17 Nisan 2015 Cuma

İÇERİDEKİ ÇOCUKLARA ANAOKULU

Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatılmış.
Projeyle Türkiye genelindeki 7  kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyormuş. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atılmış.
İçerde Çocuk Var adlı projenin amacı,  cezaevlerinde, annelerinin hem yatağını hem de  kaderini paylaşan miniklerin hayatına dokunarak geleceklerine katkıda bulunmak. 
Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyormuş. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak ve böylece proje ile cezaevi çocukları,  kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.



Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.
Bağış için ;
COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)

TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01

14 Nisan 2015 Salı

“OLİMPİK ANNE” NASIL OLUNUR?


YAŞASIN OLİMPİK ANNEYİM !!!

Oğlumun satranç ile tanışması ilkokul ikinci sınıfta oldu. Okulunda düzenlenen satranç turnuvasına katılmak istemesi bizi mutlu etti. Çok hareketli olan Ahmet Can’ın dakikalarca satranç masasının başında oturup, zihnini çalıştırması bizi şaşırttı. Yıllarca satranç kurslarına götürüp, turnuvalara katılmasına vesile oldum. Satranç turnuvalarının bazen bir gün, bazen de iki gün sürdüğü oluyordu. O içeride ter dökerken ben de bahçede, kafeteryada oturup onun sonucunu bekler olmuştum. Vikipedi’de Satranç:  “iki oyuncu arasında satranç tahtası ve taşları ile oynanan bir masa oyunu Dünya çapında turnuvaları düzenlenir ve bir spor kabul edilir” tanımlanıyor. Çoğumuz spor olarak görmesek de bence zihni güçlendiren, çok yönlü düşünmeyi sağlayan bir spor. Katıldığı turnuvada aldığı madalyalar onun kendine güvenini sağladı. Ayrıca, okulda kurulan satranç takımının bir üyesi olarak katıldıkları turnuvalarda aldıkları sonuçlarla birçok başarıya imza attılar. Oğlumun spor sayesinde, küçük yaşlarda özgüven ve disiplin kazandığını ve daha fazla sosyalleştiğini gördüm.
İlköğretim yıllarında çocuğunuzu herhangi bir spora yönlendirmenin önemi büyük. Hem gelişimine katkısı oluyor hem de takım ruhunu yaşamasını sağlıyor. Spor yaparak hem bedenini hem de ruhunu zenginleştiren çocuklar derslerde de başarıyı yakalıyorlar.  Liseye kayıt yaptırdığımız ilk gün, “spor etkinlikleri nasıldır okulunuzda?” diye sorduğumda müdür yardımcısı şaşkınlıkla yüzüme baktı nedense. Genelde anne babaların, çocuklarının derslerini olumsuz yönde etkileyeceğini düşündükleri için spor etkinliklerine katılmasını istemediklerini açıklamak zorunda kaldı müdür. Ben ise, tam tersine oğlumun bir spor faaliyetinde bulunmasını çok istediğimi söylememle gözleri parladı odada bizi dinleyen, daha sonra beden eğitimi öğretmeni olduğunu öğrendiğim Volkan Öğretmen. Tabi Ahmet Can da spor yapmasını desteklediğimi görünce çok sevindi. Okul açıldığında yanına gelmesini söyledi Ahmet Can’a.
Voleyboldan yana kullandı seçimini, antrenmanlar, oyuncu seçimler derken okulun voleybol takımına girdi. Spor yaptığı için arkadaşlarıyla bir çok şeyi paylaşmayı, sorumluluk almayı öğrendi. Ayrıca beslenmesine dikkat etti bu süreçte. Antrenmanlar ve maçlarla geçen başarılı bir yılın ardından bölge birincisi oldu ve madalya aldılar okul takımı olarak. Bu heyecanı yaşaması annesi olarak beni ve tüm aileyi mutlu etmeye yetti. Oğlumun spor yapması ile, sadece profesyonel olmak için değil hayatı boyunca programlı yaşayıp hem hayatın keyfini çıkaracağını, hem sorumluluklarını yerine getiren bir birey olacağını düşünüyorum.
 ÇOCUĞUNA SPOR YAPTIRAN HER ANNE, OLİMPİK ANNE’DİR.
Kendimi rahatlıkla Olimpik Anne ilan edebilirim değil mi? Sadece çocuğumuzu spora teşvik etmekle yetinmemek gerektiğini, sporu hayatımın bir parçası haline getirirerek sağlıklı ve zinde bir şekilde yaş alacağıma inanıyorum.
Bence sizler de Olimpik Anne olmak için, çocuğunuzu spora yönlendirin ve yaşamlarını iyileştirerek sağlıklı bir nesil oluşturmaya katkı sağlayın #OlimpikAnneyim etiketi ile sosyal medyada çocuklarınız ile spor yaptıkları anları paylaşabilirsiniz, aldığınız her P&G ürünü ile Türkiye’deki tüm çocukların spor yapmasına destek olabilirsiniz.
Belki duymuşsunuzdur, Türkiye’de çocukların sporla büyümesini ve gelişmesini sağlamak amacıyla P&G ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile birlikte oluşturulmuş, spora önem veren anneler tarafından başlatılan bir sivil toplum hareketine “Olimpik Anneler” deniyor.
Çocuklar düzenli şekilde spor yaptıklarında;
·         Fiziksel Olarak Güçleniyor ve daha sağlıklı oluyorlar.
·         Hayatlarına kattıkları disiplin sayesinde derslerinde
başarıyı yakalıyorlar.
·         Kazandıkları özgüven sayesinde, gelecekleri olumlu yönde etkileniyor.

Olimpik Anneler Kurulu, projenin ülke çapına yayılması için Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve halk ile bir araya gelerek bilinçlendirme aktiviteleri gerçekleştiriyor.  Ayrıca P&G Nisan ayı itibari ile başlayacak 1 paket= 1 destek kampanyası ile alınan her P&G ürününden elde edilen gelirin bir kısmını Türkiye’de çocuklarımızın sporla büyümesi için bağışlıyor.


Proje ile ilgili tüm detayları öğrenmek için www.olimpikanneler.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

11 Nisan 2015 Cumartesi

KADAYIF DOLMASININ SIRRI !!!

Önüne gelen narlar gibi kızarmış, şerbeti üzerinde kadayıf dolmasını bir ısırıyorsun,
İçindeki cevizin tadı yayılıyor ağzına,
Hafif şerbeti kadayıfın çıtırlığı ile birleşiyor ve ortaya leziz bir tat çıkıyor,
Erzurum'da Muammer Usta'da yediğimiz kadayıf dolmasını evde yapmak istediğinizde ne yapmalısınız?
Bunun sırrı nedir?

Öncelikle aldığınız kadayıfın çok taze olmasına dikkat edin.Kadayıfı dolma yapacağınız belirterek alın. Taze olmazsa sararken kırılıp kopar. Diğer önemli nokta ise olabildiğince uzun parçalar halinde olması gerekiyor.
Şerbetinizin bol ve soğuk olması önemli eğer bu tatlıyı yapmayı kafaya koyduysanız şerbeti sabahtan hazırlayın tencereyle kenara alın. Böylece işe başladığınızda vakit kaybetmezsiniz.
Kadayıfları olabildiğince sıkı sarın, bu sayede kızartırken çok fazla açılmazlar.
Yumurtasını akıtmak için kadayıfları fazla sıkmayın, hafifçe sıkmak yeterli zaten yumurta kokusu vs kalmıyor. Kızartmak için derin yağ gerekli. Fazla yağ israfını önlemek için evdeki en küçük tencereye ya da sos tenceresine yağı koyabilirsiniz. 2-3 parçayı aynı anda kızartma yerine tek tek yaparsanız hem yağın aynı sıcaklıkta kalmasını sağlarsınız.

Amannn kim uğraşacak bununla derseniz, Erzurum'a uçun ve yerinde çıtır çıtır taze kadayıf dolmasını yiyerek keyfinize bakın.

 
Sebebi ziyaretimiz Erzurum'a hizmetiçi eğitim programımızdı ,
Ancak, hem ziyaret, hem ticaret hem eğitim yaptık,
Palandökenin o muhteşem manzarası karşısında kifayetsiz kalamadım,
Her fırsatta fotoğraflar çektim,
Semoşumu ve Halimeciğimi yakalamışken Palandöken Hatırası yaptık,
Tabii Selfie siz olmaz,
Çok hoş benim arkadaşlarım "Fatma Hanım sizin de işiniz zor" 
"Herşeyi fotoğraflama zorunluluğunda hissediyorsunuz kendiniziv"dediler,
Çok güldüm :))
Blogger olmak böyle birşey herşeyin fotoğrafını çekme ihtiyacı duyuyor insan,
Blogger olmayan anlamaz!!!
Eğtimi tamamladıktan sonra Erzurum turu yaptık rehber eşliğinde,

 Aziziye ve Mecidiye  Tabyaları'na gittik,
Tarihin sayfalarını aralayan rehberimizi can kulağıyla dinledik,
Erzurum'u düşmana karşı savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen askeri yapılarmış Tabyalar.
Aydın 'dan gelen Pınar ve Raziye ile de bol bol güldük,
Kafa dengi, şeker iki dünya güzelini tanımak harikaydı,
Teoman da sağolsun bizi kayak merkezine çıkarıp o güzelim yerleri görmemizi sağladı,
Jem Bey :)) ise eski dost, 
Onu görünce yüzümüzdeki gülümseme artıyor,
Muzır arkadaşım benim, eğlenceli ve keyiflidir her zaman,



Ulu camiye girdik ve bu caminin özelliklerini dinledik rehberden ve daha sonra gelen caminin imamından
Kırlangıç kubbeyi taşıyan dört sütuna "fil ayağı" denir. Kıble yönündeki iki fil ayağının en üst kısımlarında bulunan yuvarlak iki pencere de "fil gözü" diye adlandırılır. Fil gözü pencerelerden sol taraftaki güney-doğuya, sağ taraftaki ise güney-batıya meyilli olup, gökyüzüne doğru bir bakış açısı oluşturmaktadırlar. Bu pencereler Caminin içerisine adeta birer aydınlatma projektörü gibi ışık saçarlar. Soldaki pencereden sızan güneş ışığının camii içerisinde yer zeminde oluşturduğu elips şeklindeki ışık yoğunluğu daralarak tam daire şeklini aldığı an, öğle namazı için ezan okunma vaktinin geldiği anlaşılır. Sağdaki ise aynı şekilde ikindi namazı için ezan okunma vaktini bildirir.

Çifte Minareli Cami hala restorasyondaydı,
Okul dağılmıştı ve Erzurumlu çocuklar bizim gurubu merak ettiler ve rehberin anlattıklarını da dinlemek için yanımıza geldiler,
Taşhan'a Oltu Taşı takılar almaya girdik,
her gümüşçüye girip çıktık,
Biz kadın milleti çok zor milletiz,
Kolayla beğenemeyiz, beğensek de fiyatını beğenmeyiz,
Pazarlık yaparak satıcıyı çileden çıkarırız,
Rüstem Paşa KervansarayıErzurum kentinde bulunan 16. yüzyıl yapısı bir kervansaraydır. “Rüstem Paşa Bedesteni” veya “ Taş Han” olarak da adlandırılır. Dikdörtgen bir avlu çevresinde sıralanmış 2 katlı 
bir yapıdır.



Oltu taşı tespihler bayağı pahalıydı,
Küpe yüzük aldık,
Siyah taşın büyüsüne kapıldık desem yeridir,
Oltu taşı pozitif düşünceleri yansıtan, stres gideren ve şifası olan çok önemli taşlardan biriymiş.
 Bu nedenle çok sevdim ben Oltu Taşını :)
Gerginlik gideren ve sabır verici özelliği de bulunuyormuş, 
 Oltu taşı şans taşı olarak biliniyormuş. 
Kendine güven, stres atıcı ve depresyon üzerinde olumlu etkilerini yansıtan bir taşmış.
 Üzerinizde bulunan negatif enerjiyi tamamen pozitif enerjiye dönüştürmüş.
 Eski çağlarda nazara karşı etkili olduğu bilinir ve bu yönde kullanılırdı.
 Sabır taşı olarak bilindiği için tespihlerde çok sık tercih ediliyormuş ve ruhsal anlamda sıkıntıları gideriyormuş.
Oltu taşı topraktan çıktığında oldukça yumuşak olmasına rağmen hava ile temas ettiğinde sertleşiyormuş.  
İşlenmesi oldukça kolay ve işlendikçe sertleşen oltu taşı genellikle siyah ve bazen kahverengiymiş.
Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri kendine çekiyormuş.
 Oltu taşının diğer özelliklerinden biri de kullanıldıkça parlamasıymış.
 Latince ismi ise Jayetmiş. 
Takılarda ve tespihde kullanılıyor.


PALANDÖKEN'de kaymak müthiş olurdu sanırım,
Hiç kesintisiz 17 km. kayılabilen pistte sahipmiş,
kayak sezonu kapanmıştı tabi nisan ayında olduğumuz için tek tük sporcular vardı sadece


 

Erzurum'da olmak oranın havasını solumak iyi geldi bana,
Memleketimizin her yöresi kendine has değerler barındırıyor,
Ne kadar zengin bir kültürümüz olduğunu daha iyi anlıyoruz buraları gördükçe,


Tabi bu arada Cağ Kebabı da yemeyi ihmal etmedik,
Cağ kebabı veya Oltu kebabıkeçi veya kuzu etinden yapılan bir  kebap. Geleneksel olarak Erzurum'un TortumUzundereOltuOlur ilçeleri ile Artvin'in Yusufeli ilçesinde yapılan cağ kebabı, önceden terbiye edilmiş etin yatık bir şişe geçirilip odun ateşi üzerinde pişirilmesiyle hazırlanıyor. Cağ (veya bico) adı verilen şişler kullanılarak servis yapıldığından bu adı almış.



 
Çifteminareli Cami'de biz,
Eski bir erzurum evinin içerisine girdik bu kapıdan,
Sahibi burayı özel bir müzeye çevirmiş,
Görülmeye değerdi gerçekten de,
Zaman tünelinde geri gittik sanki,
Sımsıcacık bir ev karşıladı bizi,
Üç kümbetlerin yanındaki sokaktaydı...
Erzurum Kongresi binasına girdik,
O sıralarda oturduk,
Hep bir ağızdan sanki 1919'daki gibi  "Vatan Bir Bütündür Parçalanamaz" dedik,















Erzurum'dan güzel karelerle döndüm Ankara'ya,
Erzurumun güzel havasından sonra Ankara'ya indim ve karlı hava karşıladı beni,
Buz gibiydi Ankara....




Uçak bir salladı ki,
Ben bildiğim tüm duaları üç tur okudum !!!
Uçak korkusu olanın Allah yardımcısı olsun dedim,
Sanırım bir daha uçağa binmemeye yemin etmiştir,
Fransız Alplerinde düşen uçağı düşünmemek ve o 8 dk. yı hayal etmemek imkansızdı,
Allaha şükür sağ salim indik,
Bu kara bulutlar neyin habercisi?
Sonuç : Home Home Sweet Home