17 Mayıs 2017 Çarşamba

FOTOĞRAFÇILAR HORON'DA

Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü (TRAFOK) her yıl olduğu gibi  bu yıl da açtıkları Sergi ve oynadıkları  Horon ile kendilerinden söz ettirdiler
 Sergi Galeri Çankaya'da 16-26 Mayıs arasında siz sanatseverleri bekliyor


 Birbirinden muhteşem fotoğraflar sergiye gelenlerin beğenisini aldı

Temel eğitim grubu ve proje grubunda yer alan fotoğrafçılar sertifikalarını  Zeki Güven Hoca'nın elinden aldılar. 
Zeki Güven'in Trabzon Yöresi halk oyunu kıyafeti ile sergiye katılması ise sergiye renk kattı


















ANKARA GURME FESTİVALİ AĞIZDA LEZZETLİ BİR TAT BIRAKTI

Haftasonu Cer Modern'de Ankara Gurme Festivali'ndeydim,
Yaşamak için yemek yiyenlerden misiniz, yoksa yemek için yaşayanlardan mı? Eğer yemek yemek ve yeni tatlar keşfetmek sizin için bir tutkuysa bu festivale bayılacaksınız.
Aslında bilen bilir bazı yemekler sadece Ankara’da yenir. O yüzden gelin Ankara’da deniz yok, Ankara gri şehir gibi klişeleri bir kenara itelim ve Ankara’nın lezzetin de başkenti olduğunu hep birlikte hatırlayalım.  Sloganı ile davet edildiğimiz "GURME FESTİVAL"i Ankaralılar için lezzetli bir durak oldu.
Filiz Hanım Simit Dünyasının ev sahibesi,
Onunla tanışmak da harikaydı,
Ankara simidinin en doğru adresi burası
Zaten taş fırından çıkan simitlerinin lezzeti tartışılmaz,
Asuman ile de yeni projelere imza atacaklarını öğrenmek heyecanlandırdı beni,

 KARAMELİ CAFE Becerikli ve sevimli sahibi Elif bize Karameli Cafe'nin  doğal lezzetlerinden tattırdı.
Karameli Cafe aşağıdaki cümlelerle sizi karşıloyor;
 “Mutluluk burada el yapımı” sloganıyla başladığımız hikayemizde; sizleri, şehrin ve işin karmaşasından uzaklaşarak rahat bir nefes alabileceğiniz, ev sıcaklığını aratmayacak konseptimizde ağırlıyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan yemeklerimizin tadı damağınızda kalacak… 
MARLA CUP CAKE 'te mavi saçlı güzel genç kız kendi gibi rengarenk cup cakeleri ile bizi etkiledi,
Gurme Akademi'nin Nilay'ı ile çok eğlendik
Tencere Tv Asuman'ım zaten benim Amca Kızım kadar bana benziyor, bu benzerlik samimiyeti ve içinin güzelliği ile birleşince aramızdaki sevgi akışı da kaçınılmaz oluyor,
Asuman'ın "Ekşili Köfte Workshop'u ise çok beğenildi,
Bizler blogger ve insta arkadaşlar bir araya geldik, bol bol fotoğraf çektik, paylaşım yapıp, harika tatlar deneyimledik,
Nily, buralıolmayan festival komitesinde de yer almışlardı,
Onlarla festivali gezmek güzeldi,
sevdedays ve larceielblog ile de karşılaştık,
Gurme festivalinde tanıdık yüzler ve tatlar bulmak şahaneydi,

Dr Teco'nun lezzetli soğuk çayı ve minik kurabiyesi ile Nazlı'nın güleryüzü ve sohbeti ile soluklandım,
Mine'yi görmek de beni ayrıca mutlu etti,
Ekşi Mayalı Ekmek ondan sorulur 
Röportajımızı hala okumadıysanız bir TIK lütfen

9 Mayıs 2017 Salı

HEM GÜNEŞTEN KORUNUN HEM D VİTAMİNİ SENTEZLEYİN

48. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması 8-10 Mayıs'ta Ankara'da  Congresium'da Gerçekleştiriliyor


LİSE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI 

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı’nca düzenlenen yarışmaya liseliler, Biyoloji, Coğrafya, Değerler Eğitimi, Fizik, Kimya, Kodlama, Matematik, Psikoloji, Sosyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih ve Teknolojik Tasarım konularında katılıyorlar. 
Üniversite arkadaşım Aynur'un mesajı ile öğrendim bu yarışmayı. Kızı Ece Begüm Çakıcı Kocaeli'nde Özel Enka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıfta okuyor. Arkadaşı Berzah Çubukçuoğlu ve Kimya Öğretmenleri Tuba Aydemir Sönmez ile birlikte çalıştıkları projeleri ile İstanbul Asya Birincisi olarak Final yarışmasına katılmaya hak kazanmışlar.
Ben de bugün onları ziyaret ettim. Pırıl pırıl gençleri ve öğretmenlerini kutluyorum. 220 proje 8-10 Mayıs 2017 tarihleri arasında Ankara’daki Final Yarışması’nda sergileniyor. Final Yarışmasında ilgili jüriler tarafından yapılacak değerlendirmeler neticesinde her alanda öğrencilere ve öğretmenlerine para ödülü ve başarı belgeleri verilecek. Etkinlik 12 Mayıs 2017 tarihinde saat 10.00’da yapılacak olan ödül töreniyle son bulacak.

Ben de bugün onları ziyaret ettim. Pırıl pırıl gençleri 
ve öğretmenlerini kutluyorum. 220 proje 8-10 Mayıs 2017 tarihleri 
arasında Ankara’daki Final Yarışması’nda sergileniyor. 
Final Yarışmasında ilgili jüriler tarafından yapılacak 
değerlendirmeler neticesinde her alanda öğrencilere ve öğretmenlerine para ödülü ve 
başarı belgeleri verilecek. 
Etkinlik 12 Mayıs 2017 tarihinde saat 10.00’da
 yapılacak olan ödül töreniyle son bulacak.
gidip projeleri öğrencilerden dinlemenizi tavsiye ederim.
Ecelerin Projesinin adı;

"Hem Güneşten Korunun 

Hem D Vitamini Sentezleyin"

 Güneşten gelen 2 farklı ışın var. 

 UVB ve UVA

UVB ışını; D Vitaminini sentezliyor

UVA ışını; D vitamini sentezini bozuyor fazla alımı kanserojen etki gösteriyor

UVB'nin zararlı etkilerine maruz kalmadan güneş ışığından yararlanmak ve D vitamini sentezini gerçekleştirebilmek için farklı bitkisel yağlar kullanarak doğal bir güneş yağı elde etmişler.

Vücudun D vitamini sentezi için öğle saatlerinde güneş ışığına
 maruz kalması gerekmektedir. D vitamini ultraviyole ışınlarından
 UVB'nin yeterli miktarda alınmasıyla mümkündür. 

Bronzlaşma isteğinden dolayı piyasadaki güneş kremlerinin
 çoğu UVB'yı,
kısmen   UVA'yı  filtre edecek şekilde hazırlanmıştır.
Sağlığımız için ve D vitaminini daha fazla alabilmek için;
UVA geçirgenliği en az,
UVB geçirgenliği yüksek güneş yağı kullanmalıyız.


video

 D vitamininden en fazla yararlanmak istiyorsak
 11:30 ve 14:00 arası güneşlenmeliyiz!

5 Mayıs 2017 Cuma

HIDIRELLEZ


Allah herkesin gönlünün muradını versin,
Üniversite sınavına gireceklerin,
İş bekleyenlerin
Çocuk isteyenlerin,
Ev hayali kuranların,
Sağlık isteyenlerin,
Hayalinin prensini prensesini bekleyenlerin,
Dileklerinin kabul olmasını tüm kalbimle diliyorum.
Siz yine de gül dalına dileklerinizi bağlamayı unutmayın ama en iyisi DUA tabi, Allahtan dileme...
Bu ritüeller de işin esprisi değil mi ama!!



2 Mayıs 2017 Salı

EKMEK HAKKINDA BİLİNMEYEN GERÇEKLER

MineATAMAN Bread markasını kuran Mine ATAMAN’a “ekmek profesörü” desem yeridir. Özgeçmişini okuduğumda bu çok yönlü eğitimli kadını nasıl tanımlayacağımı bilemedim. “Gerçek bir ekmek zanaatkarı” “amatör arkeolog” “profesyonel yelkenci” “ekmek idealisti bir marka danışmanı” “iktisatçı” “postmodern bir  fırıncı”  bunlar Mine’yi anlatan sıfatlardan birkaçı. Onu sizlere de tanıtmak istedim. Ekmek sever biri olarak kanım kaynadı Ona ve merak ettiklerimi sordum.

Çocukluğuma dönüp baktığımda, sabahları okula giderken fırından yayılan mis gibi sıcak ekmek kokusunun beni çok mutlu ettiğini ve ekmeğin içine tuzlu Karadeniz (Ünye) tereyağı sürüp yemeyi hayal ettiğimi hatırlıyorum. Son zamanlarda her kafadan bir ses çıkıyor; “ekmek yemeyin” “hele de beyaz ekmek zinhar yasak” “tam buğday unlu ekmeği de bir dilimden fazla yemeyin” “yok efendim ekmekler GDO’lu” ne yapacağımızı şaşırdık. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz, ekmeği temize çıkarabilecek misiniz? 

"BUĞDAYIN KROMOZOM SAYISI İLE OYNANDI"  DEMEK BÜYÜK BİR YALAN


İsterseniz baştan başlayalım. Öncelikle tereyağı çoktan aklanmış olduğuna göre ister beyaz isterse tam buğday unundan yapılmış, bulabiliyorsanız siyez buğdayından yapılmış bir dilim ekmeğe taze tereyağını sürüp ister kahvaltıda ister öğleden sonra atıştırmalığında keyifle dostlarınızla paylaşıp hayalinizi de gerçekleştirin. İçiniz rahat etsin mi sorusuna gelince dilerseniz bu konuya bilimsel bir açıklama getirelim.
Şimdi konumuza dönebiliriz. Ekmekler GDO’lu diyenlerin büyük bir bölümü konunun uzmanı olmayan popüler tıp doktorları ya da konudan faydalanmak isteyen işgüzarlar. Peki buğdayda GDO var mı? Hayır yok dünyanın hiçbir yerinde GDO’lu buğday, üretimde kesinlikle yok. Söz konusu iddialarda bulunanların tezine göre güya 1950’li yıllarda buğdayın genetiğiyle oynandı. Halbuki biliyoruz ki gen transferi o dönemde henüz kullanılabilir bir teknoloji değildir. Bu teknoloji son 20 yıldır etkin olarak kullanılabiliyor. Diğer taraftan konunun uzmanı olmayanların iddia ettiği üzere buğdayın kromozom sayısı ile oynandı konusu da büyük bir yalan olup konuyu şu şekilde açıklayabiliriz. Dünyadaki tüm kültürel buğday türlerinin atası olan bir çok tür Verimli Hilal bölgesinde Diyarbakır – Karacadağ’da bulunmaktadır. Bu buğday türünün kromozom sayısı 14’tür. Dünyada onbinlerce yıldır 14 kromozomlu, 28 kromozomlu ve 42  kromozomlu buğday türleri mevcuttur. Hatta Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında Atatürk tarafından kurulan bir ekip ülkemizde yetişen buğday türlerinin envanterini çıkarmış olup onların kromozom sayıları da bundan yüzyıl önce kayıt altına alınmıştır. Yani sözkonusu kişilerin iddia ettiği gibi buğdayın genetiği ile oynandı ve kromozom sayısı değiştirildiği  tezi tamamen yalan bir bilgidir. Konu ile ilgili merak edenler için Dr. Turgay SANA’nın yazdığı makaleyi okumalarını tavsiye ederim.

Diğer sorunuza gelince konu çok ciddi bir mesele olup doğru şekilde konuşulması gerekir yıllardır bu konuda uğraş veriyoruz. Konunun uzmanı olmayanların konu hakkında yorum yapmamalarının önüne geçilemiyor. Bu anlamda sizin gibi toplumu yönlendiren kişilere çok iş düşüyor. Onlarla doğru bilgileri paylaşmamız gerekiyor. Buğday kitabı çıkaranlar önsözlerinde GDO’lu buğdaydan bahsediyor, ekşi maya kitabı yazanlar ekmek tariflerinde endüstriyel maya kullanıyor bunlar Türkiye’de sağlıklı ekmeğin önündeki çok ciddi engellerdir. Bu anlamda halkımızın da bir an önce doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir.  Peki sağlıklı ekmek nedir. SAĞLIKLI EKMEK ; Kaliteli  Buğday, Doğru Un  Öğütme, Ekşi Maya İle Doğru Hamur Yapmak, Kişiye Göre Ekmek Seçimi...... Sağlıklı gelecek için sağlıklı beslenme, sağlıklı beslenme için sağlıklı ekmek…… 
(Daha Ayrıntılı Bilgiye buradan ulaşabilirsiniz TIK)

MAYASINDA AŞK VAR

Ekşi Mayalı ekmek alanında kendi markanızı oluşturdunuz, birçok markaya da danışmanlık veriyorsunuz üniversitelerde derslere katılıyorsunuz. Sizdeki bu ekmek sevdası nasıl başladı? 
Ekmek parası dersek yanlış olmaz sanırım. 10 yıl boyunca sektörün lideri olan bir unlu mamüller markasının Genel Müdür Yardımcılığını yaptım. Tüm bu süre boyunca 400 ekmek ustası ile günde 400 bin adet ekmeği lezzet severlerle buluşturdum. Bu sırada ekmeğin hayatımızda ve beslenmemizde ne denli önemli olduğunu gördüm. Diğer taraftan üniversite de arkeoloji eğitimi aldığım zamanlardan elimde çok güzel bilgiler vardı. Anadolu’nun buğday ve ekmek kültürü konusunda ne denli zengin bir geçmişe sahip olduğunu bildiğimden 1 yıl önce istifa edip  bu konuda bir marka oluşturmaya karar verdim. Ekmek benim için hem geçmiş hem gelecek. En büyük tutkum. Dünyanın hiçbir yerinde 10 bin yıllık bir ekmek dilimi bulamazsınız. Anadolu bu anlamda eşsiz bir mirasa sahip amacım bu zenginliği gelecekle ve dünya ile  buluşturmak. Diğer taraftan Türkiye’de sağlıklı ekmek konusunda farkındalık yaratılması için de sürekli çalışmalar yürütmekteyiz.
Canlı bir organizma olan Ekşi Maya  kullanarak ekmek yapmanın birçok faydası olduğunu söylüyorsunuz. Buğdaydaki glütenin  doğru biçimde mayalandığında insan tüketimine  daha uygun hale geleceğini söylüyorsunuz. Evde kendi ekmeğini yapmak isteyenlere ekşi maya hakkında neler söylemek istersiniz?
Bu sorunun cevabının bir kısmını sanırım verdik. Ekşi mayayı evde yapıp bu yöntemle ekmek yapacaklara söyleyeceğim. Sabırlı olmaları. Ekşi maya benim deyimimle ‘’insanın huzur ve sabır koçudur’’ sadece sağlıklı ekmek yemek için değil aynı zamanda kendi ekmek hikayenizi,  oluşturmak biraz dinlenmek için muhteşem bir yöntem. Ekşi maya insanın yaşamdaki tüm yaratımlarını bir dilime aktarabileceği  özel bir deneyimdir. Ama dikkatli olmakta fayda var çünkü kontrolsüz ekşi maya içerisinde istenmeyen organizmaların da üremesine sebebiyet verebilir.  Bu anlamda biz uzun zamandır ‘’Mayasında Aşk Var’’ projemizle şirketlerde kişisel gelişim ve motivasyon konulu çalışmalar yürütüyoruz.

SAĞLIKLI GELECEK İÇİN SAĞLIKLI BESLENME, SAĞLIKLI BESLENME İÇİN SAĞLIKLI EKMEK


Sizden öğrendiğime göre; tam buğday, tam çavdar, tam yulaf ya da tam arpa unları kullandığımızda bir buğday tanesinde olan bütün faydalı vitamin ve mineralleri  ekmeğe aktarmış oluyoruz.  B  ve E vitaminleri, doymamış yağlar, karbonhidratlar, proteinler, lifler, antioksidan, magnezyum, bakır, çinko, bitkisel besinler gibi tüm vitamin ve mineraller ekmeğe dâhil oluyor. Bu kalitedeki sağlıklı bir ekmeğe nasıl ulaşabiliriz?

Çok güzel bir konuya değindiniz. Şu anda yeni bir farkındalık kampanyasına başlıyoruz. ‘’Sağlıklı ekmeği nasıl tanırız’’  Çok kısaca ekmeğin içine bakın nemli mi, ekmeği koklayın gerçek buğday kokusu var mı, zengin gözenek yapısı var mı, kalın kabuk mu? Gibi konular çok önemli maalesef günümüzde sağlıklı ekmeği halkımız tanımıyor. Ekşi mayalı ekmek diye satılanlar aslında endüstriyel maya ile yapılıyor. Ya da tam tahıl ekmeği diye satılan ekmekler aslında beyaz una bir avuç çavdar veya tam buğday unu katılarak elde edilmiş ekmekler. Bu anlamda farkındalığımız ne kadar artarsa doğru ekmeğe de o denli ulaşabileceğiz. Şu anda söyleyebileceğimiz en iyi şey bu yolda çok önemli gelişmelerin olduğu ve güvendiğiniz fırıncınızdan ekmek almanız gerektiği.
Sağlıklı ekmek tüketmek için ailede anneye önemli bir iş düşüyor o zaman. Çocuğun damak zevkinin  04- 07 yaş arasında oluştuğunu düşünürsek, sofrayı kuran annenin, sofradaki alışkanlıkların oluşmasını sağladığı fikrinden yola çıkarak verdiğiniz anne eğitimlerinden bahsedebilir misiniz?

Röportajımızın başında da söylediğimiz gibi bu konuda şu anda hem Milli Eğitim Bakanlığı ile hem de özel okul ve kreşler ile çok yoğun ‘’anne çocuk sağlıklı damak zevki’’ deyimini yapıyoruz. Programa katılmış çocuk ve ebeveynlerde  sağlıklı ekmek konusunda çok iyi sonuçlar alıyoruz. Amacımız tüm Türkiye’de programı uygulamak.

“10 BİN YILDIR SOFRALARIN BAŞTACIYIM”

Mitolojik ekmek hikayeleri, ekmek workshop, ekmek üstü lezzetler gibi bir çok içeriği yaratmışsınız ve uyguluyorsunuz. Planlarınız arasında bir de uluslararası bir ekmek sempozyumu var. Dünya çapında organizasyonlar, tanıtımlar yapıyorsunuz. Yaptığınız işle ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Aynı zamanda Türkiye Futurist derneğinin de üyesiyim. Her yıl bir manifesto yayınlanır. Geleceğin meslekleri konusunda şöyle deniyor bu yıl. ‘’Sen üret, bilgilerini paylaş, inovatif ol’’ dünya bunu mutlaka görür ve sana geri döner. Sanırım benim durumum buna çok uyuyor ben yeni bir proje ve içerik yarattıkça bir kongreden, markadan ve kamu kurumundan davet alıyorum. Konuşmacı olmak için ya da farklı konularda işbirliği yapmam için. Bu anlamda Mineatamanbread markasının inovatif olmasının büyük bir payı var.
Hazırladığınız “10 Bin Yıldır Sofraların Baştacıyım” kitabınız ne zaman yayınlanacak? Neler var bu kitabın içerisinde. Bize evde yapabileceğimiz bir ekmek tarifi verebilir misiniz?
Bu kitapta insanoğluna   geleceğini hediye eden ‘’buğday ve ekmek’’ ile ilgili mitolojik hikayeler, efsaneler ve çok farklı hikayeler yer alıyor. Roman tadında bir kitap. Ekmeğe dair ne varsa bu kitapta bulabilirsiniz. Çok yakında kitapçılarda olacak.

Önce ekşi maya tarifi verelim.

    Gün 100 gr. Un 100 gr. Yoğurdun yeşil suyunu tahta kaşıkla karıştır. 2. Gün aynı saatte 20 gr. Un 20 gr. Su ekle ve yeniden karıştır. 3. Gün aynı işlemi aynı saatte tekrarla. Muhtemelen 4. Gün sonunda mayanız hazır hale gelmiş olacaktır. 4. Günün akşamı mayanız 200 gr. Olmuş olacaktı bu karışıma 200 gr. Un ve 100 gr. Su ekle ve karıştır. Sabah olduğunda 1k una 550 gr. Su ekle 5  dakika yoğurun. 5. Dakikada dün akşamdan elde ettiğiniz 400 gr.lık karışımı hamura ekleyin. 10 dakika daha yoğurun. Sonra 17 gr. Tuzu 100 gr. Su ile hamura yedirin.  5. Dakika daha yoğurun. Bundan sonra her 1 saatte hamurunuzu yeniden katlayın toplamda 5 sefer bu işlemi yaptıktan sonra fırında pişireceğiniz kabın içine yerleştirin ve üstünü kapatarak + 4 derece buzdolabında 12 saat bekletin. 12 saat sonra buzdolabından çıkarın 1 saat oda sıcaklığında bekletin hamurunuz kabardığında 230 derecelik fırında 40 dakika pişirin. Püf noktaları suyun ılık olmasına dikkat et. Ve pratik olması için işlemleri akşam 8 gibi yap ki takibi kolay olsun. Fırına hamuru attığınızda bir miktar buzu fırına at ve buhar yap. Ve şimdi de keyifle afiyetle sofranda ekmeğe kocaman bir yer aç çünkü senin ekmeğin senin hikayen afiyet olsun…..

Çok keyifli bir söyleşi idi. Konuya  göstermiş olduğunuz hassasiyet için çok teşekkür ederim. Lezzetle ve keyifle kalın. 

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++

Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.


UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.


Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.