30 Eylül 2014 Salı

O SES MAZHAR !!!!!

Dün akşam "O Ses Türkiye" nin yeni sezonu başladı,
Mazhar ve Özkan jüri üyesi olmuşlar,
2 ayrı koltuktalar ancak, Yapışık İkizler gibi aynı anda dönüyorlar tek jüri gibi hareket ediyorlar,
Beyza'nın dediği gibi; sinemadaki sevgili koltuklarına otursalardı iyiydi
Hatta Fuat da yer alacakmış da, yarışmanın formatını belirleyen şirket 3 kişiyi uygun görmemişler,
Allahtan uygun görmemişler,
Düşünsenize 3 kişilik kanepenin döndüğünü :)
Veya çek yat yapabilirlerdi diye dahiyane fikri var Beyza'nın,
Butona bastıkları zaman çek yat diğer tarafa tak açılırdı ve onlar da sahne tarafına dönmüş olurlardı :))
Neyse espri bir yana iyi olmuş, Mazhar ve Gökhan'ın atışması için izlenir yarışma,
Daha ilk akşamdan çok komik diyaloglar yaşandı,
Beğendikleri yarışmacıya dönen Mazhar ve Özkan kendi takımlarına gelmesi için ikna ederken "40 yıllık sektördeyiz, bize gelirsen sana albüm yaparız" söylemlerine  Gökhan tepki gösterdi,
"Güllerin İçinden Gel Bana Gel" diye yarışmacıyı kendilerine çağırmalarına ise, "Abi 20 albümden seç seç söyle" diyen Gökhan herkesi güldürdü,
Gökhan'ın yarışmacılara dönmesi ve dönmemesi ile ilgili strateji belirlediğini açıklaması da sonraki bölümlerde hayli konuşulacağa benziyor,

Show TV'de Ah Neriman, Kanal D'de Ulan İstanbul arasında gidip gelen ben, TV8'deki O Ses Türkiye'ye ilgisiz kalamadım,
MFÖ'nün Mazhar'ı ve Özkan'ı ile Gökhanın muhabbetleri hoşuma gitti,
Ebru Gündeş ve Hadise ise geri planda kaldılar...

25 Eylül 2014 Perşembe

KONYA'NIN ŞANSLI KEDİLERİ

Konya'da Şems-i Tebrizi Camii bahçesinde karşılaştım bu harika "Kedi Besleme İstasyonu" ile,
Ankara'da var mı bilmiyorum, hiç görmedim,
Bir tarafında yiyecek yeri diğer tarafında ise su yeri var,
Harika bir hizmet bu Belediyenin yaptığı,
Sadece kediler beslenmek için gelmez sanırım köpeklere de açıktır diye de düşündüm,
Gerçi kedi besleme istasyonu yazıyordu ama,
Acaba köpekler için de bunun benzeri bir istasyon mu var?
Konya'nın sokak hayvanları ne şanslı diye geçirdim içimden,
Keşke her belediye bu kadar duyarlı olsa sokak hayvanlarına,
Hep zehirli yiyecek ile öldürülen hayvanların haberlerini görürüz,
Bu şekilde bir haberi vermekten mutluluk duyuyorum,
Her parka bir kedi,köpek besleme istasyonu konulsa fena mı olur?

22 Eylül 2014 Pazartesi

HIZLI TREN İLE KONYA



Ankara'dan Sabah 9:20'de Konya'ya doğru yola çıktık,
Yolculuğumuz 1 saat 50 dk. sürdü,
YHT bileti tek gidiş 27.50 gidiş dönüş aldığınızda ekonomik olan 44 TL ye geliyor,
Biz giderken business clas aldık ekonomik kalmamıştı,
Dönüşte normal vagonda geldik,
İkisinin arasındaki fark ne derseniz
Business Clas'ta size özel ambalajlı kulaklıkları dağıttı hostesimiz,
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim,
THY Hosteslerinden daha güzel ve güler yüzlü YHT Hostesleri,
Bir yarım saat gittikten sonra çay, kahve servisi başladı,
Yanında ise sandviç veya krakerli seçenekleri olan güzel kağıt ambalajlar içerisinde yiyecekler ikram edildi,
Çok rahat ve konforlu bir şekilde Konya'ya vardık,

Arkadaşımız Rahime'nin bir yıldır çok içten yaptığı davetine nihayet iştirak ettik,
Çoluk çocuk toplam 15 kişiydik,
Önce Mevlana Türbesi ve Müzesini ziyaret ettik,
Müzenin bahçesinde yer alan "Selsebil Çeşmesi"nin anlamını İpek' anlatıp bir fotoğraf çekindik önünde
Mimarı yapısı gereği en üstte bir sunak, altında 2, onun da altında 3 sunak ve sonra yine 2 ve 1 sunak şeklinde azalıyor... Bu ayrıntının temsili ise şu; insan dünyaya tek gelir, evlenir iki olur, çoluk çocuğa karışır 3 olur... Ama sonra ölümler başlar ve en sonunda yine tek başına ölür ve en sonunda kıyamet gününde herkes Mahşerde toplanır.



Türbede Mevlâna'nın felsefesini ve düşünce sistemini açıklayan levhalar yer alıyor;

"Ya olduğun gibi görün
Ya göründüğün gibi ol"

"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!"
     

Öğle yemeği için, Akyokuştaki Konya Mutfağının lezzetli sofrasına kendimizi bıraktık,
Önce enfes tadı damağımda kalan Bamya Çorbası ile başlangıç yaptık, 
Bir yaprak sarması geldi ki sormayın, yoğurdu üzerine koyup da yemelere doyamadık,

 Etli ekmek Konya'ya gelip de yenilmeden olmazlar arasında,
Ekmek salması, patlıcanlı kebab, tandır, trit, hepsi ayrı lezzet,
Tatlılara geçtiğimizde ise,  höşmerim ve saç arası ile çaylarımızı içtik,
 Sonrasında Şems-i Tebrizi'nin türbesini ziyaret ettik. 
Bahçede Konya velîlerinden Ladikli Hacı Ahmed Ağa'nın torunu bu yaşlı amcadan feyz aldık,

Gayet cömert, vakar, temkin ve itidal ehli idi. Sükutu ihtiyar eden, ihtiyaç halinde konuşurlar. 
Ladikli Hacı Ahmed Ağa;  Hocası Hızır Aleyhisselam dan manevi ilimler almış olup, İlm-i Hikmette yekta imiş,         
Kendisini Hakk’ın rızasına, halkın hizmetine adamış, her zaman ve her yönde halka önder, rehber, teselli ve ümit kaynağı imiş. Kendisine bir şey sorulduğu zaman; -Durun gardaşım, şimdi cevabınızı getiririm.. der, gider Hızır Aleyhisselam’a sorar, cevabını alır getirirdi. Kimseyi kırmaz ve geri çevirmezmiş. 
 


İsa’nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmparatoru Konstantin'in annesi Helena, Hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, Hıristiyanlar için Sille'de bir mabet yaptırmaya karar vermiş.  1833 tarihli bir kitabe yer almaktadır girişinde. Kilise düzgün kesme Sille taşı ile yapılmış, Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır.  Kilisenin kuzeye açılan kapısından dış nartekse girilir. 
Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü taş merdivenler yer almaktave kilisenin ana kubbesi dört fil ayağı üzerinde oturmaktadır. Kilisenin içerisinde ahşaptan üzerleri alçı süslü vaaz kürsüsü ile apsisle ana mekanı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. Isa, Hz. Meryem ile havarilere ait resimler bulunmakta.


 
Aya Elenia Klisesini gezdik muhteşem süslemelerine ve renklerine bayıldım içerisinin,
Kubbesi de görülmeye değerdi,


Rahime ve yeğeni Merve bizi o kadar güzel ağırladılar ki,
Trenimizin 18:00'de kalkıyor olmasına üzüldük açıkçası,
Daha fazla onlarla vakit geçirmek, içtenliklerini, muhabbetlerini daha fazla yaşamak istedik,
Gönül zenginliği kadar güzel bir özellik olmaz sanırım bir insanı tanımlamak için,
Rahime ve ailesin de bu güzel özellik fazlasıyla bulunuyor,
Onu tanıdığımdan beri, kendimi ayrıcalıklı hissediyorum,
Herkesin böyle dostları olmalı,
İyiki varsın Rahime,
Allah gönlünün muradını versin, herşeyin en güzeli senin olsun...

Oradan sonra Sille Barajına gittik, ördekleri simit ile besledi bizim kızlar,
Kahvelerimizi de Sille Cafe'de içtik,
Unutulmaz bir gün yaşadık,
Dönüşte ekonomik YHT vagonundaydık,
Zerrin sayesinde yine bol kahkahalı bir yolculuk geçridik,
Burada yediğine içtiğine para veriyorsun,
Yine servis arabaları geziyor,
Koltuklar diğerinde daha rahat sanki,
Burası 4'e karşılıklı koltukların olduğu bir peron,
Diğerinde 3 lü daha rahat bir peron,
YHT benden 10 puan aldı, rahat bir yolculuk yaptık sayesinde....