17 Ekim 2018 Çarşamba

10 HAYAT DERSİ

Osman Müftüoğlu'nun yazılarını çok seviyorum dün 10 Kısa Hayat Dersi vermiş bize. Kulağıma küpe olsun ve unutmayayım diye bloğumda paylaşmak istedim. Huzurlu bir hayat için uygulanması gereken maddeleri sıralamış. Ben bu dersleri çok sevdim Ya siz?

Bu maddelere eklemek istedikleriniz olabilir. Lütfen yorum olarak yazın. Böylelikle bizim iyi hayat notlarımız çıkar ortaya. Özellikle benim eklemek istediğim de şu; Empati kurma becerisi geliştir. Empati çok çok önemli insani bir değer. "Yaradılanı hoşgör Yaradandan ötürü" sözünü unutma. Saygıyla yaklaş büyükten küçük herkese. Değersiz hissettirme sakın kimseyi. Önyargı ile yaklaşma, "güler yüz yılanı bile deliğinden çıkarır" ne söyleyeceksen söyle ama yargılamadan, kırmadan, önyargıdan uzak söyle. Bir de şunu sakın unutma; hayat çok kısa üzüntüler, sıkıntılar, hastalıklar çıkarıldığında hayattan zaten elinde az bir zaman kalıyor onu da doya doya huzur ve mutlulukla yaşamanın yollarını ara.

İYİ HAYAT NOTLARI

Ders 1
Mutluluk küçük şeyleri fırsata çevirme becerisidir. 
Ders 2
Kaybettiklerinin kazancın da olabileceğini unutma.
Ders 3:
Konuşmaya başlamadan önce şu 4 şeyi düşün:
- Gereği var mı?
Şefkat de içeriyor mu?
- Birini incitebilir mi?
- Sessizliği bozacak kadar değerli mi?
Ders 4
Dinleten değil dinleyen, yargılayan değil anlayan, eleştiren değil hoş gören, dövüşen değil bölüşen ol!
Ders 5
Sabır öfkeden, nezaket nefretten daha iyidir.
Ders 6
Hiçbir meyve çiçeğini göremez.
Ders 7
Her tohum kendi toprağında yeşerir.
Ders 8
Eğer basit ve anlaşılır bir şekilde ifade edemiyorsan, yeteri kadar anlamamışsın demektir.
Ders 9
Gerçek dost iyi günde davetle kötü günde kendiliğinden gelendir.
Ders 10
Her gün yeni bir başlangıçtır. Doğrusu her günü hatta her anı hakkıyla yaşamaktır.

12 Ekim 2018 Cuma

OFİS ORTAMINDA HAYATTA KALMANIN 5 YOLU

Mezun olmuş, lay lay lom işe girmiş arkadaşların dikkatine!
Hayaller Paris, Gerçekler tam da burası: Ofis Ortamı
Bin bir çeşit insanla karşılaşacaksınız,
Yalancı, ikiyüzlü, güvenilmez, arkandan bıçaklayan, dedikoducu, aşağılayan, dalgacı, kusur bulan,
Hep olumsuz tipleri söyledim ki, azıcık gözün korksun,
Herkesi kendin gibi bilme, gardını al,
"Sen de kim oluyorsun da ahkam kesiyorsun?" diyenlere söyleyeyim;
22 yaşımda yani, mezun olur olmaz kamuda çalışma hayatına başlayan bir Mühendisim naçizane,
Memurus diyerek kendimden bahsetmekten hoşlanırım,
Tam tamına 27 yıl oldu çalışma hayatında birçok tecrübe yaşadım sizlerle paylaşmak isterim,

Kulağınıza Küpe Olacak 5 Kural

1. Her doğru her yerde söylenmez (Yaaa işte doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar lafı buraya cuk oturuyor)

2. Özellikle amirlerin hakkında olumsuz düşüncelerin varsa en yakınınla bile paylaşma (Onların ağzından duymak sonra hiç de hoş olmuyor)

3. Kimseye kefil olma (Başkasının borcunu ödediğim zamanları unutmak en iyisi)

4.  Yüzüne gülen herkesi dost sanma (bu nedenle çok kazık yediğim oldu)

5. "Hallederiz, yaparız, tabi ki" kelimelerini sık sık cümlenin içinde geçir ki senin ne kadar iş bitirici olduğunu bilsinler! (En sevmediğim insan tipi ancak baktım ki onlar el üstünde tutuluyor) 

Açıkçası dileğim, sizin iyi insanlarla karşılaşmanız,
Sorunsuz, mutlu ve huzurlu çalışmanız, 
En şahane şey  insanın işine heyecanlanarak ve isteyerek gitmesi,
Bu da genelde çalışma arkadaşlarına, yöneticine ve bir üst amirine bağlı,
Gardını al ama, kimseye de güvenme demiyorum tabi,
Güvenmeden de olmuyor çünkü,
İnsan sarrafı olmak için en az bir 8-9 yıl geçiyor çünkü,

Hırsı yüzünden sizi harcayan arkadaş sandıklarınız olacak,
Üzüleceksiniz, ancak ümitsizliğe kapılmayın,
Keskin sirke küpüne zarar,
Harcadığını düşünür ancak, siz tekrar daha güçlü ve donanımlı ayağa kalkarsınız,
Bir level atlamış hissedin kendinizi, 
Baş edebilecek gücünüz var bu tür insanlarla ya da boş verip geçeceksiniz, o yaptığı ile kalacak,

Yüzüne gülüp, konuşarak sana laf sokanlar canını acıtmak isteyenler olacak,
Hiç ama hiç umursama sakın, söyledikleri bir kulağından girip bir kulağından çıksın,
Zaten onun amacı senin modunu düşürmek, üzmek, sinirlendirmek,
Bir kaç denemeden sonra bakacak ki, sizin umurunuzda olmuyor onun söyledikleri,
Bir daha size bu şekilde konuşamayacak

Bir diğeri gelip yanınıza birini kötüleyecek, atıp, tutacak onun hakkında,
Sizi de bir şey söylemek durumunda bırakacak, 
Siz de bir kaç söz sarf edeceksiniz,
Hooppp koşup hemen o atıp tutan kendi değilmiş gibi hemen ona yetiştirecek sizin söylediklerinizi,
Aranızı bozacak,
Nasıl bir şeydir bu hala çözemem, birini diğerine düşürmekten zevk alan bir insan olması,
Hangi ruh halinin meyvesidir anlayamam bu kadar yıl tecrübeme rağmen

Bir de yalancılar vardır ki, en tehlikeliler onlardır bana kalırsa,
Kendi kafasında uydurur tüm senaryoyu,
Avını da belirler, (Allah kuru iftiradan sakınsın)
Seni gider diğerine başka anlatır, sana gelir diğerini kötüler, senin hakkında şunları söylüyor der,
Sen inanırsın o inanır,
Soğukluk girer araya,
Bilemezsin ki ne oluyor?
Ruhun duymaz bu iftiracılara karşı elin kolun bağlıdır,
Sadece "Allah onları bildiği gibi yapsın" derim,
Yapacak bir şey yok ki,
Kanıtlayamazsın da.....

9 Ekim 2018 Salı

ANKARA'DAKİ CENNET: MAVİ GÖL


Ankara'da Mamak'ta Samsun Yolu üzerinde  Bayındır Barajında Mavi Göl,
Ankara'ya 12 km uzaklıkta, Hafta sonu piknik için ideal bir mesire yeri,
Çam ağaçlarının arasında mangalınızı yakıp, çoluk çocuk top oynayıp, göl içerisindeki su bisikletine binebilirsiniz,
Göldeki karabataklara (ben onları ördek sanmıştım) ekmek atıp onların toplu olarak eğlenmelerine tanıklık etmek ve fotoğraflamak çok güzel,

Uzun bir yürüyüş de yapabilirsiniz göl kenarında,
Küçük bir lunapark, çarpışan otolar ve çocuk parkı da yer alıyor,
Mangalınız yoksa dert etmeyin sık sık mangallar da var, piknik masaları da,
Bir masa örtüsü, tabak, çatal, içecek, salatalık malzeme, et, tavuk gönlünüze göre mangallık malzeme ve kömür ile piknik yapmaya hazırsınız demektir,
Büfe, wc, mescit de bulunuyor,

Ankara'da yeşile ve suya hasret kalanların kaçacağı pek de bilinmeyen bir yer Mavi Göl
Fotoğrafçıların da seveceğini düşünüyorum, 
Karşıda görünen yüksek binalar ve çevre yolu da olmasa daha iyi olurdu gerçi ama neyse!
En azından masmavi dibi görünen bir göl kenarında oturup kitap okuyup, kafa dinleyebilirsiniz,
En sevdiğim de sonbahar güneşini sırtına vururken okumak, hayallere dalmak,
Sevdiklerinin güler yüzünü görmek, "ne çok yedik" cümlesini kurmak :))

Mangalda et işiniz bitince bu güzel közü boşa çıkarmayın,
Kahve malzemesini de pikniğe hiç üşenmeyip getirin,
Mangalda kahvenin keyfi hiçbir şeyde yok,
Biz bu bol oksijenli doğanın tadını çıkardık...

5 Ekim 2018 Cuma

Şimdiki Aklınızla Gençliğinize Dönmek İster misiniz?

Selam dostlar,
Farkındayım epeydir yazmıyorum,
Özledim gerçekten de buraları,
"Mavianne" bu yıl tam 12. yılını kutluyor,
12 yıldır blog yazmak, paylaşmak bu sayede sizler gibi değerli insanları tanımak şahane,
Hiç pişman olmadım, iyiki dedim daima,
Yol aldım yavaş yavaş, 
Kısık ateşte tav almak lazım her konuda,
Olgunlaşmamış erik nasıl da insanın ağzını ekşitir değil mi?
Ama pişmek için de bir çok aşamalardan geçmek lazım, sindirmek, benimsemek,
Kadriye Biz Kimiz Kadınız'da soruyor; Şimdiki aklınızla gençliğinize dönmek ister misiniz? diye,
Sizin cevabınız ne olur bilmem ama  benim cevabım; "dönmek istemem" olur,
Bu deneyimleri yaşamasaydım ben "Ben" olmazdım diye düşünüyorum,
Hayat bir sınavsa biz de o sınavda bir çok testten geçiyoruz ve level atlıyoruz veya tekrar ediyoruz o aşamaları,
Başımıza gelen her olayın bir nedeni olduğuna inanan bir kadın olarak benim düşüncem bu,
Sizler ne düşünüyorsunuz merak ediyorum,
"Ben böyleyim, beni böyle kabul edin" diyen insanlardan hep çekinmişimdir,
Bir insan en sevdikleri tarafından bir huyundan dolayı eleştiriliyorsa eğer, oturup kendine bakmalı,
Neyimi törpülemeliyim, nasıl daha iyi olabilirim? diye bir sormalı kendisine,
Herkese kendini beğendirmek zorunda değilsin tabi ki,
Herkesin bir kişiliği var, ancak rahatsız edici huyları da değiştirmek için çabalamalı insan,
Cuma cuma bu kadar iç döküş yeter sanırım,
Öpüyorum hepinizi.....