nasip etsin.-Ben de kendime dua ediyorum.Önce ruh eşimi bulmalıyım:)- Bu arada size de bir mim gönderiyorum.
http://bahceperim.blogspot.com/2013/10/odev-teslimi-gec-olsa-da-deep-mimi.html

deniz dedi ki...

Canim, kalbinin penceresini ne kadar da güzel acmissin, ancak bu kadar icten ve samimi anlatilabilinir yirmi yilin bir yastikta gecen hikayesi. Dilerim bu harika evlilik önce evlatlariniza sonra da evlilik yolunda ilerleyen bütün genclere örnek olur.

hepsusluydum dedi ki...

Sevgili Mavi arkadaşım,nice yirmi yıllarda birlikte yaşlanmanızı diliyorum.Allah nazarlardan korusun,sevgiler:)

EBRUCA dedi ki...

maaşallah diyorum.Uzun yıllar dilerim size mavi anne

lale dedi ki...

Bayıldım o kapağa,bayıldım...
Hep aynı pencereden bakmaya bir ömür devam edin...

Sağlıkla ,keyifle hep sevdiklerinizle devam etsin mutluluğunuz.

Sevgiler

Başak dedi ki...

Maaşallah...Maviannem nice mutlu 20 yıllaraaa... :)

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Ne güzel bir cümle ile bitirmişsin. Mutluluğunuz daim olsun Maviannem, sevgiler :)

MAVİANNE dedi ki...

Arkadaslarım benim.iyiki varsınız.guzel sozlerınıze tesekkur ediyorum.öpüyorum sizleri

Heyyfi dedi ki...

Canım, mutluluğunuz daim olsun...
Mektubunda hissedilen sıcacık duygularınız ve gülen yüzünüz ömür boyu sürsün...
Sevgiler gönderiyorum Maviannem...

Mert dedi ki...

Merhabalar, bu yorumum yazınızla ilgili olmayıp Ters Düz'le ilgili bir görüş almak için size ve sizin gibi birkaç bloga yollanmıştır.

"Ters Düz'le ilgili çok iyi yorumlar geldi, ancak ben ilk bölümün biraz uzun bulunduğunu düşünüyorum. Yoksa sadece saçmalıyor muyum? Önerilerinize ihtiyacım var!"

Aşağıdaki linke tıklayıp, yorumunuzu bırakabilir misiniz? Sizin fikrinize göre bir karar alınacaktır (Tamam, o kadar da resmi değil).

http://tersduzhikaye.blogspot.com/2013/10/yorum.html

Not: Yazıya da geri döneceğim. ;)

Ebru Bayrak dedi ki...

Maşallah :) çok duygulandımmmm nice yirmi yıllar diliyorum hep böyle sevgi ve saygıyla ...

Mert dedi ki...

Ters Düz'ün 2. bölümü bu akşam blogda! Pazartesi biter bitmez salı günü 00.00'da hikaye devam ediyor! (Reklam oldu resmen, ama amaç eksik kalan bilgiyi tamamlamak)

Asis dedi ki...

Canım evlatlarınızla daha nice güzel yıllarınız olsun. Çok öpüyorum.