31 Mart 2010 Çarşamba

İSTANBUL'DA BİR GÜN

Günübirlik bir İstanbul seyahatinden yeni döndüm,
İstanbul'daki arkadaşlarım ve akrabalarımı ne yazık ki arayamadım,
Toplantı için oradaydım,
Akşamüstü bitti ve kendimizi Beyoğluna attık,
Renkli ve hareketli bir dünya karşılıyor orada sizi,
Bu karmaşa içerisinde kaybolmak iyi geldi,
Ankara'nın düzenli,bürokrat dünyasından sıyrılıp,
Bu hareketli ortam fiziksel olarak beni çok yorsa da,
Ruhen yenilendim :))
Gümüşsuyuna geldiğimde bir kalabalık,
Korumalar, basın ,
Herkes benim istanbul'a geldiğimi haber almış!!
Alman Büyükelçiliğinden çıkan çıkana,
İlber Ortaylı ceple konuşuyor: " evet, evet Mavianne'nin buraya yaklaştığı duyumu aldık" diyor telefonda onu arayan Pelin Batu'ya.
Fener Rum Patriği Bartholomeos ise eteklerini toplamış bana doğru yürüyor,
Önümdeki arabasına binerken beni selamlıyor ve "gelmez misin benim makam arabama Mavianne" diyor,
Ben ise ona, Merkel'i kıramadığımı onun arabasına bineceğimi söylüyorum.


Ben nerde, haber orada !!!
Çok şey kaçırıyorsunuz Basın Yayın Camiası patronları,
Burada haberin ayağına geldiği bir Mavianne duruyor,
Hizmete hazır,
Siz hala farkında değilsiniz :))
Harika bir İstanbul gün ve gecesinin ardından Ankara'ya geri döndüm,
Unutulmaz hatıralarımın arasına yenilerini de kattığım için mutlu ve huzurluyum,
Hayatıma değen tüm arkadaş ve akrabalarım iyiki varsınız...

26 Mart 2010 Cuma

BAHAR ÜZERİNE GÜZELLEME

Baharın gelmesi hem mutluluk hem de endişe yaratır bende,
Alerjilerimin başlaması kabusumdur çünkü,
Kuşların cıvıldaması,
Ağaçların çiçeklenmesi,
Çimenlere yayılma isteği,
Havadaki bahar kokusu,
Hepsi insanı heyecanlandıran nedenler değil de nedir?


Hayatta küçük mutluluklar yaşatmalıyız kendimize,
Geçende bir arkadaşım şöyle bir cümle kurdu,
İçim acıdı,
"40 yaşı geçtim, geriye baktığımda ne kadar az mutlu olmuşum,
huzurlu geçirdiğim günlerin sayısı çok az" dedi...
Tüm olumsuzluklara rağmen hayatımızı güzelleştirmek o kadar zor mu?
Yazık değil mi bize bahşedilmiş hayatı hoyratça kullanmaya,
Hepimizin tek bir hayatı var,
Onu başkaları için feda etmek ne kadar doğru,
Çevreden etkilenmemek mümkün değil ancak,
Kendimize de değer vermeli ,
ve Tanrı'nın bize verdiği bu hediyeye sahip çıkmalıyız....

24 Mart 2010 Çarşamba

KADIN OLMAK GÜZEL

Köşe yazarları, kadın-erkek ilişkisi üzerine çok sık yazı yazarlar,
Erkek ve kadın beyinlerinin farklı çalıştığı söylenir,
Haklıdır da bu tesbitte bulunanlar.


Hangi erkek, kuaförden geldikten sonra arkadaşına nasıl olmuş, yakışmış mı? diye sorar ki,
Oysa biz kadınlar öyle miyiz,
Biz sormadan söylemelerini isteriz,
Nasıl olmuş, yakışmış mı?


Bir de kadınlar sevildiklerini sık sık işitmek isterler,
"Beni seviyor musun?" sorusunu neden sevmez erkekler?
eee karşındaki duymak istiyorsa sen de sık sık söyle ne olacak,
Ne kaybedersin?
Erkekler hiç anlamaz kadınların bu isteklerini...


Veya giydikleri birşeyin yakışıp yakışmadığı çok önemlidir kadınlar için,
Erkek giyer çıkar,
Gün içinde "ne kadar şıksın" sözünü duymasa da umrunda değildir,
Kadınlar o gün, giyimi kuşamı hakkında hiçkimse birşey söylememişse kendini kötü hisseder...
Beyler sözüm size!!!!
Kadınların tüm bu güzel ayrıntılarla sizi boğmasına izin verin :)
Sonuçta kazançlı siz çıkarsınız,
Hoş tutun kadınları,
Hayatı güzelleştirdiklerinin bilincinde davranın,
Küçük kaprislerine de göz yumun artık,
Bu kadar kusur kadı kızında da olur!

23 Mart 2010 Salı

ANNELİK ZOR İŞ MİRİM !

Hepimiz annelerimizden duymuşuzdur,
Bebeğimizden şikayet edince;
"Sen büyüyünce gör, büyüdükçe sorunları da artar" derler,
İki oğlumun arasında 2.5 yaş olduğu için,
Ben ikiz çocuk büyütür gibi zorlandım,
Sağolsun annem çok yardımcıydı,
Ama yine de bebeklikleri çok yorucu geçti,
Çok şükür büyüdüler,
11 ve 14 yaşında çocukluğu geride bırakmaya hazırlanan oğluşlar oldular,
Büyüyünce herşeyin daha rahat olacağını düşünen ben,
Zorlanıyorum, iletişim kurmak için,
Özellikle de kardeşler arasındaki münakaşa ve anlaşmazlıkların çözümünde,
Birine haklı desem, öbürü tarafından suçlanıyorum,
"Sen onu daha çok seviyorsun, onun söylediklerini haklı buluyorsun"
Bu cümleler kurulunca da yüzüne tokat yemiş gibi oluyorsun !
Nasıl bir denge oturtmalı hala beceremedim,
Birbirlerinden gece ve gündüz kadar farklı iki erkek annesi olmak ne kadar zormuş,
Onları birbirinden ayırmak mümkün değil ki,
Anneler her evlatladını aynı aşkla seviyor,
Umarım bir gün onlar da bunu anlar ve gurur duyduğum evlatlar olurlar....

18 Mart 2010 Perşembe

HAFTASONUNUZ ÇOK GÜZEL GEÇSİN

Hayat geçiyor,
Her hafta izlediğimiz diziler gibi,
Günlerimiz dizi bölümleri gibi başlıyor ve bitiyor,
Tek fark, yeni bir güne uyandığımızda senaryoyu bilmiyoruz,
Yazılı bir senaryo varsa da yaşadıkça görüyoruz,
En güzeli de başroldeki esas kız kendimiz!!
Arkadaş ve akrabalarımızla bizim dizinin castı tamamlanıyor,
Arada hayatımıza giren çıkan figüranlar da oluyor,
"Film şeridi gibi geçti gözümün önünden hayatım" repliğini hatırlattı bunlar...
Haftasonu,
Eski dostlar, pardon! eskimeyen dostlar günüm var :)
Yine gülüp konuşup, çokça yiyip içeceğiz ,
Sabah güzel bir kahvaltı hazırlayayım diyorum,
Sadece Cumartesi sabahları ailece kahvaltı yapabiliyoruz çünkü,
Kızarmış ekmek,
Sucuklu yumurta,
Krep,
Aklıma gelenler,
Hava güzel olursa balkonda bile yapabiliriz,
Değil mi?
Herkese çok güzel geçecek bir haftasonu diliyorum,
Kendinize çokkk iyi bakın...

15 Mart 2010 Pazartesi

HAYATTAN BİR GÜN

Yağmurlu bir Ankara sabahına uyandım bugün,
Kapalı bir hava,
Pazartesi sabahı ile birleşince,
Yataktan çıkma gücünü zor buldum kendimde,
Yüzüme çarptığım soğuk suyun etkisi ile kendime geldim,
Uyandım!
Her gün olduğu gibi, Ahmet Can kalkmış mutfakta kahvaltısını yapmakta,
Fahir, top atsan uyanmaz bir şekilde yatağın derinliklerine gömmüş kafasını,
Mahocum gazetesini sabah haberleri eşliğinde okuyor...

Sabah erken kalkınca enerjim en üst seviyede olur benim,
Makyajımı yapıp, giyinir süslenirim,
O gün giydiğim kıyafete göre takı seçmem vaktimi alır,
Saçıma şekil vermek ise, başlı başına bir uğraş gerektirir :)))
Çalışan kadın olmak hem güzel, hem zor.....
Ne kadar yoğun olursam olayım,
Gün içerisindeki hoşluklar önemlidir benim için,
Bir dostla gülmek,
Ufak tefek jestler yapmak,
Hal hatır sormak iş stresini bir nebze alıyor....

Mesai bitiminde ise,
Akşam yemeğinde ne pişirsem derdine düşerim,
Veya düşmem :))
Kapıda karşılar çocuklar beni,
Annneeee ne yiyeceğiz????
Bu sorunun cevabı genelde; Bilmem, Bakalım dolaba, Ne yemek istersiniz? olur.....

12 Mart 2010 Cuma

BAHARIN İLK İŞARETLERİ


3 haftadır sürdürdüğümüz eğitim programı nihayetine erdi dün,
Çok yorulduk,
Ancak güzel işler yapmanın zevkiyle yorgunluğumuz bir nebze hafifledi,
Blogla da haliyle ilgilenemedim,
Sayfalarınıza gelemedim,
Bundan sonra artık,
Herkes ne yapmış, ne etmiş ben yokken bakacağım,
Öğle arası bahçeye çıktık Siboş ile,
Bu güzellikleri görünce hemen fotoğrafladım,
Bahar gelmiş haberimiz yok,
İçim açıldı görünce bu bahar dallarını,
Dinlenmek istiyorum,
Öylece durmak,
Hiçbirşey yapmamak,
Size de yoğun geçen günlerden sonra böyle oluyor mu?
Tembellik yapmak lüksü istiyorum kendime !!!!
DUYURULUR :)))

8 Mart 2010 Pazartesi

TÜRK KADINI'NIN ATA'YA TEŞEKKÜRÜ

Yıllardır kadınların varoluş çabasına tanık olduk,
Erkek dünyasında kadın olmak hiç de kolay olmadı,
Düşünüyorum da, Mustafa Kemal Atatürk bu devrimleri yapmasaydı halimiz nice olurdu,
Şu anda bunun kıymetininin bilinmediği bir ortamdayız,
Kadın, artık her ortamda söz sahibi,
Erkeklerin dünyasında "ben de varım "diyebildik,
Erkeklerle aynı şartlarda çalışabilmemiz,
Eğitim alabilmemiz,
Mesleğimizi rahatça yapabilmemiz,
Evden çıkıp, topluma karışabilmemiz,
Hep O'nun etkileri değil mi?
Özgürce düşüncelerimizi ifade edebiliyorsak
Toplumda birey olarak saygın bir yerimiz varsa,
Biz de devletin en üst noktalarında kendimize yer bulabiliyorsak,
Anayasa karşısında erkek ve kadın eşitse,
Kime borçluyuz tüm bunları??
Bir kez daha 2010 'un 8 Martında bunu hatırlamalı ve teşekkür etmeliyiz Ata'mıza....

DÜNYA KADINLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN

5 Mart 2010 Cuma

8 YIL SONRAKİ BULUŞMA




Konya'dan bahsetmek için ofisteki bilgisayarıma yüklediğim Konya fotoğraflarına ulaşmayı bekliyordum,
Ancak, bugün tekrar eğitim salonunda mesai yapıp eve geldim,
Daha fazla bekleyemedim,
Sevgili arkadaşım Funda'dan bahsetmek için,
Ankara'da bizim kurumda, yeni mezun bir mühendis olarak işe başlamıştı,
Evlendi Konya'ya yerleşti,
Şimdi ise 1. sınıfta oğlu var,
Canım benim, Konya'ya giderken otobüste aradım onu,
Öğleden sonra sırf beni görmek için iş yerinden izin almış geldi,
Onu neredeyse 8 yıldır görmemiştim,
Çok sevindim,
Yıllar geçse de dostluklar aynı sıcaklığında duruyor,
Onu görünce bunu fark ettim,
Aramıza sanki o kadar yıl girmemiş,
Canım benim Ankara'ya bekliyorum,
Eşin ve yakışıklı oğlunla birlikte, en kısa zamanda,
(Pazartesi fotoğrafları da eklerim inşallah)
resmi belge tarihi uygun olmadigindan red edilmistir
resmi belge tarihi uygun olmadigindan red edilmistir
İYİ HAFTASONLARI DİLİYORUM

ANKARA-KONYA 6 SAAT :))

Yoğun günler geçiriyorum,
Konya'ya günübirlik gidiş dönüş sonrasında,
Karstan Semoşum, Malatya'dan Heidim geldi,
Mutluyum, Mutlusun, Mutlu !!!!!
1 aydır yaptığımız planlar sonrasında büyük buluşma gerçekleşti,
Kız arkadaşların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük,
Kız kardeşim olsaydı en az bu kadar severdim sanırım,
Benim için onlar kardeşten öte....Geceyi de birlikte geçirdik, sabahına eğitimimize katıldılar,
1-2 günlüğüne geldiler,
Yetmedi, doyamadık birbirimize,
Ne çok konuşacak mevzu birikmiş,
Akşam Aşk-ı Memnu'yu seyrettik birlikte,
Çok eğlendik tabi,
Söylene söylene izlememizi görmeliydiniz,
Eskileri konuştuk,
Yenileri paylaştık,
Özlem giderdik....
(giderebildik mi? bu kadar kısa sürede, hiç yoktan iyidir değil mi?)
Bu dondurmanın ağzımızda bıraktığı tad gibi,
Buluşmamızın da tadı damağımızda kaldı !!!

2 Mart 2010 Salı

YARIN KONYA'DAYIM

Sunumum 13:30'da beklerim efenimmmm......