13 Nisan 2010 Salı

ANKARA'DA YAŞAMAK

Ünyeli olmaktan sonra,
Ankara'da yaşamayı yazmak geldi içimden,
19 yıldır Ankara'dayım,
Karadenizdeyken "denizsiz bir yerde yaşayamam" cümleleri kurardım,
Üniversiteden mezun olunca ilk yaptığım iş Ankara'ya gelmek oldu,
Burada işe girecektim, azimliydim,
İş aradım, gittim, geldim, inat ettim,
Sonunda istediğim işe girmeyi başardım,
Ankara'da hayat Samsun'dan veya Ünye'den farklıydı,
Öncelikle öğrendiğim şey,
Manzaralı ev kavramının bizler gibi algılanmaması olmuştur ,
Karadenizli kime sorsan manzaralı ev= deniz gören evdir,
Ankara'da ise manzaralı ev= ön cephesi açık parka bakan evdir,

Haftasonu kilometrelerce yol gidilerek ,
Gölbaşı ve Mogan'da göl manzarasına karşı çay içebilirsiniz,
Çocukları alıp dışarı çıkalım derseniz,
Soluğu en yakın AVM'de alırsınız,
90'lı yılların favori mekanları olan Kızılay ve Tunalı'nın yerini şimdi mantar gibi çoğalan AVM'ler almıştır,
Nostalji yapmak isterseniz;
Kuğulu Parkta tek tük kalan kuğulara simit atabilirsiniz,
Kıtır'da kokoreç yiyebilirsiniz,
Bahçeli 7. Cadde'de yaz akşamları yürüyüş yapabilirsiniz,
Şimdi sadece Ankara'da hoş bir siluet olarak baki kalan, Atakule'yi ziyaret edebilirsiniz,
Her an kırmızı plakalı bir araba önünüzden geçebilir,
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakan araçları ile trafikte karşılaşabilirsiniz,
Ankara'da yaşayanlar Melih Gökçek'i ya sever ya da nefret ederler,
Alt ve üst geçitler, fıskiyeli havuzlar hep O'nu hatırlatır :)
Metro ulaşımı kolaylaştırmıştır,
Ankara'da bahar akşamlarında bile hava birden soğur,
Gündüzün güneşine aldanıp, yanınıza mont almadan sokağa çıktığınızda üşümeniz kaçınılmazdır...
Yıllık izinlerde memlekete gitme veya deniz kenarında tatil yapma planları yapılır...
(Bu liste uzar gider....)
İmza: 90'lı ve 2000'li yıllarını Ankara'da yaşayan Mavianne

15 yorum:

AYŞENİMOOO dedi ki...

MAVİANNE ANKARA'YI BİR ANKARA'LIDAN DAHA GÜZEL ANLATMIŞSIN. ARTIK SEN DE DOĞAL ANKARA'LISIN EŞ DURUMUNDAN KURTULDUN, SINAVI GEÇTİN:))
YAŞAMDAN KESİTLER VEREN YAZILARINI DAHA ÇOK SEVİYORUM, ÇOK GÜZEL ANLATIYORSUN...YENİ YAZILARINI BEKLİYORUM...
SEVGİLER

aysema dedi ki...

Ankara'yı özlemişim, yazın ve fotolarla özlem giderdim.

Yalnız o fıskiyelerin hatırlattığını hiç sevemedim.

Sevilerimle...

daimamutfak dedi ki...

Ne güzel yazılmış.tablo gibi..
Bir ankaralı olarak çok duygulandım bende..

Butterfly dedi ki...

Ankara ya 78 de gelmiştim ama bir iki gün için bir parka götürmüşlerdi galiba gençlik parkı..aklımda kalan..Her şehrin kendine has bir havası var aslında ama insan en çok doğduğu büyüdüğü şehri özlüyor niyeyse..İnşallah birgün yolum düşer buluşuruz maviannecim :)çook öpüyorum.

Syhn dedi ki...

en güzelide o makam arabalarıyla karşılaşmak olsa gerek.
ama sizin için sıradanlaşmış olması burda yatan güzellik bence :)

Gumus Ay dedi ki...

Sevgili mavianne,öncelikle güzel doğum günü mesajın için teşekkürler.Ankara için yazdıkların çok hoş ama denizin olmaması tüm güzelliklerini ve düzenli hayatını gölgeliyor diye düşünüyorum.sevgiler sana

Cocukla Cocuk dedi ki...

Orada 5 sene öğrencilik yapmış biri olarak çok sevdiğimi belirtmeliyim Ankara'yı..
Bana göre özellikle bahar aylarında çok güzeldir Ankara
gece yağan şiddetli yağmur ertesinde pırıl pırıl güneşli bir havada uyanmayı, her akşam izlemeye doyamadığımız gurubu, bütün parkların öğrenciler tarafından işgal edilmiş olmasını, düzenli ve sistemli bir şehir olmasını, Tunalı'nın gençlerle dolu kalabalığını, kuğulu parkını...ah ahh...çok özledim Ankara'yı:)

tosbagalar dedi ki...

Annem Ankaralı sayılır bir ayağımız hep ankaradadır. En çok da kalede oturan dedemlerin şimdi ise dayımların cumbalı evinden geceleri ankarayı izlemek. Dayımlarda artık oradan taşınacaklar ve ben çok üzülüyorum.

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Kanki, Ordu'lu ve İstanbullu olarak, denizsiz bir yer tabi bana cazelmedi. Sonra hani trafik karmaşası:)))

Nerede yaşarsak yaşayalım mutlu yaşayalım önemli olan o , keyifle, sağlıkla, sevdiklerinle yaşa Başkentte...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

cazip gelmedi demek istedim kankii, biliyosun bu kablosuz mauslar bazen özgürlüklerini ilan ediyorlar:))

Heidi dedi ki...

Ankara ve Ankara'da geçirdiğim birbirinden güzel o altı yıl geldi gözümün önüne..Bana bu duyguyu yaşattığın için teşekkürler canım:)
Ankara hayatımda hiç bir zaman unutamayacağım dostlar kazandırdı bana ve bunların başında da SEN varsın..İyi ki yaşamışım Ankara'da..

Önümüzdeki günlerde belki Malatya'yı da yazarsın değil mi canım:))Kim bilir??

.ankara düşleri. dedi ki...

o kadar özledim ki ankara yı içim sızladı birden. ankaralı olmayan ama kendini ankaralı hissedenlerdenim ben de. çoğu kişi sevimsiz şehir dese de benim ruhumun ve aşkımın başkenti ankara...

VOLKAN - KALDERA dedi ki...

Sırf Samsun'dan sonra Ankarada yaşayabildiğin için bile hayran olabilirim sana :))

NuR dedi ki...

Merhaba,Ankara'da yaşamak başlığını aratırken çıktınız karşıma...Ünyeden çıkıp Ankara'ya,sırf denizi olmadığı için hiçbir zaman yaşamayı düşünemediğim şehre,yerleşmek gibi bir seçenek duruyor önümde.Siz yazmışsınız ya Ünye-Samsun-Ankara...Sadece şunu söylemek istedim,karar verme aşamamda bu yazının önüme çıkması rastlantı değil,asla inanmıyorum.Bu yazıyı yazmanız rastlantı değil,bu yazıyı okumam rastlantı değil.Bu yazı benim içindi ve ben mesajımı aldım.Teşekkür ederim.Hep mutlu olun,güzel bayan :))

EBRUCA RENKLER dedi ki...

Merhaba bende tesadüf gördüm bu yazınızı samasunda oturuyorum öğretmenim eş durumundan benimde ankaraya gelme ihtimalim olabilir.Ankara bana çok yabancıdaha önce bir kez geldim hiç yaşamadım.Yazınızı beğendim.Bu arada bende yeni blogerım bende bloğumabeklerim.hoşçakalın