22 Kasım 2012 Perşembe

HÜRRİYET ANKARA EKİ-ANKARA'DAN DADAY'A



İşte bu!!!!!!
Yaşamdaki küçük mutluluklar bizi biz yapıyor,
Pazartesi Röportajı Gazeteye gönderdiğim zaman başladı benim içimdeki heyecan kıpırtıları,
Her sabah ilk işim, gazetem Hürriyet'i elime aldığımda Ankara ekine göz atmak,
Sonra da gizli bir umutla çıkmış mı diye bakmak oldu,
 Bu sabah bir çığlığımla koştu yanıma çocuklar ve Mahocum,
"Evet yayınlanmış",
Mutluluğum ve heyecanım görülmeye değerdi açıkcası,
Şu anda da ayaklarım yerden kesilmiş,
Gülücükler atıyorum çevreme :)
Müteşekkirim emeği geçen herkese,
Özellikle Hürriyet'in Ankara bürosunda çalışan çok değerli dostlara,
Röportajı birlikte yaptığımız Zeki Bey'e,
Ayrıca bu fotoğraflarla bloğumu süslememi sağlayan oda arkadaşım, can dostum Sibel'e,
Teşekkürler....
BİZE HER YER TRABZON
Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü’nün 09-10-11 Kasım 2012 tarihinde düzenlediği Ankara’dan yola çıktığımız Kastamonu-Daday-Azdavay gezisindeydim. Çatak Kanyonu, Valla Kanyonu ve Ilıca Şelalesinde, Pınarbaşı Köyünde, Ballıdağ Ormanında çekimler gerçekleştirdik. Kulüpte, birbirinden renkli, fotoğrafçılığa gönül vermiş insanlarla birarada olmaktan büyük keyif aldım. Fotoğrafçılık Kulübünde ders veren Zeki Güven ile Ilıca Şelalesinde, bol oksijenli, doğanın bin bir rengi ve güzelliği içerisinde keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Fatma Erdem (FE): Zeki Bey sizin fotoğrafçılık serüveniniz ne zaman ve ne vesile ile başladı?
Zeki Güven (ZG): 1984 yılında orman mühendisliği bölümünü kazanınca eniştem tarafından bana hediye edilen kompakt bir fotoğraf makinesi ile fotoğrafçılık serüvenim başladı ve o günden bugüne kadar makinemi elimden bırakmadım.
Trabzon Vakfında ders vermeye ne zaman başladınız? Her yaş grubundan her meslekten öğrencileriniz var. Sizin kulübe katılmak için ne yapmalı meraklılar.
Çalıştığım kurum olan Orman ve Su İşleri Bakanlığında 2006 yılından beri Fotoğrafçılık kursu veriyordum. 2007 yılından beri fotoğraf konusunda birlikte çalıştığım arkadaşlarım Özkan Akçay ve Ziya Karakelle ile birlikte Vakıf başkanımız Bilgin Aygün’e  fotoğrafçılıkla ilgili bu deneyimimizi Trabzon Vakfı  çatısı altında sürdürmek istediğimizi söyledik. Sayın Başkan vakfın bir dairesini sanat salonu haline getirip bizim hizmetimize sundu, bu vesile ile kendilerine teşekkür ediyorum. 2010 yılında başkanlığını benim, yardımcılıklarını da Özkan AKÇAY, Ziya Karakelle ve Emine Bodur’un yürüttüğü Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü kuruldu ve fotoğrafa gönül veren herkese kapımızı açtık. Bizimle yürümek, bizimle beraber fotoğraf üretmek isteyen herkes Ekim ayında başlayıp Mayıs ayında sona eren fotoğrafçılık temel eğitim kursuna tüm  fotoğraf severleri  kayıt yapabiliriz.
Fotoğraf:MAhir Erdem
  Fotoğrafçılığa meraklı ancak fotoğraf makinesi olmayan öğrencilerinize öncelikle ne öneriyorsunuz? Bu işe başlarken, ellerinde hangi özelliklerde bir fotoğraf makinesi  olmalı?
 Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık kulübünde uygulamasının fazla olduğu bir temel eğitim vermeye çalışıyorum. Bunun için kulübe katılım sağlamak isteyen kişinin mutlaka bir fotoğraf makinesi olmalı. Eğitime başlarken katılım sağlayan fotoğraf severler öncelikle kendi ellerinde olan fotoğraf makinesi ile eğitime başlıyor. Katılımcılar daha üst düzeyde fotoğraf çekmeye başlayınca ve ellerindeki makineler yeterli olmayınca ve tabi ki imkanları ölçülerinde kendilerine makine ve özellikleri hakkında öneride bulunuyorum.
Fotoğraf:Zeki Güven
DOĞA FOTOĞRAFÇILIĞINDA TRİPOT ÇOK ÖNEMLİDİR
Bu gezide ben, en çok tripotumun yetersizliğinden şikayetçi oldum. İyi bir tripotla fotoğrafçıların harikalar yarattığını gördüm. Fotoğrafçılık teçhizatı alacaklar için önerileriniz nelerdir?
Fotoğrafçılığa yeni başlayan arkadaşlar temel fotoğrafçılık eğitiminde kendi imkanları ölçüsünde  bir fotoğraf makinesi taşıyabilecek bir üçayak (tripod) almalarını öneriyorum. Özellikle doğa fotoğrafçılığında tripod çok önemlidir. Örneğin bu gezimizde Ankara’dan  sonbaharın renklerini çalışmak için Kastamonu dağlarına geldik. Bunca emek ve zaman harcıyoruz. Sizinde gördüğünüz gibi bazen ışık koşulları elde fotoğraf çekmek için yeterli olmayabiliyor. Bizler her koşulda net ve istediğimiz fotoğraf çekebilmek için üçayak, önemli  fotoğrafçı teçhizatlarından birisidir. Özellikle arkadaşlara önerim üçayak olmadan doğa fotoğrafı çekmeye çıkmayın, emeğinize yazık olmasın.
 Altı aylık fotoğrafçılık kursunu bitirenler, fotoğrafçılık alanında kendilerini hangi seviyede bulacaklar?
Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü olarak kursiyerlerimize biz yol gösteriyoruz. Yapılması gerekenleri, fotoğrafçılık kurallarını anlatıyoruz. Bu anlatımın arazi uygulaması çok önemli, bunun için eğitim süresini uzun tutup, bolca uygulama yapmak istiyoruz. Burada en önemli görev kursiyer arkadaşlarımıza düşmektedir. Bolca fotoğraf çekmeleri fotoğrafçılıkla ilgili dergi, kitap ve görsel yayınları takip etmeleri ve çektikleri fotoğrafları yorumlatmaları gerekiyor. Bunun için eğitimimizin bir saati kursiyerlerin fotoğraflarını yorumlamaya ayırmışızdır.
 Sizlerin her gezide yaptığınız gibi bu gezide de “Bize Her Yer Trabzon” sloganını fotoğraflaştırdık. Horon oynayıp kanyonda poz verdik. Bu fikir nereden doğdu?
Bu konuda öncelikle şunu belirtmeliyim “Bize Her Yer Trabzon” sloganı bana göre yüz yılın sloganıdır. Bu sloganda sevgi vardır, hoşgörü vardır, paylaşım vardır. Bunun için Trabzonlu olmayanlar tarafından da benimsenmiştir. 2010 yılında yaptığımız ilk gezimizde gittiğimiz yerleri Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü olarak nasıl belgeleriz diye düşünüyorduk. Bu kapsamda Horon, Trabzonluların önemli kültürel özelliği, bu horonu fotoğrafla belgelemek bizim işimiz, üzerine bir de “Bize Her Yer Trabzon” sloganını yerleştirince bu çalışma gerçekleşti ve artık gelenekleşti. 
 Öğrencilerinizin çektiği fotoğraflardan, kurs bitiminde bir sergi açmayı planlıyorsunuz. Daha önce yaptığınız sergilerden bahseder misiniz bizlere?
Kursiyer arkadaşlarımızla yıl içersinde yaptığımız gezilerden veya kendi imkanları ile çektikleri fotoğraflardan yıl sonunda Trabzon Vakfı Sanat Salonunda sergiye çıkıyoruz. Sergiye katılımla ilgili bir bilgi vereyim. İlk yılki sergimizin açılışına yaklaşık 200 kişi, basınımızın değerli temsilcileri katılım sağladı. İkinci yıl sergimizin açılışını Sayın Bakanımız N. Faruk Özak yapmıştır. Açılıştaki katılımcı sayısı yaklaşık 500 kişi civarındaydı. Biz Trabzon Vakfı çatısı altında büyüyoruz, gelişiyoruz ve en önemlisi de Fotoğraf üretiyoruz.
EN İYİ FOTOĞRAF,  HENÜZ ÇEKMEDİĞİNİZ FOTOĞRAFTIR
 Günümüzde düğün ve doğum fotoğrafçılığı farklı bir boyuta ulaştı. Hikaye fotoğrafçılığı hakkında fikirlerinizi alabilir miyim?
 Fotoğrafın temel eğitimini tamamladıktan sonra fotoğraf severler kendilerini gerek ticari gerekse kendi sevgileri doğrultusunda doğa fotoğrafı, soyut fotoğraf, mimari fotoğraf gibi alanlarda kendini geliştiriyor. Bu konuda fotoğraf üreten herkese saygı duyarım. Bizim fotoğrafçılık kulübümüzde bu yıldan itibaren temel eğitimi bitiren arkadaşlarla proje bazlı çalışmaya başlıyoruz. Belki de kulübümüzde bir düğün fotoğrafçısı veya sizin gibi birkaç gazeteci çıkacaktır.
 Derslerde öğrencilerinizin çektiği fotoğrafları yorumluyor, yapıcı eleştiriler getiriyorsunuz.  İyi bir fotoğraf nasıl olmalı, hangi kriterler bir arada yer almalı?
Daha öncede söylediğim gibi, bir saat bazen bir bucuk saatimizi kursiyerlerimizin fotoğraflarını yorumlamaya ayırıyoruz. Eğitimimizin bir parçası olan bu çalışmalara ilgi çok üst düzeyde. Tüm kursiyer arkadaşlarıma buradan teşekkür ediyorum, onlar ürettikçe biz yol alıyoruz. Bunun için uygulamalı eğitime inanan ve uygulamaya çalışan biriyim. Aslında İyi bir fotoğrafın üst sınırının olduğunu düşünmüyorum, aksi halde o sınırı yakalayancı sanat biter. Aslıda bu gezimizde yolda sizin de şahit olduğunuz gibi, iyi bir fotoğraf kavramını yol süresince arabada tartıştık. Bu konuları eğitim süresince bolca konuşup tartışıyoruz ve çok güzel fikirler ortaya çıkıyor. Kursiyer arkadaşlarımız iyi bir fotoğraf kavramını eğitim süresince gördüğü ve aklında yer ettiği fotoğraflarla açıklıyor. İyi bir fotoğraf; Akılında yer eden unutamadığın fotoğraftır. Unutmayın, En İyi Fotoğrafın Henüz Çekmediğin Fotoğraftır.
Yardımcınız Emine Hanımın söylediği “Işığınız bol, vizörünüz açık olsun” sözleri ile söyleşimizi noktalamak isterim.

7 yorum:

siboschh dedi ki...

Canım benim senin mutluluklarını paylaşmak bizi de mutlu ediyor..benden hep destek tam destek :)

Asis dedi ki...

Tebriklerrrr canım,daha nice başarılara imza atman dileğimle öpüyorummm.

Ebru Bayrak dedi ki...

tebrik ederim devamı da gelir inşallah :)

filiz dedi ki...

canım tebrikler,
umarım gelecekteki isteğine hızla yaklaşırsın öpüyorum,düğüne bekliyoruz inşaallah:)

CEPAYNASI dedi ki...

fotoğraflar da,
röportaj da süper...
kutluyorum:)

nalan dedi ki...

Kutluyoeum canım,devamı dileğiyle...

İSMAİL CANBULAT dedi ki...

çok iyi iş fatmacım..

yazarlık, okurluk ve hayata merakın at başı gidiyor... bu da seni başarılı bir röpcü yapıyor:))

devam devam devam.. gelecek senin.

seni yakından izliyor abin:))