24 Şubat 2017 Cuma

İŞ GÖRÜŞMESİNDE DİKKAT EDİLECEK 7 NOKTA

İLK İZLENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN NOKTALAR

1. Göz teması kurmalısınız 
2. Giyiminiz, davranışınız ve kapıdan giriş şekliniz önemli
3. Görüştüğünüz şirket hakkında yeterli bilgi sahibi olmalısınız
4. Gülümsemelisiniz
5.Sesinizi kullanma şekliniz, dil bilginiz ve özgüveniniz önemli
6.Duruşunuza ve oturuşunuza dikkat etmelisiniz
7. Kullandığınız sözcükleri iyi seçmelisiniz

90 saniye içinde işe alınıp alınmadığınıza karar veriyormuş yöneticiler ona göre!

Gençler en güzel günleriniz Üniversite yılları, tadını çıkarın keyfinizce yaşayın,
Kendinizi geliştirin, hobi edinin, seyahat edin, dolu dolu geçirin Üniversite yıllarını,
Sizi duyar gibiyim "derslerden vakit mi kalıyor" diyorsunuz,
Vakit yaratın!
Neden mi?
Mezun olunca kocaman bir boşluğa düşmemek için,
İş bulmanızı kolaylaştıracak donanımları kuşanmanız için söylüyorum bunları,
Gerçekten de istediğiniz gibi bir iş aslanın ağzında olacak,
Ümidinizi kırmak istemem ama,
İş bulmak belki kolay ama istediğin kalitede iş bulmak için sendeki kalite de o derece artmalı,
Senin statündekilerden bir adım önde olmak için kafa yormalısın,
Sadece ders notların iyi diye seni kimse işe almaz malesef,
Prezantabl olmak derler ya,
Tam da onu olmak lazım :))
Hem dış görünüşün hem de kültür düzeyin,
Sosyal ilişkilerin, iyi niyetin, hobilerin,
Her şey önemli....

22 Şubat 2017 Çarşamba

KAHKAHA İÇİN BİR DOZ RECEP İVEDİK

Gece 10 matinasına bilet alıp gittik Recep İvedik 5'e. Salonun %95'i erkekti! İlk sahnelerde Recep'in mahallesindekilere yaptığı iğrenç ve gıcık şakalara "yok artık" desem de, sonrasında başladım gülmeye sonuna kadar aynı eğlenceli ve kahkahalı sahneler beni sardı.
Türklüğün ve Milli duyguların tavan yaptığı bir Recep İvedik olmuş bu seferki. Kaba saba Recep'i sevmesem de, gerçek hayatta  çevremde bu tür bir kişinin varlığından rahatsız olacağımı düşünsem de ben çok gülüyorum Recep İvedik'e.  
Birkaç mide bulandırıcı sahne dışında (Örn. Recep'in rodeo yaparken kusması) Diğer sahnelerde eğlendiğimi saklayamayacağım. Gece gece epey güldüm. Toplum olarak sanırım kahkaha atmaya çok ihtiyacımız var bu günlerde.  

Kamyoncu Kurufasulyesine ise Kamyoncular Derneklerinin karşı çıkmamasına şaşırdım açıkçası! İşin şakası bir yana bu bir film, herkes "bana laf dokundurdu, beni eleştirdi" diye filmden sahne çıkarttırmaya kalksa bu ülkede film yapılamaz. 

Recep'in uzun atlama ve gülle atma sahneleri oldukça iyi. Bayrak yarışındaki finale ulaşma sahnesi ise tam Recep İvediklik bir aksiyona sahip. 

Türkiye adına yarışan Recep ve Kamyoncuların yarışmalardaki performansı ve rakipleri ile mücadelesi izlenmeye değer. Milli duygular okşanıyor, Türkiye'yi temsil etmenin haklı gururu ile yaşanan komik olaylara ben çok güldüm.


Kahkaha dolu saatlere hasret kaldıysanız bir doz Recep İvedik alın derim ben....
Ben böyle anlatırken bir arkadaşım bana "Aaa  Recep İvedik izleyen biri olabileceğini hiç düşünmemiştim" dedi. Evet iğrenç hareketlerini ben de sevmiyorum ama bu bir film ve eğlenmek gülmek için gidiyorum. Evet Hocam gittim pişman da değilim. 
Ona tahammül edenler ve etmeyenler diye ikiye mi bölündük acaba? Bir öncekini sevmemiştim ama bunu sevdim ne yalan söyleyeyim :)))

20 Şubat 2017 Pazartesi

GÜN MENÜSÜ VE TARİFLER

Misafire Ne Yapsam?
En çok zorlandığımız menü oluşturmak değil mi?
Misafir ağırlamayı oldum olası çok severim,
Bu aileden geliyor sanırım,
Misafir gelecek olsa bizim evde bir bayram havası ve telaşı olurdu,
Ben çocukken babam annem gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak için koştururlardı,
Annem hemen (çok basitmiş gibi) Su Böreği açardı,
Sarmalar sarılır, tatlılar yapılırdı,
Bir kaç saat içerisinde mükellef bir sofra kurarlardı,
Gelen misafirlere ise en büyük ikram tatlı dil, güler yüzle yapılan babamın sohbetiydi hiç kuşkusuz..




Pazar akşamı arkadaşlarım oturmaya geleceklerdi,
Ben de menüyü hafta içi düşünüp cumartesi ve pazar yaptım,

MENÜ:

Hamur İşleri;
Patlıcanlı Börek 
Su Böreği (Anneciğimin ellerinden)
Kuru Domatesli Akdeniz Ekmeği

Salatalar;
Kırmızı Pancar Salatası
Zeytinyağlı Biber Dolması
Kuru Domates Salatası

Tatlılar;
Browni-Vanilyalı Dondurma ile
Elmalı Pay




















PATLICANLI BÖREK TARİFİ

1 Kilo Yufka
1 Kilo Patlıcan
1 Büyük Soğan
Zeytinyağı,
Üzeri için Yumurta-Galeta Unu

2 yufkayı üst üste koyup arasını yağlayıp sigara böreği gibi kesiyoruz
Soğan ile kavurduğumuz küp küp doğranmış patlıcanları yufkaya koyup sigara böreği şeklinde sarıyoruz,
Birkaç saat buzdolabında bekletip üzerine yumurta sarısı ve galeta unu sürüp fırınlıyoruz,
Çıtır çıtır pek güzel oluyor sıcak sıcak yemenizi öneriyorum.

PANCAR SALATASI

1.5 kilodan yaptım ancak fazla oldu 6 kişi için
Kalabalık değilseniz 1 kilo kırmızı pancar yeterli olur
Yıkayıp haşlıyoruz,
Soyuyoruz ve rendeliyoruz,
Salatalık turşusunu ince ince doğruyoruz 1 bağ da dereotu,
4-5 diş sarımsak
Süzme yoğurt ekleyip karıştırıyoruz
Harika renkte bir salata oluyor
Üzerini de turşu ile dere otu ile süsleyebilirsiniz

KURU DOMATES SALATASI

Çok severim kuru domatesi
Hatay ürünleri satan bir yerden aldım çok güzel çıktı
1 saat kaynar suda bekletiyorsunuz
ceviz sarımsak sirke kekik  ve zeytinyağında birkaç saat bekletiyoruz
Servise hazır!!!

BROWNİ

1.5 bardak şeker
3 yumurta
Şeker eritene kadar çırpıyoruz miksırda
3 yemek kaşığı kakao
1 bardak sıvı yağ
1 bardak süt
Vanilya Aroması ( dr.oetker'in bu aroması farklı bir koku ve tad katıyor öneririm)
karıştırıyoruz ve 2 su bardağı karışımdan ayırıyoruz
Hamurun üzerine 1 kabartma tozu ve 1 bardak un eliyoruz
Kare borcama döküp 180 derece ısıtılmış fırına veriyoruz,
Arzuya göre ceviz de koyabilirsiniz üzerine
Piştikten sonra üzerine ayırdığımız sosu döküyoruz
İsterseniz sostan önce 1 portakal da rendeleyebilirsiniz
Vanilyalı dondurma ile servis yapıyoruz
Afiyet Şeker Olsun

17 Şubat 2017 Cuma

METİN HARA ANKARA'DA


Nasıl güzel anlatıyor,
İnsana Güven diyor,
Yardıma muhtaçlara yardım etmek, sabah karşılaştığımız birine gülümsemek, düşen bir çocuğun elinden tutup yerden kaldırmak hayattaki her şeyin bir dua olduğunu öyle iyi ifade ediyor ki,
Saatlerce dinlemek istiyorsun
"Bu genç yaşında  ne yaşadı ki, kitap yazmış" diyenlere de cevabı hazır,
Anne, baba ve kız arkadaşının zorlu hastalıkları, küçük yaşlarda onlara destek olmak ve ilaç almak için nasıl çalıştığını çok da mütevazi ve kibar bir şekilde anlatıyor
 Keşke bu tür insanlardan daha fazla olsa,
"Ruhparçam" diyor ya kitabı Aşkın İstilası  YOL'da 
Kendiniz ile barışmanız için pratik egzersizler ile başlıyor kitap.
Bunu yaparken de fiziksel eksersizlerin yanında ruhsal egzersizler de var. 
Chi enerjisinin kullanımına kadar birçok kişisel gelişim metodunu  paylaşıyor 

İkinci kitabı DEM 'de ise diyor ki;
Aşk ve cesaret nadiren aynı göğüs kafesinde bulunur.
Kimine yük gelir kalbi... Haklıdır da. Ama bütün “mana” o yükte saklıdır. Aşkın hamalı olmak için çıkarsın “yol”una. Her attığın adımda hissedersin ruhunda. Kalbine bir müjde fısıldar rüzgâr.
Ruhparçam “Dem” zamanı geldi.
Yükümüz ağır, yolumuz uzun...
Ağlayan çocuklara anlatacak bir masalımız var...
Hazır mısın?


Sevgililer Gününde onu görmek, dinlemek harika oldu,
Mikrofon tuttu izleyenlere,
Ben de bir soru sordum
"Üniversite sınavına girecek oğluma söyleyeceğim en güzel motivasyon cümlesi nedir?" 
"Seni Seviyorum de ve sarıl"
Bundan güzel cevap düşünemiyorum,
Çok şükür ki bunu sık sık yapan bir anneyim....

13 Şubat 2017 Pazartesi

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ-ONCE UPON TİME

Once Upon a Time

Yabancı dizi izlemeyi severim internetten,
Birkaç bölüm birlikte izlemenin keyfi de başkadır, 6 sezon soluksuz Lost izlemiş biri olarak söylüyorum bunu :)  (22 Eylül 2004 – 23 Mayıs 2010 yayınlandı)
Son zamanlarda Kankim Lale'nin izlediğini söylediği diziye başladım ben de,
Çok sevdim her akşam 2 bölüm izliyorum zevkle öneririm size de,
Televizyonda her akşam bir dizi var tabi ama artık onlar dan çok sıkıldım,
Dönüp dolaşıp aynı olay çemberi bizim dizilerde,
Lost'u izleyince bizimkiler niye bu tarz diziler yapmaz diye düşünmüştüm,
Son zamanlarda izlediğim Erdal Beşikçioğl'nun 46 Yok Olan Dizisi çok farklıydı,
Ama onu da barındırmadılar!
Şu anda izlediğim Hayat Şarkısı var  oyuncuları  çok beğeniyorum,
Ancak hikaye çok saçma bir yerlere gidiyor ondan hoşlanmıyorum,
Topluma verilen bazı mesajlar yanlış bence ,
Bu konuya daha sonra döneceğim....
Biz gelelim "Evvel Zaman İçinde..." dizimizin konusuna;
Pamuk prenses, uyuyan güzel ve daha  birçok masal kahramanı var bu dizide. 
Küçük bir bebekken ailesi tarafından terk edilen ve kendisi de yıllar önce küçük oğlunu terk eden Emma’nın hayatı 28 yaşında, yıllar sonra ortaya çıkan ve 10 yaşında olan oğlunun onu bulması ile tamamen değişiyor.
Emma’nın oğlu olan Henry aslında bütün gerçekleri bilir ve bu gerçekleri Emma’ya anlatmaya çalışır. 
Henry annesine onun Pamuk Prenses ve Prensin kızları olduğunu, anne ve babasının onu cadının lanetinden ve kötülüğünden korumak amaçlı masallar diyarından göndermeleri gerektiğini anlatınca, Emma onun sorunlu bir çocuk olduğunu düşünüyor ve onu yaşadığı yere götürüyor.
Emma, oğlunun yaşadığı yer alan Storybrooke’ye gidince Henry’nin durumundan ötürü orada biraz daha kalmaya karar verir ve orada aslında masal kahramanı olup geçmişini hatırlamayan kişilerin var olduğundan kısa bir süre sonra haberdar olacaktır. Emma geçmişi adına büyük bir savaşa girer.
Bu yıl 6. sezonu yayınlanacak olan dizi  2011 yılında başlamış. 

10 Şubat 2017 Cuma

MEMLEKET KOKAN ÇORBA

“Ordu Yemekleri” Kitabı

 Ünye Ticaret ve Sanayi Odası’nın  katkıları ile yayınlandı 

Ordu’nun ilk yemek kitabı olma özelliğini taşıyan “Ordu Yemekleri” kitabının yazarı Aynur Zeren Tan ile, “Memleket Lezzetleriyle Aynı Sofrada” etkinliğinde Ankara’da bir araya geldik. Karadeniz Bölgesi’nin yöresel ürünleriyle yapılan lezzetli yemek tariflerinin yer aldığı kitabı annem için imzalattım ve sohbet etme imkânı buldum. 
Aynur Zeren Tan kimdir, nerede yaşar, neler yapar?
Aynur Zeren Tan tam bir Anadolu insanıdır. İstanbul doğumlu, anne baba Fatsa’lı, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yetişmiş. Ünye ve İstanbul’ da yaşar. Ordu ve çevresinde gezinir. Emekli Tarih öğretmeni ve kitap yazmaya çalışır.
Bir tarihçi, araştırmacı yazar olarak bir yemek kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?
Yöremiz ile ilgili “Sözlü Tarih” çalışmam bir çok kapı açtı. Bunlarla ilgili, araştırmalar için çok fazla büyük kütüphanelere gitmem gerekti, “ordu yemekleri konusunda bu kütüphanelerde hiç kitap olmadığını gördüm. Yöremizde de bir iki broşür niteliğinde. Yemek tarihini araştırdığınızda insanlık tarihinin ve kültürünün paydasını buluyorsunuz.
ORDU YEMEKLERİNİN ANAYASASI BU KİTAP
Ordu Yemekleri kitabını diğer yemek kitaplarından ayıran en önemli özellik nedir? Kitaptan ilk olarak denememizi önereceğiniz yemek hangisi olurdu?
Ordu Yemek Kitabı yöremizde en az yüzyıldır yapılan yemekleri, endemik bitkilerle yapılan yemekleri, unutulmuş yemekleri içeriyor ve bu kitabın tariflerinde asla suni malzeme yok. Doğal ve yörede yetişen malzemeler ve adeta Ordu Yemekleri’nin Anayasası yazılı.
Kitaptan denemeler kişilerin zevkine göre değişir. Kuzu etli karalahana sarması baş yemek, üzüm papası da “hem rengi hem kokusu hem de lezzeti ile tamamen yöreyi yansıtan hatta geçmişini de yansıtan, geleceğini de vaat eden bir tatlı.
 “PANCAR ÇORBASI” MEMLEKET KOKAR
“En güzel yemekler anne yemekleridir” sözünden hareketle kitabınızı annenize ithaf ettiniz. Peki annenizin en unutulmaz yemeği hangisiydi? Tarifini verebilir misiniz bize?
Bütün anneler gibi annem de tüm yemekleri çok güzel yapardı, özenli itinalı, babam da özenli itinalı masaya sunuma önem verirdi. Annem karalahana yani “pancar çorbası” yaptığı zaman “memleket çorbası” derdi, gurbet sancısının mehlemi gibi. Kelebek tatlısı (kopti) yaptığı zamanlar da hep mutlu zamanlardı, çok büyük bir keyifle sunardı ve bana hep mutlu anları hatırlatır. (tarifler kitapta mevcut)
Kelebek tatlısı benim de lise zamanlarımda Ünye’de annemlere yaptığım çok özel bir tatlıydı. Ünyeli olarak benim yemeklerimin baş aktörü “Karadeniz Tereyağı”. Sizce Karadeniz kadını yemek yaparken en çok hangi malzemeyi kullanıyor?
Tereyağı inanılmaz bir lezzet kaynağı. Karadeniz yemeklerinde her zaman var, en çok kullanılan malzemeler maydanoz ve karabiber diyebilirim. Bu arada Karadeniz, Ordu yöresi etnik grupların karameli ve yemek kültürü de karamelize olmuş durumda, bu nedenle Gürcü yemeklerinde kinzi (kişniş), ceviz, safran, karabiberi sayabilirim ki Hint, İran ve Osmanlı mutfakları yansımaları ile karşı karşıya geliriz.
Biber Tuzu
GÜRCÜ YEMEKLERİ “MALAHTO, MARAGYANİ, DİSPAPA, ZVENYANİ”
Karadenizlilerin yemek kültüründe olan ve şu anda tamamen unutulmuş yemekler de bu kitapta yer alıyor. Onlardan birkaç örnek verebilir misiniz?
Ordu yemekleri Kitabı tariflerinin hepsini kendim yazdım. Bizzat pişirip, bana ait kap kaçaklar kullandım, fotoğrafların hepsi de bana ait, her şeyin bana ait olduğunun kanıtı olması için, hem de el işi kültürümüzü bir nebze anmak için ki çok zengin. Annemin bana çeyiz olarak hazırladığı çoğu annemin el işlemesidir. El işlerini zeminde dekor olarak kullandım. Yemekleri nasıl tüketiyor isek öyle sunmaya çalıştım. Gastronomi de “sunum” çok önemli fakat bir malahtyu, bir gürcü kavurmasını, pancar çorbasını çok da farklı sunmak şansınız yok. Örneğin kendi kızım kitabın hazırlık aşamasında internetten fotoğraflar indirmemizi önerdi, fakat ben, biz nasıl tüketiyor isek öyle sunmayı uygun gördüm ilk etapta, sonra sonra daha yaratıcı farklı sunumlar olabilir, bunu da “yemek kültürü adına” böyle uygun gördüm.
Ünye’de sofralarda yemek çeşitliliğin arasında Gürcüce (Gürcü yemekleri) önemli bir yer tutuyor. Çok orijinal isimleri de olan bu yemeklerden bize biraz bahsedebilir misiniz?
Gürcü yemekleri hemen hemen aynı özelliklerini koruyarak tüm yörede ve diğer etnik gruplar arasında da uygulanır oldu. Sadece kinzi sevmeyenler için sorun olabilir bunun dışında herkesin severek tükettiği yemeklerdir. Gürcü yemeklerinde baş yemek “gürcü kavurması”dır ki soslu et yemeğidir çok emekli çok lezzetlidir. Malahto, Maragyani, Dispapa, Zvenyani gibi isimlerle anılan kinzi, ceviz, sarımsak ile tatlandırılan yemeklerdir.
Baş tacı edilen en özel yemek nedir? Düğünlerde yapılan en zahmetli yemek hangisi?
Gürcü kavurması, etli kara lahana sarması, keşkek.
VEDAT MİLOR “ÜZÜM PAPASI”NA BAYILDI
“Ordu Yemekleri” kitabı ile ilgili ne tür geri bildirimler aldınız?
Geri bildirimler umduğumdan çok daha iyi. Ben sadece bildiklerimi yazdım, bu yemekleri en iyi ben pişiririm gibi bir iddiam yok.
İlk fırsatta Ordu’ya Ünye’ye gelip bu tatları denemek isteyenlere nereyi önerirsiniz? Geldiklerinde bu özel yemekleri nerede yiyebilirler?
“Kabakdağı”na. ”Ordu Yemekleri” NTV de “Tadı Damağımda Kaldı” programında Vedat Milor beyefendi ile oldukça gündeme geldi. Kendisine sunulan yemekleri çok beğendi. Üzüm papasına bayıldı, “bir rayihası var” diyerek çok güzel özetledi beğenisini. Dolayısı ile yöre yemeklerimiz, doğal malzemeler, sebze ağırlıklı, fındık ve cevizle zenginleştirilmiş harika besleyici sağlıklı vücut dostu yemeklerdir. Türkiye de ve dünya da hak ettiği yere geleceğini umuyorum. Kitabımın İngilizcesi de var. Yani dünyaya da açılmaya hazırız.
Buram buram yemek kokan bu lezzetli röportaj için teşekkür ediyorum. Eklemek istediğiniz başka bir şeyler var mı?
Başta Ordu Yemekleri olmak üzere tüm yemekleri günümüze kadar taşıyan, katkıları ile daha da zenginleştirip hatta malzemelerini de yetiştirerek bin türlü emekle ortaya çıkartırken “övünmek” bile bilmeyen tüm geçmişte ki kültür taşıyıcısı kadınları minnetle anmak isterim.

7 Şubat 2017 Salı

ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK; 10 HASSAS NOKTA

Şurada ne kaldı 12 Marta ? Bir ay sonra dananın kuyruğu kopacak ! 
İlk öğretim, lise derken küçük çocuğunuz büyüdü ve Üniversite Sınavına girecek. Nasıl heyecan verici bir durum değil mi? İnanılmaz bir hızla geçen yıllar içinde gelişimine tanık olduğunuz çocuğunuz hayatının önemli bir kavşağında. 

Ana baba olarak bu dönemde dikkat edeceğin 10 hassas nokta :))

1. İyi bir okula/etüt merkezine kayıt ettireceksin,
2. Ailede huzurlu ve düzenli bir ortam hazırlayacaksın,
3. Her fırsatta "ders çalış, ders çalış" demeyeceksin,
4. "Ne var ne yok" dedikten sonra derslerle ilgili konuşmayacaksın,
5. Konuşmak yerine Onu dinleyeceksin,
6. Motive edebilecek  fotoğraf, müzik, dergi, kitap dersle alakasız her şeyi ona sunacaksın,
7. Güvende olduğunu hissettireceksin,
8. Tüm sevgini göstereceksin,
9. Beklentini yüksek tutmayacaksın,
10. "En önemli şey senin mutluluğun diyeceksin" strese sokmayacaksın 
Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) Tarihi, Saati ve Süresi : 12 Mart 2017 (Pazar), 10.00, 160 dakika 

Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) Başvuru Tarihleri : 4-17 Nisan 2017 (Ücret ödeme için son gün, 18 Nisan 2017)

LYS-4: Lisans Yerleştirme Sınavı-4 (Sosyal Bilimler) Tarihi, Saati ve Süresi : 10 Haziran 2017 (Cumartesi), 10.00, 135 dakika
LYS-1: Lisans Yerleştirme Sınavı-1 (Matematik) Tarihi, Saati ve Süresi : 11 Haziran 2017 (Pazar), 10.00, 135 dakika
 LYS-2: Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (Fen Bilimleri) Tarihi, Saati ve Süresi : 17 Haziran 2017 (Cumartesi), 10.00, 135 dakika LYS-5:
Lisans Yerleştirme Sınavı-5 (Yabancı Dil) Tarihi, Saati ve Süresi : 17 Haziran 2017 (Cumartesi), 14.30, 120 dakika
 LYS-3: Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (Edebiyat-Coğrafya) Tarihi, Saati ve Süresi : 18 Haziran 2017 (Pazar), 10.00, 120 dakika

Ücretler: YGS Sınav Ücreti : 60,00 TL LYS Sınav Ücretleri (Girmek istediğiniz her bir LYS için) : 40,00 TL (Farklı alanlarda puan türlerinin hesaplanabilmesi için, adayların 2017-LYS’lerin tamamında sınava girmeleri önerilmektedir.)


(Bilgileri ÖSYM sayfasından aldım)

2 Şubat 2017 Perşembe

ÇELINÇ-17 2017'DEN EN ÇOK İSTEDİĞİM

2017'DE OLMASINI ÇOK İSTEDİĞİN BİR ŞEY

Oğlum Ahmet Can'ın Üniversite sınavında istediği bir yeri kazanması...
Tek bir dilek hakkım varsa bunu diliyorum...

Eskiden çok eskiden ben çocukken 5. sınıfta Kolej sınavına girerdi çalışkan öğrenciler. Sınıf öğretmeni sınıftan gözüne kestirdiği başarılı olacağına inandığı çocuklara özel ihtimam gösterirdi son bir yıl onları sınava hazırlardı. Diğerler çocukların aklına ise hiç gelmezdi kolej sınavına girmek. Aileler de " neden benim çocuğumu hazırlamıyor sınava, o da sınavı kazanır belki kolejde okur" demezdi nedense. zeki olup olmadığı, koleje gidip gidemeyeceği bir çocuğun öğretmenin değerlendirmesine bağlıydı. O zamanlar ben Ünye'de Anafarta İlkokulu'na gidiyordum. Samsun'da vardı Kolej ve öğretmen tarafından seçilmiş sınavda da başarılı olmuş çocuklar gidiyordu. Pelin kazanmıştı bizim sınıfta Kolej Sınavı'nı. Onun adına sevinmiştim ama bizden ayrılıp Samsun'da okuyacak diye de üzülmüştüm. Eczacı Yusuf Amca'nın kızıydı Pelin. Mahalle arkadaşımdı aynı zamanda Pelin, iyi anlaşırdık. Songül, Pelin, ben okula birlikte giderdik teyzemlerin o güzel yokuşundan aşağı indiğimizde zaten meydandaki Anafarta İlkokuluna ulaşırdık. Çok yakındı evimiz okula. Teneffüslerde ise okulun arkasındaki Çataltepe Gazozundan içmek için babamın yanına koşardık. Okulun hemen önündeki Meydan Büfeden leblebi tozu alıp boğula boğula yerdik. Sınav stresimiz yoktu bizim, Pelin'de de yoktu hatırladığım kadarıyla.
Üniversite sınavına hazırlanmam ile başladı benim için sınav stresi. Biz daha şanslıydık. Hayatımız sınav değildi. Sokakta da oynadık, dizimiz de kanadı, gönlümüzce yaşadık çocukluğumuzu. Şimdi küçücük yaşta başlıyor sınav, ders, etkinlik oradan oraya koşturuyor çocuklar.
Allah yardımcıları olsun....