28 Ekim 2015 Çarşamba

ŞİRİNLER MAVİ EV CAFE’DE !

BU CAFE'DE TÜM ÜRÜNLER ORGANİK VE EV YAPIMI

Mavi Ev'de her yerde bir detay var bir incelik var,
Zevkli dekore edilmiş sevimli bir mekan,
Minik ayrıntıları fotoğraflamaya doyamadım, 
Figen ve ablası Çiğdem, bu sevimli mi sevimli Şirinlerin evini andıran Cafe’nin ev sahipleri. O kadar güzel bir enerjisi var ki bu harika mekanın, kendimi evimde hissettim. Figen ve Çiğdemin samimi ve içten muhabbetleri ile zaman nasıl geçti anlamadım. Karadenizli hemşehrilerim olmasından mıdır bilemiyorum, sanki yıllardır görmediğim akrabalarıma kavuşmuşum gibi hissettim.
 Mavianne ve Mavi Ev’in yollarının kesişme hikayesini senden dinleyelim mi Figenciğim.
Mavi Eve gelen misafirler sayesinde Mavianne’yi tanıdım. İyi ki tanımışım dünya tatlısı toprağım.  Mavi Eve gelen bazı misafirlerim “buranın Mavianne ile bir ilgisi var mı” diye sordukça Mavianne’yi merak etmeye başlamıştım. Hiçbir şey tesadüf değildir. Cafenin adının “Mavi Ev Cafe” olmasındaki amaçlardan biri de Mavianne ile tanışmakmış. 

Bu harika çiçek kızlar sunuyor kahveleri ve çayları size, bazen ellerindeki tepside çikolata bazen de kesme şeker oluyor. 
Çiçek gibi kafenin her yanında mavi, pembe, yeşil renkler,
İnsana huzur veriyor,

İki kardeşin hayallerinin gerçekleştiği böyle güzel bir mekanın öyküsü nedir?
Aslında bizim Cafe öykümüz biraz geçmişe dayanıyor. İnsan bir şeyi istemeye görsün. 16 yıl sonra nihayet bizi tercih eden bir çocuğumuz dünyaya gelince ne yapacağımızı şaşırdık. Bizi tercih eden diyorum çünkü bunlar indigo ötesi çocuklar. Şimdi 5 yaşında. Bana kızdığında “keşke dünyaya gelmeden önce sizi tercih etmeseydim” diyebiliyor. Şükürler olsun ki bizi tercih etmiş.
Haklısın gerçekten de şimdi ki çocuklar bir harika. Ne istediklerini daha doğmadan biliyorlar sanki. Sanırım Cafenin öyküsü de bu zeki ve yakışıklı ufaklıkla ilgili.
Evet 16 yıl sonra olunca, dediğim gibi ne yapacağımızı şaşırdık. Dostlarımızı çağırıp kutlama falan yapalım dedik. Çocuk doğduğunda parti mi olurmuş ! Oldu işte. Partiye de “Görmemişlerin Oğlu Oldu” adını koymuştuk. Her şey bu partiyle başladı ve arkadaşlarımızın teşviki ile dostlarımıza ve onların dostlarına temalı pastalar ve organizasyonlar yapmaya başladık. Derken hayalimiz Mavi Ev Cafemiz oldu.
 
                          Cafenin dekorasyonunda  zarif ve zevkli detaylar ilgi çekiyor. 
Mavi Ev Cafe’de bize ne vaat ediyorsunuz? 
Size sunulanı değil canınızın çektiklerini bulabileceğiniz bir yer olduğunu söyleyebilirim. Misafirlerimize evlerinin rahatlığını verebilmek ve organik lezzetleri sunmak adına bizi 1 gün önceden aramalarını rica ediyoruz.
 Ne tür organizasyonlara ev sahipliği yapıyorsunuz Mavi Evde?
Doğum günü kutlamaları, sabah kahvaltıları, akşam yemekleri, nişan davetleri olmak üzere  dahil her türlü özel kutlamaya ev sahipliği yapıyoruz.
 
Buraya ilk kez gelenlere hangi lezzetlerinizi tatmalarını tavsiye edersiniz?
Pastalarımızda kullandığımız yoğurda kadar her şey ev yapımıdır. Tereyağımız Karadenizden gelir, yumurtalarımız organiktir. Özellikle cheesecake, tiramisu, peynirli tartımızı tatmalarını tavsiye ederim.
Hafta sonu Mavi Ev Cafe'de ben de tiramisu ve peynirli tarttın muhteşem lezzetini tattım. Kesinlikle tavsiye ederim. Daha önce bu lezzette bir tiramisu yememiştim. Ellerinize sağlık.
Afiyet Olsun. Lezzet ve sunumun peşinden koşanların durağı olmak dileğiyle, herkese sevgilerimi gönderiyorum.

Size nasıl ulaşabilirler, sosyal mecradaki adresinizi verebilir misiniz?
instagram: mavievcafe
facebook : maviev
web sitemiz yapım aşamasında mavievcafe.com
Telefon numaramız: 0 312 241 51 54/ 0 533 515 79 09
Mavi Ev Cafe'nin Adresi: 
Prof.Dr.Ahmet Taner Kışlalı Mah. 
2760 Cad. 1072 Sok.
No: 3B Çayyolu/ANKARA 
Cafenin bir bölümü çocuklar için düzenlenmiş. Dışarıdan Şirinlerin Evi gibi görünen bu şeker evin içerisinde ise; çocukların güzel vakit geçirebilmesi, eğlenebilmeleri için mini mutfak, kızılderili çadırı ile, çeşitli cazip oyuncaklarla bezenmiş, harika bir oyun alanı var.
Rengarenk sevimli bir ortamda kaliteli ve güleryüzlü  hizmetin adresi olarak Mavi Ev Cafe'ye yolunuz düşerse memnuniyetinizi garanti ederim.
Gittiğinizde Mavianne'nin selamını da götürmeyi unutmayın :))
Belki de orada sizlerle buluşmalar ayarlarız, 
Birbirimize tecrübelerimizi aktarırız, kitap, film sohbetleri ederiz,
Neden Olmasın?

21 Ekim 2015 Çarşamba

KIZILAY'A VEDA

2011 Aralığında yazmışım  Kızılay'a taşınma yazımı
Yine taşınıyor işyerim bu sefer Eskişehir Yolunda yapılan yeni binamıza,
4 yıldır Kızılayın altını üstüne getirdik Sibel ile,
20 yıldan sonra tekrar Kızılay'a taşınmamız ile nostalji yapma imkanı bulmuştum,
Hep hareketli bol yürüyüşlü, alışverişli öğle tatillerimiz oldu,
Bu son Kızılay yazımda Kumruların bu harika ağaçlı sokağının fotoğraflarını  kullanmak istedim,
Kumrular Sokağı nı 2012'deki bir yazımda uzun uzun yazmıştım,
Kızılay'da neleri özleyeceğim:
Kumrularda Cici Piknik'te kömür ateşinde döner yemeyi,
Mahocumun çocukluğunun geçtiği Saraçoğlu'nun o nostaljik sokağında onun anılarını dinleyerek yürümeyi,
İzmir 2 Caddesindeki Firik Antakya Yöresel Ürünlerine uğrayıp, tarhana, nar ekşisi almayı,
Kardens'te kuymak ve pideden sonra bol fındıklı fırında sütlaç yemeyi
Özleyeceklerim hep yeme içme üzerine oldu sanki :))
Yeme içmeye biraz ara vereyim yoksa obur biri imajı çizeceğim!
Açık havada yürüyüp Atatürk Bulvarı üzerindeki mağazalara girip çıkıp alışveriş yapmayı,
AVM'lerin boğucu havasını solumayıp her öğlen açık havada yürüyüş yapmayı,
Sibelle taaa  Maltepe Pazarına kadar yürümüşlüğümüz var,
Kuğulu Parkta fotoğraf çekmeyi,
Kuğuların Kuğu Gibi Salınmalarını izlemeyi :)
Ağaçların altında oturup Kıtır'ın kokoreçini yemeyi,
 Karanfilin "5 liraya fal bakılır, kısmet açılır, çıkmazsa para iade edilir" diye önümüzü kesen gençlerini (özler miyim bilmem gerçi:))
Karanfil Pasajından incik boncuk almayı,
Flamingo Patanesi, Filiz Pastanesinde oturup çay, kahve içip aldığımız tatlıyı Sibelle paylaşmayı,
Güvenparktaki güvercinleri,
Sakarya'da çiçekçilerden yılbaşında kokona almayı, nergislerin mis kokuları arasında o rengarenk çiçekleri fotoğraflamayı,
Meşrutiyetteki Simitçiden sıcacık 5 simidi alıp gelen Jem Beyin 5 çayı simit partilerini,
Meşrutiyetin yokuşunu çıkıp,Bayındır Caddesinden Yüksel Caddesine ulaşmayı
Kitap Okuyan kıza selam çakmayı bir selfie çekerek onu da yürüyüşümüze dahil etmeyi,
Selanik Caddesi, Olgunlar Sokak, Karanfil Sokak,
Kızılay'ın tüm sokaklarını,
Mithatpaşa, Necatibeyi,
Olgunlarda korsan kitapçıların tezgahlarında yer alan jelatinli orjinal kitaplarından best seller'ı takip etmeyi,
Orjinal kitaptan seçiyorsun, 5 tl ye sakladıkları depolardan getirip veriyorlar sana korsanı (tabi biz hiç mi hiç almadık, değil mi Gülcüğüm ! )
Tunus Caddesinden Tunalı'ya yürümeyi,
Tunus Caddesinin sonundaki Şinasi Sahnesinin önünden geçerken hangi oyunun sahneleneceğine bakıp bilet almayı,
Tunalı'nın o  yaşanmışlık kokan havasını solumayı,
Tunalı'nın pasajlarına girip mağazaları dolaşmayı,
AVM'ler yokken cadde üzerindeki bu pasajlarda/çarşılarda dolaşırdı Ankaralılar,
Kızılay-Batıkent metrosunda Gül ile yol almayı,
Kaç kitap bitirdik bu 20 dk'lık yolculuklarda,
Çok güzel kitap okunur Ankara Metrosunda,
Bazen de gençlerin yaptıkları müzikleri dinleyerek kitap okumayı,
Sanırım özleyeceğim KIZILAY'ı,
Neyse bir metroya atlamaya bakar,
Buralara tekrar gelip burayı solumak,
Tebdil-i Mekanda Ferahlık Vardır demiş Atalarımız,
Bir bildikleri vardır değil mi?

MİŞO ve VİŞNE'NİN ANNESİ SENEM İYİKİ DOĞDUN

Tesadüflere inanmayanlardanım,
Evet biz tesadüf sanıyoruz hayatta karşımıza çıkan sürprizleri,
Zaman geçtikçe ise bir nedeni olduğunu görüyoruz,
Geç tanıdığım ve gönülden sevdiğim kardeşim Senem,
Aynı burçtayız onunla bugün doğumgünü,
Birçok ortak noktamız var,
Birlikte yaptığımız gelecek planlarımız var,
Şu anda o zaten bayağı yol aldı,
 "Mişo Pasta Evi"ni  ve Seni Gidi Mişo'yu hayata geçirdi,
Hayallerine ulaşmak için çabalayan herkesi çok takdir ediyorum,
Bu güzel insanı tanıdığım için de çok mutluyum,
Bana çok şey kattı, sevgisini de yüreğimde hissediyorum her zaman zaten
İYİKİ DOĞDUN PASTACI KIZ

14 Ekim 2015 Çarşamba

TÜRKİYE'NİN RENKLERİ SOLMASIN

İnsanın parmağını dahi kaldıracak takatinin olmadığı günler yaşıyoruz,
Taa içimde hissediyorum acıyı,
Ancak, balık hafızalı olduğumuz için,
En fazla bir hafta sonra ahlar-vahlar arasında  bizler yine rutin hayatımıza döneceğiz,
Yitip giden canlara oldu olan ve yüreği yangın yeri olan ailelerine,
Çocuklar ölürken gülmek bile bana ayıp gibi geliyor,
Ekim ayı benim için kutlama ayıydı,
Ama içimden doğum günümü bile kutlamak gelmiyor,
Yıllardır biriktirdiğim ve kalbimde ayrı yeri olan kız arkadaşlarım,
Hiç atlamazlar doğum günümü,
"Bu yıl hiç içimden gelmiyor boşverin" dedimse de bir yemek yiyelim diye ısrar ettiler,
Paylaşılınca acılar biraz daha azalıyor, mutluluklar da artıyor,
Güç veriyor bu birliktelik,
Herkes ayrı bir renk, bir araya gelince rengarenk oluyoruz,
Bunu nasıl görmez yöneticiler, siyasetçiler,
Bizi ayrıştırmaya çalıştıkça soluyor renklerimiz,
Birleştirici oldukça parlar renklerimiz ve biz RENGARENK BİR TÜRKİYE OLURUZ,
Uzun yıllardan kopup gelen çeşitliliğimiz değil mi bizi zenginleştiren,
Oyunlara gelmeyelim bu zor günlerde,
Farklı farklı kişiliktedir mesela benim arkadaşlarım,
Biri diğerine hiç benzemez,
Zevkleri, inançları, karakterleri,
Her birinde ayrı ayrı sevdiğim, takdir ettiğim bana örnek olan özellikler vardır,
Bazen de sevmediğim, "ben olsam böyle yapmazdım" dediğim,
Ama O, tüm bu huylarıyla kendisi,
Benim O'nu sevmem için hep benim istediğim tipte, karakterde olması gerekmez ki,
Yaradan hepimizi farklı yaratmış,
Bunun bir nedeni olmalı değil mi?
GÜZEL GÜNLERİN GELECEĞİ UMUDUMLA ....

11 Ekim 2015 Pazar

ANKARA'da EN KARA GÜN

Bıçak sırtında yaşıyoruz
Her an başımıza ne gelecek endişesi
Can'lar yitip gitti
Çok ama çok yanıyor yüreğim
Allah rahmet eylesin
Herkese başsağlığı diliyorum
Artık bu terör bitsin
Bizi birbirimize kırdıranlara
Terörü körükleyenlere lanet olsun
Bir DUR diyen olsun tüm bu vahşete
Artık içimiz kurudu uzulmekten,aglamaktan

7 Ekim 2015 Çarşamba

"NUNU" HOŞGELDİN


Fotoğrafçılık klübünden arkadaşım Nuray, çok yönlü sanatçı, güleryüzlü, sempatik, esprili, çok ama çok tatlıdır,
Çok yönlü arkadaşım şimdi de bir blog açtı,
El işleri ile uğraşmayı sevdiğini ve artık yaptığı işleri paylaşarak kendine yeni bir dünya açma isteğiyle bloğu açtığını söylüyor kendisi,
Sizlerin de onu tanımasını isterim,


Bu adreste sizi bekliyor, yorumlarınız ile ona destek olursanız eminim çok sevinecektir,
Nunu Hoşgeldin Blogger alemine, seni burada görmek çok güzel

5 Ekim 2015 Pazartesi

PRATİK SUFLE TARİFİ, SONUÇ:MÜKEMMEL

Muhakkak denemelisiniz!
Kısa zamanda harika bir sonuç alıyorsunuz,
Çok da pratik,
Selda'nın tarifi ile yaptım Sufleyi,
Açıkçası becerebileceğimi düşünmüyordum ancak sonuç harika oldu,
Fransız mutfağına özgü bir tatlı olan Sufle; Fransızca  "soufflé "şişmiş" demekmiş, 
 SUFLE TARİFİ
Öncelikle Sufle kabı ediniyoruz 4 adet,
(Tantitonide 6 renkli sufle kabı 20 TL)
Fırını 220 dereceye ısıtıyoruz,
3 yumurta
Yarım su bardağı toz şekeri iyice çırpıyoruz
Ayrı bir kapta;
100 gr tereyağı
80 gr bitter çikolatayı eritip içine
yarım su bardağı un katıyoruz
İki karışımı birbirine ekleyip yağladığımız sufle kaplarına eşit şekilde döküyoruz,
Sadece 10 dk. fırınlıyoruz
ÇOK ÖNEMLİ BİR HUSUS: Bekletmeyin fırından çıkınca sıcak sıcak afiyetle mideye indirin :))

Kaymaklı dondurma ile servis yaptım,
İçerisinde sıcak ve sıvı çikolata,
Üzerindeki dondurma ile birleşince müthiş bir lezzet patlaması yaşanıyor!!!
Çok iddialıyım, denemelisiniz,
Herkese afiyet şeker olsun,
Evdeki erkekler çok beğendi,
"Her akşam yapar mısın lütfen" diyerek beğenilerini ifade ettiler :)))
Daha ne olsun!!!
Gerçi ben fazlaca poh pohlanmaya hayır demezdim ama neyse :)

3 Ekim 2015 Cumartesi

5 ADIMDA CEP TELEFONU İLE FOTOĞRAF ÇEKME TÜYOLARI


Fotoğraf çekme bende tutku oldu,
Gerçi Samsung Note 3'ü alınca Canon'u aldattığım doğrudur,
Herşeyi dakikalar içinde yapabilmek harika bir duygu,
Fotoğrafı çekiyorum, fotoshop yapıyorum, paylaşıyorum,
Daha ne olsun!!!!

Yıllarca birlikte olduğum fotoğraf sanatçısı arkadaşlarımdan ve hocalarımdan özür dilemeyi borç bilirim,
Fotoğraf makinası kalitesinde tabi ki olmuyor ancak, beni mutlu edecek sonuçlar alıyorum cep telefonuyla,
Profesyonel makinada fotoğraf çektiğinde; komposizyonu belirle, lens ayarını yap, diyafram, enstantane ve ISO'yu ayarla,
Bayağı emek var çektiğin fotoğrafta...

 Oysa ki, cep ile öyle mi?
Güzel açıyı bulup tıklıyorsun dokunmatik ekrana,
5 ADIMDA FOTOĞRAF
1. Işık ve gölge  öncelikle önemli . Ters ışıkta da çekebilirsiniz ancak sabah saatleri ve gün batımı güzel kareler yakalamak için harika saatler
 2. Manzara çekerken önüne muhakkak bir ayrıntı ekleyin, mesela aşağıdaki ot topluluğu veya üzerinde yürüdüğüm köprünün kırmızı demirleri, manzarayı daha anlamlı kılarlar

 3. İyi fotoğraf çekmek için yerlerde sürünmeyi göze alacaksınız :) Aşağıdaki kağıttan kayıkları çekmek için 10 -15 kare fotoğraf çekmişimdir. Eğilip bükülerek... Bir de bu kayıkları çekerken mesela sadece denizle aldım ancak bir sahilde çekildiğinin belli olması için kum ve şemsiyeleri de kareye soktuğunuzda fotoğraf size biraz daha bilgi verir.



 4. Biliyorsunuz fotoğraf makinalarında netlik ayarını yapmak, fotoğrafta bir yeri flu bir yeri net çekebilmek marifet ister . Cep ile bu zor iş sadece bir dokunuşla gerçekleşiyor. Örneğin aşağıdaki fotoğraf;  adayı net yapabilmek için adaya ekranda dokundum, kitabın net olması için ise ona dokunmam yetti. Fotoğrafın neresini net yapmak istiyorsanız oraya dokunup çekiyoruz fotoğrafı.
 


5. İstediğiniz kareyi yakalayınca da Snepseed'de fotoshop yapıp istediğiniz gibi paylaşıyorsunuz...



İşte bu kadar basit!!!!


Bunlar da Kurban Bayramı tatilinde cep telefonu ile çektiğim fotoğraflar,
Ben sevdim ya siz??
İzmir gerçekten çok güzel,
Deniz olan her yeri seviyorum gerçi ben,

Bir başka oluyor vapur ile Karşıyakaya geçmek,
Martılar, deniz, bulutlar doğal bir fotoğraf sütüdyosuydu benim için

Kedilerin poz verdiğini biliyor muydunuz?
Fotoğraf makinası görünce pür dikkat bakarlar,
Onların fotojenik olması fotoğraflara yansıyor











Gümüldürde kumsaldaki bu kuçu kuçu ise sevgi manyağı çıktı,
Mahonun sevmesi karşısında bir şımardı ki görmelisiniz,
Bu pozu verdi kendisi,
















Kumsalda her gün instagramlık kareler çekmekten büyük zevk aldım,
Yazın son günlerinde deniz kenarında olmak ruhuma çok iyi geldi,



Tatilde selfie çubuğu edinmiştim kendime,
Bence asrın buluşu !!!
hah hah hah
Çok eğleniyorum "ÇIBIK"la,
Tabi ki selfisizolmaz :))