30 Ağustos 2009 Pazar

LÖSEV İYİLİKLER ÇARŞISI



Ben de bloğumda duyurmak istedim;


6 Eylül Pazar günü Cam Piramit’te, binlerce lösemili çocuğumuz ve ailesinin gıdadan temizliğe, beyaz eşyadan mobilyaya, kıyafetten kırtasiyeye kadar pek çok ihtiyacını karşılayabileceği ‘LÖSEV İYİLİKLER ÇARŞISI’ için acilen 1.el OYUNCAK, KÜÇÜK EV ALETLERİ, HALI ve HER YAŞTA HER CİNSTE AYAKKABI ihtiyacımız vardır.

vakıf için buraya lösev lösemili çocuklar vakfı
iletişim için esen ergörün 0312-447-06-60 dahili 210

sadece 1hatfa kaldı sesimizi duyuralım...


NOT: Bağış yaparak destek olan firmalara bağışları karşılığında LÖSEV Bağış Makbuzu iletilmektedir. Bu sayede bağışçı firmalar, bağışlarının % 100’ünü vergilerinden düşebilmektedirler.

27 Ağustos 2009 Perşembe

ÜNYE


ÜNYE'DEN HABERLER

Biz Ünye'deyken babamlarla denize gittik,
Deniz kenarında piknik yapan insanlar, bir güzel, tüm çöplerini bırakıp gitmişler,
Bizim gözümüzün önünde ise, bir kadın bebeğinin bezini çalılara fırlattı,
Dehşete düştük,
Hemen orayı terk ettik,
Kadına bir çift söz söylemeyi ihmal etmedik tabii,
Babam hemen gördüğümüz manzarayı Ünye'nin yerel gazetecilerine anlatmış,
Onlar da sağolsunlar duyarlılık gösterip haber yapmışlar,
Babama sürpriz oldu gazetede fotoğrafını ve haberi görünce,
Fotoğrafı gazeteci arkadaşımın isteği üzerine mail ile gönderdim :)

İKİNCİ EL PSP ARANIYOR

Ahmet Can PSP istiyor ne zamandır,
Satış fiyatı 450-500 küsür arasında değişiyor,
Bir tanıdığımız ikinci el, temiz ve daha hesaplı alabileceğimizi söyledi,
En fazla 200 TL'ye,
Nereden nasıl alacağımı bilemiyorum,
Ankara'da nerede satılır acaba?
Ya da elinden çıkarmak isteyen var mı?
Sanırım erkek çocukları için 9-12 yaş arası kullanılan ve sonra kullanılmayan bir oyuncak,
O nedenle gidip de bir sürü para vermek de istemiyorum,
Bayrama kadar alabilirsem Ahmet Can'a sürpriz yapacağım,
Çok seviyor bilgisayar oyunlarını,
Okul açılmadan hevesini alsın istiyorum,
Sonra ders, okul, koşturma...

26 Ağustos 2009 Çarşamba

TEBDİL-İ MEKANDA FERAHLIK VARDIR

Yeni durumlara uyum sağlama konusunda ne kadar başarılısınız?
Yeni bir iş, yeni bir ev, yeni bir şehir, yeni bir ortam, yeni arkadaşlar vs.

6 yıldır aynı havayı soluduğum dostlardan ayrıldığım için buruğum!!

Bunun haricinde, hiç bir yenilik değişiklik beni üzmüyor,
Aksine heyecanlandırıyor,
Enerji veriyor,
Umut veriyor...

Sonunda akşam 3G'li konuşabildik :)
Yalnız, çok komikti, çok eğlendik,
Bir oda düşünün: 2 kanepe, 2 cep telefonu,
3G kapsamı alanına sonunda girmişiz,
Kanepeler arası bir arama yapıyoruz :)
İlk görüntülü konuşma işlemini gerçekleştiriyoruz,
Bahri'nin telefonu ile ,
Zeyneple birbirimizi telefonda gördüğümüzde seviniyoruz :)
Reklamların ve tanıtımın etki alanında olan bizler,
Bu olayı gerçekleştiren elemanlar olarak mutlu oluyoruz !!
Bu deneyimi size aktarayım,
Webcam ile görüşüyor gibi oluyorsunuz,
Görüntü arada donuyor,
Siz konuşurken evdeki diğer kişilere telefonu çevirerek,
Hattakinin tüm ev ahalisini de görmesini sağlıyorsunuz,
Bunun dışında üzerine ne giymiş, yok kolyesi nasılmış gibi ayrıntıları, o küçücük ekrandan görme imkanı neredeyse SIFIR,
Görüntü kalitesi de çok düşük zaten.....

25 Ağustos 2009 Salı

BENDEN HABERLER


Epey ara verdim kusura bakmayın,
Bu aralar hayatımda bazı değişiklikler yaşıyorum
6-7 senedir çalıştığım konuyu ve çalıştıdığım birimi değiştirme kararı aldım ve hemen uygulamaya geçtim,
Çok şükür herşey istediğim gibi gelişti,
Aynı işyerinde farklı bir birime geçiş yaptım,
Bugün taşınıyorum,
Umarım herşey dilediğim gibi olur,
Huzur ve mutluluk verir bana bu değişiklik,
(Amin dediğinizi duyuyorum !)

3G reklamlarını izlediğinizde ne düşünüyorsunuz?
Ben; "Vayyy be Türkiye çağ atladı, bir 3G telefon al, teknoloji cebinde,
Her yerde internet, her yerde görüntülü konuşma" diye düşünüyordum,
Nokia telefonum hakkın rahmetine kavuşunca,
(Pili aktı ve makinayı kullanılmaz hale getirdi)
Telefon almak farz oldu,
Almışken 3G olsun dedim,
Tabii reklamların etkisi ile,
Neyse efendim yukarıda görünen beyaz caf caflı telefonu aldım,
Bir de ne göreyim,
3G efsanesi bir anda karmaşık bir hal almasın mı?
Alsın !
Efendim 3G kapsamı alanı bir gelir bir gider,
Sen 3G de olsan da aradığın kişi şu an kapsama alanı dışındaysa görüntülü konuşmayı falan unut !!
Komik bir durum cumadan beri daha görüntü mörüntü hak getire :))
Hani çocukların merakını gideremedim ona üzülürüm,
Yoksa konuştuğumun yüzünü görememin ne kadar ehemniyeti var o tartışılır :)
Ankara'da kapsama alanı bu kadar dar ise,
Anadolunun diğer kentlerine daha gelememiş olduğunu düşünüyorum.

21 Ağustos 2009 Cuma

RAMAZANIN İLK GÜNÜNDEN


Telefonu 3:15'e kurdum,
Uykumun orta yerinde bu müzik sesi de nereden geliyor diye şaşırdım,
Hemen kalkıp çay suyunu koydum,
Kahvaltılıkları çıkardım,
Geceden çıkardığım milföylerden börek yaptım, fırına verdim,
Çocuklara yumurta yaptım,
Masayı hazırladım,
15-20 dk geçti böylece,
Ev ahalisi de bu arada uyandı,
Birlikte sahur sofrasına oturduk,
Televizyon kanallarındaki sahur programlarını izleyerek, yemek yemeye çabaladık :)
Ankara'da imsak 4:25'te, hocanın "Allahuekber"ini duyunca içtiğimiz son suyun bardağını da masaya bıraktık,
Ramazanın ilk gününe güzel başladım,
Umarım hep böyle sürer,
İş yerinde sürekli yemek muhabbeti yapılır,
İkindi olup da karnımız acıkmaya başladığında,
Sahurda ne yapacaksın?
İftarda ne yapacaksın?
Muhabbeti alır başını gider,
Ağzın bir kat daha sulanır,
Hatta abartıp yemek dergisi bakmışlığımızda vardır,
HAYIRLI RAMAZANLAR DİLİYORUM

19 Ağustos 2009 Çarşamba

KUMDAN ADAMLAR

Fotoğraf çekmeye doyamıyorum tatilde,
İyi ki, dijital makinalar çıktı da çek çek aktar laptopa,
Yoksa ne yapardık ?
Yüzlerce fotoğraf batardık :)
Bu iki yakışıklı kendilerini gömmüşler,
Oturup üstlerine kum atıp bir güzel girmişler içine,
Gördüğümde dehşete düştüm,
Bir de uğraşıp çıkamadılar iyi mi?
İki kişi zor çıkardık,
En büyük zevkleri kuma birbirlerini gömmek,
Benim içim fena oluyor onları öyle görünce,
Kumdan adamlarımı ben çok seviyorum....
Arkadaşlar bu "İstinye Park" olayı ne ola?
Özellikle İstanbul'dakilere soruyorum,
Hürriyet, Habertürk , Sabah
Neredeyse tüm gazetelerin magazin sayfalarındaki fotoğraf altı yazılarında,
Tüm magazin alemi
İstinye park'a hücum etmiş,
Herkes orada !
Ya alışverişte, ya yeme içmede,
Ben anlam veremedim,
Bu bir reklam kampanyası mı?
Altında başka birşey mi var,
Bilen varsa bana da açıklasın,
Çok merak ettim :))

18 Ağustos 2009 Salı

HALİKARNAS BALIKÇISINDAN SELAM GETİRDİM


Halikarnasta geçen yaz, rastladım sana !!!

Bodrum sokaklarında yürürken Halikarnas Balıkçısı da bize hoş geldin der gibi önümüze çıkıverdi,

Bodrum Bodrum !

Aşık olmuştum,

Hediyelik eşya mağazalarındaki tuzluk biberliklere,

Balıklara, rüzgarda sallanırken ses çıkaran sedef sarkaçlara,

Sedef bilezik ve mücevher kutularına...

Sokak ressamları,

Bodrumun beyaz begonvilli kibrit kutusu evleri,

Adanalıların bici bici dedikleri buzlu içeceklerimizi içtik,

Bodrum’a veda etme zamanı gelmişti,

Ayaklarımız geri geri giderken vedalaştık,

Güzel anılar fotoğraflarda ve hafızamızda yola koyulduk…..




Tatil anıları bitmiyor görüyorsunuz dostlar,
Taksit taksit aktaracağım artık,
Bedenim ofiste, ruhum sahilde kaldı,
Saçlarımda ise denizin kokusu....

17 Ağustos 2009 Pazartesi

UĞUR BÖCEĞİ

Uç uç böceğim, annem sana terlik pabuç alacak !
Uğur böcekli kitabımın sayfasını çeviremedim,
Uçsun istemedim,
Kırmızı rengi bana enerji versin,
Kanatları ise şans,
Bit Palas okuyorum,
Elif Şafak ‘Aşk’tan sonra hangi kitabınızı okumamı tavsiye edersiniz?’ diye soran gence ‘Bit Palas’ diye cevap vermişti,
Ben o söyleşiden sonra aldım kitabı tatilde okumak kısmet oldu,
Daha bitiremedim, denize girmekten fırsatım olmadı uzun süre okumaya,
Ancak, her fırsatta elime almaya gayret ettim,
Kumsalda şemsiyenin altında kitap okumak gibisi yok,
Kulağında sevdiğin müzik, elinde kitap,
İşte mutluluk...

14 Ağustos 2009 Cuma

TATİLİN SON DEMLERİ





Gümüldür'de son günümde sahildeki çay bahçesinde internete bağlanılabileceğini geç olsa da keşfettim :)
Bir nescafe eşliğinde ağaçların altından bu özlemime son vermiş bulunuyorum,
3 G midir, connecting kart mıdır? her ne ise tez zamanda edinile,
(gelecek yaza kadar!!!)
beni sanal ortama bağlayacak herhangi bir teknoloji olmadan dünyadan kopuk yaşamak benim için zor ,
Size çok hikaye biriktirdim,
Hepsini aktaramayacağım şimdi ama,
beni izlemeye devam edin :)
Teşekkür ediyorum tüm yorumlarınıza,
yeni ve eski dostlar şimdi hepinize gelemiyeceğim,
Haftaya telafi edeceğim
herkese kahveye uğrayacağım,

Buyrun tatil notlarına;

ELMA ŞEKERİ

Elma şekerci izliyordu çocukları, ayaklarına vuran dalgaların şımarıklığını ımursamaz. Belli ki kalan 4 elma şekerini satmaktı tek düşüncesi. Bir sağa baktı bir sola, hafifçe koydu elini sepetin üstüne bir nefeslendi. Çocuklar için sanki görünmez olmuştu elma şekerci. Onlar bir şevk ve ihtirasla kumdan kale yapma peşindeydiler. Görmedi gözleri elma şekerciyi. Görselerdi koşacaklardı annelerine belki de. Ellerindeki elma şekeri ile de kumdan kale yapamazlardı ki. En iyisi O’nu yok saymaktı, kendi alemlerinde. Elma şekerci soluklandığı kumsaldan geldiği gibi sessizce ayrıldı. Fotoğrafının çekildiğinin farkına vardı ama, O da görmemezlikten geldi kumdan kale yapan çocukların annesini. Kısasa kısas dedi içinde dudağındaki o hafif tebessümüyle ayrılırken …..

6 Ağustos 2009 Perşembe

CENNETTEN BİR KÖŞEDEN YAZIYORUM





Tatilimin ikinci yarısı için Bodrum-Akyarlardayım. Ahmet Can burayı gördüğünde ‘Anne cennete geldik’ diye duygusunu ifade etti. Biz de ona hak vermedik değil. Babamız tüm yıl çok yoğun bir şekilde çalıştı. Bir tatili çoktan hak etti. Biz Ünye girizgahı ile tatilimize başlamıştık. Ancak O, Ankara’da işinin başındaydı. Buradan babaanne ve dedeyi ziyarete Gümüldür’e geçeceğiz.17’sinde ise iş başı :(
( Bloglarınıza dönemezsem affedin gelince telafi ederim.Otelde zor da olsa nete giriyorum, ama Gümüldür’de yazlıkta mümkün olamayacak)
Gelelim Akyarlara; dün akşam yürüyüş yaptık kıyıya gittik, çay bahçeleri, balıkçılar, gece kulüpleri ile küçücük bir Ege kasabası. İnsanlar samimi, iç içe. Memo’s ta Bülent Ersoy’un eski eşi Armağan çıkıyormuş, önce kapıda kocaman posterlerini gördük. Sonra önündeki teknede arzı endam ederken, dostları ile muhabbetteyken gözümüze çarptı. Oturduğumuz cafede ise, Eda ve Metin Özülkü çifti ikizlerinin istedikleri dondurmaları alma telaşı içindeydiler. Çok doğal ve sadeydiler. Ben de fotoğraf falan çekip de kimseyi rahatsız etmek istemedim !
(Şaşırdınız değil mi? Ben ve fotoğraflamamak pek bir arada olmadı :) )
Herkes tatilde rahat olmak ve rahatsız edilmemek ister, ben de o kadar anlayışsız değilim canım.

Bir süredir Bodrumda şantiyede olan ağabeyimle buluştuk. Bodrum ona çok yaramış, daha yakışıklı, bronz ve genç görünüyordu. Neşesi de maşallah yerindeydi.
Berat Kandiliniz mübarek olsun. Tatildeyim diye unutmadım. Allah tüm dualarınızı kabul etsin.

4 Ağustos 2009 Salı

ÜNYE TATİLİNDEN BİZDE KALANLAR


Ünye tatilimiz harika geçti. Her günümüz doluydu.

Bir gün Samsundan Mualla Teyzemler geldiler. Çakırtepede pide ziyafeti çektik. Yanında turşu kavurması, barbunya, zeytinyağlı dolma, salata takviyesi ile tam bir şölene döndü Çakırtepe buluşması. Dikkat edersiniz ki, sürekli yemekten bahsediyorum. Karadenize gidip de her gün yiyeceğimiz yemeği bir gün önceden planlamasak olmaz !!!

1 hafta dolu dolu geçirdikten sonra anneanne ve dededen ayrılmak zor geldi. Ömer ve Muharrem de bizimkilerle çok eğlendi. Ankara’ya uçakla döndük, bizimkiler Ünye tatiline uçakla gidip geldikleri için güzel bir heyecan içindeydiler. Ben de heyecanlarını belgelemeden edemedim tabii :)