10 Ekim 2016 Pazartesi

OTTOLOYO! (MERHABA!)

ÇOCUKLAR VE ÇOCUK KALANLAR İÇİN

Esra Aylin Akalın ve Mine Topal’ın birlikte yazdığı kitap “Ottoloyo! Truva Atı Doludizgin” kitapçı raflarında yerini aldı. Kitabın çocuk kitabı olduğuna bakmayın, ben de bir solukta büyük bir ilgiyle okudum. İpucu oyununa, uzaylılara, maceradan maceraya koşmaya hangi çocuk ilgi duymaz?

Ottoloyo’da, kahramanlarımız sakin başlayan bir yaz tatilinden gizem dolu bir maceraya atılıyorlar. OttoDON gezegeninden Dünya’ya, 4 çocuğun (Ela, Ayça, Selim ve Sinan) Heybeliada’daki ağaç evine ışınlanan 4 Otto (Teknotto, Tırsotto, Sakarotto ve Profotto) , çocuklarla güçlerini birleştirip ipuçlarını takip ederek gezegenlerinin kayıp lideri UluOtto’yu arıyorlar. Bu heyecanlı, eğlenceli ve gizemli macera sırasında ipuçlarının onları götürdüğü ülkemizin tarihi ve turistik noktalarını farkına varmadan tanımış oluyorlar.
 DÜNYADA GÖRMEK İSTEDİĞİN DEĞİŞİMİN KENDİSİ OL!

Bu kitabın iki yazarı var sizleri tanıyabilir miyiz? Çocuk kitabı fikri nasıl ortaya çıktı?
Esra: Biz on yılı aşkın bir süre özel sektörde pazarlama departmanında sorumlu olduğumuz markalar için kafa yormuş, bu markalar için yazmış, çizmiş, bütçeler yapmış, kampanyalar düzenlemiş kendini emekliye ayırmış kurumsal hayat çalışanlarıyız. Mine ile de yollarımız bu şirketlerden birinde kesişmişti. Kurumsal hayat sonrasında ben ikinci çocuğumun doğumuyla yakın döneme kadar bir anaokulu işlettim. Mine’nin ise eşinin işi dolayısıyla yurtdışında yaşadığı bir dönem oldu. Bir baktık durmadan yazıyoruz, bunu pofesyonel olarak yapalım dedik.  Birlikte kurduğumuz Okus Pokus Freelance Metin Yazarlığı şirketinde bir zamanlar bizim oturduğumuz masalardakilere hizmet veriyoruz.

Mine: Kitap fikrine  gelince… İkimizin de 9-12 yaşlarında 2’şer çocuğu var. Yurtdışındayken, Esra’ya çocukların kendi tarihlerini ve milli değerlerini öğrenmesi için sunulan olanakların, onların diliyle anlatılan cazip kaynakların varlığını görüp, bunların neden ülkemizde olmadığına hayıflanıyordum . Gandhi'nin 'Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol!' sözünden aldığımız cesaretle, keyifli bir Türkiye serisi yazmaya karar verdik.  

OttoDON gezegeninde yaşayan 4 Otto’nun, İstanbul’da yaşayan ve yaz tatilleri için Heybeliada’ya gelen 2 erkek ve 2 kız kardeşin ağaç evlerine ışınlanması ile başlayan ilgi çekici maceraları devam edecek. Serinin bu ilk kitabı Marmara Bölgesinde geçiyor. Sırada hangi bölgemiz var?
Esra: Sırada sizin memleket var! Karadeniz. İkinci kitabın da çoğu bitti. İlk kitap biraz hazmedilsin, hemen devreye alma düşüncesindeyiz.
Mine: Aslında, bölge sıralaması, o kitaplarda geçecek ana hikaye hepsi hazır. Biraz boşlukları doldurmaya ve noktaları birleştirmeye kaldı iş.
 
 DOĞRU İNSAN OLMAYLA İLGİLİ İPUÇLARI

Bizim Kafadarlar ve Ottolar ile Uluotto’yu bulmak için ipuçlarının peşinde gittikleri Bursa, Çanakkale ve Edirne’nin tarihini ve kültürel değerlerini  de öğreniyorlar. Çocuklarımızın bu kitap sayesinde eğlenceli bir şekilde ülkemizi öğrenmelerini mi amaçladınız?

Mine: Evet. Ama bunu yaparken de bilgi bombardımanına tutmak istemedik. Öyle olduğunda çok yapay oluyor. Doğal olarak diyalog içerisinde geçirmeye çalıştık, eğer çocuğun ilgisini çekerse zaten daha derinlemesine araştıracaktır.
Esra: Aslında kitapla yola çıkarken, hayallerimiz büyüktü. Sadece kitapla sınırlı kalmasın, yeni nesle hitap eden, onların dilini konuşan ve çaktırmadan da öğreten teknolojik ürünler de olsun istiyorduk. Örneğin bir aplikasyon. Elbette bu hayaller de rafa kalkmadı!
                              
YAZARLAR ANNE OLUNCA

Tarihin, sosyal bilgilerin, coğrafyanın ders olarak değil de bir macera kitabıyla öğrenilmesi konusunda kitabı okuyan çocuklardan nasıl geri dönüşler aldınız?
Mine: Kitap çok yeni. Dolayısıyla yeni yeni okuyucular görüş bildiriyorlar. Ama baskı öncesi okuyanlardan bizi teşvik eden, daha önce bilmedikleri şeyleri öğrendiklerine ilişkin birçok olumlu görüş aldık. Tarih ya da coğrafya değil ama, doğru insan olmakla ilgili de ipuçları vermeye çalışıyoruz tabii. Komik bir anımızı paylaşmak isterim. Kitap taslak halindeyken ilk okuyanlardan biri de eşimdi. Bitirince ilk yorumu: kitabı iki annenin yazdığı belli. Hiçbir öğünü atlamamışsınız.”  dedi. Biz tabii Türk kültürü anneleri olarak “aman çocuklar yesin, dengeli beslensin” kafa yapısında  çocukları habire yedirmişiz! Üstelik proteini, vitamini, karbonhidratı son derece sağlıklı şeyler yedirmişiz. Sonra birçoğunu sildik tabi.

Esra: Bir de, Mine yazdıkça kendi çocuklarına okudu. Ben hiç okumamıştım. Şimdi kitabı ilk defa okuyorlar. Geçen gün nasıl bulduğunu sordum büyük kızıma, Düşündüğümden iyi. Ben doğrusu bu kadar beklemiyordum” dedi. Ergen olduğu düşünülürse, sanırım iyi bir şey dedi.
 ÇOCUKLAR İÇİN BÜYÜK HAYALLERİMİZ VAR

Kahramanlarımız Ottoların gelişmiş teknolojileriyle ışınlanabiliyorlar, görünmez olabiliyorlar ve bir insanın yapamayacağı daha birçok şey yapabiliyorlar. Çözdükleri her ipucu ile başka bir şehre ışınlanırken yeni bir maceraya atılıyor. Çocuklara tüm bu ilgi çekici hikayenin yanısıra bir de tarihin keyifli yanını keşfetmeyi vaat ediyorsunuz. Sizlerin çocuklar için kurduğu başka hayalleri var mı?


Mine: Olmaz mı? Dediğimiz gibi büyük hayallerle çıktık yola. Aslında her kitabın içinde o yörenin enstrümanlarıyla çalınmış, o yöreden ezgiler olsun istedik. Örneğin Karadeniz için tulum ya da kemençeyle çalınan Otto şarkıları… Şimdilik olamadı, ama neden olmasın. Her şey hayalle başlıyor. OttoDONlarla alakalı birçok projemiz var. Adım adım hepsi gerçekleşecek umarız.
Esra ile tanışmamız İMZA:BEN ile olmuştu

2 yorum:

Naz dedi ki...

Böyle kitapları kardeşim için değil de daha çok kendim için alıyorum :) İçimdeki çocuk bu kitabı beğenmiş mutlaka al oku diyor :)

Makbule Abalı dedi ki...

Bir projeden yola çıkarak böyle güzel işleri gerçekleştirmek, yararlı çalışmalar sunmak harika. Çocuklar için gerçekleştirilen her güzel iş insanın içini ısıtıyor. Bugün onlara yapılan yatırım ülkenin geleceğine yapılan yatırım.
Emeği geçenleri kutluyorum. Duyurduğun için teşekkürler.
Sevgiyle...