19 Mayıs 2016 Perşembe

GENÇLİK BAYRAMINI DANSLARLA KUTLARDIK

Ondokuz Mayıstan en az bir ay önce bizi bir heyecan sarardı. Acaba nasıl bir gösteri hazırlayacaktık bu sene, ne giyecektik? Spor ve beden eğitimi öğretmenlerimizi sıkıştırırdık her derste sorardık. Bir ay öncesinden öğretmenlerimizin yaptığı koreografiye çalışmaya başlardık. Önce kostümsüz ve müziksiz hareketleri öğrenirdik. Daha sonra müzik eşliğinde yapardık provalarımızı en son da bayrama özel dikilen kıyafetlerimizle.
19 Mayıs 1986
19 Mayıs Atatürk'ü Anma,  Gençlik ve Spor Bayramı'na hazırlanmak bir ritüeldi Ünye'de. Ünye Ortaokulu ve Ünye Lisesi öğrenciliğimde her yıl Stadyumda gösteriye katıldım arkadaşlarımla. Kızlı erkekli hem yorucu hem de çok eğlenceli günler yaşardık hazırlık esnasında. Bazen okulumuzun bahçesinde prova yapardık her fırsatta öğretmenimizle, bazen de Ünye Stadyumuna giderdik. 

Yoğun çalışma günlerinde hava genelde sıcak ve güneşli olurdu. Yüzümüz, kollarımız yanardı güneşten. Ama biz mutlu ve gururluyduk tüm öğrenciler hep birlikte bayrama hazırlanmaktan ayrı bir gurur duyardık. Her yıl farklı kıyafetler ve gösterilerle Ünyelilerin karşısına çıkmak ve Bayramı bayram gibi kutlamak tüm yorgunluğa değerdi.
19 Mayıs 1982
Lisede Sevgi Hocaydı öğretmenimiz, çok severdik onu. Gözümüz ve kulağımız onda verdiği komutlarla şaşırmadan yapmaya çalışırdık hareketlerimizi. Atatürk'ün bize armağan ettiği bayramın hakkını vermek isterdik. 
Bayram sabahı ise erkenden kalkar özel hazırlanmış kıyafetlerimizle ve elimizde aksesuarlarımızla (bazen şemsiye, bazen uzun bir kurdela, bazen de bir pano) okula koşardık. Okulda toplanıp birlikte stadyuma yürürdük önde bando takımı arkada öbek öbek biz öğrenciler rengarenk. Öğretmenlerimiz de çok özenli ve en güzel kıyafetleri içerisinde olurlardı. Dükkanlarına bayrak asmış olan esnafın, evlerinin camlarından alkış tutan annelerin, ellerinde bayrakları ile çocukların önünden geçerdik.
19 Mayıs 1984
Stadyuma gittiğimizde her okul kendine ayrılan yerde belli bir düzende dururdu.  Bayram İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlar, protokol konuşmaları ile devam eder sonrasında gösterilere, şiirlere, danslara geçilirdi. heyecanla beklerdik sıramızı. bizim gösterinin müziği başladığında bir aydır çalıştığımız gösterimizi en mükemmel şekilde yapmak için uğraşırdık. Ailelerimiz de bizi izlediği için hata yapmamaya çalışırdık. Bilirsiniz o kalabalıkta her aile kendi çocuğunu arar bulur ve izler.

Kendi gösterimiz bittiğinde çimlerde otururduk oradaki sohbet ve eğlence de bir başkaydı. Fotoğraf çekilirdik, gösterinin kritiğini yapardık, en çok da gülerdik her şeye. Bayramın coşkusunu taa içimizde yaşar bu ülkeyi bize armağan eden Atamızı anardık saygıyla. 

Tabi Atamızın bize bu bayramı nasıl ve ne şekilde hediye ettiğini hatırlayarak. Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşının başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir. 

4 yorum:

Özgen dedi ki...

Ben de zamanında aynı şeyleri yaşamıştım daha doğrusu yaşardık gerçekten ne kadar mutlu olurduk o provalarda güneşin altında yansak da çoşku içindeydik bayramımızı kutlayacağız diye hiçbirşey kalmadı artık çocuklarımız hiç bu güzellikleri yaşayamıyacaklar artık...

ismet dedi ki...

Küçüklüğünden beri çok hareketliydi o Sevgi hocanız..Bu kız cimnastikçisi olcak derdik..

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Hep aynı duygularla kutlamisiz 19 Mayislari. Ne mutlu ne şanslı gençlermisiz. Bayramımız kutlu olsun Maviannem. :)

Iskandinav Evim dedi ki...

çok güzel ve nostaljik bir yazı. sevgiler mavişim.