31 Mayıs 2010 Pazartesi

Prince of Persia


Pers Prensi,
Senelerdir bilgisayarlarda oynanan bu oyunun filmi,
Haftasonu çocuklarla gittik filme,
Harika bir efekt ve bilgisayar mucizesiydi film,
Prensi oyundakine tıpa tıp benzetmişler,
Herşey sanki bilgisayar oyunundaki gibiydi,
Sonuç 0larak güzel bir film sıkılmadan izleyebilirsiniz ....

Geçen haftadan beri ne blogları okuyabildim ne yazı yazabildim,
Sanırım yaz rehaveti çöktü üzerime,
Bugün haftanın ilk günü,
Silkinip kendime geleyim dedim,
BU hafta sonu Fahir'in SBS sınavı var,
Çok şükür kurtulacak çocuğum stresten,
İnşallah güzel geçecek ben buna inanıyorum,
Çok emek verdi,
Sonrasında tatil planları yapılacak,
Fahir'e kardeşinle birlikte sen seç bakalım nereye gidelim dedim,
Pazar internetten bakarlar sanırım,
Artık gönlünce bir tatili hak etti....
Ankara'da sıcaklar yüzünü gösterdi,
Çokkk sıcak olur yaz geceleri ve gündüzleri Ankara'nın,
Yaz geldi mi tam gelir,
Unuturuz "sıcak günler gelsin" diye söylendiğimiz zamanları,
Biraz serinlese hava, biraz rüzgar esse diye söyleniriz,
Bizler memnun olmayız zaten hiçbir şeyden değil mi?
Şu anda neye sahip değilsek onu isteriz,
İnsan olmak böyle birşey mi?
Bulunduğu ortamdan, durumdan memnun kaç kişi var acaba bu hayatta?

27 Mayıs 2010 Perşembe

HEM YE HEM ZAYIFLA

Arkadaşım Semiha'nın sayfasını önereceğim sizlere,
Bir TIK;
hem ye hem zayıfla
Azimle epeyce bir kilo verdi, tam 28 KİLO !!!
ve bu başarısını herkesle paylaşmak için de bu siteyi yaptı,
Kendisini tebrik ediyorum,
Zayıflamak isteyen bayanlara da kolay gelsin diyorum,
Zor iş....

25 Mayıs 2010 Salı

LOST FİNALİ VE HAYAL KIRIKLIĞI

1. Sezondan beri fanatik bir şekilde Lost izleyeni olarak kendimi kötü hissettim,
Bu mudur??
Bu kadar orjinal bir seneryo yazmayı becerenler neden doğru dürüst bir son yazamadı?
Bitirmek gerektiği için alelacele bir son uydurulmuş,
Düşünülmeden hazırlanmış bir son...

Ambarda girilen sayıların anlamı neydi?
Uçak düştüğü andan itibaren mi bunlar öte dünyaya göç etmişlerdi?
Yoksa 5. sezon sonundaki bomba batlaması ile mi ?
Paralel evren yaratmaktaki amaç neydi?

Bir DOKUN 6 sezon birden AKLINA gelsin!!!

Sloganlı bir sezon finali komik olmuştu,
Arafta bir araya gelen kahramanlarımız nur ışığı altında cennete yol alırlar :)))

24 Mayıs 2010 Pazartesi

SATRANÇ ŞAMPİYONU

2 Kupa aldı bizim çocuklar,
Refika Aksoy İlköüretim Okulu
Ahmet Can'ın takım kaptanı olduğu Küçükler Turnuvada 3. oldu,
Yıldızlar takımı 2. oldu,
Madalya ve kupanın yanısıra okullarına Beko'dan DVD Player ve dijital fotoğraf makinası kazandırdılar,...
Sonuçlar açıklandığında gözlerim doldu,
Çocukların mutluluğunu görmeliydiniz,
2 günlük yorgunluğa değdi,
Derece alamasalardı çok üzüleceklerdi..
Anne babalar ve öğretmenleri sevinçlerine ortak oldular,

Bir önceki yazıda belirttiğiniz güzel yorumlarınıza düşüncelerinize teşekkür ediyorum,
Başarıda, pozitif enerjinizin de etkisi olduğunu düşünüyorum,
Çocuklar sizleri kutluyorum,
Emek verdiniz başardınız,
Tebrikler....

23 Mayıs 2010 Pazar

SATRANÇ TURNUVASINDA GEÇEN BİR HAFTASONU

Özellikle öneriyorum, teşvik edin çocuklarınızı Satranç oynasınlar,
Eminim zevkini alınca vazgeçemeyecekler,
Çok küçükken tanışsın satranç ile,
İlk başlangıç 4-5 yaş olabilir,
Sonra geliştikçe, turnuvalara katıldıkça siz de zevkine varacaksınız,
Saatlerce kapıda bekleyeceksiniz,
Bu turu kazanacak mı?
Rakibi kim, nerede hata yaptı?
Averaj kimde?
Masa sıralamasına girecek mi?
Tüm bunlar sizin en bilmek istediğiniz konu olacak,
Çocuğunuzun centilmence mücadelesi içeride devam ederken siz,
Diğer anne babalarla kapıda heyecanla onun yolunu gözleyeceksiniz,
Çıkışta yüzündeki ifadeden anlayacaksınız bu turda nasıl bir başarı kaydettiğini,
En güzeli tabi ki, derece yapıp madalya ve kupa kazanması,
İlk üçe giremediğinde teselli vereceksiniz ona,
Tüm turnuvaların onun için bir tecrübe olduğunu,
Üzülmemesi gerektiğini, çok da iyi bir mücadele verdiğini söyleyeceksiniz,
Bir sonraki turnuva için heyecanlanmasını sağlamak da sizin elinizde,
4. Beko Satranç Turnuvası yapılıyor Ankara'da,
Okul takımı olarak katıldı bizimkiler,
Bugün sonlanacak turnuva umarım ilk 3'e girerler,
Takım yeni isimlerden oluşuyor,
Ahmet Can takım kaptanı ama, işleri zor,
İyi mücadele ediyorlar,
Diğer takımlar çok güçlü,
Biz babasıyla dün bütün gün onu kapıda bekledik,
Sabah 10 da başlayan turnuva akşam 9'da bitti,
Çok yoruldular,
Çocuklar siz elinizden geleni yaptınız,
Sonuç ne olursa olsun çok iyiydiniz....

21 Mayıs 2010 Cuma

NAZLI'NIN DOĞUMGÜNÜ

Nazlı Heidimin kızı,
Erzurumdan geldiklerinde küçücüktü Nazlı,
Bıcır bıcır konuşması ile yürekleri fetheder,
Her an şaşırtır sizi,
Çok akıllı ve beceriklidir,
Bugün bu güzel kızın doğumgünü,
Onu buradan kutluyorum,
İYİKİ DOĞDUN NAZLI

17 Mayıs 2010 Pazartesi

KURTLAR


KIZILDERILIDEN TEK KELIMELIK HAYAT DERSI.

Cherokee kabilesinin yaslilarindan biri hayat, ask ve evlilik uzerine konusurken sunlari soyluyor:
"Icimizde iki kurt var ve bunlarin arasinda da korkunc bir savas.

Kurtlardan biri; korkuyu, ofkeyi, kiskancligi, pismanligi, acgozlulugu, kibiri, kendine acimayi,
kuskunlugu, asagilik duygusunu, yalanlari, ustunluk taslamayi ve benciligi temsil ediyor.

Digeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu, paylasmayi, comertligi, dinginligi, alcak gonullulugu, nezaketi, yardimseverliligi, dostlugu, anlayisi, merhameti ve inanci temsil ediyor."

Genclerden biri "hangi kurt kazanacak?" diye soruyor ve yasli adam kisaca cevap veriyor:

BESLEDİĞİNİZ!

GELİNCİK TARLASI

Gelincik tarlası bulduk,
Yolumuzun üzerindeymiş,
Kırmızı ile kaplanmış,
Kırmızı ve yeşil bu kadar mı uyumlu,
Bu kadar mı süslü olur,
Bayıldım bayıldım....
Bu güzelliği fotoğraflamak harikaydı,
Çekmeye doyamadım,
Ne güzellikler var çevremizde önemli olan bakmayı bilmekte...
Şükrettim bu güzellik karşısında,
Nasıl da salınıyordu rüzgarla,
Kırmızı elbisesini giymiş, gözüne siyah kalemini çekmiş gelincik,
Arka fon olarak da yeşili davet etmiş,
Kendine en yakışan fonu bulmuş,
Ondan güzeli alımlısı yok tabii....
Narin, kırılgan,
Sert bir rüzgar estiğinde,
O güzel kıyafetini uçuruyor rüzgara karşı,
Gelinciğe bu kadar güzelleme yaptıktan sonra çekiliyorum huzurlarınızdan efenimmm :)))

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Ahhhh GAZİANTEP'İN KEBAPLARI YOK MU?



Tüm suç kebabların !!!
Ankara'ya kilo almış olarak döndüğüm kesin,
Şengülcüğüm Antep'e evlenip gitmeden önce benim oda arkadaşımdı,
Birlikte çalışıyorduk,
Antep'e bu ikinci gidişimde de beni ağırlamak için elinden geleni yaptı,
Öğle yemeğine gittik birlikte,
Kebablar bu kadar mı lezzetli olur,
Bu kadar mı harika fıstıklı tatlılar olur,
Yemekte Yuvarlama ve lahmacun yedim,
Çiğköfte de mükemmeldi,
Kebab yemeyi akşama bıraktım,
Her ikisi ile 100 puanlıktı...
Akşam Mesut, eşi ve Ebru ile İmam Çağdaş'a gittik,
Masada neler yoktu ki,
Ali nazik,
Karışık kebablar,
Havuç dilimi,
Şahaneydi,
Ne çok yedim, Siboş'un kulakları çınlasın,
Sabah Nesfit, öğlen salata yemeye alışan bünyeye fazla geldi bu durum :))Çok keyifliydi herşey,
Dün yorgunluktan baygın bir halde döndüm Ankara'ya,
Antep'in sıcağında gezdik tozduk çünkü...Eğitim güzel geçti,
Gerçi 45 dakikalık sunum sonrası bir buçuk saat sorulara cevap vermek beni bayağı yordu,
Sonrasında Semalarla birlikte Antep'in pasajlarını, bakırcılar çarşısını ve tüm görülecek yerlerini o sıcağa rağmen gezdik,
Ünlü dondurmacısında soluklandırdı bizi Şengül,
Dondurma yanına da fıstıklı kadayıf olunca tüm yorgunluğumuzu unuttuk...

Her memlekette dostların olması ne kadar güzel,
Sağolsunlar beni ağırlamak için seferber oldular,
Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar,
En kısa zamanda Ankara'ya bekliyorum hepinizi...

12 Mayıs 2010 Çarşamba

MALATYA'DAN CANLI YAYIN






Salı gece indim Malatya'ya,
Heidim Nehirciğim ve eşi karşıladılar beni,
Malatya'nın gözde mekanlarını gezdiriyor,
Madoda kahvaltı yaptık başbaşa,
Kanal boyunda gezdik,
Kayısı dükkanlarına attık kendimizi,
Günkurusu aldık,
Ünlü ayakkabıcısını ziyaret ettik (Emine'nin kulakları çınlasın)
Her anımızı belgeledik :)))
Heidime ve Nazlıya doyamadan ayrılacağım buradan ama,
Görmüş oldum, Malatya'nın havasını solumuş oldum,
Kısa bir süre olsa da bu beni çok mutlu etti,
Buraya yaz gelmiş, hava süper,
Uğurböcekleri sarmış herbir yanı...

10 Mayıs 2010 Pazartesi

BENDEN HABERLER

Yol göründü bana,
Ne çok severim gezmeyi,
Çocukluğumdan beri gezmeye bayılırım,
Malesef otobüs tutardı beni,
Hem gezmeye bayılıp, hem de otobüse biner binmez midesi bulanmak nasıl olur bilir misiniz?
İğrençççç,
Işınlanma icat olsa da, istediğimiz yere Uzay Yolundaki gibi gidebilsek ışınlanarak diye düşünürdüm,
Ya da jet Giller gibi uçarak,
Neyse ki, şu anda bu sorunumu kısmen atlattım,
Yani çoğunlukla sorunsuz seyahat edebiliyorum,
Ekstra durumlarda mide bulantısına yakalansam da, sık olmuyor...
Fazla değil 2 günlüğüne Ankara'dan uzaklaşacağım,
Önce Malatya sonrasında Gaziantep,
Malatya'ya Heidimi ve Nazlı'yı görmeye gidiyorum,
Gaziantepte sunumum var,
Bu eğitime Karstan Sema da gelecek,
yani bir taşla bir sürü kuş vurmanın zevkini yaşayacağım,
Allahın izni ile,


Malum Anadolu jet ile uçak fiyatları çok hesaplı artık,
1 ay öncesinden alınınca biletler,
Plan program da ona göre yapıldı,
Hızlı bir hafta beni bekliyor,
Umarım her şey yolunda gider,
Sizlere dönüşte fotoğrafları ile anlatırım,
Çarşamba ve Perşembe yokum...


Haftasonu anneler günü kutlamaları ile geçti,
Dün akşam herkesi yemeğe bize davet ettik,
Mahocum tuzda levrek yaptı,
Benim ünlü Elmalı paydan sonra Brownie'mi de çok beğendi herkes,
Sizlere tarifini vereyim diyorum,
Deneyin eminim pişman olmazsınız...
Bugün öğlen ise,
1 yıl önce bebişi olup, ücretsiz izne ayrılan sevgili arkadaşım Özgür'e,
Tüm kızlar Hoşgeldin Partisi yaptık,
Herkes birşeyler yapıp getirdi,
Toplantı salonunu kapatıp yedik, içtik, güldük, söyledik,
Süperdi,
Ayrıca Cuma da doğumgünüydü Özgür'ün ikisini bir arada kutladık,
Harika lezzetler vardı masada,
Kısırdan tutun da biber kızartmasına,
Çin salatası, kuskus salatası, Poğaçalar, susamlı çubuk,
Makarna salatası, brownie,
Özgürcüğüm Hoşgeldin bir kez daha,
Benim sürekli okuyucum olduğunu biliyorum,
Canım arkadaşım iyiki geldin, özlemiştim seni....
MAVİANNE Brownie

Malzemeler

  • 1 su bardağı süt
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 3 adet yumurta
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartmatozu
  • 1 paket vanilya

Hazırlanışı

  1. Yumurta ve şeker iyice çırpılır.
  2. Yağ ilave edilir.
  3. Süt eklenir.
  4. Kakao ve vanilya katılıp, çırpılır.
  5. Kakaolu karışımdan 2 su bardağı bir kenara ayrılır.
  6. Kalan karışıma un ve kabartma tozu karıştırılır.
  7. Yağlanan kalıba hamur konulur.
  8. Önceden ısıtılmış 180 C fırında brownie pişirilir.
  9. 1-2 portakal sıkılır suyu üzerine dökülür.
  10. Kek sıcakken kesilip ayrılan kakaolu karışım üzerine dökülür.
Afiyet olsun

9 Mayıs 2010 Pazar

ANNE OLMAK

2008 Yılı Mayıs ayında Yazdığım ve Ankara Hürriyette yayınlanan makalemi sizlerle bir kez daha paylaşmak istedim.
ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Annelik Bana Neler Öğretti?

Annelik bana neler kattı? Naif, sabırsız, nazlı bir gençkızken, güçlü ve sabırlı 2 erkek çocuk annesine dönüşmem aniden oldu.

Güler geçeriz çoğumuz; Annelik için, “Dünyanın en güzel duygusu” derler ya, “Yerine başka hiç birşey konulmaz bu sevginin” derler ya, “Anne olunca anlarsın bu duyguyu” derler ya, Hepsi gerçekmiş.

Bebeğini ilk kucağına aldığında, önce inanamıyorsun “Onun” senin bebeğin olduğuna, Bu mucize karşısında nutkun tutuluyor, Bebeğin ağlama krizlerine tutulduğunda ise, Sabır ve dayanıklılık sınırlarının ne kadar yükseldiğini görüyor ve şaşırıyorsun.

Her gün yeni bir “Sen” keşfediyorsun, Artık ANNE’sin, Sadece sen yoksun bu hayatta, Senin sorumluluğunda olan bir insan var, O’nun her şeyi ile yoğurulması, doğru insan olarak yetişmesi sana bağlı, Bir insan şekillendirmenin önemini fark edip dehşete düşüyorsun.

Kişiliği ile doğan bebeğinin, senden çok farklı bir varlık olduğunu keşfediyorsun, Uzmanların kitaplarında yazılanlar,ı bebeğine uygulayamadıkça, Her bebeğin kendi kitabını yazdığını görüyorsun, Bebeğinle büyüyorsun, O, delikanlılığa veya gençkızlığa doğru yol alırken, Sen kendi hayatınla hesaplaşıyorsun.

Doğruların ve yanlışların değişiyor belki de, Her şey O’nunla farklılaşıyor, O’nun gözünden dünyaya bakmaya çalışıyorsun, İyi anne olmanın ne kadar zor olduğunu fark edip, tırsıyorsun, Tüm sevgini verdiğin O küçük varlık, şimdi karşına dikilip seni eleştirebiliyor, O’nu saygıyla karşılamayı öğreniyorsun.

Değer vermeyi, çocuklara ve gençlere daha anlayışlı olmayı öğretiyor sana. Annelikte daha 12. yılımdayım, Kısmet olursa, önümde daha uzun yıllar var, Heyecan ile yeni öğreneceklerimi, Yeni keşiflerimi bekliyorum, Bana bu tecrübeyi yaşattıkları için; Oğullarıma teşekkür ediyorum.

Beni anneliğe layık görüp, onları bana bahşeden Tanrı’ya da şükrediyorum…

7 Mayıs 2010 Cuma

ANNEME

Okuldan eve geldiğimde mis gibi poğaça kokusu karşılardı beni,
Annemin "hadi bakalım üstünüzü çıkarın ve masaya oturun" demesi bana mutluluk verirdi,
Sıcacık poğaçaları yemek için sabırsızlanarak çıkarırdım önlüğümü...
Bu Orkide tüm annelere
Her ayın belli bir günü (ayın 19'u) annemin günüydü,
Günden birkaç gün önce evde temizlik yapılırdı,
Bir gün önce ise, börekler açılır, sarmalar sarılır, kremalı pasta yapılırdı,
Komşu teyzelerin salonu doldurması ile,
Şen kahkahalar atılır, çaylar demlenir,
İçeriden gelen mis gibi parfüm kokuları ile taze demlenmiş çayın kokusu birbirine karışırdı,
En çok da,
Annemin en güzel kıyafetini giydikten sonra,
Gözüne siyah kalemini çekip, rujunu sürmesini seyretmek hoşuma giderdi,
Her zamankinden daha güzel olurdu çünkü,
O mavi gözleri daha güzel çıkardı ortaya,
O güzel yüzü daha bir canlanırdı,
Misafirlerini alnının akıyla ağırlamanın gururu düşerdi yüzüne,
Bu arada okuldan gelen komşu teyzelerin çocukları ve tabi ki biz,
Abim, kardeşim ve ben,
Mutfakta kurulan masada yerlerimizi alır,
Misafirlere hazırlananlardan yemenin coşkusunu yaşardık...


Annem her zaman fedakar, güleryüzlü, yumuşak başlı ve sevgi dolu olmuştur,
Onun için hayattaki en önemli şey, babamı ve biz çocuklarını mutlu etmekti,
Çoğumuzun annesi gibi kendini hiç öne sürmezdi,
Onun hakkını ödeyemem,
Çocuklarımı da 3 yaşına kadar O büyüttü,
Bu yaşa kadar da hep bir eli üzerimizde oldu,
Fotoğrafın arkasında babamın el yazısı ile; 30 Ekim 1971, İsmail 6,
Fatma 2 yaşında
Onun o verici elinin üstümde olduğunu bilmek beni her zaman güvende hissettirdi,
Huzur buldum her zaman yanında,
Onun üzülmesine, ağlamasına hiç dayanamadım,
Hastalanmasını ise hiç istemedim,
Çocukken onu yatarken görmeyi hiç sevmezdim,
Hele de gündüz uyumasını asla istemezdim,
Her çocuk gibi bencilim,
O hep sağlıklı, hep huzurlu, hep mutlu olsun istiyorum,
Analarımızın hakkını hiç ödeyemeyiz,
Onlar bizim huzurlu ve mutlu bir yarınımız olduğunu gördüklerinde,
Onların da bizim kadar mutlu olduğunu görürüz,
Emeklerinin boşa çıkmadığını onlara gösterebiliriz...
CANIM ANNECİĞİM ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN

6 Mayıs 2010 Perşembe

6 MAYISTA DOĞAN GÜZEL KADIN

Babam yine annemi şaşırtmayı bildi,
Bugün annemin doğumgünüydü,
Çiçek almış bana geldi babam,
Annem ise komşuları ile bahçede oturuyormuş,
Çay demlemiş, pasta börek yapmışlar baharın tadını çıkarıyorlar,
Tabi herkesin benim gibi bahara alerjisi yok :))
Fotoğraf makinanı al gel dedi,
Anneme bu güzel çiçeği almış ben de fotoğrafladım,
Tüm arkadaşları şaşkınlık içerisinde kaldılar ve babamı en düşünceli ve nazik koca seçtiler.
 Ben de onların hatırı için, alerjilerime rağmen dışarı çıktım,
Dün iş yerinde çok fena hapşırık, aksırık olunca bugün evde dinleniyorum,
Daha iyiyim, alerji ilacımı değiştirdi doktorum,
Yarına eminim toparlanmış olarak işime döneceğim,
Evde olmak da hiç fena değilmiş hafta arası,
Görüşmek üzere...

4 Mayıs 2010 Salı

ORTAYA KARIŞIK

Fotoğraflar
Hani bazen içinden yazmak gelmez ya,
hani bazen içinden okumak gelmez ya,
İşte öyle günler yaşadım,
Gazete dışında birşey okumadım,
Blogları da okumadım,
Yine bahardandır bahardan deyip suçu bahara attım,
Bu arada film izlemek istedim,
Saatlerce izlesem bıkmam dedim,
"Başka Dilde Aşk"ı çok beğendim,
"Gözlerindeki Sır"dan etkilendim,
"The Blind Side" da bir kez daha Sandra Bullock'u beğendim,
"Flash Forward"ın son bölümünü izlerken yine Lost'u hatırladım,
"Lost" 6. sezon 13. bölümden sonra 1 hafta ara vermesine sinirlendim.
Haftasonu pikniğe gittim,
Çok eğlenceli, kalabalık, bol etli bir gün geçirdim,
Çocukların neşesine ortak oldum,
En son çocukluğumda atladığım ipin içine girip zıpladım,
40 yaşında da ip atlanabileceğini görmüş oldum,
Fotoğraflar çekmenin ve anı yakalamanın keyfine vardım.
Bu hafta en çok "Allah sağlıklı yaşlandırsın" cümlesini kurdum,
Çevremdeki hastaları görünce, sağlığın ne büyük bir lütuf olduğunu gördüm,
Oturup kalkıp şükretmenin ne kadar önemli olduğunu fark ettim,
Konuşabilecek dostlarının olmasının büyük bir nimet olduğunu tekrar anladım.


Erguvan ağacının mor çiçeklerinin açmasını büyük bir heyecanla bekledim,
Kahvaltıyı balkona hazırlamanın, ailece masaya oturmanın mutluluğunu yaşadım.

Şimdi;
Alerjilerimle boğuşuyorum,
Anneler günü hediyesi bakıyorum,
Bloglarda yazılan yeni yazıları merak ediyorum....