27 Şubat 2009 Cuma

MFÖ


Bu sabah Yağmur var Ankaradaaaa......
Gözlerim dolu dulu oluyor niyeeee...

MFÖ ne güzel söylerdi İstanbul'u Ankara olarak değiştirsem de MFÖ'ye gençliğimden beri bayılırım,



Üniversitenin ilk yılındaydım,
Yıl 1987, (1997 yazmışım dalgınlıkla, Kardeş Hüseyin uyardı, kendimi gençleştirmişim :))
Sömestr tatilinde İstanbul'a gezmeye gitmiştim,
Abim de YTÜ'nde okuyor o zamanlar,
Tiyatro ile ilgileniyor,
Üniversitede çok popüler,
Hamdi Alkan (Reyting Hamdi) arkadaşı,
Birlikte YTÜ Tiyatro Grubundalar,
Sumru Yavrucuk tiyatro hocaları,
Beni okulunda gezdirdi, arkadaşları ile tanıştırdı
Akşam İTÜ'nün kampüsündeki MFÖ konserine götürdü,
Hayranı olduğum ve kasetlerini (o zamanlar kasetler var)
dinlediğim sanatçıların konserine !!!
Benim için rüya gibi birşeydi,
Bayıldım, ayakta tepinip şarkılarına eşlik ettik ve sesimiz kısıldı,
Aradan yıllar geçmesine rağmen,
Halaa aynı zevkle dinliyorum MFÖ'yü,
Sizlerin de var mı, iz bırakan sanatçılar ve konserleri?

26 Şubat 2009 Perşembe

POLLYANNA GENİ BULUNMUŞ :))

Bu geni taşıyan insanların, olumsuz olaylara daha az ilgi gösterdiklerini, bunun yerine hayatın mutluluk veren yanlarına odaklandıklarını gösterdi.

Kendimi Pollyanna olarak gördüğümü söylemiştim çoğu zaman,
Sonunda genini de bulmuş bilim adamları,
Sende Yollaya gönderdim haber olarak bunu,
Okumak isterseniz yukarıdaki linke bir tık yeter...

SBS'YE HAZIRLIK İÇİN ÖĞRETMEN ARIYORUM!!!

Biliyorsunuz Fahir 7. sınıfta ve SBS'ye hazırlanıyor,
Dershaneye gidiyor haftanın 3 günü ancak, deneme sınavları hiç parlak değil,
Bunun yanında biz de Mahocumla karar aldık,
Özel ders aldıralım dedik,
Matematik, Fen Bilgisi, Türkçe,
Öğretmen arıyoruz, üniversite öğrencisi değil,
Bir de SBS tarzını bilen,
Evettt, belki çok şey istiyoruz ama,
Nereden bulabileceğimizi bilmiyoruz,
Bize yardımcı olacak varsa seviniriz,
Teşekkürler şimdiden....
(Ankara'dayım, bunu belirteyim bilmeyenler için)

25 Şubat 2009 Çarşamba

YENİ BLOGLAR-ESKİ DOSTLAR

Sizleri bekliyorlar,
Eski dostları hemen hatırlayacağınıza eminim zaten,
Çok sevindim ben de geri döndüklerine,
Onlara buradan,
HOŞGELDİNİZ
diyorum.....

MUHTEŞEM GÖLGELER


Hayran kaldım...

Arkadaşlar şablonumdan çok sıkıldım,
Yandaki yazılarda nedense altı çizili oldular, sevmedim,
Değiştirmek istiyorum,
Nasıl yapmalıyım?
Baştaki fotoğrafımdan da sıkıldım :(
Önerilere açığım...

24 Şubat 2009 Salı

BARCELONA ve BENJAMİN

“Vicky Cristina Barcelona” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan Penelope Cruz’u ben de çok beğendim. Ne yalan söyleyeyim. Enerjisi harikaydı

.En çok da filmin müziklerine bayıldım.

Bu arada"The Curious Case Of Benjamin Button" da etkileyici bir filmdi,
Ama, gereksiz bir şekilde uzundu,
Cate Blanchett'in bale sahneleri güzeldi,
Brat Pitt'in yakışıklı halini görmek için epeyce bekledik :))

MOONİSH'TEN MEKTUP VAR


Moonişh beni çok mutlu ettin,
O güzelim hediyelerin için çokk teşekkürler,
Taaa Miami'den eve zarf gelmesi çocukları da çok heyecanlandırmıştı,
Akşam işten geldim,
Hemen elime verdiler, açmamış ve beni beklemişler,
Anne sana mektup geldi açsana!
Açıp da içinden çıkan değerli hediyeleri ve el emeği kartları görünce çok sevindim,
Harikasın....

23 Şubat 2009 Pazartesi

HA UŞAKLAR HA!!!

Cumartesi akşamı Mahocumu Havaşa bıraktım,
Annemleri aradım AKM'deyiz Trabzon Etkinliği var burada ona geldik dediler,
Ben de aaa ben de Havaştayım hemen karşısı geleyim dedim,
Sunay Akın'ı izliyordu bizimkiler,
Bayılırlar başbaşa gezmeye,Sunay Akın Trabzonda geçen çocukluk anılarını anlatarak herkesi mest etti,
KTÜ Öğrencileri Harika bir Kolbastı oynadılar,
Valla özendim kendimi atıp oynamak geldi içimden :))


Karadenizlilerle gurur duydum yine,
Bir Ünyeli olarak,
Hemşehrilerim nasıl kıpır kıpır nasıl içtenler,
Sergi alanında neler yoktu ki,
Salı akşamına kadar açık, gidip görmenizi,
Karadenize has yiyeceklerden yemenizi tavsiye ederim,
Pancar (Kara Lahana), Tereyağ, mısır unu daha neler neler ...

81. OSCARLAR’IN SAHİPLERİ

EN İYİ FİLM Video: Slumdog Millionaire
EN İYİ YÖNETMEN Video: Danny Boyle (Slumdog Millionaire)
Benim favorim Oscarları topladı :))
Akşam NTV'de yayınlanan canlı yayını sadece 2'ye kadar izleyebildim,
Uykuya yenik düştüm sonrasında....

20 Şubat 2009 Cuma

BİR YASTIKTA TAM 43 YIL

Anneme ve babama Allah sağlıklı ve birlikte uzun ömür versin inşallah,
Bizler de görebilecek miyiz acaba torunlarımızı?
Ne harika birşey olmalı eşinle yaşlanmak,
Umarım bizler de 43 yılları 53 yılları görürüz....

Akşam yemeğinde annem ve babam bizdeydi,
Fırında kıymalı, kremalı kabak ve bulgur pilavı vardı,
Onlara yemek sonrası sürprizim kalp pastaydı,
Sevgililer gününden antremanlıydım,
Bu seferki pasta daha güzel oldu,
Onlar da akşamın sonunda mutlu olarak evlerine döndüler...

GÜNÜNÜZ FERAH, HAFTASONUNUZ GÜNEŞLİ OLSUN!!!

Bu fotoğraf beni ferahlattı,
Renkler, limon,
Aşağıdaki videoya ise bayıldım,
Cuma cuma kendimi neşeli hissettim,
Cumartesi çocuklarla sinema planımız var,
Babamız akşam İzmir'e uçacak,
Pazar ahmet can'ın satranç kursu var,
Fahir ise, dersane ve dersten kafasını pek kaldıramıyor,
Bu haftasonu, kek, poğaça yapayım, haftaiçi çocukların kahvaltı ve beslenmesi için iyi oluyor,
Kağıt kek kalıpları almıştım,
Siz de onlar için tarif var mı dostlar,
Ben bir kaç kez normal kek hamurunu dökmüştüm içlerine
Güzel de olmuştu ama, bir püf noktası var mı acaba?
Annemlerin evlilik yıldönümü bugün,
20 Şubat önemli onlar için,
Akşama onlara da bir sürpriz planlayayım diyorum,
Dur bakalım size ayrıntıları daha sonra yazarım,
Şimdilik herkese Hoşçakalın diyorum....

19 Şubat 2009 Perşembe

AKŞAM SOHBETİ

Mutfağımdan kesitlerle süsleyeyim dedim bu yazımı :)
Kar vardı bugün Ankara'da
İlk Cemre'nin düştüğü bugün,
Havaya düşen cemre kar olarak yağdı :))

Benim mesaim 9:00 'da başlıyor ve 18:00'da bitiyor,
Eve 7'ye doğru varıyorum,
Hemen mutfağa yönelip, akşam yemeği hazırlığına girişiyorum,
Annem "yemek yapmak zor değil, yemeğin ismini koymak zor "derdi,
"Ne yapmalı?" derdi oluyor tabii, her akşam,
Akşama doğru ben de, acıktığım için yemek bloglarına bakarak,
Ağzımın sularının akmasına neden oluyorum,
Ne hamarat kadınlar var diyorum her seferinde,
En çok da hamur işleri bana cazip geliyor,
Ev hanımı olsam kesin, daha kilom daha fazla olurdu,
Her an hamur işi yapmak için bahane bulurdum sanırım,
Şimdi vakit kısıtlığı ve koşturmanın içinde sadece haftasonları yapabiliyorum,
Zeytinyağlı kültürüm ise pek yoktur benim,
Karadenizliler genelde tereyağlı, etli yemeklere bayılır ve yapar,
Gerçi biz de gürcülük var, gürcüler her sebzeden yemek yapmak gibi bir kabiliyetleri vardır,
Lakin, benim için hiç geçerli değil bu durum,
Neyse akşam akşam bu kadar yemek muhabbeti yeter,
Yarın Cuma, kuş gibi hafifledim şimdiden :))
İyi akşamlar diliyorum herkese...

18 Şubat 2009 Çarşamba

OSCAR ADAYI FİLM


Uzun süredir bu kadar hoşlandığım bir film izlememiştim,
Çok güzeldi,
Hint filmiydi, farklıydı, etkileyiciydi,
Oscar'da kesin ödül alır diye düşünüyorum,
Zaten 4 Altın Küre Adaylığı, 15 ödül ve 11 adaylığı olan film miş,

ÖLÜM

Hiç beklemediğimiz,
Doğumdan beri beklediğimiz,
Zamanını bilemediğimiz,
Gelmeyecekmiş gibi yaşadığımız,
Sevdiklerimizi aldığında şok geçirdiğimiz,
Doğal hayatımızın bir parçası,
ÖLÜM

Yine üzüldük, yine beklemediğimiz bir anda çıka geldi,
Tiyatro sahnelerinden, TV'den tanıyıp sevdiğimiz, saygı duyduğumuz,
Gazanfer Özcan ayrıldı bu dünyadan,
Avrupa Yakası babasız kaldı,
Allah Rahmet eylesin sevenlerine sabırlar versin....

17 Şubat 2009 Salı

YAŞASIN İSTANBUL'UM, KIZKULESİYİM !!!

Nedendir bilinmez uzaktan uzağa aşığımdır Kız Kulesine,
Çok çekici, güzel bir yapıdır denizin orta yerinde,
Sabah PC'yi açtım,
MSN devreye girdi hemen ve MSN testyourself'de Siz Hangi Şehirsiniz?
Anketi belirdi gözümün önünde,
Büyük bir merakla yaptım anketi ve sonuca bayıldım,

İstanbul

Siz tam anlamıyla bir “İstanbul”sunuz. Eğer İstanbul’da doğduysanız bu sizin için adeta bir şans demek, çünkü zaten başka bir şehirde mutlu olmazmışsınız gibi bir duruşunuz var. İstanbul hiç bir zaman öngörülemeyen karakterdedir, gizemli, cazibeli, büyüleyicidir, tıpkı sizin gibi. Hem geçmişinin izlerini taşır hem bugünü tüm realitesiyle yaşatır. Kim neyi görmek istiyorsa İstanbul’da onu görür. Tanımak, tanımlamak zaman alır. Tüm bunlar da size has özellikler değil mi? Siz nereye giderseniz gidin denizinin kokusuyla, sokaklarının sesiyle, mavi rengiyle İstanbul sizi geri çağırır ve siz bu çağrıyı kulak ardı edemezsiniz. Çünkü siz zaten "İstanbul"sunuz.


Aslına bakarsanız , İstanbul'da yaşamak beni herzaman korkutmuştur,
Sadece gezmek için, o güzelliği içime çekmek için gidilecek bir şehirdir,
Kafana mıh gibi kaydetmek o muhteşem güzelliği,
İstanbul'un karmaşasının seni yutmasına izin vermeden Ankara'ya dönmektir,
İstanbul ile gönül bağım benim,
Uzaktan sevmek aşkların en güzeli misali,
Kız Kulesi fotoğrafları ile avunurum ben Ankara'da....

16 Şubat 2009 Pazartesi

MEKTUPLAŞMAK

Pul kolleksiyonu yapılırdı eskiden,
Mekup arkadaşın olurdu,
Mektuplaşırdın,
Fotoğrafını gönderirdin,
Ondan fotoğraf beklerdin,
El yazısından tahmin etmeye çalışırdın nasıl biri diye,
İnternet girdi hayatımıza, sonra cep telefonlarından mesajlaşmalar,
Mektubun kokusunu, pulları, zarfı, postahaneye gitmeyi unuttuk,
Posta kutumuzdan hep fatura çıktı,
Arkadaşlarımızdan gelen o özlemle beklenen mektupların yerine,
Yeri dolur muydu mektupların,
Dolmadı, dolamadı,
Çok sevdim yazmayı, küçük hediyeleşmeleri,
Yazımın çok çirkin olmasına rağmen,
Orada bir dokunuş var, seni özel hissettiren bir duygu aktarımı var,
Can Dost Mitsuko ile başladı,
Blogcu dostlarla mektuplaşmam,
Taaa Japonyadan geldi ilk zarf,
Sonra Miami'den Moonsun'ın zarfı,
Oğlum pulları görünce heyecanlandı,
Hemen kolleksiyonunu yapmak istediğini söyledi,
Oysa ki, ne zor bu dönemde pul kolleksiyonu yapmak,
Yine de gelen mektuplardan aldığı pulları özenle sakladı,
Şimdi de serrose ile mektuplaşmak taaa uzaklara yollamak istiyorum dokunuşumu,
En yakın zamanda olacak inşallah,
mavianne1@yahoo.com
adresime adreslerinizi yollayabilirsiniz dostlar,
Mektup arkadaşlığına geri dönelim,
Ne dersiniz?

CEM YILMAZ SHOW

Gülmekten öldüm akşam,
Var mısın Yok musun'da
İngilizce Nasrettin Hoca fıkrası ile zirve yaptı,
Kahkahalarla geçen bir akşam oldu izlemenizi öneririm....
(fıkra Videonun -2.20 sinde:)

HEP MUTLU OL ! SEN BİR AYNASIN

Pazar günü Ayşe Arman'ın Nil Karaibrahimgil ile röportajı vardı gazetede,
Nil'in şu anlattıkları çok hoşuma gitti;

Los Angeles'dan meşhur bir astrolog gelmişti, bana "Sen, insanlara ilham vermek için buradasın" dedi ekledi: "Onları mutlu etmen için, önce kendini mutlu etmen gerek. Sana bencil de deseler, ömür boyu kendini düşün. Hep kendini iyi tut. Çünkü sen bir aynasın!" Gözlerim doldu. Aynen öyle hissediyordum çünkü...
Terazi burcu olduğunu öğrendim,
Vee, kendime yakın hissettim,
Konuştukç,a sana ne çok benzediğini düşündüğün insanlar çıkar hayatta karşınıza,
Blog yazarken de bunu fark ediyoruz,
Okurken diğer blogları,
Bir şey yakalıyorsun,
Tam da benim gibi hissetmiş diyorsun,
Paylaşmak bu, yakın bulmak, dost olmak,
Uzaktan uzağa beğenmek....

14 Şubat 2009 Cumartesi

FAHİR'DEN WAFFLE ZİYAFETİ



Yeni tost makinamızın aparatı ile Fahir harikalar yaratıyor :))

13 Şubat 2009 Cuma

HAFTASONU VE 14 ŞUBAT

Sevgililer Gününü ifa edeceğiz ulusca !!!
1 güne böyle bir anlam yüklemek ne kadar doğru bilemiyorum,
En çok erkekler dertli bu kutlanacak günlerden bence,
Bir de kaprisli bir sevgili varsa yanında,
İşi iş,
Hediye alsa bir dert almasa bir dert,
Kadınlar zor beğenir bilirsiniz,
Aldığı hediyeyi beğenmeme riski erkeği çok geriyordur eminim,
Birlikte alsan sürprizi kalmaz,
Hiç bir şey almasan, olmaz :(
Erkekler adına üzgünüm,
Biz kadınları anlamak zor zenaat mirim,
En iyisi birlikte karar verip, bu günlerde hediye almamak bana kalırsa,
O gün birlikte vakit geçirmek, güzel sözler duymak daha güzel ve özel,
Radyo ODTÜ'de anti sevgililer günü programını dinliyordum,
Dün iş dönüşü,
Sevgilisi olmayan kızlar telefon bağlantısı yapıyordu sıklıkla,
Bugünü kızkıza geçireceklerini söylüyorlardı,
Eeeee güzel fikir aslında....
14 Şubat 1992 benim için çok anlamlı,
Neden mi?
Mahocuğumla ilk akşam yemeğine çıktığımız gün çünkü,
Sevgililer günü bizim çıkma günümüz,
O nedenle özel....

12 Şubat 2009 Perşembe

I LOVE YOUR BLOG

Yolun neresindeyim
beni ödüllendirmiş :))
Bir ödüle layık görülmek hoş bir duygu gerçekten de,
Seviniyorsun,
Başka kim var bakıyorsun,
Ben kimi mutlu edeyim diye düşünüyorsun,
7 blog seçmenin zorluğunu düşünüyorsun,
Gerçi benim dostlarımın çoğu zaten ödüllendirilmiş,
Ödüllendirilmeyenleri de ben yazayım,
1. ayci
2. filiz abla
3. ulumavi,
4. nalanın evi
5. balkahvem
6.annekedim
7.şekerpasta
Ödülün gönderilmesiyle ilgili 3 kural var
1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

11 Şubat 2009 Çarşamba

TEK BİR ÇİKOLATANIN HATIRLATTIKLARI

Dün kan verip, solgun bir şekilde işe geldiğimde,
Erdoğan Bey, tüm inceliği ile bana yukarıda görülen çikolatadan verdi,
"İyi gelir Fatma Hanım, tansiyonunuz yükselir" dedi,
Ona çok teşekkür ederek aldım,
Ama bu küçük paket, beni nerelere götürdü bilemezsiniz,
1973 yılının Temmuzunda annemin koynunda yatan o güzel mi güzel,
Mavi gözlü, sarı saçlı, tombiş oğlana kıskanarak bakan 4 yaşında bir ablaydım o an,
Yaklaşıp elimi ona uzattığımda,
Babamın, kundağından bana kırmızı ülker çikolatasından çıkarıp da,
"Bak kardeşin sana ne getirdi" dediğini duydum,
O günden sonra ne zaman bu çikolatayı görsem o anım aklıma gelir,
Bugün bu anımı arkadaşlarımla da paylaştım,
Buraya da yazmak istedim,
İnsanoğlu ne ilginç değil mi?
Unuttuğunu sandığın bir sürü anı,
Tek bir koku, tek bir obje ile canlanabiliyor,
Hadi ben de bir mim başlatayım,
Eski anılarınıza dönmeyi sağlayan hangi objeler var hayatınızda??
çocuklaçocuk, ve hamdiyehome ile başlatayım diyorum ben bu mimi....
veee yelda

10 Şubat 2009 Salı

HİÇ KAN VERDİNİZ Mİ?

Masamda oturuyorum telefonum çaldı,
Karşıdaki ses: Kanınıza ihtiyacımız var,
Hafif bir şaşkınlıktan sonra ne için kim için? sorularını sordum,
İş yerinden bir arkadaşın hemşehrisi için Siirtten gelmiş,
Kadıncağız kalp ameliyatı olacakmış,
İş yerinde herkesin kan gruplarının olduğu bir liste varmış, oradan beni tespit etmişler,
İlk kez vereceğim için endişeliydim,
Ama tamam veririm dedim, fazla düşünmeden,
Hastahaneye gittik, kan merkezinde bir form verdiler 33 soruluk cevaplamam gereken bir form,
Neler sorulmuyor ki,
Hastalıklardan tutun da son 1 yıl içinde yurtdışında bulunup bulunmadığına kadar,
İğne damarıma girdiğinde kanım hızla akıp kan poşetini (medikal ismini bilmiyorum) doldurdu,
İşlem bittiğinde iyi hissettim kendimi ama, kısa bir süre sonra gözüm karardı, midem bulandı,
Hemen ayaklarımı havaya kaldırıp başımı aşağı indirdiler,
Tansiyonumun yükselmesi için beyne kan gitmeliymiş,
Midemin bulantısı geçmedi, bir miktar çıkardım,
Meyvesuyu, çikolata, şekerli çay içerek kendime geldim,
Şimdi iyiyim,
Umarım hasta da iyi olur ve yarın ameliyatı başarılı olur,
Önemli olan da bu,
İçimi huzur kapladı, hasta yakınları çok memnun oldular,
Benim rahatsızlanmama üzüldüler,
Benimki geçici bir olay, umarım tüm hastalar acilen sağlıklarına kavuşurlar,
Bu dileğim annekedi için de geçerli...

9 Şubat 2009 Pazartesi

ÇOCUKLARINIZIN BÜYÜDÜĞÜNÜ NEREDEN ANLIYORSUNUZ??

Yeni bir mim, çocukla çocuk'tan....
Eğer oğlunuz:
Odasında daha fazla vakit geçiriyorsa,
Ailevi konularda onun fikrini almanızı önemsiyorsa,
Sesi değişiyor, bıyıkları belirginleşiyorsa :)
Kardeşi ile olur olmaz tartışıyorsa,
Çiseden nem kapıp, kızıp sofrayı terk ediyorsa,
Senin yanında bir delikanlı edası ile duruyorsa,
Seni sürekli şaşırtıyorsa,
13 yaşında ve delikanlılığa adım atıyordur....
(Mimlemeyi unutmuşum!! kalderavolkan seni mimliyorum)

SAĞLIKLI VE YAĞMURLU BİR HAFTAYA MERHABA

Ankara'da yağmur var bu sabah,
Su, yağmur temizliktir değil mi?
Tüm kirleri, hastalıkları, kötülükleri yıkayıp geçsin...


Okullar açıldı bugün,
Yeni öğretim yılı hayırlı olsun,
Çocuklar güzel bir tatil yaptılar,
Hele de kuzenlerinin gelmesi onlar için harika oldu,
Güzel günler ve geceler geçirdiler,
Birlikte yatmalar, play station turnuvaları, yastık savaşları,
Ben de fotoğrafladım, tüm bu eğlenceyi,
Şimdi bomba gibi başlamalılar, okul dönemine,
Gerçi o kadar rahatlıktan sonra okul disiplinine girmek zor...

Arkadaşlarımız özlemişim ofiste,
Zaten onlar olmasa hiç gelmek istemeyeceğim buraya,
İyi ki, dostlarım var,
Hayatı güzelleştiren yegane varlıklar,
Onlarla mutlu oluyorum,
Sevildiğini bilmek, sevmek, değer vermek çok önemli,
Bir de sizler,
Blogdaki dostlarımı da ayırt etmiyorum onlardan,
Yüreğimiz değiyor birbirine, gözlerimiz değmese de.....

5 Şubat 2009 Perşembe

İSTANBULDAN ABİM GELDİ

Salı akşamı geldiler,
Sömestr tatili için,
Yiğenlerim, abim, yengem ve Kardeş Hüseyin,
Ben malumunuz üzere burun tıkalı, kafa kazan, hastayım,
Ancak, Çarşamba çocukların diş randevusu (bu olayın ayrıntıları başka yazıya kalsın ) vardı, o nedenle izinliydim,
Yiğenlerimle birlikte vakit geçirmek için güzel bir gündü,
Dişçi işini halledince onlarla Hayvanat Bahçesinin yolunu tuttuk,
Muharrem Ankaraya geldiğinde ilk olarak, "Halaaa burada hayvanat bahçesi var mı?" diye sormuştu çünkü,
Hava da çok güzeldi,
Pek halim olmamasına rağmen Hüso ile birlikte onları oraya götürdük,
Çok mutlu oldular,
Ben ise, bugün yatıyorum, dinleniyorum,
Doktor 2 gün rapor yazdı,
Bu grip illeti dinlenmeden de geçmiyor,
Bugün dayıları çocukları Anıtkabire götürüyor,
Dönüşte neler anlatacaklar bakalım....

3 Şubat 2009 Salı

ÇOCUKLAR TV VE BİLGİSAYAR TEHDİDİ ALTINDA

Okulların yarı yıl tatiline girmesiyle evlerinde televizyon ve bilgisayar başında özgürlüklerine kavuşan çocuklar, ciddi tehlikelerle karşı karşıya...

Ailelerinin kontrolü dışında televizyonlardaki şiddet ve cinsel içerikli yayınların etkisinde kalan çocukların önemli derecede davranış bozuklukları yaşadığını belirten uzmanlar, uzun süreli etkiler karşısında birçoğunun küçük yaşta potansiyel suçlular arasında yer alabileceğine dikkati çekti.

Gün içinde 2-3 saati aşan sürelerle televizyon ve bilgisayar başında kalan çocukların psikolojik olarak bir takım sorun yaşadığını belirten Psikolog Serap Duygulu, son yıllarda kendi içine kapanan ve sosyal ortamlardan uzaklaşan çocuk sayısındaki artışa işaret etti.

Yapılan araştırmalarda, şiddet içerikli görüntüler izleyen veya bilgisayar oyunları oynayan çocukların, saldırgan davranışlar sergilediğini ve uyku bozuklukları yaşadıklarını dile getiren Duygulu, birçoğunun çevresine karşı duyarsızlaşarak, şiddet göstereni model aldığını söyledi.

Duygulu, şiddet içeren görüntüleri izlediği için başkalarına şiddet uygulamayı normal bir davranış olarak gören çocukların, önemli davranış bozuklukları yaşadığına işaret ederek, bu nedenle uzmanlara başvuran ailelerin sayısında ciddi artışlar olduğunun altını çizdi.

Sessiz duruyor,
Aman işte vakit geçirsin de,
Saatlerce oynasın,
Sorun Çıkarmıyor....
Diye düşünen annelerden değilsinizdir umarım,
Ben zehir ediyorum çocuğun bilgisayar oynamasını,
1 saatten fazla oynanmayacak,
10 sayfa kitap okunmadan PC açılmayacak,
Okul zamanı sadece haftasonları o da, 1 saat,
Bu kısıtlamaları getiriyorum,
Bence kısıtlama getirilmeli,
Çünkü fazla özgürlükle; çocukların anti sosyal, sadece bilgisayara ve televizyona bağlı çocuklar olmasını önleyemeyiz,
Hayır demeli gerektiğinde,
Sürekli Evet diyen anne babanın ideal anne baba olmadığını düşünüyorum,
Kuralları olmalı evlerin, nazi kuralları değil tabiii,
Ama huzursuzluk yaratmadan, onlara herşeyi anlatarak,
Çocuk yetiştirmek kolay değil.....

2 Şubat 2009 Pazartesi

BURNU TIKALI BİR HAFTA!!!


Haftaya böyle başladım,
Tıkalı bir burun, kazan gibi bir kafa,
Yanan gözler,
Evettt bildiniz; Grip başlangıcı,
Hemen işyeri hekimine gidip ilaç yazırdım,
Corsal, burun spreyi, majezik,
Limon ve portakal suyu ile de yataklara düşmeden atlatmayı planlıyorum,
Ne dersiniz atlatabilir miyim?
Cumartesi biraz temizlik yapayım dedim, Pazar ise hava süperdi Ankara'da,
Gölbaşında yürüyüş yapalım dedik ama, evden akşam üstü çıkınca hava serinledi ve biz yürüyüş yapamadık,
Gerçi keyfim dünden beri yoktu,
Ağrı, sızı başlamıştı hafiften...
Lost 5. sezon ilk 3 bölümü izledim arkadaşlar,
Yine orjinal seneryosu ile, merak içinde izleniyor,
Puzzle parçaları yerlerine oturuyor gibi bu sezon,
Ayrıca, Melekler Korusun'u Aşk-ı Memnu'ya tercih ediyorum son zamanlarda,
Hümeyra yine süper ve eğlenceli bir dizi olmuş oyuncuların da sayesinde,
Bir de Güldünya'yı netten izledim, Aile İçi şiddeti işleyen bir dizi, izlenebilir bence,
Bir de Aşk Yakar'a bakmıştım, ama Özcan Denizin canlandırdığı karakter!! pek karaktersiz çıktı,
Bir spor arabaya kendini sattı ve zengin kızla evlendi,
Kandırılmış olan Meltem Cumbul da onu vurdu, hapse girdi,
Daha fazla izleyemedim,
Hayatta var mı böyle aptalca hikayeler bilemedim,
Canım Ailemi ise tek geçerim,
"Hayırdır inşallah, hayırdır inşallah! Koca Yanak" ağzımıza şimdiden pelesenk oldu,
Adanalıları en sempatik gösteren dizi bence bu,
Ayşe Arman'dan sonra sevdiğim ilk Adanalılar bu dizidekiler :))
Var mısın Yok musun da ise, Acun'un doğallığı bitiriyor meseleyi,
Ne olursan ol, Ne yaparsan yap, doğallık kazanıyor!!
NTV'de yeni bir programa rastladım, 5 Kere 5, çok hoşuma gitti,
NTV de Cumartesi sabahları artık yeni bir program var 5 Kere 5 Çikolataya bayılan bir diyetisyen sanatsever bir moda yazarı dansta iddialı bir spor hocası dekorasyon tutkunu bir gazeteci ve erkek stili uzmanı bir dergici bir araya geliyor
CNBC-e dizilri artık vazgeçilmezlerim arasına girdi,
En çok da;CSI: NY, GHOST WHISPERER, WITHOUT A TRACE izliyorum