14 Ocak 2012 Cumartesi

TEKERLEKLİ SANDALYEDEKİ DEDE

Soğuk çok soğuk bir cumartesiydi Ankarada bugün,
Kar yoktu ama ayaz çıkmıştı,
Ulusta işimiz vardı,
Hal'e uğradık balık aldık,
Balıklar temizlenirken ben halin dışarısındaki bir bankta bekledim,
Çevremi inceledim,
İnsanları,
Yaşlı bir dede tekerlekli sandalyede, torunu itiyor,
Bir torba bozuk para verdi torununa balıkçıya gönderdi onu,
Gecikince kızmaya başladı
Diğer torununa "keşke seni gönderseydim, sen daha uyanıksın bak bu gelemedi" diyerek söylenip durdu,
Ağzında tek bir diş kalmış, üzerinde ince bir kazak, içindeki gömleğin rengi anlaşılmıyor kirden,
Yaşlı elleri soğuktan üşümüş, ovuşturuyor hiç durmadan,
Belli ki çok düşkünler,
Neden sonra torun göründü balıkçının kapısında,
Elinde 10 tl lerle ,
Dedeye verdi, dede o zayıf ve yorgun elleri ile saydı paraları ve torununun itmesi ile sandalyesini uzaklaştılar yavaşça,
Şöyle bir düşündüm,
Aynı kentte yaşayan ne kadar çok farklı statü ve farklı hayat var,
Kimbilir ne kadar çok ihtiyaç sahibi onlar,
Nereden kazandılar o bozuk paraları da bütünlemeye balıkçıya geldiler,
Üzülüyorum bu hayatları görünce,
Ama ne yapabiliriz ki,
Kendimizce bildiğimiz ihtiyaç sahiplerine yardım ediyoruz,
Bilmediklerimizi de umarım birileri biliyordur,
Onlara da yardım edenler vardır,
Gerçekten de uçurum var yaşam şartları arasında,
Hal'den çıkıp Bilkente Reale geldiğimde ise bu uçurumu fark etmem için çevreme bakınmam yetti ....

9 yorum:

dalgaizleri dedi ki...

Büyük bir kalabalığa uzaktan şöyle bir bakarım. Çok sık düşünürüm bunu yazdıklarınızı. Hani çok populer ya şu aralar diziler filmler. Ne gerek var her insan hayatı ayrı bir dizi. Uzun uzun senaryolar var tiplerinde hareketlerinde kıyafetlerinde konuşmalarında.

Balkahve dedi ki...

Merhabalar,
iyi ki yardımsever insanlar var
etrafındakileri gözetleyen,gözetlenmesini sağlayan.
Dünya paylaştıkça güzelleşiyor.
Hep bana rab bana olmaz ki..
Umarım daha duyarlı bir toplum oluruz.
Uçurumlar ne yazık ki var:(
sevgiler mavianne;)

Hayat İzlerim dedi ki...

Ne yazık ki insanlar eşit değil ve bu artık iyiden iyiye gözümüze çarpmaya başladı Mavi Anne'cim ...

Bir Dut Masalı - nUnU dedi ki...

Biliyorsun, hayatlarımızı kendimiz seçemiyoruz,
kaderimizi yazmak hiç bizim işimiz değil !!
bir ders var ortada,
görünen,
görenler arasında çalışılıyor hep
:((((
mühim olan hak ettiğimiz puanı gerektiğinde hanemize en yüksek seviyesinde yazabilmek !
çoğunlukla, hasbelkader oluyor işte..

dediğin gibi birileri görüyordur diye umuyoruz..

çok sevgiler,
iyi haftalar Mavişim

laleninbahcesi dedi ki...

yıllar önce bu mahalleye yeni taşındığımızda ihtiyaç sahibi olanlar var mı acaba diye çevremizde araştırma yaptık. Hep aynı kişi gösterildi bize en ummadığımız kişi. Meğer yanı başımızda aç bile kalabilecek biri varmış.Üzüntümü tarif edememem.Komşusu açken uyuyan bizden değildir diyen bir dine inanıyoruz düşünsene.
Canım kanki çok öptüm seni

annemahsustan dedi ki...

Her dışarı çıktığımda insanları incelemeyi seviyorum, annem "kızım bakma artık ınsanlara" dıye defalarca uyarsada ozellikle kalabalık yerlerde statü incelemesi yapmayı seviyorum ve farkına vardıklarım, uzuntulerım, hüzünlendiğim anlar olmuyor değil. Ve en sevdiğim yerler insanlar arasında farkı fakretmeden bir arada olabildiğimiz mekanlar.
Ama şu var ki denge de böyle birşey işte sanırım.

MAVİANNE dedi ki...

dalga izleri; haklısınız diziler hayatı aksettiriyor. herkes kendi hayat seneryosunda oynuyor.

balkahve; evet yardımseverlerin olması güzel tabi. uçurum var malese elden birşey gelmiyor.

hayat izlerim; evet eşitsizlik daha da mı açıldı acaba diye düşünüyorum.

bir dut masalı: kader tabi. o nedenle halimize şükrederek yaşamayı bilmeliyiz. şikayet yerine şükür .))

kankimmm;haklısın araştırmak lazım ihtiyaç sahiplerini bulmak yardım etmek lazım. en azından bizler yapıyoruz gönlümüz rahat

annemahsustan; şükretmeyi bilmek de önemli.şanslı doğanlardan olduğumuz için. elimizden geldiğince de yardım etmek en güzeli

gungece dedi ki...

Herksin eşit koşullara sahip olduğu, açlığın, sefaletin olmadığı, çocukların zavallılaştırılmadığı bir dünya artık ne kadar da uzak bizden. Bunu anlamak için çok değil 10 dk insan manzaralarına bakmak yeterli.
Yazık ki anlık, geçici çözümler üretmekten başka yapabileceğimiz hiçbirşey yok.

didem dedi ki...

Sukredecek oyle cok seyimiz var ki...