29 Ekim 2009 Perşembe

CUMHURİYETİMİZ KUTLU OLSUN

Cumhuriyetimizin 86. yılı kutlu olsun....
Domuz gribi, okulların tatil olması arasında,
Bayramı bayram gibi kutlamak da zor oldu,
Kalabalıklara karışmaya çekinir olduk,
Okulda bayram olmadı,
Çocuklar evde,
Bu Bayram ve tatil gününde yapacağımız planlarımızı da endişelerimiz etkiledi,
Sinemaya gitsek, grip riski var ya biri hapşırır tıksırırsa?
Ahmet Can Turnuvanın 6. gününde 5'te 4 yaptı bugün ve yarın alırsa ilk üçe girebilir,
Dua edin dostlar,
Bir haftadır git-gel,
Emekleri boşa çıkmaz inşallah,
Fahir tatilin tadını çıkarıyor,
Elektro gitar çalışıyor, boş boş duruyor !!
Anne olarak sürekli test çözmesini yürekten istesem de,
Gençlerin üstüne fazla gidilemiyor malesef,
Hayırlısı bakalım bu sene 3. SBS ye girecek iyi bir anadolu lisesine yerleşmesi tek dileğimiz,
Ben şimdilik kaçıyorum....
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
ATAMIZI MİNNETLE ANIYORUZ

26 Ekim 2009 Pazartesi

LALE'DEN


Kanki Laleden geldi sorular;
Aslında uzunca bir süredir mim yapmıyorum,
Buyrun bakalım beğenecek misiniz?

Bloguna neden bu ismi verdin?


Mavianne: Mavi benim msn deki ismimdi. Blogcuda sayfa düzenlerken maviyi kabul etmedi, anne ekledim ben de. Mavianne rumuzum oldu, sadece blog isminde kalmadı. Aldı başını gitti, benden bağımsız hareket etti. İsmimin önüne geçti. Bu da benim çok hoşuma gitti.
Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?

Güzel resimler veya fotoğraflar kullanmayı seviyorum. (BU arada, kullandığım fotoğraflar google görsellerden)
İki arada bir derede yazıyorum. Öyle starlık taslayacak vaktim yok malesef.
Ama öyle bir konforum olsaydı; güzel bir müzik eşliğinde, türk kahvemi içerken, balkondaki masamda laptopumda yazmak hiç de fena olmazdı .
En son satın aldığın garip şey nedir?

Garip sayılır mı acaba?
Kazaktan bozma gibi görünen kahverengi çanta.

Geçen sene de içi kürklü, dışı kadife, kulakları olan bir bere aldım ama hiç kullanmadım.
Şeker gibi olduğun anlar?

Arkadaşlarımla gülüp konuşurken.Alışveriş yaparken, gezip tozarken,çocuklarımın başarılarına şahit olurken.

Arkadaşım, artık sormayın dediğin şeyler

Bana herşeyi sorabilirler sanırım. Hatırlamıyorum "kardeşim artık sormayın" dediğim bir şey.

Belki .....
Her kuaförün "abla röfleni yapalım mı?" sorusu olabilir.
veya " çok uzamış, şekli bozulmuş ben bir kat atayım" :)))))
Kendini okutan blog dediğin

İçten yazıldığını anladığım, yapmacık, abartı, gösteriş olmayan. Kendi gibi olan. Pozitif, dünya ile alakalı, gündemin içinde ve özellikle çok uzunnnnn olmayan.

Bu blog sahibi-sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?

Ankara'ya gelip de bana ceeeee diyen herkesle bir kahve molası verebilirim.

Ya da ben gidersem İstanbul'a Lale ve Nazan ile karşılaşma ihtimalimi
Balkahvemle, Gümüşayla, Filiz Ablamla Armada'da karşılaşma ihtimalim,
Batıkentte, Çınarla, Ebusla, Nalan Abla ile, Gülen ile karşılama ihtimallerimi seviyorum....
Ayşenimoo, Yoncik, Ulumavi ile her daim işyerinde...

Önemli Mavinot:Daha önce beni mimleyen tüm blogcu dostlardan özür diliyorum. Yazamadım. Araya başka şeyler girdi, bu özrü kabul etmenizi diliyorum.

23 Ekim 2009 Cuma

GÜZEL BİR HAFTASONU DİLİYORUM SİZLERE

Toplantı, toplantı, toplantı !!!!
Sunum hazırla, bilgi notu çıkar vs. vs. vs.
Bu nedenle bloğumla ilgilenemedim kusura bakmayın,
Bloglarınızı da merak ediyorum aslında,
Gelip okuyorum genelde, yorum bırakamadan gidiyorum :((

(Fotonun konuyla alakası yok , sevdiğim bir karakterdir kendisi )
Yarın Ahmet Can ile turnuvaya gideceğim,
İnşallah başarılı olur,
Çalışan kadın olunca haftasonu işleri yoğun,
Alışveriş, evde yapman gereken işler,
Bir de pasta börek işine girerseniz kendinize vakti ayırmak zor,
Bakalım bu haftasonu işleri yoluna koyup kendimi spora atabilecek miyim?
Kendimize vakit ayırabildiğimiz tek kaçamak olarak görüyorum sporu,
Zevk için yapılan cardio, birkaç aletli, sonunda havuz keyfi,
En çok bunun için gidiyorum laf aramızda....


Özledim;
Kardeş Hüseyin'i,
Abi İsmail'i,
Semoş'u,
Heidi Nehir'i,
Saliha'yı,
Mualla Teyzem ve Hümeyra Ablamı,
.
.
.
.
bu liste uzar gider........

22 Ekim 2009 Perşembe

TAZE BİR BEYİN İÇİN

Bardağı yere bırakın bugün

Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" diye sordu.
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye,
'Bardağı yere bırak' olmalıdır."

20 Ekim 2009 Salı

ANKARA'DA SATRANÇ TURNUVASI

Fotoğraf: Maviarşiv
Ahmet Can'ı Cumhuriyet Turnuvası'na kayıt ettirdim,
İnternetten kolayca yapabiliyorsunuz,
2009 için lisansına vize almayı unutmayın,
11 yaş ve altı için Ahmet Can hazır :)
7 gün sürecek turnuva,
Cumartesi başlayacak,
Her gün bir tur,
İlk kez böyle uzun, günlere yayılan bir turnuvaya katılacak,
Bakalım derece alabilecek mi?
Gerçi önemli olan o havayı koklamak,
Mücadele vermek,
Çocuklarımız için çok önemli bence,
Satranç ile zekalarını yönlendirebilirler,
Haydi çocuklar turnuvaya!!!!
Anneler de beklemeye,
Yarışan çocukları heyecanla beklemek anlatılamaz derecede zevkli....

19 Ekim 2009 Pazartesi

UÇURTMA

Ben bir uçurtmayım
Kuşlarla yarışırım
Göklerde uçarım.
Havada uçarken
Süzülür kuyruğum
Renkli renkli kuyruğum...

Her şey benden küçüktür
Bulutlarla konuşur
Çocuklarla oynarım.

Tarık Ziya Yılmaz

Ahmet Can babası ile uzman tv'yi izleyerek yaptı bu uçurtmayı,
Uzman tv süper bir kaynak,
Görsel bir şekilde anlatıyordu uçurtmanın yapılışını,
O nedenle kolayca yaptılar,
Haftasonu uçuracaklar tüm sınıf,
Okulun arkasındaki alanda..
Cumartesi günümüz vardı,
Eski dostlar günü,
Nssıl güzeldi, nasıl gürültülü ve yemekli,
Saniye döktürmüştü,
Harika yöresel yemekler, tatlılar,
Muhabbet,
Tam kelimeyle harikaydı...
Burcu İstanbul'dan toğlantı için gelmişti Ankara'ya,
Cuma bizde kaldı,
Cumartesi onunla güne gittik,
Burcu ile eski günleri yad etmek,
"Turnike" yi izlemek çok eğlenceliydi,
1993'te 5 arkadaş Mustafa Yolaşan'ın sunduğu Turnike yarışmasına katılmıştık,
Burcu, Tuncay, Sibel, Mustafa, ben,
Ne günlerdi,
Ne kadar gençmişiz,
Bir sürü hediye ve epey miktar da para kazanmıştık,
O zamanın parası ile 47 milyon
5'e bölmüştük kazandığımız parayı,
Epey eğlenmiştik,
Hala da izleyip izleyip gülüyoruz...

16 Ekim 2009 Cuma

NAZAR ÜSTÜNE

Nazar ne zaman değer?
Güzel gözlerle bakan insanın nazarı değer mi?
Kem gözle mi bakmak gerekir ?
Demezler mi, anne babanın da çocuğuna nazarı değer diye?
Maşallah! deriz her güzel olaydan sonra,
Sadece bizim toplumumuzda mı var yoksa evrensel mi?
Ben herşeyi yazıyorum ya,
Sakınmadan, çekinmeden,
Arkadaşlarımdan uyarı alıyorum çoğu kez,
Bu kadar da açık olma diye,
Ben de çelişkide kalıyorum,
Benim için en iyisini düşünen dostların da sözlerinde haklılar mı?

40 GÜN 40 GECE

Güzelmiş yaş almak,
Sağolsun etrafım sevenlerimle dolu olunca,
Bir başka keyifli oluyor kutlamalar,
İş yerinde bir gün önce başlayan partiler,
Tüm hızı ile geceye kadar sürdü....

Ayşenimooo boynumdaki bu güzel mavi şalı hediye almış bana,
Gömleğimin içindeki kolye ise, taaa Malatya'dan Heidimin hediyesi,
Semoşum, bahçe partisinde giydiğim bej rengi bluzu almış Karslardan,
Amine masamdaki bu güzel beyaz gülleri ve çok özel bir mektubu verdi bana,
Rahimeciğim taa Konya'dan gümüş kolye takım ve enfes kurabiye ve börekleri koliyle gönderdi,
Burcu (daha tanışalı 1 ay oldu) güzel mi güzel bir kolye hediye etti,
Haleciğim yeni oda arkadaşım harika bir şal hediye etti,
Mahocum bu harika kırmızı demeti gönderdi...
Tüm arkadaşlarım telefonla arayıp kutladılar,
Gün içinde hiç telefonlarım susmadı,
Niğde'den Salihacığım, İstanbul'dan Burcu,
Gülsümcüğüm,
Balkahvem, Gümüşay beni cepten arayıp kutladılar, seslerine duyduğuma çok sevindim,
Van'dan Hümeyra...
(Eksik kaldı mı? ay kaldıysa üzülürüm)
Yalçın, Rezzan, Banu, Hale doğumgünü pastası ile odamda kutlama yaptılar,
Herşey mükemmeldi,
Sevildiğini hissetmek ne kadar güzel.... Akşam ise, anne ve babaları yemeğe götürdük,
Ufak çapta bir kutlama yaptık,
Epeydir evden çıkmamıştı kayınvalidemler,
Onlara da değişiklik oldu....

Nasıl ama 40 gün 40 gece gibi olmuş değil mi?
Sizlere de 100 lerce fotodan birkaçını göstermek istedim,
Bana değer veren, sevgisini gösteren tüm arkadaşlarıma ve blogcu dostlara teşekkürler tekrar.

14 Ekim 2009 Çarşamba

UYUDUM BÜYÜDÜM, GİBİ GÖRÜNDÜM. AMA BÜYÜMEDİM.


2. Nil Karaibrahimgil - Yas 18 - sınav soundtrack -.mp3 -


DOĞUMGÜNÜMÜ KUTLAYAN TÜM DOSTLARA TEŞEKKÜRLER

KIRK YAŞ

Doğumgünün kutlu olsun!
Hem kadınlar hem erkekler için kırk en güzel yaştır.
Bence kırk sayısı tılsımlıdır.
Boşuna değil, Nuh Tufanı kırk gün sürdü.
Sular heryeri kapladı ama aynı zamanda bu topyekun yıkım,
birikmiş tüm kirleri sildi ve hayata yeniden başlama fırsatı verdi.
İslam tasavvufunda kırk sayısı bir mertebe aşmak için sarf edilen zamanı,
manevi uyanışı temsil eder.
Bilincin dört temel safhası vardır.
Her birinde on derece mevcuttur ki toplamda kırk eder.
Hazreti İsa kırk gün kırk gece çölde çile çekti.
Hazreti Muhammet peygamberlik çağrısını kırk yaşında işitti.
Buda ıhlamur ağacının altında kırk gün tefekküre daldı.
Ve tabii bir de Şems'in kırk kuralını unutmamalı.

Kırk yaşında insan yeni bir vazife üstlenir.
Bence muhteşem bir yaşa vardın!
Yaşlanmayı da sakın dert etme.
Kırk öyle kudretli bir sayıdır ki,
kırışıklıklar da saçındaki aklar da yanında cılız kalır.

( "Aziz'in Ella'ya yazdığı mektup"Elif Şafak/ Aşk)

13 Ekim 2009 Salı

BENİM KIZ ARKADAŞLARIM BİR HARİKA !!!!!!

Sema Kars'a yarın döneceği için 14 ekim olan doğumgünümü bugüne aldık :)
Yanımızda olmayan Heidim ve Rahime'nin kulaklarını çınlattık,
Her zaman kalbimizdesiniz,
Kızlar evlerinde pasta börek yapıp getirdiler,
Bahçemizde kutlama yaptık,
Beni nasıl mutlu ettiler bilseniz,
Hepsi hazırlanmış, döktürmüşler,
Neler yoktu ki,
Tiramisu'dan kurabiyeye,
Muzlu pastadan, nohutlu salataya,
Poğaçadan, kremalı nefis pastalara....
Bol bol güldük,
Fotoğraf çekindik,
Yedik, içtik,
Hep birlikte yeni yaşımı kutladık,
Kolay değil tabi 40 olmak,
40 gün 40 gece kutlama yapacağım :))
Özgürcüğüm de İsmet Efe'si ile evden katıldı bizlere,
Nasıl şeker olmuş bebişimiz,
Bu sayede onu da görmüş olduk....Günlerimizin en az bugün kadar neşeli olmasını diliyorum,
Hayat boyu dostlarım tarafından sevilmeyi diliyorum,
Gülmemizin hiç eksik olmamasını diliyorum....
Kızlar iyiki varsınız,
Herşey için çok teşekkür ediyorum....

"Yaşın ilerledikçe senin için daha önemli olacaklar, kocanı-çocuklarını ne kadar çok seversen sev, yine de kız arkadaşlarına ihtiyaç duyacaksın.. Onlarla bir yerlere gitmeyi ihmal etme.. Onlara vakit ayır ve kız arkadaşlarını daima hatırla.. Onlar sadece arkadaşların değil.. Senin kardeşlerin, kızların..."
(Bu güzel sözleri nette okumuştum, kimin yazdığını bilmiyorum)

12 Ekim 2009 Pazartesi

PAZARTESİ NOTLARI

Pazartesi sendromunu atlatmanın en güzel yolu: Bugünün haftanın sıradan bir günü olduğuna kendini inandırman :))
Fotoğraf: maviarşiv
Nasıl?
Beğendiniz mi, bu varsayımı mı?
Bu sabaha neşeli ve enerjik başladım,
Semoşum Karstan toplantı için Ankara'ya geldi,
Bugün onunla olacaktım,
Erken kalkıp ona güzel görünmek için kuaföre gittim :)
Akşam onun için meşhur elmalı payımdan yaptım, (tarif için tıklayın)
Sabah çayı ile birlikte yedik,
Çevremizdekilere de ikram ettik...
Cuma akşamı arkadaşımız Ercan'ın düğününe katıldık,
Aynı işyerinden Özlem ile evlendi,
Allah mutlu etsin onları,
Çok yakışmışlardı birbirlerine...

Haftasonu babamız şehir dışındaydı,
Fahir'i ve arkadaşlarını dersaneye götürmek, almak benim işlerimin arasındaydı,
İlkokul birden beri tanıdığım çocukları genç olarak görmek çok hoş,
Delikanlı görünüşlerinin altındaki çocuğun hala orada olması,
Seslerinin kalınlık ve inceliğini ayarlayamadan konuşmaları,
İzlemek çok keyifli....
Ahmet Can çok şeker,
Öğretmeni 2 hafta önce ödev olarak uçurtma yapın demişti,
Bizimki, kankası Aybars'a okul çıkışı birkaç kez uçurtma yapmak için gitti,
Dün akşam bana gelip "anne çarşamba uçurtma götürmem lazım, ama ben yapmadım "dedi,
Güler misin ağlar mısın?
"oğlum Aybars ile yapmadınız mı?"dediğimde ise;
"yooo babası yapacaktı, onun da hep işi vardı, biz de parkta oynadık "demez mi?
Bu akşam Mahocumla yapacaklar bakalım,
Bizimki malzemeleri okuldan gelince anneannesi ile gidip alacak,
Akşam biz biraz kızınca "son güne bırakılır mı" diye,
Üzülmüştü ama, babamız akşam birlikte yaparız deyince yüzünde güller açtı :))

9 Ekim 2009 Cuma

ZAMAN TÜNELİ - HAYALLER

Mailinizde drafts bölümünde yazılarınızı saklar mısınız?
2002'de kardeşime gönderdiğim maili saklamışım,
Bugün rastladım,
Çok hoşuma gitti,
Aslında bizler, biriktirmeye meraklıyız,
Açıp baktığım gibi eski fotoğraflara,
Eski yazılarımı da mektuplarımı da okurum,
O zamanki, yaşantımız, duygularımız nasılmış hatırlamak çok güzel.....
Ne çok severdim "Geleceğe Dönüş" filmini,
Geçmiş ve gelecek,
Gidip gelmek nasıl olurdu?
20 sene sonra kendinizi nerede ve nasıl hayal edersiniz?
Acaba kaçımızın hayalleri gerçek olacak?
Ya da 20 sene önce şimdiki durumunuzu hayal edebilir miydiniz?
Hangimiz hayal ettiğimiz yerdeyiz?
Tüm bunları merak ediyorum...
Beni mi merak ediyorsunuz :)
20 değil ama 18 yıl önce,
Yeni mezun bir Çevre Mühendisi olarak hayalim;

İyi bir işe girmek,
Ayaklarımın üzerinde durmak,
Anne ve babamdan ayrı bir şehirde "Ankara"da yaşamak,
Aşık olmak.....

Hayallerimin de üstünde bir hayat sunan Allah'a şükran duyuyorum.....

8 Ekim 2009 Perşembe

İNANÇ-GÜVEN-ÜMİT

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmıştı. Ama içlerinden sadece birinde şemsiye vardı. Bu, inançtır.

Babalar bebeklerini hoplatır, havaya atar. Çocuklar gülmekten katılır. Yere düşeceklerini akıllarına getirmezler. Bu, güvendir.

Yatağımıza girerken yarın uyanıp, yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne ait planlar yaparız. Bu, ümittir.

Ve bu üçü varsa, hayatınız güzeldir.
Geçende gazetede okumuştum,
Yukarıdaki sözleri,
Çok sevdim,
Sizlerle paylaşmak istedim,
Bir de şu var yazıp PC'ye yapıştırdığım;
"Sağlığı olanın umudu, umudu olanın herşeyi vardır demektir"
Arap Atasözü

EDACIĞIM'DAN POSTA VAR

EDA
Dünya tatlısı,
Enerji dolu, heyecanlı, becerikli,
Güzel yürekli arkadaşımın dükkanından bir yüzük beğenmiştim,
O da hiç vakit kaybetmeden bana göndermiş,
Bu güzel yüzük artık benim parmağımda,
Çokkkk teşekkürler arkadaşım,
Bu şık yüzüğü taktıkça seni hatırlayacağım,
İyiki seni tanımışım.....

Mavinot:Arkadaşlar bugünlerde Toplantılar Kraliçesi ! olduğumdan sayfalarınıza uğrayamıyorum. Kusura bakmayın. İki arada bir derede buraya ekleme yapıyorum. Toplantıları atlatırsam sizlere döneceğim

6 Ekim 2009 Salı

AH BİR ZENGİN OLSAM



Haluk Bilginer'e bayılıyorummmmm!!!!!!!
Nasıl bir oyunculuk ve karizma,
Tesadüfen rastladım,
"Damdaki Kemancı"daki Ah Bir Zengin Olsam'ı söylüyor,
Müthiş!!!!
Sahnede izlemeyi çok istiyorum,
Gerçek sanatçılara verdiğimiz değer ne kadar az toplum olarak,
Günübirlik oyunculara itibarı görünce,
Üzülüyorum,
"Oyuncu olmak hedeflenir,
Ünlü olmak hedeflenmez" diyor,
Şimdi herkes ünlü!

5 Ekim 2009 Pazartesi

DOĞA İÇİN ÇAL-DİVANE AŞIK GİBİ

Doga icin cal ! / Divane Asik Gibi - Official Video from Doga icin cal on Vimeo.



Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası olmuş.

Ben bu klibe bayıldım.
Buyrun kulaklarınızın pası silinsin siz de bayılın !!!!

2 Ekim 2009 Cuma

SESLİ HAFTASONU MESAJI




Biz bu sayfaya bayıldık,
Sürekli yazıp dinliyoruz,
ÇOk eğlenceli,
Yazdığın metni okuyor,
Ortaya böyle ilginç bir video çıkıyor....

Bu hafta yoğun geçti,
Neyse Cumaya gelebildik sağ salim,
Ahmetle akşamları ders yaptık,
BU sene de öğretmeni değişti,
3. öğretmen bu,
Sınıf öğretmeni,
Neyseki Satranç öğretmeniydi,
Bizimkini tanıyor, seviyor,
Yabancılık çekmeyecek,
Fahir ders ve dersane maratonuna başladı,
Allah yardımcısı olsun,
8. sınıf olmak kolay değil,
Bu hafta Doğumgünleri çoktu,
Gülhan, Yalçın, Begüm,
Terazi burcu insanları,
Ne güzel özellikleri var terazinin,
Çok mutluyum terazi olduğum için,
heh heh heh.....

1 Ekim 2009 Perşembe

"PRETTY COOL" DOĞUMGÜNÜN KUTLU OLSUN

Pretty cool bugün doğmuş,
İykiki doğdun,
Duru bebeğin annesi,
Güzel kadın,
Heyecanla bekliyor bebeğinin gelişini...
Kendini şöyle tanımlıyor;
"Kız gücü diye bişeye inanan,oldukça terazi,telefonlarının hep pembe kılıfları olan,hayatta uyumlu olmaktan yana,hayal etmeyi hatırlamak isteyen,nerde ne varsa haberi olan,hayatın arka fonunda hep bir müzik olsun diyecek kadar müzik bağımlısı,sıkı bir güncel hayat takipçisi,pembe bir mühendis genç kızın olduğunu tahmin ediyorum!"
Hem Mutlu Hem Çilli'ye teşekkür ediyorum,
Dostluğun bu güzel örneğini gösterdiği için,
Dostları mutlu ve acı günlerinde hatırlamak önemli...