1 Ağustos 2017 Salı

UYUMADAN ÖNCE BİR MASAL DİNLEMEYE NE DERSİN?

HİKAYEMASAL sitesini uyumadan önce açıyorsunuz,
Gülden'in yazdığı masalları dinleyerek çocuğunuz uyuyor,
Bu masallar bazen de gerçek hayat hikayelerinden uyarlanıyor
Örneğin "Çataltepe Gazoz Fabrikası" masalında  benim çocukluğumun geçtiği Ünye, babamın yaptığı gazoz ve Mavi bir kız çocuğu var
Örneğin  "UYKU BALI" Murat'ın seslendirdiği bu masalda babaannesi yer alıyor,
Gülden çok özel ve şahane bir iş yapıyor,
Kendi özümüzden masallar anlatıyor,
Çocuklar da bu masallara bayılıyor,
Hala bu siteye uğramadıysanız ve masalları dinlemediyseniz hemen bir TIK'layın 

Merhaba çocuklar bugünkü masalımızın adı Çataltepe Gazoz Fabrikası. 

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde mavi gözlü olduğu için herkesin ona mavi dediği bir kız çocuğu varmış.

Mavi, Ünye'de yemyeşil çam ağaçlı bir sokakta, sevgi dolu komşularının ve akrabalarının yaşadığı samimi bir mahallede, balkonundan Karadeniz'in dalgalı denizinin göründüğü yokuşun başındaki evde yaşıyormuş. Yokuştan çıkmak herkese zor gelse de yokuştan inişe bayılan Mavi bu durumdan hiç şikayet etmiyormuş.

Mavi okula gitmeyi çok sevse de sabahları erken uyanmaktan hiç hoşlanmıyormuş. Annesinin uyandırma çabalarıyla suratı asık bir şekilde yataktan kalkıyormuş. Ama bu asık suratlı hali fazla uzun sürmüyormuş. Yüzünü yıkar yıkamaz kendine geliyormuş. Gülen yüzüyle kahvaltı masasına oturan Mavi yemeğini yedikten sonra kırmızı puantiyeli paltosunu ve kırmızı rugan ayakkabılarını giydiği gibi evden çıkıyormuş. Çıktığı gibi de yokuştan aşağı bırakıyormuş kendini.

Mavi yokuş aşağı koşmayı çok seviyormuş. Rüzgârın yüzüne çarpan serin nefesi ona kendisini sonsuz özgür hissettiriyormuş. Kim bilir kaç kere düşüp de dizini kanatmış yine de koşmaktan hiç vazgeçmemiş. Saçları kısa olduğu halde perçemi önüne gelmesin diye annesinin taktığı tokalar koşarken onu birçok düşüşten kurtarmış. Başlarda takmak istemediği bu tokaları Mavi artık seve seve takıyormuş.

Günlerden bir gün Mavi kendini yine yokuştan aşağı bırakmış. Rüzgâr öyle bir esmiş öyle bir esmiş ki kendini okul yerine okulun arkasındaki babasının gazoz fabrikasında bulmuş. Çataltepe Gazoz Fabrikası aslında küçük bir imalathaneymiş. Elle çalışan makinalarda hiç de kolay olmayan şartlarda gazoz üretiyorlarmış. Mavi okul yerine fabrikaya geldiğinde içerde farklı bir şeyler olduğunu hemen anlamış. “İyi ki de rüzgâr beni buraya getirdi” diye düşünmüş ve soluğu hemen babasının yanında almış. Babası maviyi görünce çok şaşırmış.

“Kızım senin okulda olman gerekmiyor mu? Ne işin var burada “demiş.

Mavi “yokuştan aşağı öyle bir kaptırmışım ki duramadım rüzgâr beni buraya getirdi” demiş.

Babası “madem rüzgâr seni buraya getirdi, o zaman ilk denemeyi sen hak ettin” demiş
ve muzlu gazozu maviye uzatmış. Mavi gazoza hiç hayır demezmiş. Sabah sabah da olsa hemen içmiş.

Babası “gazoz neli anlayabildin mi Mavi?” diye sormuş.  Mavi biraz zorlanmış ama babasının verdiği ipuçlarıyla gazozun muzlu olduğunu anlamış. Bugüne kadar klasik sade ve portakallı gazoz üreten Çataltepe Gazoz Fabrikası şimdi de muzlu gazoz üretmeye başlamış. Bakalım yeni muzlu gazoz beğenilecek miymiş?
                                                                                           
Mavi daha fazla gecikmemek için babasıyla vedalaşıp okula gitmiş. Ama ilk tenefüste arkadaşlarını da alıp tekrar fabrikaya gelmiş. Arkadaşlarının da muzlu gazozun tadına bakmalarını ve muzlu olduğunu anlayıp anlayamayacaklarını görmek istemiş. Karadeniz’in şirin ilçesi Ünye’de o zamanlar muzu pek bilen olmadığı için kimse gazozun muzlu olduğunu anlayamamış. Ve belki de anlayamadıklarından tadını beğenen de olmamış.

Mavi bu duruma biraz üzülse de ağabeyleri el arabasıyla muzlu gazozu ilçedeki herkese dağıtıp tattırtmışlar. Ama sonuç farklı olmamış. İlçede muzlu gazoz tutmamış. Muzlu gazozun serüveni bu yüzden çok uzun sürmemiş. Mavinin babası klasik sade ve portakallı gazoz üretmeye devam etmiş. Masalımız da burada bitmiş. Çataltepe Fabrikasındaki Gazozlardan biri Fahir’e biri Ahmet Can’a, biri Hayal’e, biri Ege’ye, biri İpeğe, biri Ece’ye, biri Ömer’e biri Muharrem’e gelsin. İyi uykular çocuklar.

2 yorum:

kadriye dedi ki...

Ben bilmiyordum bu siteyi. Öğrendiğim iyi oldu. Bu akşam Ezgiyle dinleyelim senin masalını:)

BirTatlıHuzur dedi ki...

Ne güzel ve isabetli bir düşünce. Dinlerken aklıma çocuklarıma anlattığım hayatımızdan masallar geldi. Sizin masalınız da çok hoş.