12 Şubat 2018 Pazartesi

İSTANBULLU GELİN'DE DEFNE SAMYELİ RÜZGARI

İstanbullu Gelin'de Samyeli Rüzgarı esti,
Garip Beyin eski eşi Siren olarak girdi diziye ve onun girmesi ile peşi sıra bombalar patladı adete!
Esma Sultan'a Büyük Hanım diyerek Osman'ın büyükannesi sanmasını mı istersin,
Faruğa Osman diye sarılmasını mı?
Cep telefonunu elinden düşürmeyip ingilizce konuşmalar yapması, 
Faruğun Süreyya'ya "Burcu'yu çocukken mi doğurmuş bu kadın" diye sorması,
Kızından genç, güzel ve cool duruşu,
İstanbullu Gelin'e taze kan getirdi. 
Esma Sultan bu atraksiyonlu gecenin bitiminde aynanın karşısında yüzünü inceliyordu,
"Aman Esma Sultan sakın Siren'i kıskanıp botoks, dolgu falan yaptırma!"
Sen böyle yaşını tüm zerafetinle taşıdığın gibi güzelsin,
Garip, genç kadınlarla bu yaşına kadar gönül eğlendirmiş, 
Siren ile evlenip çocuk yapmış, şimdi yaşı yaşına uygun gençlik aşkı ile son demleri yaşamaya çalışıyor,
Siren'i dizinin diğer bölümlerinde de görmeyi diliyoruz,
O beyaz mini elbisesi ile arabadan indiği, evin yardımcılarının ağzını bir karış açık bırakan o sahneyi izlemelisiniz :)
"Bohça mı yapacağız şimdi birbirimize yok artık" demesi ve Esma Sultan'ın yüzünü görmeliydiniz,
Sürekli telefonu ile meşgul olması, ortama dahil olmamasıyla geleneksel Boran ailesi içerisinde ayrık otu gibi kaldı :)
Çok eğlenceliydi, gözümü alamadım desem yeridir,
Defne Samyeli Siren rolünü şahane canlandırmış,
Kesinlikle diziye sinerji kattı....
Esma Sultan İpek Bilgin, müthiş bir oyuncu
Oynadığı her rolün hakkını veriyor, En son Maral dizisinde izlemiş ve hayran kalmıştım,
Başarılı bir modacıyı canlandırıyordu,
İlk bölümlerde bu cadı kaynana ruhuma sıkıntı vermiş ve izlemeyi bırakmıştım,
Daha sonra insani yanlarını da gösterdikçe sevdim ben bu aksi anneyi,
Garip Bey, Tamer Levent'i en son Cesur ve Güzel'de izlemiştik,
Bu dizide ise bambaşka bir karakter,
Hele de o renkli gözlükleri ve cool duruşu ile yıkıp geçiyor....

Aynı yastığa baş koymuş evli çiftlere özel birbirinden farklı hediye önerileri!

Evet, yine o malum tarih yaklaştı. Belki uzun zamandır evlisiniz, “Artık Sevgililer Günü mü kaldı bize?” diyorsunuz. Eşinizle ilk günkü heyecanınızı yeniden yaşatacak birbirinden farklı hediye önerilerimle sizlerleyim!



- İlişkiyi heyecanlandırmak için baştan çıkarıcı bir koku alın. Kokular hafızada yer bırakır ve her yeni koku bambaşka hatıralar yaratır. Hazır kış ayındayken baskın ve egzotik kokuları tercih edebilirsiniz.

Kadın Parfüm öneri için tıklayın!
Erkek Parfüm önerileri için tıklayın!



- İlişkinizin monotonlaşmaya başladığınızı düşünüyorsanız biraz aksiyon katmaya ne dersiniz? Tek yapmanız gereken şey, bir aksiyon kamerası alıp çeşitli çılgınlıklara atılmak. Ee, ne demişler? Heyecan, ilişkiyi diri tutar :)  Aksiyon kamerası seçenekleri için tıklayın!



- Eşinizle bu özel gecede romantik bir filmi loş ışıklar altında izlemek zorunda değilsiniz. Bugün en sevdiği oyunu birlikte oynayıp farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz. Bunlar hep geleceğe yatırım. Oyun konsolu çeşitleri için tıklayın!



- Konu romantiklikten açılmışken, Bir buket çiçek klişe olabilir ama bir terraryum asla! Fanus içinde minyatür bir dünya yaratın ve sevdiğinize uzun zaman saklayabileceği bir anı bırakın. Teraryumlar için tıklayın! 



Romantiklik önemli. Karşınızdakine ince bir ruhu ve ince zevklere sahip biri olduğunuzu göstermek için en iyi gün, bugün! Hediye edeceğiniz retro bir plakçalarla eski plakları dinleyip, romantik bir akşam geçirebilirsiniz. Pikaplar için tıklayın!

Ben hala kararsızım daha fazla seçeneğe bakmalıyım diyorsanız zaman kaybetmeden buraya tıklayabilirsiniz
Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Şubat 2018 Çarşamba

AYŞE KULİN “İYİ Kİ’LERİM VAR AMA KEŞKELERİ SİLDİM”

Öyle uzak ki yerim uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Ya her şeyim ya hiçim, sorma dünyam ne biçim
Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolaşıyor

Hümeyra'nın o şahane sesinden dinleyip sevdiğimiz Kördüğüm isimli şarkı aslında Şevket Rado'nun dört mısralık  şiiri, kitabın dört bölümüne de damgasını vuruyor...

Ayşe Kulin yeni romanı ‘Kördüğüm’de, hafızasını kaybetmiş bir genç kızın etrafında şekillenen olaylar zinciri sunuyor bize. Sevgilisiyle, yaşadığı ülkenin gerçekleriyle ama en önemlisi kendisiyle yüzleşiyor genç kız. “Kanadı Kırık Kuşlar”daki roman karakteri Esra'yı bu romana da taşımış Ayşe Kulin. Polisiye, heyecan ve gerilim dolu bir roman Kördüğüm,  ilk sayfasından itibaren okuru bir mıknatıs gibi çekiyor.

Genç kızın hafızası gibi Ülkemiz de tam bir Kördüğüm içinde. Terör örgütleri sınır ötesinde ve içerisinde karmaşa yaratıyor, güvensizliğin, casusluğun, karmaşanın ve korkunun hâkim olduğu bir ortamda nasıl bir gelecek kurulacak? Romanda, kuşaklar arası kurulan bağlara ve toplumsal hafızasının önemine dikkat çekiliyor. Türkiye’nin güncel siyasal durumuna dair ne varsa hepsi bir şekilde temsil ediliyor.

Son kitabınız Kördüğümde de diğer kitaplarınızda olduğu gibi kadın dayanışmasına bir vurgu var. Her zaman eşitlik ve özgürlük için mücadele eden ayakları üzerinde duran kadınları görüyoruz kitaplarınızda. Yıl olmuş 2018 ama hala kadın haklarını savunmak zorunda kalıyoruz. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bu gidişle daha çok çırpınacağa benziyoruz bu konuda. Geçtiğimiz ay, mesela her gün bir kadın cinayeti işlenmiş. Çocuklarımızın beyinlerine ve yüreklerine küçük yaşlardan itibaren kadınla erkeğin eşitliğini, merhametin önemini, şiddetin doğuracağı felaketlerin büyüklüğünü işlemezsek, hep böyle kalırız. Kız ve erkek çocukların yuvadan itibaren birlikte oynamaları ve okullarda birlikte eğitim görmeleri şart. Ancak öyle olursa eşit olduklarını, birbirlerini sevmeyi, saymayı öğrenirler. Birbirlerine sömürülmesi gereken yaratıklar olarak bakmazlar.

SAMİMİYETLE YAZDIĞIM İÇİN OKURLARIMIN YÜREĞİNE DOKUNABİLDİM

1984 yılında ilk kitabınız “Güneşe Dön Yüzünü” yayımlanmasından bu yana birçok ödül aldınız, ulusal ve uluslararası arenada Ülkemizi temsil ettiniz. Kitaplarınız 150 bin adet ilk baskıyla çıkıyor. Bu başarıyı ve çok okunmayı neye bağlıyorsunuz, bu işin sırrı nedir?

Biraz şansa bağlı. Ben yirmi beş yılı aşkın bir süre, çok istememe rağmen kitaplarımı bastıramamıştım. Çok şanssız olduğumu düşünürdüm. Sonra kitap alanında şansım öyle bir açıldı ki, kaybettiğim yılların acısını çıkardım. Başarımın neye bağlı olduğunu ben de tam olarak bilemiyorum çünkü o kadar değişik konularda roman yazdım ki, savaştan tutun, içinde aşk geçmeyen Fırat’ın üzerinde bir köprüye, Kürt sorununa ve eşcinsellere kadar. İnsanlar neyi okumayı sever diye hiç düşünmedim, beni sarsan her konuya balıklama daldım. Sanırım hep samimiyetle yazdığım için, okurun yüreğine dokunabildim. Yayınevlerimin de önemini göz ardı edemem. İlk yayıncım Remzi Kitabevi ülkenin en saygın iki yayınevinden biridir. İkinci yayınevim de, dağıtım ağı çok güçlü ve yazarının arkasında durmasını bilen bir yayınevi. E, bu faktörler de şansa giriyor, elbette....

Yurtdışında katıldığınız festivallerde birçok farklı ülkeden yazar ve şairle bir araya geliyorsunuz. En son Prag’da Yazarlar Festivalindeydiniz. Bir Türk yazar olarak nasıl karşılanıyorsunuz, orada neler anlattınız, şimdiye kadar size sorulan en şaşırtıcı soru ne oldu?

Üzülerek söyleyeyim, Prag’da bana sadece tutuklu yazarlar ve gazeteciler hakkında sorular sordular. Sorular edebiyatla değil, iç siyasetle ilgili geldi hep. Benim bir sıkıntım olup olmadığını da merak ediyorlardı, hani nerdeyse bana oturma izni çıkaracaklar... Ben de onlara tüm ülkelerin sıkıntılı dönemlerden geçebileceğini, bunu da en iyi de Çeklerin bildiğini söyledim. Aslına bakarsanız, Doğu Avrupa Ülkelerinin de çok büyük dertleri var. Ekonomik dertler çözülmez yumak haline gelince, ister istemez rejimleri de zorluyor ve baskıya yöneltiyor. Herkes sırasını savacak, kısacası...

TÜRKAN SAYLAN HOCAMIN HEYKELLERİNİ
OKURLARIMIN KALPLERİNE DİKTİM

Hayat felsefenizden, sizi siz yapan özelliklerinizden bahsedebilir misiniz? Hayat yolculuğunuzda en çok hangisini biriktirdiniz: “Keşke” leri mi “iyi ki” leri mi? Sizin gibi değerli bir insanın tecrübelerinden yararlanmak isterim.

Her insan gibi benim de keşkelerim ve iyi ki’lerim var ama keşkeleri sildim, gitti. Örneğin, keşke erken yaşta ilk evliliğimi yapmasaydım diyorum ama o zaman Mete’m ve Ali’m olmazlardı. Dördü kız, biri erkek beş torunum olmazdı. Onlarsız bir hayat düşünebilir miyim? Demek ki en önemli keşke’me yer yoksa hayatımda, diğerlerine de yok. Gelelim İyi kilere... İyi ki kendi aileme doğmuşum, iyi insanların arasında sevgiyle büyüyebilmek benim en büyük şansım. Kendi irademle kazandığım iyi ki’ler im de yok değil. İyi ki Aylin’i yazdım, hem benim yolumu açtı hem de okurlarım çok değişik ve ilginç bir Türk kızını tanıdılar. İyi ki Füreya’yı yazdım... O kadar önemli bir insan olmasına rağmen, tek bir satır bile yazılmamıştı ona dair.  Kırkından sonra çalışmaya başlayıp ünlenmesi pek çok kadına ilham verdi. Çok çok iyi ki, Köprü’yü kaleme alarak Recep Yazıcıoğlu gibi muhteşem bir adamı okurlarıma tanıttım. Dilerim bürokrat olmak isteyen gençlere, iyi bir örnek olur! Çok çok çok iyi ki, Türkan Saylan Hoca’mı tanıdım ve yaşam öyküsünü yazdım. Bir başka ülkede doğsa, her ile heykelini dikerlerdi. Ben onun heykellerini, onu kitabım sayesinde tanıma imkânı bulan okurlarımın kalplerine diktim.

Ayşe Kulin nasıl bir babaanne? Torunlarınızla birlikteyken neler yapıyorsunuz? İçlerinde sizin gibi yazar olmak isteyen torununuz var mı?

Kız torunlarımla onlar genç kız olana kadar çok yakındım. Yaz tatillerini Urla’daki yazlığımızda geçirirlerdi, birlikte yüzer, gezer, oynar ve çok eğlenirdik. Yurt dışında yaşayanlara da kış boyunca gider gelirdim. Genç kız olduktan sonra, hepsinin kendi dünyası oluştu. Bir büyükanneye o dünyada ne kadar yer varsa, ben de haddimi bilerek, o kadar yer kaplamaya dikkat ediyorum. Kız torunların en küçüğü Kiara Sitare, sınıfının bir kaç yaş ilerisinde kompozisyonlar yazıyormuş.  Kelime bilgisi de sekiz yaşındaki bir çocuğunkinden çok daha ileriymiş.  Her üç ayda bir okul idaresinden gelen değerlendirmelerde, hep bu bilgi var. Demek ki, Kiara’dan ilerde yazar olmasını bekleyebilirim.

İNGİLTERE VEYA AMERİKA’DA DOĞMUŞ OLSAM
KESİN DANSÇI OLURDUM


Bilinmeyen bir özelliğinizi paylaşmak ister misiniz? Örneğin sesiniz güzel mi, şarkı söylemekten hoşlanır mısınız? Yalnız kaldığınızda en çok yapmayı sevdiğiniz şey nedir?

Sesim berbat ama şarkı söylemesini çok severim. Oğlanlar beni susturmak için bir keresinde aralarında para toplamışlardı. Dans etmeyi de çok severim ama itiraf edeyim, bu konuda iddialıydım, dört yaşından itibaren ritmik dans okuluna, ortaokula başlayana kadar da Ankara’daki Konservatuarın bale bölümüne devam ettim. İngiltere veya Amerika’da doğmuş olsam kesin dansçı olurdum. Yemek yapmayı severim, yeni tarifler denemek beni oyalar, zaten evde de yemeği ben pişiriyorum. Tiyatro, sinema ve konsere gitmeyi, sergileri gezmeyi boş vakit doldurmaca gibi değil adeta bir görev gibi tanımlıyorum.  Yazmaya soyunan kişi, sanatın her dalından beslenmeli. Boş vakitlerimde ne yaparım hiç fikrim yok çünkü yıllardır hiç boş vaktim olmadı.

NADASA YATIP, KIŞI KİTAP OKUYARAK GEÇİRECEĞİM


Son zamanlarda izlediğiniz ve çok beğendiğiniz film, en son okuduğunuz kitap, dinlemekten hiç sıkılmadığınız müziği bizimle paylaşmak ister misiniz?

Son on gün içinde sinemalarda Churchill’in Hayatını, Sevgisiz adlı Rus filmini, Fatih Akın’ın Paramparça’sını, The Post’u seyrettim. Dot Tiyatrosunda Gülriz Sururi’nin yazdıklarından üretilen oyuna ve Türkiye’nin Genç Yeteneklerinin konserine gittim.Şu anda Prag’da tanıştığım Hintli yazar İnterjit Badhwar’ın The Chamber of Perfumes adlı kitabını ve Mine Kırıkkanat’ın Sinek Saray’ını okuyorum. Kitap listem çok kabarık. Yıllardır ilk kez nadasa yatıp, kışı kitap okuyarak geçireceğim.

6 Şubat 2018 Salı

ÜNYE'DE YAPILACAK 100 ŞEY

Aynur Zeren TAN Ünye Kent Gazetesi'nde yazmış. Bu maddeleri okuyunca Memlekete ışınlandım ve tüm söylediği yerlerde gezdim adeta. Uzun bir Ünye Turu attırdı bana bu yazı. Eminim okuyunca sizler de Ünye'ye gidip bu bahsedilen yerleri görmek, farklı lezzetlerden tatmak, orayı solumak isteyeceksiniz. Çok özeldir Ünye, insanları ile güzelleşir, esnafı ile farklılaşır, doğa güzelliği ile hayran bırakır, yemekleri ile tadı damağınızda kalır.
Çocukluğumun geçtiği Karadeniz'in İncisi  Ünye'yi görmeden ölmeyin!  
   mavianne milliyet blog'da 
1-Ünye Cumhuriyet Meydanı’nda durup, 360 derece dönerek Ünye’yi izleyin. 500 yıllık  Anıt Çınar’ı mutlaka görün.
2-                     Kadılar Yokuşu’n da ki eski evleri dolaşın.
3-                     Bakırcılar Arastası’ nda mutlaka mangalda demlenmiş çay için. El yapımı bakır hediyelik eşyalardan alın. Mutlaka bir şeyler satın alın ki Ünye’ de bakırcılık ölmesin (özür dileyerek söylüyorum ki bakır dükkanlarını sadece izlemek için meşgul etmeyin)
4-                     Eski Hamam’a uğrayın.
5-                      Balıkçılar Çarşısı tezgâhlarını görün ve oradan mutlaka paketle balık alın. Sahilde ki Taka da balık ekmek yiyin Ünye’yi seyrederek.
6-                     Gün Fırını’ n dan pandispanya, lokum ve mısır ekmeği alın.
7-                     Şekerci Metin’in dükkânından fındıklı kurabiye ve lohusa şekeri alın.
8-                     Eski Hamam’ın hizasında ki  yorgancıdan yorgan nakışlarını izleyin, çeyizlik yorgan sipariş edin.
9-                     Temel Çalık’ın ve ustasının ahşap çivili ayakkabı imalatını izleyin. Kendinize bir çift ahşap çivili kundura satın alın.
10-                 Çakırtepe’de mutlaka hamuru elle yoğrulan pide çeşitlerini tadın.
Fotoğraflar:Aynur Zeran Tan
11-                 Çakırtepe’ de mutlaka kahvaltı yapın.
12-                 Ünye’yi havanın açık olduğu gecelerde mutlaka Çakırtepe’ den veya yüksek bir yerlerden izleyin. Asarkaya’ dan izleyebilirseniz görüntü eşsizdir.
13-                 Yunus Emre Parkında çamların altında oturarak çay için, kenti ve iskele de balık tutanları izleyin.
14-                 Yunus Emre Türbesi’ni , camini ziyaret edin, yanı başında ki kafeden Ünye’yi seyredin.
15-                 Orta Cami yanı, Orta Çarşı, eski Suluhan’ınyerinde ki ayakkabı mağazasında Mustafa Kalafat ile kriz masasında namaz saatleri dışında sohbet edin.
16-                 Orta Çarşı’da uçurtma dükkânından bir uçurtma alıp sahilde deneyin.
17-                 Orta çarşı, Orta Cami etrafında ki ayakkabı boyacısı, balıkçısı, çiçekçisi, esnafı ile bir taburede oturup sohbet edin.
18-                 Orta Çarşı’da Rasim Öztürk, Recai Ekinci (merhum) Mustafa Kalafat üçlüsü ile sohbet çok keyifli idi şimdi iki eski Ünseli’yi yan yana görürseniz mutlaka sohbet edin, yok böyle sıcak bir sohbet. Orta Çarşı’da rastladığınız daha birçok Ünye’ li ile Ünye sohbetleri yapın.
19-                 Rüyam Pastanesi’ nden haşhaşlı börek ve lokum alın. Kahvaltıcı Ali Dayı’dan harika kahvaltılıklar alıp, sahilde kahvaltı yapın. Nozona Pastanesi’ndenfındıklı kurabiyeler alın, özellikle “fındıklı acı badem”,(maalesef öyle bir tezat oluyor, fındıklı acıbadem)
20-                 Ayla Fırını’ n dan çok lezzetli tava ekmeği alın

21-                  Mustafa Kalafat’ın hazırladığı orijinal model uçurtmaları sahilde uçurun
22-                 Dışarıdan gelen misafirlerinizi mutlaka Sofra Restorana’ a götürün. Tüm yemeklerine kefilim ama yeşil ballı kadayıf, lahmacun ve künefeyi mutlaka tadın.
23-                 Orta Yılmazlar Mahallesi’nin Türbe Yokuşu’nda ki mezarlığı dolaşın, Halka Baba ve Yusuf Bahri Taslı ile tüm meftalara dualarınızı yollayın.
24-                 Ünye Çamlık’ta eski mezarları ve Feneri görün. Fener Kafe’de nefes alın.
25-                  Ünye’nin batısından güneşin batışını izleyin.
26-             Adalar mevkiinde “Asmalı Bahçe” sakin, romantik minik bir kafedir. Ünye’yi ve denizi seyredebilirsiniz.     
27-                 Ünye’de ki eski evlerin ahşap zengini ortamından kenti izleyin.
28-                 Ünye Kale’ye çıkın ve otlar arasında ki duvar kalıntılarını, mağara mahzen girişlerini keşfedin.
29-                 Eski köy evlerinde bir gün bile olsa misafir olun, yayık ayranı için mısır ekmeği ile birlikte ve mutlaka konaklayın.
30-                 Duman Tepe’de, Çamiçi Yaylası’n da Argan Yaylası’nda kuzu eti ile midenizi şenlendirin, üstüne yayla suyu için ve mümkünse dört mevsimi izlemeye çalışın.
31-                 Yüzüncü Yıl’da sabah kahvaltısında menemenli kahvaltısının, yaz sezonunda da mutlaka “dağ çilekli dondurma” tadına bakın.
32-                 Ünye- Fatsa arasında Acara Tesislerinde mutlaka Ünye Pidesi yiyin.
33-                  Cevizdere Mevkinde ki Ünye Belediyesi At Binicilik Tesisleri’nde at binmeyi deneyin.
34-                 Ali Nevzat Restoran da misafirlerinizi ağırlayın, et ve balık yemeklerini ve Balık Çorbasınımutlaka deneyin.
35-                 Ünye Müze Evi ziyaret edin, Soyut Kültüryaşayan miras örneklerini müze müdürü İhsan Akbulut anlatımı ile deneyimleyin. İhsan Akbulut’undut ağacından baskılarını, Karagöz canlandırmasını ve sürprizlerini deneyin.
36-                 Ünye Belediyesi’nin restore ettirdiği Yalı Kilisesi’ni mutlaka görün, sergilere rast gelirseniz izleyin.
37-                 Ünye- Fatsa arasında Mavi Deniz tesislerinde (deniz mevsiminde) denize girin, deniz çok temiz.
38-                 Ünye’nin batısında Uzunkum Plajı’ nda denize girin.
39-                 Atik Otel kahvaltısını mutlaka deneyin.
40-                 Motta Kahve Ateşi’ n de güzel sunumlu Türk Kahvesi içerken Ünye’nin kısmi siluetini izleyin.
41-                 Ünye Merkez’ de ki Büyük Cami’ yi mutlaka ziyaret edin, iç süslemelerini görün.
42-                 Mustafa Rakım Parkı’ nda bir çay içip kentin nabzını tutun.
43-                 Ünye’yi dört mevsim bambaşka atmosferden görmek ve yaşamak için Asarkaya’ da semaverini ısmarlayarak piknik yapın.
44-                 Ünye Niksar Yolu’nda (Ünye’ ye 12 km) Çed Dağı Tesisleri’ n de Ünye Pidesi’ ni tadın, piknik yapın.
45-                 Ünye Cevizdere Mevki’ n de Tozkoparan Mağarası’nı  (ilk çağlara ait) görün.
46-                 Ünye Tarihi nde en az 100 yıllık geçmişi bulunan Orta Cami (Orta Çarşı), Osman Ağa Cami(Orta Yılmazlar Mah.), Kök Camini ziyaret edin
Osman Ağa Cami bahçesinde ki eski mezar taşlarını inceleyin.
47-                 Sahil Köy’ de hey şeritleri, beylerin, süpürge,  sepet ve eyerlerin üretilmesini izleyin.
48-                 Kasaplar Mevki’ n de nefis köftelerin tadına bakın..
49-                 Balıkçı Ömer’in yerinde balık çorbası ve balık çeşitlerini deneyin.
50-                 Top Yanı Mevki’ n de Sait Kapıcıoğlu’nun gayretleri ile düzenlenen Oşima- Ünye Hatıra anıtını ziyaret edin. Ertuğrul Faciası ve faciada şehit olan Ünyeli’ler adına düzenlenen bu alanın öyküsünü anlatan “Oşima-Ünye Felsefesi” (yazarı Sait Kapıcıoğlu) kitabını okuyun.
Yine bu anı tarihinden hareketle düzenlenen ve Sait Kapıcıoğlu’nun girişimleri ile her yıl aynı yerde Ünye’de gerçekleştirilen Uluslararası Dünya Bebekler Günü kutlamalarını izleyin (Devamı edecek)
51-Fındık dallarından örülmüş mavi boncuklu bir yan sepet alarak Çarşamba günleri Ünye Pazarı’na gidin. Yerel ekonomiye katkı olarak mutlaka bir şeyler alın.
52-Kış mevsiminde, hamsi ızgara, ilkbaharda envaı çeşit otlar, yaz mevsiminde yerel meyveler (kiraz, erik, armut), sonbaharda mantarların tadına bakın.
53-Ünye Belediyesi’ nin restore ettirdiği Yeni Hamam’ı(ya da Saray Hamamı) görün.
54-Adalar Mevki’ n de eski evleri görün, en uçta ki mavi evin mutlaka fotoğrafını çekin.
55-Ayanikola’yı (eski kilise kalıntılarını barındıran minik bir ada. Yaz aylarında ada, deniz çekilince yarım ada.)Yine yolunuz o bölüme düşmüş iken, Fener AltıKayalıkları, Oygulu  Kaya, Çınar A ltı, Fok Fok, Fega gibi doğal güzellikler arasında denize girin.(Ünye’de eskiden var olan  fok balıkları yuvaları)
56-Mutlaka Ünye ’li ozan  Külfani’ nin şiir kitabını edinin. Bu arada İrfan Yıldız ve Erhan Eren’in Ünye şiir kitaplarını edinin.
57-Arif Deryal’ den Ünye türküleri dinleyin. Mesela “Ceviz Deresinden Çıktım Başım Selamet.”
58-Bilgin Hasdemir’in, Ünye şivesi ile yazılmış kitaplarından edinin. Örnek C, Zaman Tünelimde Ünye.
59-Meydanda ki Cücür Kitabevi’n den mutlaka uğrayın, kitap dergi bakınırken, sahibi Mehmet Cücürile Ünye sohbetleri yapın..
60-Karlı bir günde Ünye’nin Yalı, Orta Yılmazlar, Hacı Emin Mevkilerinde sokak sokak gezinin, merakınız varsa fotoğraf çekin.
61-Güven Ailesi’nin Güven Çiftliği’n de, Orhun Güven’in fidan çalışmalarını ve bahçe düzenlemelerini dolaşın.
62-Yaşar Argan ve oğullarının işlettiği, Yunus Emre Gezi Motoru ile Ünye’yi mutlaka denizden de izleyin.
63-Tarihi çok eskilere uzanan Döner Çeşme Meydanı’nda, çay, közde kahve içerek dostlarınızla sohbet edin.(sütunları deprem olduğu zaman dönerek halka tehlikeyi haber veren özelliğe sahip olan çeşmeler bir Osmanlı geleneği idi.)
64-Dönerçeşme’de, Topçu’nun Dondurması’ nımutlaka tadın. Meydanda ki dondurmaları da tadın.
65-Cinbaş ve Bolpaça’ dan taze çekilmiş kahve alın. Osman ve Orhan Cinbaş ile taze çekilmiş kahve kokuları eşliğinde Ünye sohbetleri yapın.
66- Genellikle meydan da ve Pazar günlerinde ortaya çıkan şekerciden, pamuk şeker, helvacıdan cevizli (koz) ve hurmalı  helva, seyyar fındıkçıdan kavrulmuş fındık,, sonbaharda kestaneciden kestane kebabı  (taze üretim ürünlerinden)mutlaka tadın.
67-Haluk Levent’in, “Ünyem Ünyem Vurgunum Sana” şarkısını dinleyerek sahilde gezin, Burunucu’ nda Şükrü Ellibeş’ in diktiği akasyalar altında oturarak, Ünye’yi bir başka açıdan seyredin.
68-Cevizdere Mevki’ n de Su Değirmeni ve Asma Köprü’ yü mutlaka görün.
69-Ünye’li meşhur hattatın adını taşıyan Mustafa Rakım Parkı’n da oturup bir çay içerek memleketin nabzını tutun. Etrafında yer alan dükkânlarda ki ayakkabı ustaları ile sohbet edin.
70-Goginağa Parkı’nı da keşfedin.
71-Meydana bir kez daha göz gezdirerek, Atatürk Heykeli’ne, Ziraat Bankası mimarisine, İsimsiz mezara, Saray Cami’ne, Ünye Sarayı’n dan kalma tarihi duvarlara bakarak eski Ünye yaşanmışlıklarını düşünün. A. Selim Tuncer’in annesinin çizmiş olduğu “Ünye Sarayı” resmini hatırlayarak.
72-Niksar Yolu’ndaki,  Kağir Kale, İkizce Yakınındaki Genç Ağa Kalesi, Ünye için çok önemli kazançtır, mümkünse onları da keşfetmeye çalışın.
73-Ünye Belediyesi’nin restore programında yer alan Kefeli Han, İpek Yolu kalıntıları, Yaz Konağı Mağarası’ da keşfedebileceğiniz yerlerden.
74- Ünye İskelesi’nde bahar ve yaz aylarında sabahın erken saatlerinde güneşin muhteşem renklerde doğuşunu izleyerek balık tutun.
75-Bahar aylarında fındık bahçelerinde kendiliğinden yetişen, fındık menekşelerini, nergisleri, yabani sıklamenleri ve diğer çiçek halılarını izleyin.
76-Sonbaharda yapraklarını döküp sadece hurmalarla kalan “hurma ağaçlarının” şölenini izleyin, meraklıysanız fotoğraflayın, toplayın.
78-Ünye sahilinde,  atkestanelerini, mor salkımlı bahçeleri, pembe yoncaları, erguvan ağaçlarınıfotoğraflayın.
79-Orhan Bodancı ve Ünye Belediyesi Halk Oyunları Ekibi’ n den Ordu Yöresi oyunlarını izleyin, hiç değilse “lazutlar” (mısırların salınışı) oyununu öğrenin.
80-Ünye’nin Dünkü Çocukları Derneği üyelerini her resmi bayramlarda ki kutlamalarını ve özellikle “Çocuk Oyunları” nı mutlaka izlemeye çalışın. “bilyeli ahşap arabalara” binin.
81-Göç yolları üzerinde olan Ünye’den geçerken gözlemleme şansına sahip olduğumuz kuşlardanbazılarını ilk ve sonbahar aylarında av  (sahile kurulan ağlarla) geleneğini izlemeye çalışın. Bu arada göğsü kınalı, bıldırcın, karatavuk, kuğu, ebabil ve daha bir çok kuş türünü izlemeye çalışın.
82-Eski İskele’ de sabahın ilk saatlerinde karabatakların ve martıların gösterilerini izleyin.Klişe oldu fakat, eski iskeleli gün doğumu fotoğrafı çekin, her sefer bambaşka bir renk armonisi sizi karşılayacak.
83-Ağıdere Köy Evi ve çevresini mutlaka görün, Ünye’nin Macahel’ idir bu köy, bahar aylarında harika manzaraları izleyin.
84-Ünye Limanı’ n da her mevsim, özellikle av yasağı olmayan aylarda Perşembe’den gelen takaları, motorlarını sabahın ilk saatleri ve gün batımında izleyin.
85-Osman Doğan’ın, “Karadeniz’de bir Boğaziçi”kitabını mutlaka edinerek Ünye’nin geçmişi hakkında bilgi sahibi olun. Mehmet Karayalman’ ın, “YusufBahri Taslı Hoca” kitabını da mutlaka edinin ve okuyun.
86-Eren Dokgöz ve Nazlı Şenalp ’in birlikte hazırladıkları, “Eski Ünye Evleri” cd sini edinmeye çalışın, bu cd de şimdi var olan ve olmayan eski Ünye Evleri’nin ve yıllar önce ki muhteşem Ünye görüntülerini izleyin.
87-Ünye hakkında, geçmişte ve günümüzde yazılmış tüm bilgileri büyük bir özenle toplayan Ufuk Mistepe’nin sitesine başvurun.
88-Ünye Festivalinde “İlk Ünye Fotoğrafları Sergisi’ni açan Murat Kalemen objektifinden Ünye görüntülerini izleyin.
89-Yaşar Karaduman ‘ın büyük emekleri ve Musa Kıroğlu’nun editörlüğünde hazırlanan,  iki ayda bir yayınlanan ve tüm yöre tarihine, coğrafyasına, kültürüne ışık tutan Canik Dergisi’ni mutlaka okuyun. Yazarlardan çok değerli hocamız İrfan Işık’ın Ünye konulu yazılarından, Ahmet Kabayel, Ahmet DeryaVarilci’ nin Ünye Tarihi Araştırmaları’ n danyararlanın.
90- Gürcü Yemekleri (kavurma, lobiye, malahto, maragyani, zetiyani vb), bırastı, çekme helva, bıldırcınlı pilav, biber tuzu, un helvası, taş helva, kepir sarması, dağ çileği reçeli, su böreği, baklava, burma, cevizli bal kabağı pekmezi, Ünye Lokumu, yufka böreği, mısır ekmeği gibi yöresel yemekleri için Ünye’nin bütün evlerinde en lezzetli haliyle pişiren hanımlardan hariç, Damlanur İhtiyaroğlu, Aynurca (Aynur Tandoğdu), Çakır Tepe (Sevil Suyabatmaz kahvaltı),Tarçın (Öznur Özkan),  Sebile Hanım Konakları (Nedime Şimşek), Gül Alıcı Hanımları ve  Meryemce Turşuları önerebilirim, deneyin.
91-Ünye Sanayi’den-Çınar Suyu’ na kadar Yeşil Hat, Han Boğazı’ n dan Kavaklar’a kadar Kırmızı Hatdolmuşları ile mini bir Ünye Turu yapabilirsiniz.
92-Ünye girişinde Ünye Taşı Fabrikası’nı ve Ünye Taşı ile kaplanmış en sevimli ve otantik Şimal Tesislerini gezebilirsiniz.
93-Ünye’de mutlaka, hacı ve asker uğurlama, sünnet ve düğün törenlerinden birisini mutlaka izleyin. Özellikle yöresel oyunların düğünlerimizde renkli ekiplerce senkron içerisinde oynanmasını izleyin.
94-Ünye Belediyesi’nin düzenlediği Ramazan Etkinlikleri ve devamında ki şenlikleri izleyin.
95-Ramazan ayında Ünye camilerinde teravih namazı kılıp atom tadına bakın, sahura kadar gezin, tozun, sahilde, kafelerde eş dost ile muhabbet edin.
96-Hicri “Mayıs Yedisi” şenliklerine katılın, denizde yedi dalgadan atlayarak çamlıkta piknik yapın.(Miladi 20 Mayıs)
97-6 Mayıs tarihinde “Hıdrellez” ritüelini izleyin.5 Mayıs gece yarısından sonra, ırmak ve denizin birleştiği yerlerde, Hızır Aleyhi selam’ ın geldiğine inanılan ve kuma çizilen dilekler ile konuşmayan kadınların içlerinden okudukları ve yazılısını denize attıkları dualardan oluşan ritüele son yıllarda erkeklerin de katıldığına (sınav, iş ve kariyer dilekleri ile) tanık olun.
98-Özellikle arife günlerinde mezarlardabayram namazlarında camilerde ki kalabalığın insan sıcaklığına tanık olun.
99-Çöremez, Yahudi düzü, Kürt Mezarlığı, Kiraz Tepe, Cuma Değirmeni, Balık Değirmeni, Derya Hamamı, İpek Yolu gibi adı bilinen fakat günümüzde unutulmuş yerleri siz keşfedin.
100-Dolunayın olduğu bir gecede ya sahildeki banklara oturup, ya da yüksek tepelerden “dolunay, yakamoz, Ünye” üçlemesinin muhteşem görüntülerini izleyin.

NOT:
”Ünye’ de Yapılması Gereken 100 Şey”  başlıklı yazımızı 300’e tamamladık. Fakat şimdilik 100 tanesini yayınlamak yeterli. Unuttuklarımızı siz de ekleyebilirsiniz.