30 Ocak 2010 Cumartesi

ZOR GÜNLER


Babamızı, dedemizi kaybettik....
Anlatılamaz bir acı,
Malesef 1 aydır hastanedeydi,
İyi olacağına dair her zaman ümit içerisindeydik,
Çarşamba günü veda etti bu dünyaya,
Allah mekanını Cennet eylesin,
Çok başka bir insandı,
Saygıdeğer bir Ankara Beyefendisi,
Kültürlü, esprili, harika bir insandı,
Dualarınızı eksik etmeyin,
Bir Fatiha gönderirseniz ruhuna eminim hissedecektir,
Bizler çok sarsıldık,
Zaman herşeyin ilacı derler,
İnşallah doğrudur,
Sizleri üzmek istemezdim ama,
Acısıyla tatlısıyla bir hayat yaşıyoruz,
Malesef her zaman gülünmüyor,
Ağlamak da insanlar için...

26 Ocak 2010 Salı

SÜRPRİZ BULUŞMA

Buluşmanın Adı;
Zeya, Mavianne, Gümüşay ve Balkahve
Balkahve öyle güzel yazmış ki,
Ben tekrar etmek istemiyorum,
Bir tık Balkahveye....
Herkesin kulaklarını çınlattık,
Özellikle Kankim Lale'nin,
Bir dahaki sefere Ankara'ya onu da bekliyoruz,
Sımsıcak, samimi, içten, güleryüzlü bir buluşmaydı bizimki,
Sanki eskiden beri birbirimizi tanıyoruz,
Sanki, eski çocukluk arkadaşlarıyız,
Blog dostluğunu anlamak için yaşamak lazım :)
Aynı frekansta insanların biraraya gelmesi, doyumsuz sohbete dönüşüyor,
Vaktim kısıtlıydı, doya doya oturamadım,
Güzel hediyelerim için Balkahve ve Gümüşay'a teşekkürler,
Zeya'nın Ankara'ya gelmesi bize hediyeydi,
Tekrar görüşmek üzere ayrıldık...

25 Ocak 2010 Pazartesi

SİZİ SEVİYORUM !!!!

"40 yaş; gençliğin yaşlılığı, yaşlılığın gençliğidir"
diye bir söz söyledi haftasonu Yaşamdan Dakikalarda Sunay Akın,
Şöyle bir düşündüm de,
Ne kadar doğru bir söz...

Aşk, sevgi nedir?
Karşındaki insanı kendinden çok düşünüyorsan,
Onun rahatını, mutluluğunu her zaman ön planda tutuyorsan,
Fedakarlık yapabiliyorsan onun için,
O mutlu olsun diye ortamı güzelleştiriyorsan,
O insanı seviyorsundur,
Sevgi emek ister,
Tek taraflı olmamalı,
Sevdiğin de yapmalı tüm bunları,
Sevgi egoistlik barındırmaz içinde,
Bir de sevdiğine verdiğin değeri gösterebilmelisin,
Bugün Ayşe Arman'ın yazısını okumanızı isterim,
Yazıdan bir alıntı;

"Her gün hepimizin belli bir miktar okşanması gerekiyor.

Birilerinin bize ve bizim birilerine sarılmamız gerekiyor.

Bizi seven bir başkasının sıcaklığını hissetmemiz gerekiyor."

Sevilen ve bunu bilen insan her zaman ışıldar,
Cimri davranmayalım sevgimizi göstermek için,
Alabildiğince cömert olalım,
Hem biz mutlu oluruz hem karşımızdakiler,
Ayna gibidir sevgi,
Yansıtır durur ışığını....

Sevgi ve dostluk dolu bir hafta diliyorum sizlere...

22 Ocak 2010 Cuma

MOR GÜNLER

MOR, Ruhsal dünyanın rengi. Asilliği, dengeyi, kendine güveni, sakinleştirici ve dinlendirici duyguları pekiştirir.
Bu günlerde Mor rengin etkisindeyim :))
Her yerde bu renk dikkatimi çekiyor,
Hatta mor renkli bir ayakkabı bile aldım,
Daima siyah veya kahverengi ayakkabıya giden elim birden mora uzandı,
Karne günü heyecanı içerisinde okula gitti çocuklar,
Gerçi e-devlet sağolsun! gördük önceden notlarını,
Takdirle gelmelerini bekliyorum :))
Keşke biz anne babalara da her yıl sonu karne verilseydi değil mi?
Ebeveyn karnesi !
Acaba karnemizde kaç kırık olurdu?
Doğru bildiğimiz yanlışları görmemiz açısından iyi olurdu,
Ankara buzzz,
Kar yağsa da biraz daha yumuşasa havalar,
Yoksa donacağız :)))
Kar yağamadı şöyle dolu dolu bu yıl,
Çok seviyorum sabah uyandığımda her tarafın bembeyaz olduğunu görmeyi,
Çocuklarla kar topu oynamayı,
Herkese güzel bir haftasonu diliyorum....

20 Ocak 2010 Çarşamba

SÖMESTR TATİLİ GELDİ ÇATTI

16 Ocak'tı Ahmet Can'ın Doğumgünü,
Aylardır hayalini kurduğu doğumgünü partisini yapamadık,
Ancak, pastamızı alıp evde anneanne, dede ve babaanne ile küçük çaplı bir kutlama yaptık,
Ona kalsa 10 küsür arkadaşını çağırıp büyük bir parti yapacaktık,
Seneye yapmaya söz verdim,
Cumaya okullar kapanıyor,
Tüm öğrencileri kutluyorum,
İnşallah karneler iyi gelir,
Çok yoruldu çocuklar,
Sömestr tatili planları yapıyordur hepsi,
Bol bol kitap okumalarını tavsiye ediyorum,
Haftada birkaç test çözmeleri de fena olmaz :))
Tüm tatili bilgisayar oyunu ile geçirmelerini hiç istemem,
Acaba tüm anneler mi böyle?
Çocuklarının daha başarılı olmasını,
Daha çok çalışmasını istiyor....

18 Ocak 2010 Pazartesi

GÜZEL GÜNLER YAKINDA

Böyle bir başlık atmak istedim,
Pollyanna yanımı hatırlamak istedim,
Eminim feraha çıkacağımıza,
Hayat bir oyun sahnesi gerçekten de,
Kenan Işığın o programını severim,
Genelde tekrarını pazar sabahları izliyorum,
Hepimiz dünyada birer oyuncuyuz,
Hepimiz kendi filmimizin başrolünde oynuyoruz,
Hayatımıza giren ve çıkanlar ile hayatımız renkleniyor,
Komedi, gerilim, romantik, aksiyon,
Sizin filminiz hangi türe giriyor?
Sanırım zaman zaman hepsini içeriyor değil mi?
Mutlu sonla bitmiyor hiçbir film,
Tabii bakış açısına göre değişir,
İyi bir insan olarak sürdürdüysek kendi filmimizi,
Bizim sonumuz belki de bir başlangıçtır...

15 Ocak 2010 Cuma

RUH YORGUNLUĞU

Hayat telaşesinde bedenen ne kadar çok yoruluyoruz,
Eğer sağlıklıysak bana mısın demiyor değil mi?
Hem söyleniyoruz, hem de koşturuyoruz,
Gönül yorgunluğu ile yaşamak ne zormuş,
Kayınpederim, salı günü yapılan ameliyatlardan sonra,
Çok ciddi bir duruma girdi,
Biz bugünleri üzüntü ve çaresizlik içerisinde hastanede geçirdik,
Bugün çok şükür daha iyiye doğru bir gidiş var,
Ancak biz çocukları olarak dayak yemiş gibi olduk bu süre zarfında,
İçim kıyım kıyım,
İnşallah sağlığına kavuşur evine çıkar da,
Huzur ve mutluluk buluruz.
Bu dönemde,
En çok düşündüğüm şey ise,
Doğum ve Ölüm oldu,
Her işin başının SAĞLIK olduğunu daha iyi anladım,
Sağlık olmayınca herşey kocaman bir boşluk,
Allah herkese sağlık ve afiyet versin,
Vara yoğa sinirlenmenin, üzülmenin
İnsanları kırmanın,
Ne kadar boş şeyler olduğunu düşündüm,
Doğum kadar doğal gelmiyor malesef, ölüm kavramı bizlere,
Sevdiklerimizi dostlarımızı hiç kaybetmeyelim istiyoruz,
İnsan olmak da böyle bir bağlılık, alışkanlık ve tutku sanırım...

10 Ocak 2010 Pazar

RUHUMUZUN GIDASI

Owl City - Fireflies [Official Music Video] from donna park on Vimeo.

Bugün sadece müzik diyorum ....

İŞTE DÖNDÜM BURADAYIM !!!

Sanırım ilk kez bu kadar ara verdim,
Yazmaya vakit bulamadım desem yalan olmaz,
Malesef kayınpederim hala hastanede,
Sağlık durumu hakkında kesin birşey söylemek zor,
Bir gün iyi bir gün değil,
İnşallah düzelecek, dua ediyoruz,
Tedavisi sürüyor,
Kayınvalidem haftasonları bize geliyor,
Onu en iyi şekilde ağırlamak ilk vazifem :))
Severim ben büyükleri, hizmette kusur etmemeye çalışırım,
Kendi yaşlılığımı düşünürüm,
Onların ne kadar ilgi ve sevgiye ihtiyaçları olduğunu görüyorum,
"Ne ekersen onu biçersin"
Gerçi şimdiki gençlere bakınca,
Ektiklerimizi biçecek gibi durmuyor,
Allah kimseye muhtaç etmesin (Amin)
(Benim yaşlılık fotoğrafım bu olabilir:)

Geçen hafta neler mi yaptım?
Cuma geç bir yılbaşı kutlaması yaptık kızlarla,
Büyük Sema'nın yılbaşı öncesi "çekiliş yapalım" ısrarı üzerine,
Birbirimize çekiliş yaparak hediyeler aldık,
Sema ve Nehir'in yokluğunu ben çok fark ettim,
Geçen yılki tad yoktu tabi,
Ben mor ev patikleri aldım Saliha'ya,
Bana da Nermin çok şık pembiş bir pijama almış, çok sevdim...
Kutlama sonra Zeynepciğim o güzel ve becerikli elleriyle kahve yaptı bana,
Güzel arkadaşlarımla kahve sohbeti yaptım...
Ahmet Can'a üst çeneye diş teli takıldı bu sefer de,
Başımdan geçen ilginç olayı sizlere anlatmak istiyorum,
Araba ile gidiyoruz,
Gazi Diş Hekimliği Fak. Ortodontiye,
Aşti'nin karşısı,
Hukuk Fakültesinin önüne park ettim arabayı,
Tam karşısı da otopark aslında,
Birşey beni dürttü,
Arabadan indim,
Yoldan geçen birine (hukukta öğrenciymiş)
"Pardon yol kenarından arabayı çekerler mi?" diye sordum,
"O da belli olmaz çekebilirler" dedi,
Ona rağmen boşverdim tam hastanenin kapısındayım,
Yine iç sesimi dinleyip güvenlik görevlisine aynı soruyu yönelttim,
O da aynı cevabı verince,
Ahmet Can'ı hastaneye gönderdim,
Arabaya geri döndüm ve arabayı otoparka çektim,
Yaklaşık 2 saat sonra çıktığımızda hastaneden,
Yola adımımızı attık ve önümüze "Çekici Araç" çıkmasın mı?
Tüm yol kenarındaki arabaları götürmüş!
Tabi ben afallamış vaziyette,
Allah'a yine beni koruduğu, kolladığı için,
Şükrettim, hamd ettim,
İnanamadım yaşadıklarıma,
150 TL verip kurtarıyormuşsunuz arabayı ve taaa Balgatta bir yerdeymiş götürdükleri yer,
Otopark görevlisinin verdiği bu bilgiyle,
Ona seve seve 4 TL yi verdim :))


Özlemişim yazmayı ,
Kusura bakmayın yazı çokkk uzun oldu,
Bana Dostluk ödülünü layık gören arkadaşlarıma çokkk teşekkür ediyorum buradan,
Kurallara uygun yazamadığım için affedin,
Beni okuyan tüm dostlar benim için ödüle layık,
Teşekkürler yorumlarınız için
Sizleri Seviyorum....

5 Ocak 2010 Salı

EVDE EKMEK YAPTIM :))

İkinci denemem başarı ile sonuçlandı,
Mutlu oldum,
Hemen sızma zeytinyağı, kekik, kırmızı pul biber, az limon suyu,
Hazırlanmış karışıma ekmeğimi batırdım,
Süperrrr,
Artık dışarıdan ekmek almaya son,
Kendi ekmeğimi kendim yaparım,
Yalnız en az 3 saatte pişiyor ekmek,
Böyle bir sorunumuz var,
Zaman olacak,
Söke Un'un tam tahıllı unu ile mükemmele yakın bir ekmek yapılıyor,
Buradan duyrulur,
Normal unla denediğim olmadı, hamur oldu içi,
Ekmek makinası ile ekmek yapanların tecrübelerini alabilirim buradan,
Merakla bekliyorum,
En güzel ekmek; hangi unla, hangi tarifle yapılıyor???

MAVİNOT: Kayınpederim çok şükür iyiye gidiyor, inşallah sağlığına kavuşacak, bizim de moralimiz düzeldi, dualarınız ve iyi dilekleriniz için teşekkürler :)

4 Ocak 2010 Pazartesi

2010'UN İLK İŞ GÜNÜ


Malesef 2010'a pek de neşeli giremedik,
Kayınpederim rahatsız hastanede,
Allah sağlık versin,
Allah sağlıklı yaşlandırsın herkesi,
Hastalar olunca evlatlar olarak biz de üzülüyoruz,
Elimizden sadece dua etmek geliyor,
Onları hoş tutmak, hizmet etmekten başka yapacak birşey yok,
Tadsızız bu günlerde,
O nedenle de içimden yazmak gelmedi,
Sizleri de sıkmak istemedim....
Yılbaşı günü kayınvalidem de bizdeydi,
Onu da biraz neşelendirmek için,
Güzel bir sofra kurdum,
Hindi tam kıvamında, iç pilav da lezzetli oldu,
Ama çok fazla geldi biz 5 kişiye,
Yılbaşı sonrası sürekli aynı menüyü yemek zorunda kaldık :))
Bugün ilk karı gördük Ankara'da,
Şimdi durdu,
Birkaç atıştırdı,
Ama yüksek yerlerde varmış kar,
Sabah işe gelirken arabaların üstünde de vardı,
Karı yağarken içeriden izlemek güzel,
Ancak, caddelerin yolların kar sonrası çamur olması,
Kaldırımlarda günlerce buzların kalması pek hoş olmuyor,
Bahçeden kartopu oynamak, çocuklarla kardanadam yapmak ise, işin keyifli yanı...
Öğleden sonra buralarda olamayacağım,
Hastaneye gideceğim,
Sayfalarınıza bakamayacağım,
Hepinize selam ve sevgiler,
Yorumlarınız için teşekkürler,
Beni bir süre böyle idare edeceksiniz artık :)))