25 Şubat 2011 Cuma

YOLCUDUR ABBAS...

Yine yol göründü bana,
3 günlük Antalya yolcusuyum,
(Pazar akşamı gidip çarşamba gece dönüş kısmetse)
Bizim Antalya seyahatleri şöyle gelişiyor;
Havaalanına iniş, otele varış,
Otelin toplantı salonuna giriş,
"Toplantı- sunum-yemek" şeytan üçgeni
Otelden dışarı adım atamadan tekrar film başa sarılıyor,
Havaalanı, Ankara'ya dönüş...
Yani pek de cazip değil,
Yorgunluk da cabası bu arada,
Bu sıkıcı programları eğlenceli ve çekilir kılan da birlikte seyahat ettiğin arkadaşların oluyor,
Ya da orada tanışacağın veya karşılaşacağın tanıdıklar,
Umarım yağmur ve fırtına olmaz,
En azından molalarda, deniz havasını bolca ciğerlerime depolarım,
Fırsat yaratıp fotoğraf çekerim diye umuyorum,
Herkese şimdilik hoşçakalın diyorum,
Oralardan kaçamak girebilir miyim bilemiyorum,
Herkese güzel bir haftasonu diliyorum...
( yazılarıma fotoğraf ekleyince yayınlayamıyorum(işyerinden kaynaklanan bir sorun sanırım), bu nedenle son yazılarım fotoğrafsız malesef)

23 Şubat 2011 Çarşamba

KOŞUŞTURMALI BİR GÜN

Seviyorum hayatın içinde koşturmayı,
Allah sağlık versin de koşturayım,
Çok şükür !

Hem işlerim çok yoğundu bugün, hem de arkadaşarımla organizasyonlar içindeydim,
Bugün Konya'dan Rahime geldi,
Annesi, ablası ve yiğeniyle,
İşleri vardı Ankara'da, ayrıca burada bir de toplantısı vardı,
Bahane ile biz de oun güzel yüzünü görmüş olduk,
Gönlü zengin arkadaşım benim,
Sürekli bizi mahçup eder,
Eli kolu dolu gelir,
Yine hediyelerle, böreklerle, hoşmerimleri ile geldi,
Konya'ya gittiğinden beri bizi hiç ihmal etmez,
Onun güleryüzü, eli açıklığı, hassaslığı,
Allah gönlüne göre versin,
Yüreği güzel insanlar hayatta her yeri güzelleştiriyor diye düşünüyorum,
Olduğu ortama neşe ve enerji katan tüm dostlarımı seviyorum,
Rahime'ye tekrar teşekkür ediyorum....

22 Şubat 2011 Salı

YÜKSEK TOPUKLAR

Murathan Mungan'ın Yüksek Topuklar kitabından bahsetmeyeceğim,
Her sabah işe gelirken ayakkabılarımın arasından düz değil de, yüksek topukluları seçme eylemimin altında yatanlarda bahsedeceğim;

Topuklu ayakkabı giyince bir kendine güven, bir hava gelmiyor mu size de,
Çok severim topuklu ayakkabı giyinmeyi,
Gerçi ökçenin yüksekliği ile doğru orantılı olarak günün sonunda ayaklarımın ağrıması kaçınılmaz oluyor,
Herşeye rağmen vazgeçemiyorum,
Ofiste daha iyi hissediyorum kendimi,
Ne zaman ki, düz papuçlarımı giyip geliyorum,
O gün daha özensiz ve rahat oluyorum sanki,
Ayaklarımın kemerli ve büyük olması (38-38.5 numara) vesilesi ile zaten babet yakışmıyor,
Dümdüz ayakkabıda da rahat edemiyorum,
Sanki yere basıyormuşum gibi geliyor,
Haftasonları spor ve düz ayakkabıları tercih ediyorum o ayrı :))


Bence kadın olmak daha özenli olmayı gerektiriyor,
Hangi erkek süsü, püsü rahatına tercih eder ki?
Ayaklarımın günün sonunda ağrıyacağını bilsem de,
Şık bir takımın ve ya elbisenin altına düz ayakkabılar giymiyorum,
Bir çok kadın belki de benimle aynı fikirde değildir bu kadınsal mevzu hakkında,
Kimbilir :)))

21 Şubat 2011 Pazartesi

PAZARTESİ SAYIKLAMALARI

Haftasonu hızla geçti yine yeniden,
Pazar akşamı fener maçı vardı malum,
Ben de akşam yemeğinde buluşturdum fener maçı izleyecekleri :))
Bir göz maçta bir göz yemek masasında yemekler yenildi,
Kadınlar aralarında sohbet etti,
Maç bir bitse diye saate bakıldı,
Beyler maç bitince bir de yorum izlemek istedi,
Ufaktan biz kaçalıma gelince iş,
Misafirler uğurlandı,
Herkes kendi odasına çekildi,
Evin babası tek başına keyifle maç yorumlarını izledi :)))

Hayat ve Hüzün'ü bitirdim,
Ayşe Kulin'e daha da fazla saygı duydum,
Her insanın hayatının roman olduğu konusunda herkesle hem fikir oldum,
Acı tatlı neler yaşanıyor,
Başrolünde oynadığın hayatının roman kahramanı Sensin.

Güzel bir hafta diliyorum herkese...

17 Şubat 2011 Perşembe

Tecrübe !!!

Türk Dil Kurumunun Sözlüğündeki anlamları;

tecrübe
Ar. tecribe

1. Deneyim: Her tarih eseri, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yazarın hayat tecrübesine bağlıdır. -C. Meriç.

2. Deney.

3. Görgü: Sonraları, diplomasi âleminde edindiğim tecrübeler bana, bu hükmümde yanılmadığımı ispat etmiştir. -Y. K. Karaosmanoğlu.

Tecrübeye saygı duymayı bilmek lazım değil mi? Malesef şimdiki gençlerde bir kayıtsızlık var. Görgü eksikliğinden mi diye düşünüyorum sık sık. Benden tecrübeli ve benden büyüklere her zaman belli bir saygı ile yaklaşmışımdır. Bunun da her zaman faydasını gördüm.

Sizli bizli konuşamam genelde. Hemen samimi olup sen'e geçerim. Ancak, benden büyükler için samimi de olsam ...... hanım, ....bey kullanırım. Onlarla sizli bizli konuşurum. Belli bir yaştan sonra sanırım insanlar böyle hassas konulara takılır oluyorlar. Onu fark ettim geçenlerde.

Bazıları herkesle, anne baba ile dahi sizli bizli konuşur. Onları da takdir ederim. Ama ben yapamıyorum.

Sanırım en iyisi yerli yerinde konuşmak. Oturup kalkmayı bilmek. Toplum içi kurallarına riayet etmek.

Bilmem ki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

14 Şubat 2011 Pazartesi

"ÜNYE"den rüzgar gibi geçtim



Günübirlik gittim Ünye'ye,
Cumartesi gün doğarken geçtim sahilden otobüsle,
Yağmur sonrası ıslanmış kaldırımlar,
Güneşin doğuşunun denizde yansıması,
Renkler, güneş ve deniz,
Hepsi muhteşemdi Ünye'de
Amcamı merak ettim, atladım görmeye gittim,
Allah sağlık, sıhhat versin,
İnşallah atlatır hastalığını,
İyiki gitmişim dedim sonra,
Amcalarım, yengemler, kuzenler, torunlar herkes hep beraber,
Eskileri konuşmak,
Gülmek, hüzünlenmek iyi geldi,

Pazar sabahı ise, hafiften yağmur çiseliyordu,
Karadeniz coşmuş, dalgalarını savuruyor,
Beyaz köpükleri kayalıkları dövüyordu,

Ünye'ye bir cee eee deyip döndüğüm için de kimseyi arayıp soramadım,
Amcam ile oturup sohbet ettim,
Hasret giderdim,
Ona sağlık diledim,
Kimse kusuruma bakmasın,

Otobüse binmeden önce, iki arada bir derede bu fotoğrafları çektim,
Güzel Ünye'yi bilenler için özlem gidermek adına,
Bilmeyenler için Karadenizin bu güzel ilçesini görmeleri için bir vesile olsun.

10 Şubat 2011 Perşembe

NAZLI KIZ

Nasıl sevimli, akıllı, bıcır bıcır,
Güzel güzel konuşur sizinle,
Sohbet eder, şaşırtır sizi,
Hiç sıkılmazsınız yanında,
Bir de kemana başlamış,
Müzisyen,
Yanından flütünü ayırmıyor,
Bize kısa bir konser verdi,
Nazlı ve annesi Heidim kısa bir süreliğine de olsa Ankara'daydılar,
Sema ve Ilgın da Ankara'da sömestr tatili olduğu için,
Ilgın nasıl büyümüş görmeyeli,
Yeni kestirmiş saçlarını,
Çok da yakışmış,
Onun da gülünce gözlerinin içi gülüyor,
Annesi Sema gibi çok güzel bir kız olacak büyüyünce,
Onlarla birlikte olmak çok güzeldi,
Konuştuk, güldük, eğlendik,
Çok iyi geldi bana,

Onlar Malatya'ya döndüler 3 saat birlikte olmak yetmedi bize,
Ama hiç yoktan iyidir dedik,
Allah nazardan korusun çocuklarımızı,
Onlar büyüsün, güzelleşsin,
Bizler ise, yaş alsakta gönlümüz hep genç kalsın,
Birlikte gülebilecek dostlarımız olsun her zaman,
O kadar büyük bir zenginliktir ki,
Paha biçilmez...

6 Şubat 2011 Pazar

ELMADAĞ KAYAK MERKEZİ !!!





Ben yıllardır Ankara'da yaşıyorum Elmadağ'a gitmek kısmet olmamıştı,
Bu haftasonu çocuklara da bir değişiklik olsun dedik,
Çıktık yola,
Tam bir hayal kırıklığı yaşadık,
Nasıl anlatsam ki,
Kayak Merkezinden daha çok,
'Sosyete Pazarı' gibiydi :)))
Her yerden gelen mangal kokuları,
At üzerinde tur attıranlar,
Kızakla kayanlar,
Onları hiçe sayıp önlerinde sohbet edenler,
Kayanların önünden çekilmeyenler,
Tam bir curcunaydı,
Biz de adet yerini bulsun diye 2 kızak kiraladık, (1 saatliği 5 TL )
Fotoğraf lar çektim ve 1 saat bize yetti de arttı bile :))
Ayrıca hava da o kadar güzeldi ki,
Kat kat sımsıkı giyinmemiz boşa gitti,
Tam yanımızda çok eğlenen gençler vardı,
Bir baktık herkes o genç çocukla fotoğraf çektiriyor,
Kim ki bu dedik,
Sonra ben şöyle alıcı gözüyle bir bakınca,
(Laf aramızda hiç kaçmaz benden televizyon figürleri)
Fox'ta yayınlanan Deniz Yıldızı dizisindeki çocuk sanırım bu dedim,
Orada melih rolünü oynuyormuş,
Eve gelip google'nca öğrendim,
ÇOk eğlendiler, o azıcık karda yuvarlanıp durdular :))

3 Şubat 2011 Perşembe

HAYAT BİLİNMEYEN BİR GELECEK Mİ?

Günübirlik Tekirdağ'a gidiyorum,
Yarın öğleden sonra Çerkezköy OSB'de toplantımız var,
“AB SÜRECİNDE SANAYİ VE ÇEVRE”
İlgilenenleri bekleriz efendim,
Bu soğukta yolculuk nasıl olacak bakalım,
Ankara'da soğuk burun donduruyor,
Sabah gözümün içi acıdı soğuktan,
Nasıl birşeyse,
Allah evsiz barksızlara yardım etsin,
Bu arada şok bir ölüm haberi herkesi altüst etti,
Defne'yi ilk çıktığından beri severim,
Onun çılgın ve neşeli halini,
Hayatımızın, bizim planlarımız çerçevesinde gelişeceğini düşünerek ne büyük bir şapşallık yaptığımızı bu ani ölümler yüzümüze tokat gibi vuruyor,
Bugünü iyi ve anlamlı yaşamak ne kadar önemli,
Yarın olmayabilir,
Allah herkese sağlıklı ve gönlünce bir ömür versin...