25 Mayıs 2016 Çarşamba

GELECEĞİN EINSTEIN'I DESTEK BEKLİYOR

Banu, tanımaktan mutluluk duyduğum harika bir kadın,
Yakın geleceğin Einstein'ı olarak tanıtıyor Banu, Tuğra'yı
Dört yaşındayken Atipik Otizm teşhisi konulmuş,
Annesi Yasemin Banu'ya anlatmış hikayesini ve çok güzel bir röportaj olmuş,
Tuğra öyle özel bir çocuk ki daha 10 yaşında ve yapabildiklerini duysanız diliniz tutulur;

Kalem kağıt kullanmadan Türkiye’de şimdiye kadar sorulmuş olan tüm ÖSS – ÖYS sorularını, TUBİTAK olimpiyat sorularını daha soru okunduğu anda yanıtlayabilmekte. Birçok üniversitenin okul bitirme sorularını da çözebilmekte. Hatta Tubitak şifreleme sorularını (algoritma ) çözebilmekte."
 
Yasemin diyor ki;

"Öncelikle Tuğra'nın mutlu olmasını istiyoruz elbette ailesi olarak. Sonra eğitim hayatı ve bundan sonrası için bir yol çizilmesi."

Röportajın tamamını okumak için bir TIK lütfen

MAVİANNE İLE SANAT TURU

Ünyeli Ressam Önder Bora'nın resim sergisi gerçekten de görülmeye değerdi,
İçini açıyor insanın renkler,
Akrilik tekniği ile yaptığı resimler çok farklı ve güzel,
Renkleri kullanmasını sevdim,
En çok da sanki Karadeniz'in yeşili, mavisi ve balıkları tablolara yansımıştı,
Ünyeli hemşehrilerinin de geldiği  açılış kokteyli gayet samimiydi,
Hatta sergiden ayrılırken resimlerinin olduğu kataloğu bizim için imzalamayı ihmal etmedi,
Teşekkür ediyoruz kendisine ve zarif eşine...

Haftasonu da malumunuz, Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü'nün Kızılay Metro İstasyonunda Sergisi vardı,
Harika bir gündü benim için,
Uzun süredir görmediğim fotoğraf sevdalısı dostlarımı gördüm çok mutlu oldum,
Onların sevgisi ve samimiyeti içimi ısıttı,
Aynı zamanda duvarlarda asılı fotoğraflar tek kelime ile harikaydı,
Her biri ayrı ayrı anlamlı,
Çok emek verildiği belliydi,
Tebrik ediyorum arkadaşlarımı,

Horon çalar da adı üzerinde Trabzon Vakfı Fotoğrafçıları yerinde durur mu?
Kendimi bir anda Horon Halayının içerisinde buldum,
Ne kadar beceremesem de o coşkuyu yaşamak ve Kızılay Metro istasyonunda Horon oynamak kaç kişiye nasip olur :))) ( Bu kaçırılmayacak horon Ankara Hürriyette de yayınlandı)
Yukarıdaki linke bir tık lütfen...
Mahocum da sağolsun beni görüntülemiş,
Nasıl da Horon oynayamadığım belgelenmiş oldu :))
Tabi pazartesi ilk iş olarak has be has Rizeli Trabzonlu arkadaşlarımdan Horon dersi almaya başladım,
Bundan sonra Horon benden sorulur!!!!

19 Mayıs 2016 Perşembe

GENÇLİK BAYRAMINI DANSLARLA KUTLARDIK

Ondokuz Mayıstan en az bir ay önce bizi bir heyecan sarardı. Acaba nasıl bir gösteri hazırlayacaktık bu sene, ne giyecektik? Spor ve beden eğitimi öğretmenlerimizi sıkıştırırdık her derste sorardık. Bir ay öncesinden öğretmenlerimizin yaptığı koreografiye çalışmaya başlardık. Önce kostümsüz ve müziksiz hareketleri öğrenirdik. Daha sonra müzik eşliğinde yapardık provalarımızı en son da bayrama özel dikilen kıyafetlerimizle.
19 Mayıs 1986
19 Mayıs Atatürk'ü Anma,  Gençlik ve Spor Bayramı'na hazırlanmak bir ritüeldi Ünye'de. Ünye Ortaokulu ve Ünye Lisesi öğrenciliğimde her yıl Stadyumda gösteriye katıldım arkadaşlarımla. Kızlı erkekli hem yorucu hem de çok eğlenceli günler yaşardık hazırlık esnasında. Bazen okulumuzun bahçesinde prova yapardık her fırsatta öğretmenimizle, bazen de Ünye Stadyumuna giderdik. 

Yoğun çalışma günlerinde hava genelde sıcak ve güneşli olurdu. Yüzümüz, kollarımız yanardı güneşten. Ama biz mutlu ve gururluyduk tüm öğrenciler hep birlikte bayrama hazırlanmaktan ayrı bir gurur duyardık. Her yıl farklı kıyafetler ve gösterilerle Ünyelilerin karşısına çıkmak ve Bayramı bayram gibi kutlamak tüm yorgunluğa değerdi.
19 Mayıs 1982
Lisede Sevgi Hocaydı öğretmenimiz, çok severdik onu. Gözümüz ve kulağımız onda verdiği komutlarla şaşırmadan yapmaya çalışırdık hareketlerimizi. Atatürk'ün bize armağan ettiği bayramın hakkını vermek isterdik. 
Bayram sabahı ise erkenden kalkar özel hazırlanmış kıyafetlerimizle ve elimizde aksesuarlarımızla (bazen şemsiye, bazen uzun bir kurdela, bazen de bir pano) okula koşardık. Okulda toplanıp birlikte stadyuma yürürdük önde bando takımı arkada öbek öbek biz öğrenciler rengarenk. Öğretmenlerimiz de çok özenli ve en güzel kıyafetleri içerisinde olurlardı. Dükkanlarına bayrak asmış olan esnafın, evlerinin camlarından alkış tutan annelerin, ellerinde bayrakları ile çocukların önünden geçerdik.
19 Mayıs 1984
Stadyuma gittiğimizde her okul kendine ayrılan yerde belli bir düzende dururdu.  Bayram İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlar, protokol konuşmaları ile devam eder sonrasında gösterilere, şiirlere, danslara geçilirdi. heyecanla beklerdik sıramızı. bizim gösterinin müziği başladığında bir aydır çalıştığımız gösterimizi en mükemmel şekilde yapmak için uğraşırdık. Ailelerimiz de bizi izlediği için hata yapmamaya çalışırdık. Bilirsiniz o kalabalıkta her aile kendi çocuğunu arar bulur ve izler.

Kendi gösterimiz bittiğinde çimlerde otururduk oradaki sohbet ve eğlence de bir başkaydı. Fotoğraf çekilirdik, gösterinin kritiğini yapardık, en çok da gülerdik her şeye. Bayramın coşkusunu taa içimizde yaşar bu ülkeyi bize armağan eden Atamızı anardık saygıyla. 

Tabi Atamızın bize bu bayramı nasıl ve ne şekilde hediye ettiğini hatırlayarak. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşının başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir. 

17 Mayıs 2016 Salı

"ZAMAN GEÇER AN KALIR"


Trabzon Vakfının 40. Yıl dönümünde, Vakfın  Fotoğrafçılık Kulübü tarafından "Zaman Geçer, An Kalır" Fotoğraf Sergisi Kızılay Metro İstasyonunda yer alan, Metro Sanat Galerisinde 21 Mayıs günü saat 16:00'da düzenlenecek olan bir kokteyl ile açılacak. Sergiyi Ankaralı sanatseverler 28 Mayısa kadar ziyaret edebilirler. Doğa, portre, ışıkla boyama, uzun pozlama tekniklerinin kullanıldığı 88 fotoğrafın yer aldığı sergide 85 fotoğrafçının eserleri sergilenecek.
İki yıl boyunca içerisinde bulunup fotoğrafçılık eğitimi aldığım,
Trabzon Vakfı Fotoğrafçılık Kulübü'nün düzenlediği bu sergiyi kaçırmamanızı öneririm.
Harika fotoğraflar göreceğinizi garanti ediyorum,
Dağ bayır, kar kış, sıcak demeden gezip fotoğraflıyorlar en güzel kareleri,
Ben şahidim :))
Yağmurda ıslanarak fotoğraf çekmişliğimiz var birlikte,
Karların üzerine yatıp, bir kardeleni dakikalarca en güzel şekilde çekmek için emek harcamışlığımız var,
Hocamız Zeki Güven Bey'in azmi, çalışkanlığı, bilgisi ve coşkusu ise görülmeye değerdir,
Tüm öğrencileri ile tek tek ilgilenir,
Her yıl aynı coşku ve istekle fotoğraf sevdalarına bilgilerini aktarır,
Takdiri ve tebriği hak ediyor,
Hocamız Zeki Güven ile yaptığımız röportaj burada bir TIK
Ekip ise muhteşem,
Onlarla olunca enerjin artıyor, 
Azim ve tutkuyla her şartta fotoğraf çekmenin zevkine varıyorsun,
Bir süredir onlarla birlikte değilim çok özledim ekibi,
Cumartesi açılışta görüşmek üzere diyorum,
Sizi de bekliyoruz....

EN RENKLİ FESTİVAL

Hafize'nin daveti ile Karum Çim alanda Farkındalık Festivalindeydim,
Hafizeciğim İmza:Karın sayesinde tanışıp da kopamadığım kadınlardan,
Duygularımız karşılıklı,
Onun gözlerindeki sevgiyi görmek bana öyle iyi geliyor ki,
İyi ki yollarımız kesişmiş diyorum,
Tatlı Ela'nın annesi seni seviyorum,
Onun sayesinde iki güzel kadınla tanıştım,
Aysun ve Gonca,
Aysun çalışkan bir Karadeniz kadını,
Evden pasta börek yapıp patikaconceptcookies@gmail.com'a sipariş verdiğinizde evinize ulaştırıyor,
Bayılıyorum böyle üretken kadınlara,
Bir yarım saat görüştük ama onun samimiyetini çok sevdim,
Gonca Karum'da mağazası olan mücevher tasarımcısı aynı zamanda organizasyonda olduğu için fazla sohbet etme imkanımız olmadı,
Çok yoğundu, her şey yolunda gitsin diye oradan oraya koşturuyordu,


Karum Halkla İlişkiler Müdürü Burcu Hanım her standı ayrı ayrı gezip bir ihtiyaç olup olmadığı ile ilgileniyordu,

O nedenle uzun uzun sohbet edemedik,
Buna rağmen gülen yüzü ile herkese tek tek hal hatır sordu,

Çok şık çantalar vardı Müge Collection'da,
Boutiqueby_hk ise şapkalara işledikleri süslerle bambaşka bir hava katmışlardı,


Herkes doya doya eğlendi ve çimlere yayıldı,


Çok şık mavi  kolyeyi de bu rengarenk hanımefendiden aldım,
Hepsi el emeği göz nuru,
Gelincik Tasarım Arzu'ya kedili amerikan servis siparişi verdim
Öyle güzellerdi ki,
Neseliuykucular da ise çok neşeli ürünler vardı 
Tarzın Moda standında Funda Hanımın marifetli ellerinin şahane ürünleri ile doluydu,
Çankaya çocuk korosu bir harikaydı...




ayaSOAPhia'nın yaratıcısı Çiğden Hanımın harika sabunlarına bayıldım,
El yapımı sabunlar öyle süslü, öyle lezzetli görünüyordu ki,
Gerçek pasta ve cupcake sanıp yememek için tuttum kendimi,
ayasoaphia'dan ulaşabilirsiniz Çiğdem hanıma ve harika sabunlarına,
Atölyesi ise;  Ayrancı semtinin sanat sokağı Gerede sokakta,
Ürünlerinin arasında;Dekoratifsabun, Doğalsabun, Kokulutaş ( banyo bombası, banyo tuzu, dudak koruyucu)
Bu arada ikiz mavi gözlü güzeller güzeli bu kızkardeşler sanki Mavianne'nin kızlarıydı,
Bayıldım onlara bıcır bıcır sohbet ettik,
Baloncu ise Festivalin rengiydi,
Bir balon almam için çok ısrar etti ama ben fotoğraf çekmekle yetindim,
Bence festivalin en anlamlı Farkındalık  standı Me-How'dı,
Project Me-How? bilişim destekli hayvan kurtarma projesi,
Bu proje ile ilgili özel bir yazı yazacağım,
O nedenle kısa geçiyorum şimdi,
Ancak tanıştığım çok tatlı gençlerin enerjisi ve gönüllülüğünden çok etkilendim,
Serjenlovedifferent; ihtiyacı olan hayvanlara yardım etmeyi misyon edinmiş, koca bir çorba kazanında minik bir tuz tanesi olmanın kıvancıyla güçlenen ve çoğalan bir kadınla tanıştım bu standda ve hayran kaldım kendisine....
Mira ve Mavi'yi çimlerde yuvarlanırken görmek beni çok mutlu etti,
Sanal ortamda tanıdğım  bu iki prenses oradaydı,
Hemen onların standına doğru yöneldim,
Elvan ve Elvin ile tanışmak için,

Bu iki güzel kadın bana hayatta hiçbir şeyin bir tesadüf değil bir nedeni olduğunu bir kez daha kanıtladı,
Aylin Çiftçi harika bir fotoğrafçı benim eskiden beri blog sayesinde tanıdığım sonrasında ise, Ben onun Mavianne'si o benim Aycim, annesi Sünter ise kızkardeşim oldu,
Stil 7 de birlikte çalışıyor Aylin ve Elvin,
Bu festivalde yolumuz kesişti,
Aylin'den Mavianne'den bahsederken Ünyeli oldukları gerçeği ile öyle bir mutlu olduk ki,
Eski dostlarıma kavuşmuş gibi hissettim kendimi,
Biliyordum bir yerde bir araya geleceğimizi 
O an bu An mış !
 
Elvan'ın yazdığı Aylin'in fotoğrafladığı Hayallerin Defterini elime alıp çimlere oturdum,
Çok keyifle okunan bu kitabı elimden bırakamadım,
Festivalin birbirinden  farklı renkleri arasında bu yaramaz papağan da vardı tabi,
Sağlılı Yaşam Koçu Funda çektiğim snapchat videolarıma dayanamayıp atlayıp geldi ,
snapchat'te maviannefatma 
Olarak bir oraya el atmamıştım sonunda oraya da giriş yaptım :))
Snapchat uygulamaları Funda ile çok eğlenmemize neden oldu,

Sütaş Korosu inekleri ile en ilgi çekici orkestraydı,
29 Mayısta yine aynı yerde ikinci bir festival yapılacak,
Bunu kaçırdıysanız ona mutlaka gidin derim ben....

MAVİANNE "MAVİ" RESİM SERGİSİNİ ÖNERİYOR


Önder Abi ile şahsen tanışmadım ancak, bir Ünye'li olarak başarılı çalışmalarını takip ediyorum,
Ressam Önder Bora'nın "Geçmişin Bugünü" Sergisi 
20 Mayıs günü 18:00'da Galeri Kara'da açılıyor,
Sergi 30 Mayısa kadar sürecek,
Kaçırmamanızı öneririm,
Cuma akşamı ben orada olacağım sizi de beklerim....
Önder Bora, mavinin tonlarına karşı farklı bir ilgisi olduğunu ifade ediyor, 
Mavinin çok şey ifade ettiğini ve bunu da resimlerine yansıttığını söylüyor.
Tablolarında bir mesaj kaygısının olmadığını tamamen hislerini yansıttığını ifade ediyor.
Sanırım Karadeniz çocuğu olduğu için O da benim gibi Mavi'den vazgeçemiyor.
Yaptığı resimlerde farkında olmadan denizleri ve balıkları resmettiğini söylüyor.






















Önder Bora, 1957 yılında Ünye'de doğdu, ilkokul, ortaokul ve liseyi Ünye'de okudu.  Ünye Millî Eğitim Eski Müdürü Emekli Öğretmen Orhan BORA'nın oğlu. 1980 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Fen ve Tabiat Bilgisi bölümünden mezun oldu. İlk resim sergisini 2000 yılında açtı, resim yapmaya başladığında renklerle arasında güzel bir sinerji yakalamaya çalışıyor ve özellikle mavi rengin kendisinde bıraktığı etkiyi tuvallerine yansıtıyor.

Ünye'de geçen çocukluğundan bir anıyı paylaşıyor Önder Abi bir söyleşisinde; " Küçük yaşta annemi kaybedince babaannem ile kalmak durumunda kaldım. Babaanne torun ilişkisinden çok farklı bir biçimde resim sevgisi gelişti. Onunla kaldığım dönemde evin duvarına resim çizme isteği ile başladı her şey. Babaanneme evin duvarına resim çizeceğim dememle birlikte aldığım cevap, ‘Gebertirim seni, duvarları kirletme’ oldu."

Son sergisi de Nisan ayı içerisinde İzmir Türk Amerikan Kültür Derneği Sanat Galerisindeydi. Bireysel 42 parça eserinden oluşan sergide ağırlıklı olarak insanı ve doğayı tablolarına yer verdi. Bugüne kadar 9 kişisel sergi açtı ve 11 karma sergiye katıldı.

Eşi de resim öğretmeni olan Önder Bora, resimlerini akrilik tekniği ile yapıyor,
Uzun yıllar mesleği Fen Bilgisi Öğretmenliği  yapan ressam; resmin bir matematik işi olduğunu fen’i resmin içine kattığını ve en sonunda da resmi fenle kapladığını ifade ediyor. 
"Resimde yeter ki ne yapman gerektiğini bil, içinden gelen sesi dinle, kararı verdikten sonra tablo tamamdır!"

Galeri Kara:
Mithatpaşa Cad. No:48 
Kızılay/ANKARA