30 Aralık 2011 Cuma

2011'E VEDA

2011'in son gecesinde ne düşünüyorum?
Kocaman bir yılın yine yaşanıp bittiğini,
Güzel-kötü,
Neşeli-hüzünlü,
Eğlenceli-sıkıcı,
Bir sürü duyguyu yaşadığım bir yıl olduğunu düşünüyorum.
Yılların akıp gidişine her zaman şaşırıyorum,
Ne çabuk geçiyor günler, aylar,
Ne zaman yaşandı bunca şey,
Sonra kendimce tartıyorum eski yılı,
Bu yıl da güzellikler biriktirebildiysem ne mutlu bana,
Kardayım diye seviniyorum,
Sıkı dostluklarım devam ediyorsa,
Kimseyi kırmadıysam,
Vicdanım her konuda rahatsa,
Hesaplaşacağım kimse yoksa,
Mutlu oluyorum....

Bu yıl beni kıran, beni yanlış anlayanlar oldu, ÜZÜLDÜM....
Herkesin beni sevmesi gerekmediğini anladım, BURULDUM...
Gerçekten sevgimi anlayan , benim ard niyetsiz olduğumu bilenlerin çevremde bulunduğunu bilmekten ise MUTLULUK duydum,
Çocuklarıma bazen sesimi yükselttim, suçluluk duydum, ÖZÜR DİLEDİM...
Hayat arkadaşımın aşkını yüreğimde yine hissettim, ŞÜKRETTİM...
Hayırlı evlat olmanın önemini yaşlandıkça daha iyi anladım, KIYMET BİLDİM,
Kötü insanların da olduğu gerçeğini unutmamak gerektiğini hatırladım, SİNİRLENDİM,
İyilikten maraz doğar sözüne inandım , AKILLANDIM....

Herkese 2012'de bol şans diliyorum her konuda,
Aşk isteyen aşk bulsun,
Çocuk isteyen çocuk,
Para isteyen para,
Mutluluk isteyen mutluluk,
Sağlık isteyen sağlık,

Hepsi olsun diyene de ses etmem tabi :)))
YENİ YILINIZ KUTLU, MUTLU VE UMUTLU OLSUN

23 Aralık 2011 Cuma

TAŞINMANIN BANA DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Koliler cırt cırt bantlanırken çıkan o ses,
İnsanların telaşlı hareketleri,
Kolilere yapıştırılacak isim kağıtları,
Üst üste sıralanan koliler,
Hepsi ama hepsi Hüzün verdi bana,
5.5 yıl önce bu binaya taşınırken güle oynaya gelmiştik,
Bu sefer yıllardır birlikte çalıştığımız bir grup arkadaşımızdan da ayrılıyoruz,
Bu nedenle hüzünlü,
Gözden  uzak olan gönülden de uzak olur derler ama,
Ben bu sözü üzerime alınmıyorum,
Dostlarım her zaman kalbimdedir, yakınımda....

Öenmli olan çalıştığın ortamda huzurlu olman,
Çalışma arkadaşlarınla aynı dili konuşman,
'Güler yüz, tatlı dil' derler ya,
Sonuna kadar bu sözün arkasındayım,
Bir de iyi niyetli olmak,
Yalan, dedikodu, kötü niyet yoksa,
Hiç korkmam,
Dünyanın neresi olursa olsun bu ortamda yaşayabilirim,
Umarım yeni çalışma mekanımda da eski huzurlu ve güvenilir ortamımı bulurum...
Gökyüzünden bize minik beyaz hediyeler yağıyor bu sabah,
Sanki yollarını kaybetmişler,
Bir oraya bir buraya dağılmışlar,
Uçuşuyorlar,
Yeryüzünün kirini pasını örtmeye geliyorlar belki de yılın belli zamanlarında,
Bir nebze günahlarımızdan arınıp,
Bembeyaz nasıl göründüğümüzü  fark edelim diye,
Yukarılardan gönderiliyorlar bizlere...

20 Aralık 2011 Salı

ÇITIR EKMEK

Fırından yeni çıkmış çıtır ekmeğin üstüne tanımam,
Çıtır çıtır ekmeğin ucunu koparacaksın eve gitmeyi bekleyemeden,
Ağzına atıp onun nefis tadını hissedeceksin,
Bir de tulum peyniri, tereyağ varsa yanında değme davet yemeklerinn yerini tutabilir bence,
Diyetisyenler neden ekmeği yasaklarlar ki,
Neden en zevkli en lezzetli yiyecekler zararlıdır,

Bu yazdıklarım akşam yemeğinde yediğim neredeyse yarım çıtır ekmek nedeniyle bir suçluluk psikolojisi ve ekmek güzellemesidir :)))

Koliler yapılıyor, dolaplar boşaltılıyor, koliler bantlanıyor, üzerine isimlerimiz yazılıyor,
Taşınma telaşnıa girdik,
Yeni yıla yeni bir ofiste başlayacağım,
İş yerim taşınıyor,
İnsanın alıştığı düzenin bozulması zor oluyor,
Umarım yeni ortama uyum sağlarız kolayca,
Arkadaşlardan ayrılmak zor olacak,
Farklı binalara gidiyoruz birkaç yıllığına.

Evde olmak gündüz programları izlemek keyifliymiş,
Birkaç gün evdeyim hafif bir gribal durum geçiriyorum,
Yan gelip yatmak, ıhlamurum elimde deryalı günleri, bugün ne giysemi izlemek,
Nette dolaşmak iyiymiş,
Arada hasta olup yatmak mı lazımmış yaniiii :))))

19 Aralık 2011 Pazartesi

ÜNYELİLER İSTANBULDA !!!!

Ünye de Fatsa Arası Belgeseli için İstanbulda anne ve babam,
Bu akşam Beyoğlunda Atlas Sinemasındaki Galasına katılacaklar,
Çok heyecanlılar,
Abim (İsmail Canbulat) belgeselin yapımına emek verenlerden,
Ailece bu etkinliğin içine dahil olmaktan mutluluk duyuyorum,
Ben de yazılarımla bu belgeselin tanıtımına katkıda bulunduysam ne mutlu bana,
Dün akşam da NTV'deydi yönetmeni filmin Esra Alkan buyrun izleyin;
Ünye Lokumu yemek isteyen hemşehrilerimizi Atlas Sinemasına davet ediyor :))

14 Aralık 2011 Çarşamba

HEBERLER !!!!

Beni bu sabah en fazla şaşırtan  "Boşanacağı eşinden verdiği böbreğini istiyor" haberi oldu,
Nasıl yani dedim, para pul, ev, araba değil de,
Bir zamanlar sevdiği kocasına hastayken verdiği böbreğini istiyor,
Nasıl bir kopuş oldu acaba da bu denli hayati birşeyi geri istiyor,
İlişkiler neden bir süre sonra çıkmaza giriyor acaba?
Bir yerde okumuştum,
"Egoist insanların evliliği yürümez" diye,
Yürümesi için karşılıklı taviz, karşılıklı anlayış olmalı,
Tek taraflı yürütmek gerçekten zor olabilir...

" Dedemin İnsanları" filmini ben de çok sevdim çoğunluk gibi,
Son sahnelerde gözlerim sulandı,
Oyuncular tabi ki süperdi,
Oskarlıktı bence,
Ezgi Mola ve Mert Fırat son yıllardaki favori oyuncularım....


"Sinek Isırıklarının Müellefi" bir solukta okundu,
Leylağımın ve Lalemin önerisi ile,
Hikayenin kahramanının Ankara'da Eryaman'da yaşaması,
Metroya binmek için Batıkente gelmesi,
Bana farklı bir duygu yaşattı,
Metroda gördüğüm onlarca kişiden birinin Cemil olma ihtimali orjinal geldi,
Kimbilir çevremizdeki evlerde, o ışık yanan odalarda kimler yaşıyor,
Hangi hikayelerin kahramanı onlar?
(Yazıyla hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen 
Bu fotoğrafın bana pozitif bir etkisi oldu, neşe, iştah ve mutluluk verdi
Size de versin !!! Görsel)

"The Big C" internetten online izlediğim,
Bu aralar beni acaip saran bir dizi,
42 yaşındaki kahramanımızın ailesi ve teşhis konulan hastalığı ile mücadelesi,
Yaşama farklı bir gözle bakmasını anlatıyor,
Güzel dersler veren bir dizi,
Ya bizim de kısa bir süremiz olsaydı yaşamak için, hangi alışkanlıklarımızdan vazgeçerdik,
Neleri yapmak isterdik,
Tüm bunları traji komik bir dille ve görsellikle anlatıyor....

"Göge Selam" albümünü zevkle dinliyorum,
Barış Manço parçalarını seslendiriyor sevdiğim sanatçılar,
Hayko'nun sesinden dinlemek çok hoşuma gitti özellikle...

İşyerinde de hareketli günler yaşıyoruz,
Sabah kapının önünde eyleme gelen bir grup vardı,
Ellerinde dövizlerle,
Grup 10 kişi falan olmasına rağmen,
Çevik kuvvet tam 4 minibüs gelmişti :)))

10 Aralık 2011 Cumartesi

ÜNYE'DE FİLM ÇEKİLDİ

Ünye'de çekilen bu filmin oyuncuları arasında babam da var,
Galası yapılacak İstanbul'da haftaya,
Babam heyecanlı annemle birlikte gidecekler Galaya,
Bizim ailenin medyatiik bir yanı her zaman oldu :)))
Seviyoruz ailece sosyalleşmeyi, sahnede olmayı,
Ben de çok merak ediyorum ancak, haftaiçi olması dolayısı ile gidemeyeceğim,
İpek bebeğimiz de büyüdü onu da görecekler,
Allahtan birşey olmazsa İstanbul yolu göründü onlara,
Ben de babamdan dinlerim, Yaşar Amcadan okurum galaya ait notları,

“Ünye’de Fatsa Arası”
Galası belli oldu.
Belgesel yapımcısı Esra Alkan’ın iki ay kalarak, Ünye ve Fatsa’da çektiği, Ünye ve Fatsalıların rol aldığı “Ünye de Fatsa Arası komedi belgeselin, İstanbul’da yapılacak galasının tarihi adresi ve salonu açıklandı.
Gala 20 Aralık Salı Atlas Sineması İstiklal Caddesi-Beyoğlu-İst.
İkram saati 20.30, Film gösterim 21.15 tedir.
Detaylı bilgiler yerel ve ulusal basından izlenebilir.
Yaşar Karaduman-İstanbul

7 Aralık 2011 Çarşamba

BE HAPPY!

Başkasının tecrübesinden ders almak mümkün mü?
Mümkün olsaydı şu anda Dünya kusursuz olmaz mıydı?
Herkes annesinin babasının hatalarını tekrarlamaz VE,
böylece ideal, hatasız, tecrübelerden aldığı derslerle mükemmeli yakalayan insanlar olurduk....

Herşeye rağmen mutlu olmaya,
Huzurlu olmaya bakıyorum,
Hayatımı tekrar dengede tutmaya gayret ediyorum,
Eksik olanları değil, var olanları düşünüp şükrediyorum,
Benim en büyük hazinem, bana her zaman gönlünü açan, destek olan, sımsıcacık sarılan dostlarım sizlersiniz,
Bu dünyadaki en değerli mücevherlere sahibim,
İyiki varsınız....

4 Aralık 2011 Pazar

İÇİMİZDEKİ IŞIK HEP PARLASIN

İnsanlar;Vitraylı pencere gibidirler.
Güneş çıkınca ışıl ışıl parlarlar ama karanlık çöktüğünde gerçek güzellikleri, ancak içlerinde bir ışık varsa belli olur.
Elizabeth Kübbler-Ross
Başımıza gelen iyi yada kötü herşeyin bir nedeni olduğuna inanırım,
Olumsuz olaylardan kendime ders çıkarmaya çalışırım,
Yine de şükredecek birşeyler bulmaya yönelirim,
Ama bazen hayat hiç ummadığın zamanda seni gafil avlar,
O zaman ne yapacağını nasıl davranacağını bilemezsin,
Yıllardır biriktirdiğin , özenle kulandığın, severek yerlerine yerleştirdiğin anıların,
Bir nevi geçmişin,
Hoyrat eller tarafından çalınması karşısında şok yaşarsın,
Umarım bu talihsiz olayı unutturacak başka bir felaketle karşılaşmam,
Ailece kendimize gelmeye çalışıyoruz,
Kısacası evimize hırsız veya hısızlar girdi,
Alyansım hariç tüm takılarım onlarda şimdi,
Alyansımı da benimle birlikte olduğu için alamadılar,
Neyse bize ve çocuklara bir şey olmadığı için şükrediyoruz,
Biz evde yokken gerçekleşmesine seviniyoruz,
Birkaç gündür yoktum merak etmişsinizdir diye yazmak ihtiyacı duydum,
Sizleri meraklandırmak değil maksadım,
Şimdiden desteğinize ve ilginize teşekkür ediyorum dostlarım...

1 Aralık 2011 Perşembe

RUHUNUZU NASIL BESLİYORSUNUZ?


Osman Müftüoğlu diyor ki,
"Sağlıklı bir hayatın yolu her şeyden ama her şeyden çok bedeni ve ruhu doğru birlikte beslemekten geçiyor.
“Keşke, ruhumuzu nasıl daha iyi ve doğru besleyebiliriz” tartışmaları da bir an önce başlasa."

Tartışmayı bloğumda başlatmak istiyorum !

Peki ben ruhumu nasıl besliyorum?

Bana verdiği güzellikler için Allaha şükrederek güne başlıyorum,
İşe geldiğimde gülümseyerek herkese kocaman bir "GÜNAYDIN" diyorum,
Arkadaşlarıma bugün ne kadar güzel ve hoş göründüğünü söylüyorum,
İşimi yaparken kulaklığımdan sevdiğim müzikleri dinliyorum,
Öğle araları dostlarımla birlikte güle söyleye yemek yiyorum,
Onlardan aldığım güzel enerjiyi yansıtıyorum, karşılıklı mutlu oluyoruz,
Doğumgünlerinde sürprizler yapıyorum hiç karşılık beklemeden,
Özlediğim uzaktaki dostlarıma sırf "seni özledim, sesini duymak istedim" demek için telefon açıyorum,
Aile büyüklerim için yemek yapıp onları davet ediyorum,
Bir ihtiyaçları olup olmadığını soruyorum,
Karşılıksız yapılan her güzel eylemin ruha iyi geldiğini biliyorum,
Negatif düşünceleri, beni mutsuz edecek insanları kendimden uzak tutmaya gayret ediyorum,
Kendime vakit ayırıyorum,
Kitap okuyorum, film izliyorum,
Ailemle birlikte güzel vakit geçirmek için her fırsatı değerlendiriyorum,
Öncelikle kendini seveceksin ki başkalarını da sevebilesin,
İnsanın kendinden memnun olmadığında, başkalarını da memnun edemeyeceğine inanıyorum.


Peki siz ruhunuzu nasıl besliyorsunuz?