28 Kasım 2009 Cumartesi

BAYRAM HEDİYEM MOONSİH'TEN

Moonsun 'un
Bayram Hediyesinin talihlisi ben olmuşum,
Bu güzel keseyi kazandım,
Teşekkür ediyorum buradan,
Daha önce ETSY'den sipariş ile almıştım bunlardan,
2. kesem için de sabırsızlanıyorum,
Miamiden Ankaraya gelecek olan hediyemi heyecanla bekliyorum.....
Bayram sabahı erkenden kalktık ev ahalisi,
Bayram namazı sonrası kurbana gitti Mahocum,
14:30'da geldi, taa Gölbaşına gitmişti,
Akşama kavurma yaptık,
Her bayram olduğu gibi herkes bizde toplandı,
Güzel bir yemek oldu,
Bugün ise, biz el öpmeye çıktık,
Bu işten en karlı çocuklar oldu,
Harçlıklar ile ceplerini doldurdular :))
Yarın sinemaya gidip, çocukların gönlünü yapalım diyoruz,
Hangi filme gideceğimize karar veremedik,
Ailece izlenecek film önerilerinize açığız,
Bayram malumunuz, kaçamak girebildim nete,
Sizlere uğrayamadım kusura bakmayın,
Bayram sonrası sizlere geleceğim, tüm yorumlara çokkk teşekkürler....

26 Kasım 2009 Perşembe

ÜFLEYİN UÇUŞSUN :))

Çocukken bahçelerde olurdu bu bitki,
Üflerdik dilek tutardık,
Kız mı erkek mi? derdik
Bilirsek dileğimizin olacağına inanırdık,
Kız mı erkek mi nasıl bilirdik,
Arkasını çevirip bakardık,
Şu yeşilliklerin durumundan anlardık,
Şimdi pek de hatırlamıyorum ama.....
Tüm dilekleriniz gerçekleşsin bu bayramda,
Yaşam neşeniz hiç bitmesin,
Küçüklerin yanaklarından,
Büyüklerin ellerinden öpüyorum,
Siz arkadaşlarımı da kocaman kucaklıyorum....

25 Kasım 2009 Çarşamba

BAYRAM GELDİ HOŞGELDİ

(Buyrun bayram çikolatasına)
Bugün Bayram erken kalkın çocuklar!!!!

Çocuklar küçükken;
Kim ne kadar harçlık verecek?
Çikolatanın hangisi daha lezzetli?
Bu bayramda nerelere gideceğiz?
Bu bayram kaç kişinin elini öpeceğiz?
Bu tür soruları merak ederlerdi...

Büyüyünce ne değişiyor?
Kurban Bayramı iş bayramı,
Kesilen kurban etlerini ayır,
Konu komşuya dağıt,
Kavurma yap bayram sabahı,
Tüm aileyi topla,
Bayram yemeği ye,
Misafir ağırla,
El öpmeye git,
Eğlenceli yanından çok,
Yorgunluğunu mu düşünüyor büyükler yoksa?

Hayat mı yordu bizleri?
Sorumluluklar mı ?

Allah kabul etsin kurbanlarınızı,
Umarım bayramınız bayram neşesinde geçer,
Çoluk çocuk birlikte olmanın tadını çıkarırız,
Uzun süredir görmediğimiz akrabalarımızı görürüz,
Güzel bir bayram diliyorum,
Dostluk, muhabbet ve iç huzuru ile birlikte....

24 Kasım 2009 Salı

ELİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLER

Öğretmenim, canım benim canım benim,
Seni ben pek çok pek çok severim,

Sen bir ana sen bir baba,
herşey oldun artık bana,

Okut, öğret ve nihayet,
Yurda yarar bir insan et,

Okut, öğret ve nihayet,
Yurda yarar bir insan et
Öğretmenlerin gününü kutluyorum,
Ne kadar önemli bir iş yapıyorlar,
Aileden sonra, bir insanın şekillenmesinde etkili olan ,
Geleceğini çizmesine katkıda bulunan,
Beynini geliştirmesini sağlayan,
Çocukları geleceğe hazırlayan,
Hakları nasıl ödenir bilmiyorum....

20 Kasım 2009 Cuma

HAYAL KURUN

Sizi ,masaüstümdeki bu güzel sözle bırakıyorum,
Güzel bir haftasonu diliyorum herkese,
Hayal kuralım,
Einstein'in bir bildiği var ki, bu sözü sarf etmiş değil mi?
HOŞÇAKALIN

19 Kasım 2009 Perşembe

BİR SONBAHAR GÜNÜ

Efenim bugün, konusu modernlik ve iletişim olan seminere katıldım,
İletişim Profesörü dekan beyefendi bize ders anlattı !
Pek beğenmedim,
Onun yerine Cem Yılmaz çıksaydı daha memnun olurdum :))
Seminer sayesinde ofisten çıkıp,
Bu güzel bahçeye gitme şansına erdik,
Nasıl güzel bir manzaraydı,
SONBAHAR'ın tüm güzelliği bu güzel mekandaydı,
Biz de kızlarla durur muyuz?
Her anımızı belgeledik :))
Profesör "bir daha hiç bakmayacağımız fotoğraflar çekiyor günümüz insanları" dedi,
Söyleşisinin bir yerinde,
Kalkıp "o benim" diye bağırasım geldi...
Çok mu fena birşey her anı belgelemek?
Kötü birşeymiş gibi anlattı çünkü...
MOdernlik dersinde bu tür bir yaklaşımı duymak beni şaşırttı açıkçası,
Modern insan çağa ayak uyduran,
Hızlı insan,
Durağanlık pek ona göre değil....
Semoşum ve Heidi'me selam olsun buradan,
Onlar gitti gideli bu tür fotolar çekinmiyorduk,
Kulakları çınlasın,
Her zaman kalbimdesiniz,
Bilesiniz....
Malatyalardan bize bugün koli geldi,
Canım arkadaşım Nehirciğim kayısılar göndermişti,
Tüm ofis yedik,
Kesen bol olsun arkadaşım,
Teşekkür ediyorum buradan tekrar,
Rahimeden sonra senin kolileri de açmak varmış kaderde,
Nazlıcığımı çok öpüyorum....

18 Kasım 2009 Çarşamba

HAYATIMIZ SINAV

Çocukların sınavları var bu hafta,
Her gün eve gelince şu sorular çıktı,
Kolaydı, zordu,
Şu puanı alabilirim,
Muhabbeti yapıyoruz....
Hayatımız sınav değil mi zaten?
Kaç aşamalı bu sınav bilen var mı?
Sınavdan 100 puanla geçenler kimler?
Ömrünü hiç kırıksız tamamlayana rastlanmış mıdır?
Kurtarma sınavları, bütünleme var mı?
Bir üst sınıfa çıkmak için baraj kaç puan?
Hayatın tıkırında gidiyorsa puanın 70-80 ler,
Süper ise 90-100,
Kötü gidiyorsa 40-50,
Sürekli öğretmene kendimizi ispat durumu,
Kanaat notumuz da; iyi insan olmayı başarabilmekte,
Herşeye rağmen hayatı seviyor muyuz?
Kendimizi düşündüğümüz kadar,
Başkalarını da düşünüyor muyuz?
Hayır hasenata ise hiç girmiyorum,
Bunlar hep quiz puanları...
Karneler ne zaman verilir peki?
Karnemiz verilirken öğretmen bizi yanağımızdan öper mi?
Annemiz fotoğrafımızı çeker mi?

17 Kasım 2009 Salı

GELECEĞİ GÖRÜŞ

2 dk.17 sn. aniden aynı anda tüm dünya insanları bayılsa,
Bayılma anında ise 6 ay sonrasını ; nerede ve ne yapıyor olduğumuzu görsek
Olaylar nasıl gelişir?

Lostun yapımcısından yeni bir dizi film,
Konusu kısaca böyle,
Geleceği görmek Allah'a mahsus, biliriz
Muhakkak yaratıcının bir bildiği vardır da,
Bizim geleceği görmemizin önüne geçilmiş,
Çünkü, dizide görüyoruz ki,
Geleceğini gören tüm insanlar bir şekilde etkileniyor,
Hayatını bu bilgi ile yaşaması zorlaşıyor,
Bilinmeze uyanmak her sabah,
Bize verilmiş bir mükafat,
Yaşayıp görmek kadar güzeli yokmuş,
Bu dizide bunu hissettim,
Yarınımızı bilerek yaşamanın ne kadar ağır olduğunu gözümüzün önüne apaçık seriyorlar.

Dizinin senaristini kutluyorum buradan,
Nasıl yaratıcı beyinler var,
Bir de bizdeki dizilere bakın,
Bir sevişme öpüşme muhabbetidir gidiyor,
Ne zaman böyle orjinal fikirlerle diziler yapılacak acaba?

15 Kasım 2009 Pazar

SONBAHAR/YAĞMUR/GÜNEŞ

Foto: google görseller
Yağmur, sarı yapraklar,
SONBAHAR
Kapalı havalar bana göre değil,
Güneşli, sıcak havaların insanıyım ben,
Karadeniz insanı alışkındır oysa ki,
Yağmurlu ve kapalı havalara,
Güneş, ışınlarını bizlere gönderdiğinde,
İçimize enerji ve neşeyi de gönderiyor gökyüzünden,
Yağmur sonrası çıkan gökkuşağı,
Rengarenk güzelliği ile büyülüyor bizi,
Yağmurun bitimi ve güneşin çıkışını kutsuyor adeta,
İşte ben de seviyorum içime neşe katan güneşli havaları...

12 Kasım 2009 Perşembe

ÜNYE KARADENİZİN İNCİSİ

Mualla Teyzemin babası "Hoca Saadettin NAKİPOĞLU"nun 1958 yılında Ünye'ye ait yazmış olduğu şiir.


ÜNYE

Ab-u havası ile zarif bir kaza

Meyvesi, mahsulü methe pek seza



Hele deniz koyu dünyaya değer

Birazda imar görseydi eğer



Emsal bulunmazdı dünyada buna

Meğer ki hükümet inayet suna



Hakk bu beldeye lütfetmiş ezel

Beğenmiş yaratmış Hüda'yı lem yezel



Serapa dünyaya set çekmiş escar

Nisvali, ricali gayrette güzel



Ahalisi münis misafir perver

Muhabbet ehlidir hepsi münevver



Kıymetli alim fazıl yetişmiş

Ehl-i kemal buradan Hakka göç etmiş



İsviçre misali şirin kasaba

Civar şehirleri katma hesaba



Ünye demek Karadeniz incisi

Şehirlerin şahı, hem birincisi

PSİKOLOJİK ETKİ


Her akşam "Domuz Gribinden şu kadar insan öldü" haberlerini dinleyen ve hasta olan çocuk ne düşünür?
"Anne ben de ölecek miyim?"
Geçen Cumartesiden beri abimiz hastaydı, dün gece de Ahmet Can ateşlendi,
Bugün doktorumuzla hem fikirde olduğumuzu duyunca rahatladım,
Her yıl değişik bir virüsle grip oluyoruz,
Bu yıl da virüsümüzün adı : A H1 N1 virüsü,
Grip aşısı olmuyoruz hiç bir yıl,
1 haftada ilaçlarla dinlenme ile atlatıyoruz,
Bol bol C vitamini,
(Nar, portakal, greyfurt sıkıyoruz)
Sıkı beslenme,
Bol oksijen,
Aşımız bu bizim....
Bu yıl ne oldu da böyle psikolojik bir etki yaratıldı,
Millet panikledi,
Bilmem kaç milyonluk aşılar geldi,
Yaptırılmalı mı? Yaptırılmamalı mı? çelişkisi yaratıldı.
Türkiye'de televizyonda ahkam kesenlere benim hiç mi hiç güvenim kalmadı,
Bildiğimizi okumaya da niyetliyim....

Kusura bakmayın son iki yazımda da hastalıktan bahsediyorum,
Güzel güzel, mutlu mutlu yazmayı isterim açıkçası,
Gerçi hastaların arasında bile moralim iyi,
Nasıl olsa geçici bir dönem (inşallah)
Bir de herşey olacağına varır,
Değil mi ama?

10 Kasım 2009 Salı

POLLYANNA OLMAYA NE DERSİNİZ ?


Gençlik-Yaşlılık
Sağlık-Hastalık
Ne kadar zıt görünse de iç içeler,
İdeali genç, yaşlı her yaşta sağlıklı olmak değil midir?
Yani gönlümüzden geçen,
Hasta ve yaşlıları görünce içim parçalanıyor,
"Allah sağlıklı yaşlandırsın" dileğimi dilimden düşürmüyorum,
Keşke; Yaşlansak da, 35-40 yaşlarındaki halimizle donsak,
Fiziksel görünüm ve beden sağlığımız aynı kalsa,
Yaş alsak ecelimiz gelince de bu dünyadan göçsek,
Ne güzel olurdu,
Allah'ın işine karışmak değil maksadım,
Maksadımı aşmış olmak isetemem,
Sadece insanca bir dilek,
Kayınvalidem ve kayınpederimin sağlık problemleri var bugünlerde,
Nazar değmesin 76 ve 80 yaşlarındalar,
Allah ömür versin,
Ama onları görünce sağlığımızın ve gençliğimizin kıymetini bilmemiz gerektiğini daha iyi anlıyorum,
Hayat çok kısa,
Lüzumsuz şeylere kızıp, gücenmek, kendini yıpratmak, psikolojini bozmak,
Ne kadar boş....
Benim hayat felsefem:

Hayata pozitif bak,
Her olayın olumlu yönünü gör,
Sinirini bozacak şeylerden mümkün olduğunca uzaklaş,
Her zaman gülecek birşeyler bul,
Herkese güler yüzle davran,
Alçakgönüllü ol,
Kibiri, kıskançlığı unut,
Arkadaşlarına sürprizler yap,
Karşılıksız iyilik yap,
Her sabah aynada gülümse,
Bakımlı ol,
Çevrene açık ol,
Gündemi takip et,
Kalabalıklarda mutlu olmayı bil,
Pollyannacılık oynamaktan kimseye bir zarar gelmez :))))

10 KASIM

Saat 9'u 5 geçe Atam Dolmabahçede,
Gözlerini kapattı,
Bütün dünya ağladı,
Doktor doktor kalksana ,
Lambaları yaksana,
Atam elden gidiyor,
Çaresine baksana.

Çocukluğumda her 10 Kasımda söyler üzülürdüm,
Doktorlar neden iyileştiremediler Atamızı diye,
Ruhu şad olsun....

9 Kasım 2009 Pazartesi

PEMBE KİRAZIN HEDİYELERİ

Pembe Kiraz bloğunda bir yarışma düzenlemiş
katılmak isteyenler buraya tık
Bakalım şanslı kişi kim olacak?
(Kusura bakma Zeynepciğim)

8 Kasım 2009 Pazar

CİN ALİ'NİN BİSİKLETİ

Nalan Abla tüm blogcuları davet etmişti,
Cumartesi o kadar koşuşturmamın arasında evime yakın gençlik merkezine kendimi attım,
Daha önce tanıştığım Nalan Ablayı kızı Umay'ı ve torununu gördüm orada,
Vee sevgili Gülen ile tanıştım,
Fimo bebekleri ile oraya gelen 10 marifet yazarlarından bir blogcu da vardı...

Tellerle bu minik bisikletin yapılması gerçekten de zahmetli görünüyor,
Nalan Ablanın eşi bu güzel bisiklerin yapımını öğreteceği kurs düzenliyor,Bu minik adam sıkıldı tabi ortamdan,
Anneciği de onu oyalamaya çalıştı,
Kısa da olsa o güzel insanları görmek iyi geldi...
Bisikletin miniği ile yaka iğnesi bile yapmış Nalan Ablalar,
Çok şık ve zahmetli görünüyor,
Ellerine sağlık diyorum....
Gülen ve eşi de tellerle farklı sanat eserleri yapmışlar,
Aşağıda görüldüğü üzere yaratıcılıklarını konuşturmuşlar....

Sunumlar eşliğinde projeler anlatıldı....
Toplu fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedik,
İyi haftasonları diliyorum herkese....

5 Kasım 2009 Perşembe

ANTALYA BELEK MANZARALARI


Belekte Salı günü memleketlerinde güneşe hasret turistler,
Kasım ayında çocuk çoluk demeden soyunmuş kendilerini Akdenize atmışlardı,
Hiç üşümezler mi?
Anlayamadım ben bu işi :))

Gördüğünüz üzere, yün hırkamı onları öyle görünce çıkardım,
Kışlıklarımla sıcak sıcak oturup onları izledim :)
Öğle güneşi güzeldi gerçi,
Ama ne olursa olsun, Kasımda biz Türkler denize girmeyi pek de düşünmeyiz değil mi?
Ertesi gün duydunuz Antalya'da fırtına kış kıyamet,
Zavallı turistler denize uzaktan bakakaldılar,
Buraların havası belli olur mu?
Memleketimizin insanları gibi havası da her an değişebilir !!
Ruhsal durumumuza benziyor, havamızda,
Bakarsın süt liman, bir bakarsın taşıp kabarmış....

Ankaraya dönüşü uçakla yapayım dedim,
Fırtınayı hesaba katmamıştım,
Kalkışta uçağın sarsıntıları ve bir kaç kadının çığlığı ile başlayan yolculuğum,
Sağ salim sona erdi,
Şükür, yağmurlu Ankara akşamında evime ulaştım...
Sunumum güzel geçti,
1 Ocaktan itibaren sanayilerin çevre ile ilgili almak zorunda oldukları izin ve lisanslar için yapacakları başvurular, elektronik ortamda alınacak, değerlendirilecek ve izin verilecek,
Çeşitli illerden gelen kurumumuz personeline, bu konu ile ilgili sunum yaptım,
Sorularını yanıtlamaya çalıştım.....
Otelin diğer bir salonunda bilardo turnuvası vardı,
Vakit olsaydı da izleseydim,
Malesef salona bir girip foto çekip çıktım,
Sizlere Antalyadan getirdiğim havadisler bu kadar,
Mavinot: Diğer yazıma gelen yorumlarınıza çok teşekkür ediyorum,
O fotoğraftaki bebek arkadaşımın bebeği değil,
Sadece netten bulup çok beğendiğim bir fotoğraf,
Yanlış anlaşılmış sanırım,
Düzeltme yapmak istedim....

2 Kasım 2009 Pazartesi

YOLCUYUM

Kış günü bu fotoğraf da neyin nesi? diye bir soru sorarsanız haklısınız,
Bu gece Antalya Belek'e gidiyorum,
Tatile değil!!! malesef, iş için,
Bizim kurumun eğitimleri var, orada bir sunum yapacağım,
Soğukta güneye gitmek pek de eğlenceli gelmiyor,
Ankara buzzzz!!!!
İnsanın yataktan çıkası gelmiyor,
Kedi gibi kıvrılıp uyumak geliyor içimden,
Hele de otobüs yolculuğu soğukta hiç çekilmez,
Neyse,
İyi yanından bakacak olursam;
Epeydir görmediğim arkadaşları orada görebilirim,
Hava değişimi iyi gelebilir,
Arada havalanmak hem ruha da iyi gelir,
Çarşamba gecesi nasıl olsa Ankara'dayım (inşallah)

Temsili Fotoğraf: Google görseller
Haftasonu annemle bebek görmeye gittik,
Aslı'nın Duru bebeğinin 40'ı çıktığı için okuma yaptılar,
Bir adeti yerine getirdiler,
Hoca, "yeni doğan bebek için Allaha duyulan şükran okuması " dedi,
Hoşuma gitti bu söz,
Nasıl şeker ve minik bir kız Duru,
Çok sevimli Allah bağışlasın, analı babalı büyürsün,
Kız bebekleri istediği kadar süslüyor anneler,
Ne şanslılar :))

Mavinot: Arkadaşımın geçen hafta okul tatili nedeniyle işe gelen kızına sordum:

- Televizyondan ders izliyor musun?

- Aslında baktım ama, benim öğretmenim çıkmadı. O nedenle izlemiyorum.

- Bu cevaba bayıldım :))))

1 Kasım 2009 Pazar

YENİDEN "AYŞE KULİN"

Tek ve Tek Başına
Bir ülkeden cüzamı kovdu. Türk, Kürt, Süryani demeden, kırsalın evlere hapsedilmiş kızlarına kapıları araladı, ışık tuttu yollarına.
Hırpaladılar, yerden yere vurdular, ne gâvurluğu kaldı ne Kürtçülüğü, ne komünistliği. Ömrünün son döneminde de darbeci yerine kondu. Umurunda bile olmadı.
Çünkü o sadece yüreği insan sevgisiyle dolu bir hekimdi. Hayatı boyunca tek isteği, iyi ve dürüst bir insan olmaktı.
“Bütün işlerimi tamamladım. Konser gecesini de atlattıktan sonra, kemoterapiyi kestireceğim. Yolcu yolunda gerek!”

Türkan
Yazar: Ayse Kulin
Yayinevi: Everest
Sayfa: 345 s.
Benim Ayşe Kulin aşkımı bilmeyen yoktur sanırım,
İlk röportajımı onunla yaptım,
Son kitabı Umut'la ilgili de beni kırmadı,
Röportajlarımı onun alçakgönüllülüğü ve hanımefendiliği sayesinde yaptım,
Yeni kitabının çıktığını ilk olarak bir gazetenin kitap ekinde gördüm,
Almalı, okumalı ve röportaj yapmalıyım dedim içimden,
Bugün Mahocum çocuklarla "This is it" e gitti,
Sinema biletlerini almışlar, kalan vakitte ise D&R'ı gezelim demişler,
Beni heyecanla aradı "haberin var mı, Ayşe Kulin yeni kitap çıkarmış" demesiyle,
Çok bilmiş bir şekilde "evet 'Türkan' bana al lütfen" dedim :)
Şimdi evde kitabımın gelmesini bekliyorum,
Sonra Ayşe Kulin gibi değerli bir yazarla tekrar iletişime geçip,
Ricamı dile getireceğim,
"Sorularım hazır cevaplar mısınız? Çok sevinirim, çok çok teşekkürler"
Harekete geçmek, hayal etmek acaip bir enerji ve mutluluk katıyor bana,
Beni izlemeye devam edin :)))