12 Mayıs 2015 Salı

ANKARA'NIN YÜRÜYÜŞ YOLLARI-EYMİR GÖLÜ


Güneşli bir Ankara pazarında ne yaparsınız?
AVM'lerden sıkılan bir Ankaralı iseniz benim gibi,
Yürüyüş yapacak yerler ararsınız açık havada,
Göl kenarı geliyor tabi Ankara'da ilk akla,
Mogan Gölü, Eymir Gölü, Karagöl, Göksupark,  Ahlatlıbel, bunların başlıcaları,

Göksuparka giderseniz eğer, mangal kokularından fenalaşmamak için sizin de mangal yapmanız şart!!!
Yoksa çekilir yanı yok, o kokular arasında yürüyüş yapmanız veya temiz havayı içinize çekmeniz bayağı zor,
Tabi burada 200 barbekü yer alıyor, aileler haftasonları sabahın erken saatleri buraları tutuyorlar ve mangalın keyfini çıkarıyorlar,
Görülesi çok ilginç manzaralara da çoğu kez sahne oluyor,
Top oynayan, ip atlayan, tavla atan, çok eğlenen insanlar görüyor mutlu oluyorsunuz,
İsterseniz gölün çevresinde yürüyüş yapabilir, kenarlarındaki çay bahçelerinde içeceklerinizi yudumlayabilirsiniz,
Biz Mahocumla daha çok Eymir'de yürüyüş yapmayı seviyoruz,
Arabanızı dışarıdaki park yerine bırakıyorsunuz,
Sadece ODTÜ'lülere değil herkese açık Eymir,
13 km.olan Eymir gölü çevresini ister bisiklet kiralayarak, ister yürüyerek turlayabilirsiniz,
Harika bir parkur,
Bir yanınız göl, bir yanınız ağaçlar yemyeşil,
Önemli bir ayrıntı mangal yakmak yasak,
Haftasonu çok kalabalık oluyor,
Ring otobüs var göl çevresinde,
Aslında hiç araba girmemesi lazım, özellikle haftasonları,
Ancak kapıdaki güvenliğin arabaları durdurup bazılarına ise izin verdiğini görünce sordum,
Bu nasıl bir uygulama diye?
Engelli kartı olan araçları alıyormuş içeri ve saat 11'e kadar da ODTÜ kimliği olanları,
Bence araç trafiğine kapatılmalı sadece ring olmalı
 Acıkırsanız yürüyüş sonrası seçenekler de sunuyor size çevredeki küçük kır kahveleri
Ekmek arası, balık, köfte, gözleme,
Biz gözleme ve çayı tercih ettik,
Güneşi de özlemişiz Ankara'da,
Çimlerin üzerine çektik sandalyeleri güneşlenerek çaylarımızı yudumladık,
Çayım bitince attım kendimi çimlere gazete okudum, elektriğimi toprağa attım :)
Keyifliydi, öneririm,
8000 küsür adım atmış olmak ise çok mutlu etti bizi,
ODTÜ Bağevine kadar yürüdük sadece,
Arabaların giriş kapısından itibaren,
Gölü tam tur yapamadık,
Terlemiştik, rüzgar yer gibi olduk,
Yanımıza bir mont almadığımıza pişman olduk,
Şapka, şal ve hafif bir sweet almak lazım,
Ankara'nın havasına güven olmaz,
Öğlen yanarken, güneş gittiğinde üşürsün,
 
Bir haftasonu da Mogan'a gidip mangal yapmayı planladık,
Bakalım et kokularıyla göl kenarı nasıl oluyor,
Onu da bir tecrübe etmek lazım ama değil mi?

6 yorum:

yelda ersozlu Bakirtas dedi ki...

Ankara da doğal alan bulabilmek ne müthiş bir olay.her yer adeta taş yığını olmuş.

Heidi'n:) dedi ki...

Canım, bir an Ankara'ya gittim sanki yazını okurken..Öyle güzel anlatmışsın ki..İyi gezmeleriniz olsun tatlım..Kalplerimiz bir derim ya Fatmacığım işte yine öyle oldu çünkü ben de haftasonu seninle benzer duyguları yaşadım..Pazar günü Yıldız Parkına gitmiştik. Amacımız temiz havada bol oksijenin ve yazın ilk güneşinin tadını çıkarmaktı. Fakat ne gezer? Parkın her tarafında arabalar..Hem Park halinde ve hem seyir halinde maalesef:( Egzoz kokusundan ve tozdan burnumuz sızladı..İçim acıdı..Yurt dışındaki parklar geldi aklıma..Üzülmemek elde değil..Neyse canım ben de sana içimi döktüm kusura bakma;)Öpüyorum seni sağlıcakla kal Maviannem<3

Oytunla Hayat dedi ki...

Sadece Odtü'lüler girebiliyor diye biliyordum... Bunu öğrendiğime çok sevindim inan.. İlk Ankara'ya geldiğimde gideceğim büyük bir zevkle :)
Mutlu günler mavi annem :)

Hayattan Payetler dedi ki...

göksunun dibinde oturuyorum gereksiz kalabalık gereksiz dumanlı. 1 Mayısda gittim Eymir e orasıda öğlen 12,30 a kadar harika kalabalıklaşınca orasıda çekilmiyor. Ama yinede doğal ortamAnkara gibi bir yerde bulunmaz hint kumaşı , iyiki var :)

kadriye dedi ki...

Eymi'i ben de çok seviyorum ve arabalar konusu gerçekten benim de canımı çok sıkıyor. Bu pazar gelmeyi düşünmüştük bak gelsek karşılaşabilirmişiz.

Sanem dedi ki...

Sefanız ve huzurunuz bol olsun Maviannecim.Maşallah 41 kere.Harika yazmışsın herzamanki gibi özlemişim.