22 Mayıs 2014 Perşembe

ANKARA'DA İMZA GÜNÜMÜZ VAR!!! İMZA:BEN

Toplanıp gelin hadi Ankara'ya imza günümüze,
Bu kitaptaki her kadın, bir DÜNYA!!!
Her bir mektup bir hazine,
Bu hazinenin yazarları ile tanışmak, imza almak isterseniz biz orada olacağız,
Sizleri bekliyoruz,
Biliyorsunuz geliri TÜRGÖK'e bağışlanacak  İMZA:BEN'in....

FAHİR'İN LİSE MEZUNİYETİ

Binlerce şükürler olsun,
Allah nazarlardan korusun,
Ne çok tekrar ettim son 2 gündür bu cümleleri bilemiyorum,
İnanılır gibi değil,
Daha yeni başlamıştı liseye sanki, şimdi mezun oluyor,
"Allahım çocuklarımızın güzel günlerini göster her zaman hayırlısı ile"
Tabi evlatlarını yitiren bunca aile varken şu anda, sevinmek biraz utandırıyor beni,
Tarihe not düşmek ve mezuniyetini burada paylaşmak istedim,
"Mavianne" benim naçizane hatıra defterim oldu çünkü,
Önemli bir günü atlamak istemedim,
Yoksa SOMA'nın acısı hala yüreğimde,
Ayrıca 17 yaşında yitip giden Ali Şen'in torunu beni çok etkiledi,
Allahtan rahmet diliyorum,
Geride kalanlara da bolca sabır diliyorum,
Kendi başına geldiğini düşünmek bile benim yüreğimin paramparça olmasına yetiyor,
Zor çok zor....

14 Mayıs 2014 Çarşamba

YASTAYIZ

Allah Rahmet Eylesin

13 Mayıs 2014 Salı

HUZUR IRMAĞINDA YÜZELİM

Osman Müftüoğlu ne güzel yazmış, harika öneriler;

İyi yaşlanmanın yol haritasında bu yazdıklarımdan çok daha farklı, çok daha sıradan, basit ama etkili faktörler de var ve bana göre en önemli faktör –daha önce de sık sık yazdım- huzur haplarını almayı asla ihmal etmemektir. Bir süre önce kaybettiğimiz dünyanın en ünlü yaşlanma uzmanlarından biri olan Buttler de benimle aynı düşüncedeydi ve şunları yazmıştı: “İyi yaşlanmanın bir anahtarı da huzur ırmağına yakın durmaktır.”

TOPRAK İYİYSE YAĞMUR GELİR
Benim tavsiyem “huzur”u ilk ve değişmez anahtarınız yapmanız, huzur ırmağına yakın durmakla yetinmeyip içine girmeniz, kendinizi onun dinginliğine bırakmanızdır. Tabi ki kendinize iyi bakmayı da sürdürün.  Kendinize iyi bakar, bedeninizi –toprağınızı- temiz tutar, zamanında havalandırır, gübresini, ilacını zamanında verirseniz suyunu hiç merak etmeyin. Çünkü “toprak iyiyse yağmur mutlaka gelecektir!”

Yaşlanmayız huzur ırmağında yüzersek,
Hep dingin, olumlu, gülerek bakarsak hayata,
Sıkıntı ve üzüntüleri de yaşayacağız tabi ama hayatımızı fazla etkilemesine izin vermemeliyiz,
Hastalıklarımızı sürekli anlatıp da hem kendi moralimizi hem de çevremizdekilerin moralini bozmamaya gayret etmeli,
Her yaşta, muhakkak bir meşguliyet bulmalıyız kendimize,
Atalarımız boşuna söylememiş "işleyen demir ışıldar" diye,
Hedeflerimiz umutlarımız olmalı,
Sevgiyle ve dostça yaklaşmalıyız insanlara,
O zaman ne oluyor şaşırıp kalırsınız,
Hem gençleşiyor, hem enerji dolu oluyorsunuz,
Karşılık beklemeden gönül almayı bilmeliyiz, 
Hiç beklemediği anda bir demet çiçek alan biri nasıl görünür?
Hiç merak ettiniz mi?
Gözlerde bir kıvılcım çakar, kocaman bir gülümseme yayılır yüze ve eminim mutluluk hormonları fazla mesai yapar!!
Tavsiye ederim....

11 Mayıs 2014 Pazar

ANNE OLUNCA ANLARSIN!!

Fotoğra:f:: Mahir-ÜNYE Çamlık 2013
Anne olunca Anlarsın!
Bu sözü ne çok duymuşuzdur annelerimizden çocukluğumuz boyunca değil mi?
Hakılılıklarını ancak, kucağımıza bebeğimizi aldığımızda ve onun için endişelendiğimizde anlarız,
O minicik savunmasız insan yavrusu senin içinde büyüttüğün bir parçan,
Doğduğu günden itibaren "Anne"liğe terfi edersin,
Yeni anne olan Nil Karaibrahimgil'in harika ifade ettiği şekliyle, "memelerin süt ve sevgi dolu" olur,
Herkesten, herşeyden o minik mucizeyi korumak istersin,
O seni öyle bir kendisine bağlar ki, şaşırıp kalırsın,
Bu küçücük varlığın seni hizaya sokmasına,
Ne yapar eder tüm isteklerini bu minik yaptırır,
Bağımlı hale gelirsin O'na gönüllü olarak,
Bırakıp da bir saat bir yerlere gitmek bile istemezsin,
Kalbin evlat sevgisini tadar,
Anne oldun artık anneni anlarsın!!!
Neden bu kadar senin için endişelendiğini,
Senin geleceğin için onun neden planlar yaptığını,
Senin üzüntünün onun üzüntün olduğunda ve sen "aman anneee" dediğinde neden üzüldüğünü,
Sabahlara kadar ateşinin düşüşünü beklediğini,
Tek bir öksürüğünün bile onun için çok mühim olduğunu,
Daha pek çok şeyi anlarsın!!!
Annesi bu hayattan göçenler neden eksik kalır?
Her başın sıkıştığında koşacak bir kucak yoktur,
Kocaman açılmış kollar,
Kucakladığında senin kokunu içine çekip "misss" diyen bir ses gelmez artık kulağına,
Her anne evidir evladının,
O varsa, dünyada açta açıkta kalmazsın,
Her an seni sarıp sarmalayacak birinin varlığından emin olursun,
Annen senin problemlerine muhakkak bir çözüm bulur...
Kayınvalideme de Allahtan Rahmet Diliyorum...
Annelerimizin yaşarken değerini bilmeli,
Hayır dualarını almalıyız,
Eli öpülesi annelerin Anneler Günü Kutlu Olsun..

Kemal Fahir ve Ahmet Can  sizin anneniz olmaktan çok mutluyum, gururluyum ve sizi çok seviyorum,

5 Mayıs 2014 Pazartesi

NALLIHAN KUŞ CENNETİ- SARIYAR BARAJI FOTOĞRAF ÇEKİMİ GEZİSİ

Trabzon Vakfı  Fotoğrafçılık Klübü üyeleri olarak Pazar Günümüzü Nallıhan'da geçirdik,
Ankara'dan bizlerle gelen gelin ve damadımız bile vardı,
Onlarla bu muhteşem ortamda çekimler yaptık,
Unutulmaz bir anı kalacak gelin ve damada,
45 fotoğrafçı birden çekimlerini yaptı,
Tabi burada yayınladıklarım sadece cep ile çektiklerim,
Fotoğraf makinamdakileri aktarmadım daha bilgisayara,
Ankara'ya en yakın mesafede tarihi İpek Yolu üzerinde Sakarya Nehri havzasında bulunan koruma altına alınan Nallıhan Kuş Cenneti; Nallıhan Davutoğlan köyü sınırları içinde yer alıyor.
 Geçit yapan, kışlayan ve üreyen 168 den fazla kuş türüne ev sahipliği yapmakta, sulak, çamur düzlükleri, ağaçlık, bozkır ve kayalık alanları ile çok çeşitli ekosistemlere sahip olduğundan, pek çok türün beslenip barınmasına fırsat veriyor..
Soyu tehlikede bulunan KARA LEYLEK Türkiye'de en çok burada görülüyor.

(Kara Leyleği kuluçka halinde Barajın saklı yerlerinde gördük.)

 Bize Her Yer Trabzon pozumuzu vermeden olmazdı!!
Türkiye'deki 6 balıkçıl türünün tamamı ile 10 tür yırtıcı kuş, 5 tür baykuş, 35 tür su kuşu, bülbül başta olmak üzere 80 tür ötücü kuş, kara çaylak, leylek, gök kuzgun gibi türler en çok rastlanan kuşlardır. Nesli tehlikede bulunan.; küçük karabatak, kaya kartalı, bıldırcın kılavuzu, yaz ördeği, ulu doğan, peçeli baykuş, küçük kerkenez, akkuyruklu kartal, balık kartalı, kara akbaba, gökdoğan burada görülmekte. 

Gökdoğan'ın Türkiye'de 30 üreme yerinden birisi burasıdır. İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan gelen kuş göç yolu üzerinde bulunan bu alan, ilkbahar ve sonbaharda göç eden kuşların beslenmeleri, dinlenmeleri, barınmaları ve bazı türlerin de üremeleri için uğrak yeridir, iç Anadolu'nun en önemli sulak alanıdır. 

 Fotoğraf uğruna düşüp ölmesek bari diye diye de Selfie yaptık pek çok,
Jeolojik yapısı ile açık laboratuar niteliği sunan saha, çökelme ortamının özelliklerini yansıtan sarı, kahve ve kırmızımsı tabakaların üst üste tekrarlanması ile görsel açıdan da üstün bir peyzaj güzelliğine sahiptir. 
Bu güzel peyzajı yakından gördük, tırmandık, yarı yolda korktuk, oturduk,en tepeye çıkanları fotoğrafladık,
Hocamız Zeki Beyin zirvede çektiği fotoğrafları merak ettik,
Biz ancak yarı yolda kaldık,  

 Nallıhan'da kadınlar iğne oyasından takı yapıyorlarmış,
Belediyenin satış yerine götürdüler bizi,
Çok güzel el işleri takılara hayran kaldık,
Almadan duramadım tabi,
Kadın her yerde kadın,
Dağa da çıksak alışveriş yapılacak bir yer buluyoruz muhakkak,
 Olmazsa olmaz uçma pozunu vermekte zorlansam da epeyce bir uçmuşum değil mi??
Sarıyer barajının eteklerindeki bu koy ise sessizliği ve muhteşem güzelliği ile bizleri büyüledi,
Harika bir ekiple fotoğraf çekmenin keyfi hiçbir şeyde yok,
Yorulsak da değdi,
Teşekkür ediyorum bu güzel gün için,
Güzel arkadaşlarıma....