18 Nisan 2014 Cuma

SELFİECİ GELDİ HANIMMMM!!!! İMZA:BEN LANSMANI





Benim için hayal gibi bir gündü,
Neden mi?
İmza:Karın'da tanıştığım, daha önce blogger olarak tanıdığım, tüm muhteşem, güçlü, başarılı ve güzel kadınla aynı havayı solumak muhteşemdi,
Keşke daha çok vakit olsaydı, hepsi ile ayrı ayrı konuşabilseydim,
Bir sürü kadınla da görüşemedim,
İmza atmaktan, bulutların üzerinde dolaşıp, oradan oraya uçmaktan !
Nurdan ve Nursel ile Karaköy iskelesinde inip Galata Salt'a doğru yol aldık,
Armağan ile salonda görüşme şansımız oldu,
Tarihi binalar ve Kamondo Merdivenlerinin önünden geçerken "ne güzel bir şehir şu İstanbul" diye geçirdim aklımdan,
Her sokakta bir tarih ve yaşanmışlık yatıyor,
Banu o kadar emek vermiş ki Esra ile birlikte, bu güzel kadınlara bir kez daha teşekkür ediyorum,
Benim selfie isteklerimi hiç geri çevirmediler !!!
(Ahmet Can ve Fahir'in kulaklarını çınlattım)
Anneeee...yine mi selfieee....
Kapıdan girer girmez karşımda Yonca'yı görmek benim ayağımı yerden kesti,
Ve kollarımı açıp sımsıkı sarıldım,
Yıllardır takip ettiğim "Koş Yonca Koş"
Çılgın başarılı  neşeli hayat dolu bir kadın,
Sanki eski bir tanıdık,
Teşekkürler samimiyetine Yonca, 
Kimler kimler yoktu ki,
Herkes ama herkesi görmek çok çok iyi geldi,
Tüm blogger dostlar,
Lale, Ece, Asuman, Nur, Zeya, Zehra, Hafize, Berfu, Zuz, Renan,
Hafizenin Minik Mucizesi,, (ayyy unuttuğum varsa lütfen ekleyin yorumda)
İmza:karın vesilesi ile tanıyıp, facebookta takip ettiğim muhteşem kadınlar;
Funda, Zeynep, Sabriye, Dilek, Aydan, Ayşen, Serpil, 
Teyzemin gelini Filiz Ablam, imza karında da birlikteydik,
Doğan Cüceloğlu, Yankı Yazgan,
İlkim Karaca ile görüşemediğim için çok üzgünüm,
Kalabalıkta yüzyüze gelmeyi başaramamışız,
İnşallah Ankara'ya gelir de görüşürüz,
Cemre Birand, Ece Pirim,Esra Harmanda, Ayşegül Çıdamlı gibi tanıdık isimler de vardı,
En büyük teşekkürü ise, 22 yıllık arkadaşım Burcu'ya ediyorum,
Her zaman yanımda olacağını bildiğim eskimeyen dostum,
Kızkardeşim, birlikte çok şey paylaştığım arkadaşım,
İyi ki hayatımdasın,
Neşeli Küçük Kız Senemciğim,
Hayat tesadüflerle şekilleniyor belki,
Ama ben tesadüflere inanmıyorum,
Muhakkak bir sebebi var,
Ve hayat benim karşıma seni çıkardı, daha birlikte gerçekleştirecek çok hayalimiz var,
Bu ilkiydi :))

17 Nisan 2014 Perşembe

OYUNCAK MÜZESİNDE BİR GÜZEL KİTAPLA SOHBET

 Benim güzel arkadaşım Nurdan, nam-ı diğer kızçocukları bana hayal gibi bir gün geçirtti İstanbul'da
Nurdancığıma buradan teşekkür ediyorum,
Mükellef bir kahvaltının ardından Oyuncak Müzesine Yasemin Sungurla Kitap ile Sohbete katıldık,
Ayşe Erbulak konuk yazardı,
Öyle keyifli ve harika bir grupla birlikte olmaktan çok ama çok mutluluk duydum,

Oyuncak Müzesine hep gitmek gezmek istemiştim,
Bu sayede bunu da gerçekleştirmiş oldum,
Tesadüf bu ya Sunay Akın da oradaydı,

 Tavsiye Evi 'nin güzel ev sahibesi Renan Tan Tavukçuoğlu ile de tanışma şansım oldu,
Bir dahaki gelişimde mutlaka Tavsiye Melekleri'ni ve tavsiye evini görmek istiyorum,
Renanı kısacık görüşmemizde çok sevdim,
Lütfen sayfasına girip inceleyin eminim sizin için de ilginç gelecek anlattıkları
Banu'nun Renan ile yaptığı Röportajı ise BURADAN okuyabilirsiniz,

Ayşe Erbulak nasıl tatlı, konuşkan, enerji dolu ve hoşsohbet,
O konuşurken hem dinledik hem izledik,
Tiyatro sahnesinde gibi anlattı,
Kendini hayatını, kitaplarını, oğlu Dağhan'ı

Bu güzel günün akşamı İmza:Ben'in Lansmanına (Tanıtım Toplantısına, böyle deyince daha havalı oluyor) gittik Nurdan'la,
İstanbul Metrosu Ankara'nınkinden farklı,
Bostancıdan bindik metroya, yerin 7 kat altına inerek :) (klostrofobisi olan mümkün değil binemez metroya)
Kadıköy iskeleden çıktık,
Bizi orada güzel mi güzel, güleryüzlü, kıvırcık, harika bir genç kız bekliyordu,
Nurdanın kızı,
Nasıl müthiş bir enerjisi var, gülünce gözleri gülüyor,
İyiki sizleri tanıdım,
Kızçocukları sizi çok sevdim,
Bir de ZIPÇIKTI Meze Restaurant açıyorlar ki,
Seferihisar Sığacıkta gidilmeli, görülmeli,
Türkiyenin Yavaş Şehri,

Kadıköyden motorla ver elini Galata Salt....
(bir sonraki postta)

10 Nisan 2014 Perşembe

İPEK ONGUN İMZA:BEN'DE


154 Mektup var biliyorsunuz kitapta,
Her biri ayrı bir dünyanın kapılarını açıyor bize,
Okudukça o kadınlardan biri oluyorsunuz,
Bazen de keşke bu mektup bana yazılsaydı diyorsunuz,
Bazen de acıları, korkuları, isyanı okuyorsunuz,
Beni etkileyen bir çok yazı oldu onlardan birini bugün sizlerle paylaşmak istiyorum,
Öyle güzel tesbitlerde bulunmuş ki, ünlü yazar İpek Ongun,
Keşke Milli Eğitim bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu bu yazıdaki hayalleri uygulamaya geçirse,
Benim iki hayalim var diyor yazar,

İlki;
"Keşke...İlkokul, ortaokul, lise yıllarında resim ve müzik dersleri birer kültür dersine dönüştürülse..."

Öyle güzel mantıklı ve olası açıklamış ki, keşke dedim çocuklarımız bu şekilde eğitim alsa, gelecekte sanatsever bir topluma dönüşürüz.

İkincisi;
"Her konuda eğitim görüyoruz. Oysa...Bir "insan" yetiştirme konusunda "kurumsallaşmış" bir eğitim yok! "

"Tüm üniversitelerimizde not kaygısı olmadan, haftada ya da onbeş günde bir, bir saat ayrılsa bu konuya" diye önerilerini de sıralıyor.

Kitabın geliri TÜRGÖK'e (Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı) bağışlanacağı için bir tane almanızı ve tüm yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum...