21 Ekim 2016 Cuma

SERENAY SARIKAYA VE NEJAT İŞLER BİRLİKTE

"İkimizin Yerine" bugün vizyona girdi. Dumanı üzerinde filme 15 yaş  sınırı getirilmiş.
Seranay Sarıkaya 18 yaşında, edebiyat öğretmenine aşık  "Çiçek"'i canlandırıyor. "Doğan", Nejat İşler ise 40 yaşlarında bir öğretmen. Hangi genç kız yakışıklı öğretmenine aşık olmamıştır ki? 
Küçük bir kasabada yaşayor Çiçek annesi ile ilişkisindeki gerilim, aile ortamının kasveti filmde çok güzel verilmiş. Zerrin Çetindor her zamanki gibi çok başarılı Çiçeğin annesi rolünde.  Çiçeğin o genç kız heyecanları, cesareti ve hareketlerinin naifliğini çok güzel yansıtmış Serenay.
Ozgur Emre Yildirim canlandirdigi Bufeci Kudret karakteri öyle sahici ki, kasabanın bıçkın delikanlısini şahane oynuyor
Filmin sonunu tahmin etmek çok güç. Tesadüf, kader nasıl adlandıracağımı bilemediğim bir döngüsü var filmin. 
Yok artık dedirtiyor sonlara doğru. ..
Sevdim mi? 
Evet....
Serenay Sarıkaya'yı  ve Nejat İşleri  birlikte izlemek keyifliydi.
Nejat İşler'in "Aliye" zamanlarındaki çekiciliği pek kalmamış olsa da, aşk dolu "Çiçek" demesi ve romantik sahnelerdeki performansı iyiydi. 
Ancak orta yaşlardaki  öğretmenin genç bir  kıza ümit vermesini biraz rahatsız edici bulmuş olabilirim (bir anne olarak) 
Serenay Sarıkaya ise,çok güzel bir kadın. Beyaz Perde onu sevmiş. İzlemekten keyif alıyor insan. Oyunculuğu da "Med-Cezir"den beri çok gelişmiş diyebilirim rahatlıkla. İlk sahneden film sonuna kadar parlıyor 
Filmde O olmasa izlemedim diyebilirim
Hoş vakit geçirmek için izleyebileceğiniz bir film.

18 Ekim 2016 Salı

ET SOTE TARİFİ

 Yumuşacık, ağızda dağılan dana etinin sebze ve baharatlar ile bir araya geldiği et sote tarifi, kuşbaşı et yemekleri arasında özel bir yere sahiptir.
Günlük protein ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamanıza yardımcı olan kırmızı et ile hazırlanan bu yemeği, pilav ve salata eşliğinde servis ederek sağlıklı ve doyurucu bir menü oluşturabilirsiniz.
MALZEMELER
Yarım kilogram yağsız dana kuşbaşı
4 çorba kaşığı sıvı yağ
1 kuru soğan
2 domates
3 yeşil biber
1 tatlı kaşığı salça
Yarım tatlı kaşığı biber salçası
1 bardak su (sıcak)
1 tatlı kaşığı kekik
Arzu edilen miktarda tuz, karabiber

HAZIRLANIŞI
1. 1 adet kuru soğanı yemeklik olarak küp küp doğrayın. 2 adet domatesin de kabuklarını soyup soğanla aynı boyutlarda yine küp küp hale getirin. 3 yeşil biberi ise ortadan bölüp çekirdeklerini çıkartın. Dilediğiniz boyutlarda kesin.
2. Daha yumuşak ve ağızda dağılan bir et sote için kuşbaşı etleri yıkamayın. Bir süzgeç içerisinde bir müddet bekletip kanının akmasını sağlayın. Ardından kağıt havlu ile fazla kanı iyice temizleyin.
3. 4 çorba kaşığı sıvı yağı, etin daha iyi pişeceği döküm tavada kızdırın. Kızan yağın içerisine kuşbaşı etleri atın.
4. Ocağın altını iyice açıp eti yüksek ateşte mühürleyin. Yüksek ısıda, döküm bir tavada, karıştırmadan pişirmek; yani mühürlemek, etin besin değerlerini koruyarak ve kurumadan pişmesini sağlar.
5. Etlerin rengi değişip kahverengi bir hal almaya başladığında karıştırarak yüksek ateşte pişirmeye devam edin.
6. Pişen etlerin üzerine küp küp doğradığınız soğanları ilave edin. Soğanlar yumuşayıp pembeleşince domates ve biberi de tavanın içerisine katın.
7. Yarım tatlı kaşığı biber salçası ve 1 tatlı kaşığı salçayı, 1 bardak sıcak su ile yumuşatıp sıvılaştırın. Sulandırılmış bu salça karışımını etin bulunduğu tavaya yavaş yavaş dökün. Ardından, tavanın üzerini bir kapak ile kapatıp kendi kendine pişmeye bırakın.
8. Etler salçalı su ile bütünleşip iyice piştiğinde son olarak 1 tatlı kaşığı kekik ve arzu edilen miktarda tuz ve karabiberi de ilave edin. Baharatların et ile iyice buluşması için yemeği bir iki kez karıştırın. Yaklaşık 5 ila 10 dakika kadar daha pişirip ocaktan alın. Pilav ve salata gibi besleyici yan yemekler ile sıcak sıcak servis edin.
Afiyet olsun.
Et sote tarifi gibi birbirinden lezzetli Knorr tariflerine ve sofralarınızı güzelleştirecek pek çok bilgiye ulaşmak için Yemek Tarifleri sayfasına mutlaka göz atın.

14 Ekim 2016 Cuma

DOĞUMGÜNÜ HAFTASININ AÇILIŞINI YAPIYORUM !

Bizde sülalece gelenektir Doğumgünü kutlamaları,
Hiç aksatmadan gerçekleştirilir,
Bebeklikten itibaren tam 47 yıldır dile kolay mum üflüyorum :)))
Bana hayatta değip geçen tüm arkadaşlarımın doğumgününü  unutmamaya, onlara sürpriz yapmaya da ayrıca bayılıyorum,
İnsanın doğduğu gün en özel gün olmalı değil mi ama,
Bu en güzel günde özel hissetmesi, mutlu olması da en doğal hakkı bence,
Küçük sürprizler yapmak, kocaman sarılmak en güzel hediye,
Allah sağlıklı, dostlarla dolu, huzurlu yaşlar getirsin bizlere,
Sağlıklı yaşamanın bir lütuf olduğunu bilmenin bilincini hiç kaybetmeyelim inşallah,
Çok şükür olsun Yaradana ağzımızın tadı hiç bozulmasın (AMİN)
İYİ Kİ DOĞMUŞUM!!!
 
14 Ekim Bugün Benim Doğumgünüm :)

10 Ekim 2016 Pazartesi

OTTOLOYO! (MERHABA!)

ÇOCUKLAR VE ÇOCUK KALANLAR İÇİN

Esra Aylin Akalın ve Mine Topal’ın birlikte yazdığı kitap “Ottoloyo! Truva Atı Doludizgin” kitapçı raflarında yerini aldı. Kitabın çocuk kitabı olduğuna bakmayın, ben de bir solukta büyük bir ilgiyle okudum. İpucu oyununa, uzaylılara, maceradan maceraya koşmaya hangi çocuk ilgi duymaz?

Ottoloyo’da, kahramanlarımız sakin başlayan bir yaz tatilinden gizem dolu bir maceraya atılıyorlar. OttoDON gezegeninden Dünya’ya, 4 çocuğun (Ela, Ayça, Selim ve Sinan) Heybeliada’daki ağaç evine ışınlanan 4 Otto (Teknotto, Tırsotto, Sakarotto ve Profotto) , çocuklarla güçlerini birleştirip ipuçlarını takip ederek gezegenlerinin kayıp lideri UluOtto’yu arıyorlar. Bu heyecanlı, eğlenceli ve gizemli macera sırasında ipuçlarının onları götürdüğü ülkemizin tarihi ve turistik noktalarını farkına varmadan tanımış oluyorlar.
 DÜNYADA GÖRMEK İSTEDİĞİN DEĞİŞİMİN KENDİSİ OL!

Bu kitabın iki yazarı var sizleri tanıyabilir miyiz? Çocuk kitabı fikri nasıl ortaya çıktı?
Esra: Biz on yılı aşkın bir süre özel sektörde pazarlama departmanında sorumlu olduğumuz markalar için kafa yormuş, bu markalar için yazmış, çizmiş, bütçeler yapmış, kampanyalar düzenlemiş kendini emekliye ayırmış kurumsal hayat çalışanlarıyız. Mine ile de yollarımız bu şirketlerden birinde kesişmişti. Kurumsal hayat sonrasında ben ikinci çocuğumun doğumuyla yakın döneme kadar bir anaokulu işlettim. Mine’nin ise eşinin işi dolayısıyla yurtdışında yaşadığı bir dönem oldu. Bir baktık durmadan yazıyoruz, bunu pofesyonel olarak yapalım dedik.  Birlikte kurduğumuz Okus Pokus Freelance Metin Yazarlığı şirketinde bir zamanlar bizim oturduğumuz masalardakilere hizmet veriyoruz.

Mine: Kitap fikrine  gelince… İkimizin de 9-12 yaşlarında 2’şer çocuğu var. Yurtdışındayken, Esra’ya çocukların kendi tarihlerini ve milli değerlerini öğrenmesi için sunulan olanakların, onların diliyle anlatılan cazip kaynakların varlığını görüp, bunların neden ülkemizde olmadığına hayıflanıyordum . Gandhi'nin 'Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol!' sözünden aldığımız cesaretle, keyifli bir Türkiye serisi yazmaya karar verdik.  

OttoDON gezegeninde yaşayan 4 Otto’nun, İstanbul’da yaşayan ve yaz tatilleri için Heybeliada’ya gelen 2 erkek ve 2 kız kardeşin ağaç evlerine ışınlanması ile başlayan ilgi çekici maceraları devam edecek. Serinin bu ilk kitabı Marmara Bölgesinde geçiyor. Sırada hangi bölgemiz var?
Esra: Sırada sizin memleket var! Karadeniz. İkinci kitabın da çoğu bitti. İlk kitap biraz hazmedilsin, hemen devreye alma düşüncesindeyiz.
Mine: Aslında, bölge sıralaması, o kitaplarda geçecek ana hikaye hepsi hazır. Biraz boşlukları doldurmaya ve noktaları birleştirmeye kaldı iş.
 
 DOĞRU İNSAN OLMAYLA İLGİLİ İPUÇLARI

Bizim Kafadarlar ve Ottolar ile Uluotto’yu bulmak için ipuçlarının peşinde gittikleri Bursa, Çanakkale ve Edirne’nin tarihini ve kültürel değerlerini  de öğreniyorlar. Çocuklarımızın bu kitap sayesinde eğlenceli bir şekilde ülkemizi öğrenmelerini mi amaçladınız?

Mine: Evet. Ama bunu yaparken de bilgi bombardımanına tutmak istemedik. Öyle olduğunda çok yapay oluyor. Doğal olarak diyalog içerisinde geçirmeye çalıştık, eğer çocuğun ilgisini çekerse zaten daha derinlemesine araştıracaktır.
Esra: Aslında kitapla yola çıkarken, hayallerimiz büyüktü. Sadece kitapla sınırlı kalmasın, yeni nesle hitap eden, onların dilini konuşan ve çaktırmadan da öğreten teknolojik ürünler de olsun istiyorduk. Örneğin bir aplikasyon. Elbette bu hayaller de rafa kalkmadı!
                              
YAZARLAR ANNE OLUNCA

Tarihin, sosyal bilgilerin, coğrafyanın ders olarak değil de bir macera kitabıyla öğrenilmesi konusunda kitabı okuyan çocuklardan nasıl geri dönüşler aldınız?
Mine: Kitap çok yeni. Dolayısıyla yeni yeni okuyucular görüş bildiriyorlar. Ama baskı öncesi okuyanlardan bizi teşvik eden, daha önce bilmedikleri şeyleri öğrendiklerine ilişkin birçok olumlu görüş aldık. Tarih ya da coğrafya değil ama, doğru insan olmakla ilgili de ipuçları vermeye çalışıyoruz tabii. Komik bir anımızı paylaşmak isterim. Kitap taslak halindeyken ilk okuyanlardan biri de eşimdi. Bitirince ilk yorumu: kitabı iki annenin yazdığı belli. Hiçbir öğünü atlamamışsınız.”  dedi. Biz tabii Türk kültürü anneleri olarak “aman çocuklar yesin, dengeli beslensin” kafa yapısında  çocukları habire yedirmişiz! Üstelik proteini, vitamini, karbonhidratı son derece sağlıklı şeyler yedirmişiz. Sonra birçoğunu sildik tabi.

Esra: Bir de, Mine yazdıkça kendi çocuklarına okudu. Ben hiç okumamıştım. Şimdi kitabı ilk defa okuyorlar. Geçen gün nasıl bulduğunu sordum büyük kızıma, Düşündüğümden iyi. Ben doğrusu bu kadar beklemiyordum” dedi. Ergen olduğu düşünülürse, sanırım iyi bir şey dedi.
 ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK HAYALLERİMİZ VAR

Kahramanlarımız Ottoların gelişmiş teknolojileriyle ışınlanabiliyorlar, görünmez olabiliyorlar ve bir insanın yapamayacağı daha birçok şey yapabiliyorlar. Çözdükleri her ipucu ile başka bir şehre ışınlanırken yeni bir maceraya atılıyor. Çocuklara tüm bu ilgi çekici hikayenin yanısıra bir de tarihin keyifli yanını keşfetmeyi vaat ediyorsunuz. Sizlerin çocuklar için kurduğu başka hayalleri var mı?


Mine: Olmaz mı? Dediğimiz gibi büyük hayallerle çıktık yola. Aslında her kitabın içinde o yörenin enstrümanlarıyla çalınmış, o yöreden ezgiler olsun istedik. Örneğin Karadeniz için tulum ya da kemençeyle çalınan Otto şarkıları… Şimdilik olamadı, ama neden olmasın. Her şey hayalle başlıyor. OttoDONlarla alakalı birçok projemiz var. Adım adım hepsi gerçekleşecek umarız.
Esra ile tanışmamız İMZA:BEN ile olmuştu

5 Ekim 2016 Çarşamba

KAHVALTI SOFRASI - PAZAR BRUNCHI

Misafiri çok severiz ailece ,
Süslü allengirli masalara bayılırım,
Çok özeniriz ve  Mahocumla birlikte mutfağa gireriz,
Brunch olunca ismi kahvaltının öğleye kadar devam ediyor biliyorsunuz,
O nedenle de daha kuvvetli bir şeyler hazırlama ihtiyacı duyuyoruz tabi ki,
Kahvaltı Menüsünde neler mi vardı?
Patlıcanlı Börek
Sigara Böreği
Kırmızı köz biber sarması (içi peynir dolgulu)
Kuru domates salatası,
Mantar süslü haşlanmış yumurta,
Mangalda Mantar dolması ,
Izgara sucuk,
Menemen,
Elmalı Pay,
Mangalda ananas tatlısı,
Kahvaltılıklar
Bal ve kaymak olmazsa olmazımız (Maho'nun en favori kahvaltılığı)
Ev yapımı limonata
MANTAR DOLMASI
4 çorba kaşığı tereyağ
Yarım demet maydanoz
10 tane iri mantar
2 su bardağı kaşar peyniri
1 fincan süt
Limon
1-2 dilim tost ekmeği
Tuz, karabiber
1 havuç

Hazırlanışı:
Mantarları yıkayıp bir bezle kurulayın.
Sap kısmını mantarların şeklini bozmadan elinizle yada bıçakla çıkartın.
İçi çıkarılmış mantarları dizin.
Üzerlerine tuz karabiber serpin.
2 kaşık tereyağı eritin.
İçine yarım limon koyup karıştırın.
Fırçayla eritilmiş yağı mantarların içine ve üstüne sürün.
Mantarları mangala dizin ve hafif diri kalacak şekilde pişirin.
Mantarlar pişerken sütle ıslatılmış tost ekmeğini, karabiber, tuz, rendelenmiş kaşar peynirini, havucu karıştırın.
Mantarları mangaldan alın.
Harcı mantarların içine doldurun.
Kalan erimiş yağı mantarların üzerine dökün.
200 derece mangalda pişirin.
Sıcak servis yapın.
Servis tabağını maydanozla süsleyebilirsiniz.
 Kuru Domates Salatası
Kuru domatesin üzerine kaynar su döküp 10-15 dk bekletiyoruz
5-6 ceviz iri parçalar halinde ekliyoruz,
sarımsak, zeytinyağ ve elma sirkesi koyup karıştırıyoruz,
Aman fazla tuz eklemeyin domates zaten tuzlu oluyor


 Patlıcanlı Börek
5-6 patlıcanı şerit şerit kabuklarını soyuyoruz,
Dörde böldüğümüz patlıcanı küp küp doğruyoruz,
Yarım saat tuzlu suda acısı çıksın diye bekliyoruz,
2 soğanı piyazlık doğrayıp yağda kavuruyoruz,
Üzerine süzdüğümüz patlıcanları ekleyip istediğimiz baharatlarla tatlandırıyoruz,
Az su ile üstü kapalı pişiriyoruz,
1 adet yufkayı seriyoruz üzerine sıvı yağ üzerine 2. kat yufka ve üçgenlere bölüyoruz,
Patlıcanları koyup sigara böreği gibi sarıyoruz,
Üzerine yumurta sarısı sürüp sıcak fırında pişiriyoruz
Menemeni ben soğansız seviyorum,
Yeşil biberi kavurup bolca domates ekleyip yumurtaları kırıyoruz, 
Peynir koyduk içine ve karıştırıyoruz
 Bolca yeşillik kahvaltının vazgeçilmezi
ANANAS TATLISI

Malzemeler
 6 dilim taze ananas
3 çay kaşığı rende hindistan cevizi
3 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı tarçın
1 çimdik muskat
Vanilyalı dondurma
 
 Yapılışı
 Bir kasede bal, limon suyu, tarçın, muskatı karıştırıp birkaç damla suyla karıştırıp ananasların üzerine sürün.
Ananasların her iki tarafı kızarıncaya dek 2-3 dakika kadar pişirin.
Hindistan cevizini bir tavada kavrulun.
Dondurmadan bir top alının ve anasın ortasına yerleştirin üzerine kavrulmuş hindistan cevizi, tarçın ve tavada oluşan sosu gezdirin.

 Haşlanmış yumurtaların üzerine çeri domateslerle kapak yapıyoruz, üzerine mayonez sıkarak süslüyoruz,
Mantara benzemiş mi?

 AFİYET OLSUN
DOSTLARIMIZLA BİRLİKTE 
KEYİFLE OTURACAĞIMIZ SOFRALARIMIZ EKSİK OLMASIN