22 Ekim 2009 Perşembe

TAZE BİR BEYİN İÇİN

Bardağı yere bırakın bugün

Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?" diye sordu.
Öğrenciler, '50gr!' .... '100gr!' .... '125gr' cevabını verdiler.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profesör ve devam etti: "Ama, benim sorum şu: Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
- Hiçbir şey - Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?
- Kolunuz ağrımaya başlardı.
- Haklısın; peki ya 1 gün boyunca tutsam ne olur?
- Kolunuz iyice ağrır, adaleniz spazm yapar, belki de çözüm bulmak için hastaneye gitmek zorunda kalırsınız.
Sorularına cevap alan profesör, can alıcı noktaya temas etti:
- Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme ortaya çıktı mı? Öğrenciler bir ağızdan cevapladılar: "Hayır."
- Peki o takdirde, zaman içinde kolun ağrımasına ve kas spazmına yol açan olay neydi?
Profesör ikinci bir soru daha sordu:
- Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?
- Bardağı bırakırsanız, rahatlarsınız.
Profesör beklediği cevabı almıştı.
Öğrencilerini kutladı ve bütün bu soruları sormasına sebep olan açıklamayı yaptı: "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsan, bir sorun yaratmaz.
Uzun bir süre düşünürsen, başın ağrımaya başlar. Ama hiç aklından çıkarmazsan, artık başka bir şey düşünemez hale gelirsin; bu seni bitirir. Elbette hayatınızdaki sorunları düşüneceksiniz; halletmeye çalışacaksınız. Ama en önemlisi, onları, her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır. Bu şekilde strese girmez ve sabah taze bir beyinle uyanırsınız. Taze bir güne, yeni sorunlarla mücadele azmini kazanarak başlamış olursunuz. Bu yüzden arkadaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiye,
'Bardağı yere bırak' olmalıdır."

21 yorum:

filiz dedi ki...

Daha önce ben de bunu bir yerlerde okumuştum,
evet bardağı elimizde tutmamamız gerekiyor,
sevgiler.

AYŞENİMOOO dedi ki...

OKUDUM ÇOK ÇOK GÜZEL...BAZEN BARDAKTA OLMUYOR SÜRAHİ OLUYOR ELİMİZDE TUTTUĞUMUZ...
SEVGİLER...

allımorlu dedi ki...

ne güzel bir benzetme olmuş..
becerebilsek ne güzel olur ama bazen olmuyor ki!

beetlejuice dedi ki...

Bir elimle tuttuğum bardağı bırakmadığım gibi içindekileri diğer elimdeki damacanaya döküyorum her gün. Öğrenmem lazım bırakmayı!

zeynepin sesi dedi ki...

bu yazı tam annemlik vala :)

meltem dedi ki...

bişi söylim mi önce çok sağol, ben bunu daha önce okumuşum ama yaşarken bi kez daha unutmuşum
ve bir kez daha unutmamak için ezberliyorum:)
sevgiler

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Evet arada bir de olsa bardağı yere bırakmalı. Ne güzel bir yazıydı. Öptüm seni kankiii

içimdeki yolculuk dedi ki...

bırakmayı başarabilsek keşke bazen arpacık kumruları gibi düşünür kurar hatta senaryolar yazarız..
bazende pireyi deve yapmakta üstümüze yoktur ya hani...
güzeldi...

çınar dedi ki...

ben her gece bardağı bırakıyorum. sabahta aklımda bardak falan olmuyor. ta ki işe gidene kadar her güne yeni bir umutle gidiyorum ama bu aralar iş yerinde her gün yeni bir bardak veriliyor elime içindeki su ise akşama kadar dolup taşıyor. çözüm bulamadığım sürecede yeni bardaklar hergün elimde olacak...
ama gece bırakmayı unutmayacağım

Butterfly dedi ki...

Ben bardağı yere bırakmasam ooo çoktan :)) ne kadar sorun olursa olsun yatağa uzandığımda güzel şeyler düşünürüm ve uykuya dalarım.öptümmmm seni canım ;)

Zuzuların Annesi dedi ki...

Hımm güzelmiş,gerçi bardağı yere bırakmaktansa direk kırıp sorunu hayatından çıkarmak daha iyi ya....
Yapabilene.
Öptüm sizi:)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Ben uygulayabildiğimi düşünüyorum okurken annesi

KelebekGibi dedi ki...

Cok güzeldi hemen esimlede paylasicam :)
Bardagi hic birakmayan biriyim ayrica :S Bu yüzden gercekten sadece basim degil boynum falan cok agrir hassasim, inceyim, pimpirikliyim ve bu beni mahvediyoooor. Kimse bana karismasin, dokunmasin isterim bu yüzden..
Bunu uygulamak ok isterim, sayende tekrar hatirlamis oldum,tesekkürler.

Meleğin Dünyası dedi ki...

Ne güzel bir örnekle açıklamış.Keşke bunu yapabilsek ve sorunlar bize bu kadar ağır gelmese ne iyi olur.

tatesal dedi ki...

Keşke hepimiz bardağı hemen yere bırakıversek....
mavianneciğim kızımın doğum günü için yazdığın yoruma çok teşekkür ederim...Ama benim 2 değil 3 güzel evladım var,düzeltmek istedim...
Sevgiler delikanlılara.....

mosquito dedi ki...

Harika bir yazı,hepimizin uygulaması lazım..

filiz dedi ki...

teşekkürler mavianne,
bu sefer oldu,
azmin elinden kim kurtulur :))
hadi uzat tabağını sana da vereyim bir dilimsevgiler, görüşelim inşaallah

Balkahve dedi ki...

Canım yaa,,Her bu tür yazıyı okuduğumda çok hak veriyorum..
Sürekli ağlayan insanları sevmediğimide az çok biliyorsun.
Hayatın keyifli yanlarını görüp hem kendi yaşamına hem de başkalarının yaşamına sıkıntı vermeyen insanları seviyorum..
sıkıntı ya da bir sorunu yüzeysel atsak bile bazen kafamızın içinden atmak zaman alıyor..görmemezlikten gelmekte insanın doğasına aykırı
mühim olan saygılı bir hayatı benimsemek ve insanlığa benimsetmek .o vakit incinme ve sıkıntı yaşamıyor insan..güzel paylaşımın için teşekkürler.sıkıntısız bir hayatta hep beraber

Palyözi dedi ki...

Taze bir beyin için çok iyi bir öneri...Teşekkürler Mavianne...Yeni izleyicinizim...ve yazılarını pek bi beğendim...teşekkür ederim...
Bu hikayeyi de bilmeme rağmen bir kez daha hatırlamam iyi oldu...
tekrar tekrar teşekkürler...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Bu yazı harika, baş köşemde tutmalıyım bu yazıyı.

Cocukla Cocuk dedi ki...

MAviannecim ne güzel bir hikaye bui öyle çok bardak varki sebepsiz yere elimizde taşıdığımız, bırakmak lazım artık biryerlere:)