27 Ağustos 2013 Salı

KİTABINI ÖDÜNÇ ALABİLİR MİYİM?

Bu cümleyi duyduğunuzda tüyleriniz diken diken oluyorsa şayet,
Hızla şu düşünceler geçiyor olabilir aklınızdan; "Acaba ne zaman geri verecek, kitabın başına bir iş gelir mi" diye korkulara kapıldığınız hiç mi olmadı?
O zaman aşağıdaki yazı sizi rahatlatacaktır. Ödünç kitap alabilecek bir yer var.

En son en zaman kütüphaneye gittiniz ?
Üniversitede ders çalışmak için mi ?
Ankara'da Kumrular sokaktaki "Adnan Ötüken Kütüphanesi"nin önünden belki de her gün geçiyorsunuz benim gibi,. Aklınızdan içeri girmek gelmiyor. Bir gün arkadaşımın teşviki ile girdiğim kütüphanede zaman tüneline girmiş gibi oldum. Yüksek tavanlı, gösterişli avizeli okuma salonu gençlerle doluydu. "Ödünç Kitap" oklarını takip ederek, kitap dolu rafların yer aldığı salonda bulduk kendimizi.  Bir bankonun arkasında görevli memur kimliğimizi istedi, hemen oracıkta bizi kütüphaneye kayıt etti. Bu kadar basit iki dakika süren işlemden sonra, 15 günlüğüne istediğiniz kitabı ödünç alabiliyorsunuz. Bugün ilk kez kitap ödünç aldım ve mutlu oldum. Kitabevine gidip, para verip de istediğin kitabı almaktan daha başka, manevi bir durum söz konusu bu ortamda.
Bu değişik deneyim için size de öneririm. Yolunuzun üzarinde varsa böyle bir kütüphane içeri girmeyi deneyin. Pişman olmayacaksınız.
Bu öğlen Kumrulara başka bir iş için gitmiştim ama kendimi kütüphanede buldum ve ne zamandır okumayı istediğim kitabı orada görünce hemen Ödünç aldım,
Nermin Bezmen- Kurt Seyt ve Shura
Belki takip etmişsinizdir, Kıvanç Tatlıtuğ canlandıracak Kurt Seyt'i çekilecek dizide,
Bir de Hamdi Koç'un Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası
Hamdi Koç'un kitaplarını daha önce okumamıştım,
Son kitabının röportajını Ayşe Arman'da okudum,
Ünye'de yazdığı bu kitap için ben de onunla söyleşi yapmak isterim açıkçası,
Çok kalın kitabını bitirmeyi ne zaman başarırsam tabi :)

7 yorum:

SİHİRLİ OKLAVA dedi ki...

Merhaba..Ben de çok geçmişimdir ama dediğiniz gibi içeriye hiç girmedim.Hatta kendi kitaplarını dışardaki masalarda okumuşluğum vardır.Bu kez uğrayacağım :)

Başak dedi ki...

Kimsenin kitabını almam, kimsede benimkini istemesin. Başına ne gelecek belli değil.

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Kutuphane burada nerdeyse tum insanlarin gencinden yaslisina en cok kullandigi bir yer....Kitaplarin elden ele dolasmasi her okudugumu baskalarininda okumasi cok hosuma gider ama kitabim geri gelmesi sarti ile:)) Guzel bir paylasim tesekkurler..

bahceperisi dedi ki...

Ayşe Arman'ın o yazısını ben de okudum.İlgi çekici,bir de realist bir insan izlenimi verdi.Doğrusu bir yerlerden edinirsem okumayı istiyorum.

meri dedi ki...

en son kendim için üniversitede ama oğlum için yakınlarda gittim buraya kadar problem yok amaa benden kitap istenildiğinde utanmasam yalan söyliycem sudan bahaneler uydurucam çünkü alınan kitaplarım hurda geldi, benden alan bana sormadan bide başkasına verdi, 1 yıl sonra devamlı hatırlatmalarımla geldi daha ne olsun. Çareyi kitaplıktan kaldırmakta buldum inan çok kitap gören bi kaç tane alıp sırf heveslikten yoksa bitireceğinden değil istiyor. E kızlarınıza çeğiz alana kadar benim gibi servet ödeyip kitap alın. Şimdi kitaplarım evin emin yerinde ha dekoritif olmadı ama içim rahat..Ne fenayım dimi :))

Damla dedi ki...

Kitabımı borç veremem , kan çıkar diyeyim sen anla :)
Bu nedenle emanet kitap da alamam bir kitap okuduysam kütüphanemde olmalı , ama kütüphaneleri pek bir severim. Yani severdim ,eskiden..
En son ortaokuldayken kütüphaneye gittim. İstanbulda hala kütüphane var mı acaba ?
Bu arada Hamdi Koç'u severim. Yeni kitabını okuyorum şu an ve şimdilik gayet başarılı.
Eski bir kocanın öğleden sonrasını da çok keyifle okumuştum

Sevgiler

Heyyfi dedi ki...

Okuldayken ne çok giderdim kütüphaneye...Birden o günlere döndüm :)
Kumrulardan öğrenciyken çok sık geçerdim ve o kütüphaneyi de görürdüm. Ama hiç içine girmemiştim. Bahçeli'deki kütüphaneydi benim mekanım :)
Güzel geldi bu anı bana, sessiz olduğumuz ama sessiz kalmadığımız günler :)
Sevgiler canım...