9 Mayıs 2018 Çarşamba

ÖZGE UZUN, KALBİMİZİN SES TELLERİNDEN AKAN MELODİYİ ANLATTI

“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..” Virginia Woolf

“Kalbimin Ses Telleri”nde kadın olma hallerini anlatan Özge Uzun, toplumun bize dayatmaya çalıştığı farklı kimliklerle nasıl başa çıktığını veya çıkamadığını anlatıyor. Kitabı okurken fonda değişen müziklerle hissettiği duyguları öyle güzel veriyor ki, kalbimizin ses telleri titriyor adeta.

Özel bir çocuk olan oğlunuz Dağhan’ı ve yaşadıklarınızı anlattığınız ilk kitabınız “Sizin Hiç Maviniz Var mı?” ile gönlümüze taht kurmuştunuz.“Kalbimin Ses Telleri”  ile kadınlara yalnız olmadıklarını, hayat yolunda ayaklarına takılan taşlarla yere düşseler bile kalkmayı başarabileceklerini hatırlatıyorsunuz. Nasıl geri dönüşler aldınız okurlarınızdan?

Herhalde bu benim misyonum çünkü ilk kitabımda da kalbimin ses tellerinde  de bana gelen en yoğun geri dönüş "bizi anlatmışsınız" oldu... sanki biz karşınıza oturmuşuz ve size hissettiklerimizi anlatmışız sizde bunları yazmışsınız ve elbette daha sonrasında bana en çok söylenen şey bu yazdıklarınızı okuduktan sonra bu hayatta yalnız olmadığını bir kez daha anladım” oldu... 

BAYIM, EN AZINDAN ÇALAN BU ŞARKININ MELODİSİNİ KULAK VER

Kitabın arka kapağında Can Yılmaz “sakin, duru, özenli ve eğlenceli bir dili var ama cümlelerinin gücü suratınıza attığı sağlı sollu tokatların izini yıllarca orada tutacak kadar etkili” diyor. Celil Nalçakan, Serhat Kılıç gibi değerli tiyatro sanatçılarının seslerinden kitaptan alıntıları dinledik kitap tanıtımlarında. Erkeklerin sizin cümlelerinizi seslendirmeleri kendilerine attıkları tokat mıydı?

Umarım öyle olmuştur. :) Çünkü kalbimin ses tellerinde  kitabın içinde ben erkeklere diyorum ki "evet çalan bu şarkının hangi dilde olduğunu bilmiyorsun ama bayım, en azından çalan bu şarkının melodisini kulak ver." Seslendirenler benim çok sevdiğim arkadaşlarım çok duyarlı erkekler.  O yüzden de onların dilinden bir kadının kalbinden geçenleri anlatmaları benim için çok kıymetli. Hepsine çok teşekkür ederim. 

KALBİMİZİN SES TELLERİNDEN AKAN MELODİ BİZE BİLE
YABANCI GELEBİLİR

“Kendi içimizdeki gücün farkına bir varabilsek… Dünya çok daha iyi bir yer olmaya başlayacak” diyorsunuz. Kadınlar o gücü fark etmek için neler yapmalı?

Bir kere kendilerine inanmalılar.  Maalesef bu sadece Türkiye için değil dünyada da geçerli. Kadın erkek cinsiyet eşitliği geçmiş yıllara oranla daha da yükselse de yinede KADININ rolü misyonu hep üreme üzerine.  Doğurganlığından kaynaklı sadece anne rolünün kadına yakışabileceği düşünülüyor. Aslında bu doğurganlık kadının en büyük güçlerinden biri çünkü, geleceği şekillendirmek kadının elinde. Kadının da erkeğin de doğuştan gelen farklı özellikleri var. Birbirini tamamlayan özellikler bunlar. Ama tanrının bize bahşettiği üreme duygusal zekâ aklı kullanabilme hem rasyonel hem de duygusal olarak karar verebilme yeteneği kadının en büyük gücü ve biz bu gücü kullanmaya başladığımızda işte o zaman dünya çok daha başka bir yer olacak.

Neden, kalbimizin ses tellerinden akan melodi bize bile yabancı gelebiliyor zaman zaman?

Çünkü biz karmaşık yaratıklarız.  Erkekler daha tekdüze düşünüyorlar. Bizim bir konuyla ilgili yüzden fazla fikrimiz olabilir ve bazen bu fikirler içerisinde dolanırken bildiğimiz dili bile unutabiliriz yıllarca dinlediğimiz bir melodi bir şarkı bir şiir bize bambaşka bir dilde bambaşka bir duygu anlatabilir.  Bugün dinlerken ya da okurken hissettiğimiz bir şey yarın bize çok daha farklı görünebilir. O yüzden de kalbimizin ses tellerinden akan melodi bize bile yabancı gelebilir yani erkeklerin işi çok zor:)))

“KADININ ADI VAR”DA İNSAN İNSANA İLİŞKİNİN ÖNEMİNİ ANLATIYORUZ

Kadınların birbirine destek olmasını çok önemsediğinizi biliyorum. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyorsunuz, kadınları bilinçlendirmek için Banu Özkan Tozluyurt ve Ebru Tuay ile birlikte “Kadının Adı Var” gösteriniz büyük beğeni alıyor. Kadınların birbirine destek olmasının öneminden ve bu projenin yankılarından bahsedebilir misiniz?

Bize şu benimsetilmiş,  kadınını kurdu yine kadındır. Ama biz “Kadının Adı Var” gösterimizde Ebru ve Banu’yla beraber bunun böyle olmadığını iddia ediyoruz ve bunu böyle kabul etmedikçe bunu düzelttikçe aslında kadınların ne kadar yükselebileceğini çocuklarımızın bizden öğrendikleri ile ne kadar daha mutlu bir gelecekleri olabileceğini anlatıyoruz. Sorunlardan bahsediyoruz olması gerekenlerden ama çözüm önerilerimizi de sunuyoruz ve sevgi ile dokunduğumuz herkesten çok güzel bir ses çıktı.  Sevgiyle içtenlikle anlattığınızda insanlar size çok daha güzel tepkiler vermeye başlıyor. Aslında erkekler bizim ne kadar güçlü ve bu dünyayı değiştirebilecek duyguya iradeye sahip olduğumuzu içten içe biliyorlar bunu bilmeyen biz kadınlarız “Kadının Adı Var”da biz işte bunu anlatıyoruz sadece kadın erkek değil insan insana ilişkinin ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz.... 

VOLKAN’LA HAYAT YOLDAŞIYIZ

Kitabı okuduğumda benim hissettiğim güçlü duygu, hala çocuklarının babası olan erkeğe aşık olduğunuz gerçeğiydi. Volkan Üst ile yaptığınız evlilikle birlikte Bakü’ye taşındınız. Bakü - Türkiye arasında hayatınız nasıl gidiyor?

Aslında buna deli dolu aşk demiyelim de,  hayat Yoldaşlığı diyelim. Azerbaycan’da eşler için kullanılan tabir bu ve ben bunu çok seviyorum yoldaş olmak hayat yoldaşı olmak şu bir gerçek bizim Volkan’la bitmemiş bir hikayemiz vardı ve biz bu bitmemiş hikayeyi yaşamaya devam ediyoruz umarız gökten üç elma düştü ve onlar bir ömür boyu mutlu yaşadılar diye devam eder ve öyle kapanır bu hikayenin sonu. Bakü’de huzurlu bir hayatımız var ben Türkiye’de çeşitli işler yapmaya devam ediyorum benim için oldukça keyifli devam ediyor çocuklarımız mutlu biz de huzurluyuz...  Her şey yolunda...
 DAMDAN DÜŞENİ DAMDAN DÜŞEN ANLAR

Kitabın sayfalarını çevirdikçe Fikret Kızılok’tan Kazım Koyuncu’ya, Sıla’dan Ceylan Ertem’e birçok sanatçının şarkısını duyuyoruz kulaklarımızda değişen duygu dünyanıza ve yaşadıklarınıza göre. Müziğin ve şiirin hayatınızda önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum haklı mıyım?
Müziksiz  şiirsiz yaşayamazmışım gibi geliyor. Müzik ve şiir beni çok besleyen üretmeye iten iki farklı etken. yazarken hep şarkı dinlerim şiirler okurum bazı duyguları kendim ifade edemezken içimde yaşadığımı,  şairler bunu nasıl anlatmışlar onlara bakarım, feyz alırım. Şarkılar beni mutlu eder. İçimi dışarıya çıkarır. 

“Bir kadın eğer bitmesini istemezse, bir evlilik bitmez. Kalbinizin ses tellerinde ayrılık şarkıları çalmaya başladığında ipler yavaş yavaş incelmeye başlamıştır.” İmza günlerinde kadınlar sizden ilişki tavsiyesi alıyor mu? Onlara neler söylüyorsunuz?

Her ilişki birbirinden çok farklı aslında yaşananlar ne kadar paralel gibi görünse de insanların farklı olması ilişkilerin doğasını daha değiştiriyor.  Ben sadece haddim olmadan bana soru sorulursa ortalama cevaplar vermeye çalışıyorum. Çünkü dediğim gibi herkesin yaşadığı birbirinden çok daha farklı oluyor. Duygusu daha farklı oluyor. İlişki ile ilgili değil de daha çok ayakta kalmak, baş etmek, akışa bırakmak ile ilgili önerilerim oluyor tabi. Damdan düşeni damdan düşen anlar mantığı ile birbirimize destek oluyoruz... 


2 yorum:

  1. Mizahla başlarsak,Bir erkeğin, bütün erkekleri tanıması için bir erkeği tanıması yeterli. Ama bir kadını tanıması, bütün kadınları tanıması anlamına gelmez.
    Farklılıklarımız var. Erkekle kadın farklıdır. Biz Kadınlar yüz yıllar boyunca hep ezildiğimiz için farklılıklarımızı kabul etmiyoruz.Bizde erkeklerin yaptığı her şeyi yaparız diyoruz. hayır! Doğru olan bu değil. Eşit olmak için benzer,aynı olmak, gerekmez. Bir erkekle bir kadın yemek yemeğe gittiği zaman ikisinin de önüne aynı menünün konulmasıdır. İki sinede verilen menüden kendilerinin tercih ettiklerini sipariş verebilmesidir. Farklılıklar zenginliktir. önemli olan fırsat eşitliğini kazanabilmektir. İnsanın doğasından gelen farklılıkları inkar edemeyiz. Birbirimizin farklılıklarıyla büyümemiz gerekiyor. Bir cinsiyetin farklılığını konuşmak diğer cinsiyetin üstünlüğü değil. Farklılık eşittir farklılık. Biz bugün biliyoruz ki bugün farklılıklarımızla bir araya gelirsek o zaman güçlü oluruz.B. Boutros Ghali'nin şu güzel sözüyle bitirmek isterim;"İnsan ırkı iki kanatlı bir kuştur: Bir kanadı kadınlar, diğeri erkekler. Ve her iki kanat da eşit düzeyde gelişmedikçe, İnsan ırkı uçamayacaktır".

    YanıtlaSil
  2. Özge Uzun'u senin sayende tanımıştım "Kadının Adı Var" gösterisinde. Kadınlar için bir şeyler yapmaya çalışan kadınları çok seviyorum, iyi ki varlar ve daha çok olalım inşallah. Bende yazmıştım, sende yazmıştın kadın kadının kurdu olmak zorunda değil.

    YanıtlaSil

Sizlerin düşüncelerini öğrenmek harika,
Yorumlarınız benim için çok değerli
Teşekkür ediyorum yazdığınız için :)