20 Haziran 2018 Çarşamba

FRİDA KAHLO

Frida'nın hayat hikayesi etkileyici ve ilginç, son zamanlarda onun resimlerinin olduğu çantaları kullanıyorum,
Frida Kahlo 20. yüzyılda yaşamış devrimci, feminist bir ressam.  “Ben sürrealist bir ressam değilim. Asla hayallerimi resimlemedim. Yalnızca kendi gerçeğimi resimledim” diye ressam olmadığını söylese de kendi yüzünü resmetmiş çoğu tablosunda. 
Başındaki çiçekler ve kalın kaşlarıyla farklı olmayı seçen bir kadın O. Küçük yaşta çocuk felci geçirmiş ve bir ayağı sakat kalan Frida, "bir gerçek varsa o da bedenime acının ilk o gün girmiş olduğudur" demiştir. 

Frida’nın yaşamöyküsü bize, Carol Hanisch’in kült olmuş “kişisel olan politiktir” mottosunun ne demek olduğunu anlatır. Çünkü o  ruhunu kattığı Meksika devrimini doğum günü ilan eden bir marjinal, hiç doğmamış oğluna isim koyup onunla düşlerinde konuşan bir hayalperest, aldatılan kadın imajına da topluma direndiği gibi direnen bir savaşçı,  tekerlekli sandalyeye mahkûm olduğunda bile ne sanatından ne de hayatından vazgeçmiş, tersine onları daha da yüceltmiş kutsal bir mücadeleci ve Diego Rivera ile yaşadığı aşkta, “senin sevmediklerini de sevdim ben” diyen taraftır. 

 Durmaksızın ötekileştirilen hayatında kaderine razı olmayı değil, efsane olmayı seçen Frida, ölümü de yaşamı gibi başında çiçeklerle ve her zamanki güzelliğiyle karşılamıştır.

“Bir ressam olarak Frida, Diego’ya hiçbir şey borçlu değildi, yani Diego hiçbir zaman onun hocası olmadı, asla bir resmini düzeltmedi demek istiyorum. Hatta pek çok konuda tersi geçerliydi, çünkü Frida’nın onun üzerinde ahlaksal ve sanatsal olarak güçlü bir otoritesi vardı.”
-Alejandro Gomez-
Frida'nın Sözleri ne kadar manidar;

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam

Ayaklar, uçmak için kanatlarım varken sizi neden arayayım

Acılarımı boğmaya çalıştım; ama pislikler yüzmeyi öğrendiler ve şimdi ben, bu hoş ve iyi his tarafından alt edildim.

Kendi portremi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım, çünkü en iyi tanıdığım insanım

Resim hayatımı tamamladı

11 Haziran 2018 Pazartesi

Kedim Konuşuyor!

Kedim neler mi söylüyor?
Mama istiyorum,
Beni kucağına al, 
Rahatsız etme, 
Kulağımın arkasını kaşı, 
Uyuyacağım seninle uğraşamam, 
Bu mamayı değil diğerini ver o daha güzel, 
Off sen de amma yasakçısın, 
Seni sevmiyorum, 
Biraz karnında uyuyayım,
Balkon kapısını aç da bitkileri kemireyim,
Ben en çok Ahmet Can'ı ve Maho Babayı seviyorum,
Misafirlerin ayakkabıları koklamak çok güzel,
Açın da şu elbise dolabına girip saklanayım,
Açaba şu pencereyi açıp dışarı çıkabilir miyim?
Kuşlara ekmek ıslatıp versene baba, bak bekliyorum,
Tüm bunları anlatıyor hatta daha da fazlasını,
Kedi veya köpelşe yaşayanlar bu duruma hiç şaşırmazlar,
Onlar öyle bir iletişim kuruyorlar ki biz fanilerle diliniz uçuklar,
3 yaşındaki çocuğa dinletemediğiniz sözünüzü dinliyor,
Daha ne olsun :)
"Mutfağa  girmek yasak, orası benim bölgem ve seni burada görmek istemiyorum"
Eve ilk geldiği günlerde bunu ona söyledim,
Bir kaç denemesi oldu girmek için ancak, ben kararlı bir şekilde "Hayır Mercan giremezsin" diye sesimi yükseltip parmağımı salladım,
Şimdi biz ma aile mutfak masasında yemek yerken bizi usulca kapının dışında bekliyor,
Arada taciz miyavlamaları olsa da içeri girmeye yeltenmiyor,
Haaa ben mutfakta yokken birkaç giriş denemesi olmuş benim çocukların söylediğine göre :)
Merak, Sabır, Sevgi 
Mercancat'i tanımlayan 3 kelime bunlar olsa gerek,
Herşeyi merak ediyor, muhakkak koklayıp keşfedecek, sonra rahatlayıp kıvrılıp uyuyacak,
Sabırla dakikalarca tek bir noktaya odaklanıp kalabiliyor, amacına ulaşmadan oradan ayrılmıyor,
En sevdiği şey sevdiği insanların onunla ilgilenmesi, sevmediğine ise hiç pas vermez,
Kimi sevip sevmeyeceğini O seçer,
Neye göre seçer bilinmez ama, bizim prensesin erkekleri daha çok sevdiği muhakkak,
"Kedidir kedi"  deyip geçmemek lazım,
Evnizde nereye güzel bir sabah güneşi vurduysa  kediniz orada güneş banyosu yapmaktadır,
Siz ona tırnaklarını geçirmesi için özel bir yer yapsanız da, en çok sevdiğiniz kanepeyi her fırsatta tırmıklayacaktır, bu kaçınılmaz
Gülü seven dikenine katlanır!
Kediler bilgedir 
Kediler temizdir (her fırsatta şahsi temizliğini yapar)
Kediler süslüdür (o tüyler her zaman pırıl pırıl olsun diye dakikalarca uğraşır)
Kediler her şekle girer (Su gibidir içine girdiği, yattığı her objenin şeklini alır)
Kediler artisttir (poz vermeye, güzel görünmeye, kameraya bakmaya bayılır)
Kediler kıskançtır
Kediler seçicidir,
Kediler başına buyruktur
6 yıldır Mercanlı bir hayatı yaşıyoruz,
Ailemizin bir ferdi olarak onu gözlemleyerek yaptığım analizleri okudunuz,
Yoksa kedi uzmanı değilim tabi ki,
Mırıltıları bile bizi rahatlatmaya yetiyor,
Biz ona çok alıştık....

8 Haziran 2018 Cuma

NAZENİN Salimcan Satıcı'nın Ödüllü Romanı



Dex İlk Romanım Yarışmasının 2017 Birincisi Salimcan Satıcı'nın kitabı NAZENİN şaşırtıcı bir son ile bitiyor. Şiirsel dili ve farklı roman kurgusu ile hikaye hemen içine alıyor bizi. Aşk, intikam oyunları, yanılgılar, kabullenmeler. Karmaşık olay örgüsünün nereye varacağını merak ederek okuyorsunuz kitabı. 

Salimcan küçüklüğünden beri yazdığını devamlı günlük tuttuğunu söylüyor. Yazmayı toprağa çıplak ayakla basmaya benzetiyor, yani bir nevi içini boşaltma aracı diyor. Romanı ilk olarak Wattpad'de yayımlanmış ve 1.5 milyon okura ulaşmış. 

Nazenin; ‘’İmkansız Aşk’’ labirenti ve  inanılmaz bir son vaad ediyor okura.

"Baharı bıraktığım yerden alıp ara sokaklara doğru dökülen çarşıda sunduğu duyguyu yakaladım. " (syf.22)



"Yaşlı adam, tıklım tıklım sokağı, gözlerinin keskin mavisinde cayır cayır yakarak kınamıştı." (syf. 34)

"Sokaklar boyunca yaşadığı sonbaharı taşırdı adımlarından. İri ufaklı hayalleri sırtında, unuttu gitsin hayatını" (syf.133)

"Nazenindi kelebeğin çırpınışları. Ölürdü bu soğukta, karışıp giderdi ışıklarla dolu olduğu söylenen varlığı belirsiz diyarlara." (syf.190)


Canan Tan jüri üyesi olduğu Dex İlk Romanım Yarışması'nı kazanan Salimcan Satıcı için şunları söylemiş;

"Yazarını tanımıyordum. Büyüleyici bir dili vardı. Cümleleri çarpıcı ifadeleri ve anlatımları son derece iyiydi. Sözün özü, Salimcan Satıcı , birinciliği fazlasıyla hak ediyordu. Kendisiyle tanışırken 18 yaşında olduğunu öğrenmek sürpriz olmuştu benim için. Bu yaşta Nazenin’i bizlere sunabilen bu pırıl pırıl kalemin , daha pek çok başarılı eserle karşımıza çıkacağına inanıyorum."


7 Haziran 2018 Perşembe

İftar Sofralarının Püf Noktası

Ramazan gelince malum iftar davetleri kaçınılmaz oluyor,
Misafir ağırlamayı ve süslü sofralar kurmayı çok severim,
Her Ramazan İftar Sofrası fotoğrafları eşliğinde İftar Menüsü vermesem içim rahat etmez :))
Bu sefer iki ayrı sofra ancak aynı menü ile sizlerleyim,

İftar Menüsü

Kremalı Mercimek Çorbası
Dana Kaburga
Nohutlu Pilav,
Kıymalı Yufka Böreği (ilk iftar için yapmıştım)
Su Böreği (ikincisinde annemin elinden)
Zeytinyağlı Fasulye
Çerkez Tavuğu
Dilber Dudağı
Bal kaymak olmazsa olmazıdır sofranın, çünkü Mahocum bayılır :))
Çilek ve vişne reçeli vardı evde onlardan da koydum tabaklara,
Aslında pek de yenmiyor ama ben sofrada böyle süslü süslü durmasını seviyorum,
Yemek sonrası kaldırması biraz zahmetli de olsa süsten vazgeçmediğim doğrudur! 
Peynir tabağını muhakkak evde mevcut yeşillik veya meyve ile süslüyorum,
Çilek ve nane koydum bu sefer

İftar Sofrasının Püf Noktası Nedir?

Ev Sahibinin güleryüzü, tatlı dili ve size verdiği huzur

Hurmaların çekirdeğini çıkarıp kavrulmuş 2 fındık koydum yerlerine
Kayısıların içine ise ceviz çok yakıştı
Çerkez Tavuğu, zeytin yağlı fasulye ve su böreğini anneciğim yaptı,
Ellerine sağlık,


Bu kadar çeşit yendi mi? diye soracak olursanız cevabım Hayır!
Bereketi bol olan iftar sofralarında her şeyden yenilse de kalıyor malesef,
Misafirlerinize paket yapıp verebilirsiniz yiyemediği, tadına bakamadıklarını,
Ya da diğer akşamlar onları tüketebilirsiniz.
Siz de çiğ köfte sevenlerden misiniz? Öyleyse pide almaya gittiğiniz yerde çiğ köfteyi de dayanamayıp bizimkiler gibi almanız kaçınılmaz .)
Maho ve Ahmet Can çok severler Allahtan misafirlerimiz de seviyormuş da ertesi güne kalmadı, 
Gelelim ana yemeğe, Dana Kaburga,
İnstagramda yapım aşamalarının videosunu eklemiştim,
Kemiklerinden nasıl ayrılıp, lokum gibi bir et olduğunu,
6 saat pişiyor tabi dile kolay,
Mahocum ve Fahirimin ellerine sağlık,
Onların eseri bu güzel,
Önce eti tuzlayıp yağlıyorsunuz ve sımsıkı sarıp, önce pişirme kağıdı sonra alüminyum folyo hiç hava almayacak şekilde ve fırına veriyorsunuz,
Çıkınca şahane bir et oluyor, tavsiye ederim,
Tarifi Suat Durmuş'un YouTube kanalından izleyebilirsiniz,
Bu aralar takıntı halinde onun yaptığı yemekler izleniyor bizim evde
Burada iki iftar daveti soframı paylaşıyorum,
İki hafta üst üste sevdiklerimi ağırladım,
Ramazanda misafir ağırlamak benim için mutluluk,
Allah kabul etsin oruçlarımızı,
Tatlı olarak annemden dilber dudağı vardı, arkadaşım lokma getirmişti
Nohutlu pilavımı bu bakır kapta ikram etmeyi seviyorum,
Ünye'den  Bakırcılar Arastası'ndan almıştır birkaç yıl önce
Roka ve aysberg salatası yaptım ancak bu sefer içine kuru üzüm ve ceviz ekledim çok yakıştı,
Nar ekşisi, zeytinyağı limon tuz klasik sos ile bayağı lezzetli bir salata öneririm sizlere de,
renk katması için taze kırmızı biber dilimledim
Allah tekrarına erdirsin,
Çabucak geçip gitti Ramazan da son günlerine geldik neredeyse,
Havalar da serindi Ankara'da öyle ayılıp bayılmadan oruçlarımızı tuttuk çok şükür,
Çocukken evimizde Mugabele okunurdu, 
Her gün Kuran-ı Kerimden bir cüz okurdu hoca, kadınlar da takip ederlerdi,
Ramazan bitimine yakın da duası yapılırdı bu Kuran-ı Kerim Hatminin,
Benim sürdüğüm Kuran'ın yanında meali vardı, gözüm kaçıp genelde mealini okurdum,
Kuran-ı Kerim'in anlamını da merak edip mealini okumanın çok önemli olduğunu düşünenlerdenim,
Ramazanın bence güzel değerlerinden biri de Teravi Namazı,
Akşam yemeğinden iki saat sonra kılınan teravinin manevi kazanımlarının yanında bedene de faydası olduğu açık,
Yiyip içip de TV karşısına uzanıp dizi seyretmek yerine hem nefsine karşı çıkıp camiye gidiyor namaz kılıyorsun, hem de sağlık için hareket etmiş oluyorsun,
Ne dersin bu işe Üçü Bir Arada yani!!