31 Ekim 2008 Cuma

HAFTASONU GELDİ, HOŞGELDİ


"Bu hafta iki kez Pazartesi sendromu yaşadık" dedi arkadaşım,
perşembe sabahı işe geldiğimizde,
çok hoşuma gitti ama,
ben böyle düşünmedim,
keşke her çarşamba tatil olsa dedim,
Haftanın orta yerinde tatil olması,
benim için inanılmaz bir lükstü çünkü,
Bir sürü iş hallettim,
İşten kaçamak oldu benim için,
cumartesi, pazar program yoğun,
pazartesiye görüşmek üzere diyerek, huzurlarınızdan ayrılıyorum....

CANNAME


http://canname.vox.com/

Blogcu dostlar ZUZUM'u hatırlar,
Eski dost geri döndü,
Yine aynı sevimliliği ve enerjisi ile,
Bloğunu ziyaret etmenizi öneririm....

30 Ekim 2008 Perşembe

SİZİ Mİ KIRACAĞIM !!!


Bu gidişle her yerde blog yazacağım,
Blogger'lerin cezası tamamlandı ! ve açıldı sayfalarımız,
Bizi engelleyemediler oysa ki,
Yılmadık,
Burası olmadı başka blog açtık,
Maksat muhabbet olsun,
Paylaşım olsun,
Biz birbirimizi heryerde buluruz,
Haftanın orta yerinin tatil olması süper oldu,
29 Ekim'de Mustafa'ya yer bulmak için uğraştık,
Tüm sinemalar doluydu,
Cumartesiye gitmeye karar verdik,
İzledikten sonra yorumlarımı yapacağım,
İyi kötü yorumları duyuyoruz,
Bakalım bizlerin yorumu ne olacak,
Ama fragmanı etkileyiciydi,
Hele de Can Dündar'ın sesi ile,
Bu arada, Zülfü Livaneli'nin son kitabını (Son Ada) aldım ve son hızla okuyorum,
Tabiii, amacım onunla röportaj yapmak :))
Umarım bu amacıma nail olurum,
Kitap bitsin girişimlerde bulunacağım,
Benden haberler bu kadar,
Görüşmek üzere....

HENK STENK RÖPORTAJI


Suyumuzun Uyumu İçin Ankara'da/Röportaj



Bir Mavianne Röportajı



ANKARA’DA BİR HOLLANDALI Avrupa Komisyonu adına ”Türkiye’de Su Sektörü İçin Kapasite Geliştirme Eşleştirme Projesi”ni yürütmekte olan Hollandalı, Yerleşik Eşleştirme Danışmanı Henk Stenk ile, 2 yıl boyunca kalacağı Türkiye’deki yaşamı ve yürüttüğü proje hakkında sohbet ettik.
Sayın Stenk, tüm mütevaziliği ve samimiyeti ile Türkiye’deki meslektaşlarıyla sıcak bir ilişki içerisinde olduğunu belirtti. Benim de, röportaj talebimi memnuniyetle kabul etti.
Mavianne: Sayın Henk Sterk, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
-
Hollandalıyım ve Amsterdam’da Ekonomi okudum. Yıllarca Lahey’de çalıştım. 2001 yılında Hollanda’dan ayrıldıktan sonra Mısır’da ve Almanya’da çalıştım. Şimdi ise Türkiye’deyim. Ankara’da eşim Renée ve en küçük iki oğlumla yaşıyorum. 4 oğlumuz var, en büyüğü Sytze Hollanda’da, Jorrit ise Brüksel’de yaşıyor. En küçük iki oğlumuz, Tim ve Feike ise Ankara’da okuyor.
TÜRKIYE’NIN AB’NIN GEREKLERINI KARŞILAYABILMESI IÇIN YÜZEY VE YERALTI SULARININ KALITESINI IYILEŞTIRMESI GEREKIYOR
Mavianne: Ankara’da bulunma amacınız nedir?
-
Türkiye’de Avrupa Komisyonu adına bir Eşleştirme Projesi yürütmekteyim. Eşleştirme projelerinde, AB üye devletlerinden bir ya da birkaçı, Avrupa Birliği’ne aday bir ülkeye AB’ye uyum çalışmalarında yardımcı olur. Ben de Türkiye’nin Su Sektörü ile ilgili konularda Avrupa Birliği’ne uyumu ile ilgili bir eşleştirme projesinde Yerleşik Eşleştirme Danışmanı olarak çalışıyorum. Türkiye’nin AB’nin gereklerini karşılayabilmesi için yüzey ve yeraltı sularının kalitesini iyileştirmesi gerekiyor, bu konu ile ilgili olarak Türkiye, Hollanda, Birleşik Krallık ve Slovak Cumhuriyeti proje kapsamında birlikte çalışıyor. Bu ülkeler su kaynakları alanında çalışan uzmanlarını kısa dönemli olarak Türkiye’ye gönderiyorlar ve bu uzmanlar Türkiye’deki meslektaşları ile yakın bir işbirliği içinde çalışıyorlar. Ben de proje etkinliklerinin koordinasyonu için 2 yıl boyunca sürekli olarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nda çalışacağım.
PROJENIN ÇIKTILARININ TÜRKIYE’DEKI NEHIRLERIN TEMIZLENMESINE KATKIDA BULUNACAĞINA INANIYORUM
Mavianne: Peki Türkiye bu projenin çıktılarından nasıl faydalanacak?
-
Proje, Türkiye’de su kaynakları alanında çalışan personelin eğitimini ve onlara bu konu ile ilgili tavsiyelerde bulunulmasını amaçlıyor. Uzun vadede bu projenin çıktılarının Türkiye’deki nehirlerin temizlenmesine katkıda bulunacağına inanıyorum, çünkü bu projede edinilen bilgiler ve alınan tavsiyeler doğrultusunda katılımcı yönetim planları geliştirilebilir, uygulama planları hazırlanabilir ve AB mevzuatına uyumlu Türk mevzuatının uygulanması sağlanabilir. Elbette çok uğraş gerektirecek bütün bu çalışmalar Türkiye’de suyun kalitesinin ve doğanın gelişmesine yol açabilir.
TÜRKİYE’DE SU KAYNAKLARI ALANINDA ÇOK IYI UZMANLAR VAR
Mavianne: Projedeki işbirliği ile ilgili ne söyleyebilirsiniz? Proje Ofisiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
-
Bakanlık projeye çok büyük bir ilgi ve bağlılık gösteriyor. Avrupa’nın, nehirlerin temizlenmesi konusundaki deneyimlerinden faydalanmak isteyen çok sayıda personel var. Ayrıca, Türkiye’de su kaynakları alanında çok iyi uzmanlar var, AB mevzuatındaki gerekliliklerin pek çoğu bu uzmanlar için de çok yeni ve zaten bu nedenle bu projeyi başlattık. Daha önce de benzer projelerde çalışmış olan proje asistanlarımız Bilgen Girgin ve Yasemin Çakır da proje toplantılarında tercümanlık ve proje etkinliklerinin organizasyonu ile ilgili sorumluluk taşıyorlar.
TÜRKIYE’DE TRAFIĞIN TEHLIKELERINI DE KISA DÖNEM UZMANLARIMIZA SÜREKLI HATIRLATIYORUZ

Mavianne: Proje kapsamında Hollanda, Birleşik Krallık ve Slovak Cumhuriyeti’nden pek çok kısa dönem uzman geldiğinden bahsettiniz. Peki bu uzmanların Türkiye hakkındaki izlenimleri nasıl?

Uzmanlarımızın hepsi de Türkiye’de olmaktan ve buradaki meslektaşlarıyla çalışmaktan çok memnun. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de projede çalışan Türk persÖonelin, projeye gösterdikleri büyük ilgi ve bağlılık.

28 Ekim 2008 Salı

TAŞINDIM





http://mavianne.vox.com/


YENİ EVİMDE SİZLERİ BEKLİYORUM

23 Ekim 2008 Perşembe

MERHABA ARKADAŞLAR





















Bana Uluslararası Arkadaşlık ödülü veren tüm dostlarıma teşekkür ediyorum,
Ben tüm arkadaşlarıma bloglarını ziyaret ettiklerime,
Bana gelenlere bu ödülü layık görüyorum,
Hepiniz ödüle layıksınız çünkü,
Düğün için yaptığınız güzel iltifatlara, iyi dileklere de teşekkür ediyorum,
Sağolun, var olun,
Bir haftadır, sürekli toplantıdaydım,
Kusura bakmayın, gelemedim güzel bloglarınıza,
istanbul seyahatimi sizlere anlatamadım,
Güzel fotolar çektim,
Beyoğlunda gezerken Kanki Lale'yi düşündüm,
Pierreloti,topkapı sarayı, mısır çarşısı, kapalıçarşı, Sultanahmet, boğaz, ortaköy, bebek, GS Adası,
Hep Avrupa Yakasındaydım bu sefer,
Güzel şehir İSTANBUL,
Rüya gibi bir şehir,
Trafik çilesi olmasa Dünya'nın Yaşanılacak en güzel şehri bence,
Trafikte biraz serseme dönsek de :)

20 Ekim 2008 Pazartesi

DÜĞÜNDEN KARELER


Cumartesi akşamı, Ortaköy Princess Otelde;
Güzel prenses ve yakışıklı prens evlendi,
Bizler de bu güzel olaya şahit olduk,
Çok güzel bir düğün oldu,
Gelinimiz çok hoştu, oğlumuz çok heyecanlı,
Allah birbirlerine bağışlasın,
Çok yakışmışlardı,
Aileler mutlu,
Gelin ve damat aşık,
Arkadaşlar neşeli,
Bundan güzel bir düğün olur mu?
Görümce olarak, kaç gün öncesinden uykularım kaçtı,
Kendi düğünümde bile bu kadar heyecanlanmamıştım :)
Sevgi ve saygı dolu bir evlilik diliyorum,
Balayı çiftlerine iyi eğlenceler,
Dinlenmeyi hak ettiniz,
MUTLULUKLAR

15 Ekim 2008 Çarşamba

DÜĞÜNE GİDİYORUM


Eeeeee görümce olmak kolay değil !
Eskilerden bir söz duymuştum ; "Görümce, görmim ömrümce"
Sanırım görümcesinden dili yanan biri söylemiş,
Çok şükür benim görümcem melek gibidir,
ben de suya sabuna dokunmayan bir görümceyim :)
İlk gelinimiz İstanbul'da yaşıyor,
Şimdiye kadar çok şükür bir problemimiz olmadı,
2. kez görümce oluyorum,
Çok heyecanlıyım,
Benden müsade,
Daha İstanbul için hazırlıklar yapılacak,
Son rötuşlara vakit ayırmalıyım,
Size şimdilik Hoşçakalın diyorum,
Dönüşüm muhteşem olacak !
Düğün fotoları ile sizlerleyim haftaya....

14 Ekim 2008 Salı

BUGÜN BENİM DOĞUMGÜNÜM







Sabah sabah Gülsun elinde güzel bir hediye paketi ile gelmesin mi,
Nasıl sevindim,
Bu şirin kupayı getirdi kedicik var üzerinde,

Kardeş Hüseyin, Abi ismail, annem ve babam da kutlamaları telefonla yaptılar,
İstanbul'da düğün hazırlıkları son gaz devam ediyor....

Filiz ve Nesrinle bahçede sabah buluşmamız gerçekleşemedi, telefonla kutlamalarını kabul ettim,
Güzinciğim de beni unutmayanlardan,
Taaa Çanakkale'den Elif'i de unutamam tabi ki,


Banu, Rezzan, Gülsun, Arzu beni öğle yemeğine götürdüler,
Doğumgünü çocuğu (!) olarak onların misafiriydim,
Yemek dönüşü ise, ofisteki arkadaşlarım kocaman bir pasta istemişler,
Fato'ya Nice Yıllar yazılı güzel bir pasta ile doğumgünümü kutladılar,



Kutlamalar sabah Ahmet Can'ın öpücüğü ile başladı,
Ben öyle duramam, hatırlasınlar, kutlasınlar, ben unutayım, sürpriz olsun,
Sabah beri önüme çıkana "bugün benim doğumgünüm " diyorum :))
39 bitti ama, ben 14 Ekim 2009'a kadar 39'um - 40 değil !!!

Ayşenimooo'nu doğumgümü hediyesi;
http://www.onlinemuzik.be/mail_dinle.php?id=1105772&gn=qTq3xxJrZKD2x2vokbjNrfih

Semacığımın Hediyesi;
http://gungece.blogcu.com/fatocugumun-dogumgunu_26215371.html
Semacığım, dün kargo ile oltu taşı küpe ve kolye göndermiş taa Kars'tan
Canım benim teşekkürler,
Bugün taktım takılarımı, senin sıcaklığını hissetmek için....

Ulumavi Nilgüncüğümün Hediyesi;
http://www.tfbuk.com/hediyeci/items/498217413477e324fe1d213.06097452.jpg
"Senin gibi bir prensese ancak bu yakışırdı. Nice Mutlu Yıllara Sağlık ve Sıhhatle, Tüm Sevdiklerinle Birlikte..." ayy beni prenses yaptım şekerim, bu iltifatlarla ben çok şımardım amaaaa :))

HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER
TÜM KUTLAMALAR İÇİN
SİZLERİ SEVİYORUM

13 Ekim 2008 Pazartesi

HAYVAN SEVGİSİ


Oğluşlar beni de geçtiler,
Nasıl bir hayvan sevgisi anlatamam,
Aşağıda gördüğünüz bu güzel Sibirya Kurdu Haski,
Bir akrabamızın,




Nasıl bir güzellik, bayıldık,
Neredeyse kocaman hali ile üstümüze çıktı,
Bir bebek gibi kendini sevdirmek için uğraştı,
Sık sık onu ziyaret etmeye karar vererek zor ayrıldık yanından,
Çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamanın önemi çok büyük,
Gerçi çocuk gördüğünü yapıyor,
Siz sevip bayıılır evinizde hayvan beslerseniz,
Onlarda hayvan sevgisi ile büyüyorlar....
Köpek beslemek çok zor ancak,
Bahçeli bir evimiz olduğunda düşüneceğimizi söyleyerek,
Çocukların ısrarlarını savuşturduk !!

İYİ HAFTALAR DİLİYORUM

11 Ekim 2008 Cumartesi

ALİN DAPHNE




Beni takip edenler bilir,
Hollandalı damadımız vardı, hani bizim Filizle evlendi,
İşte onların dünya tatlısı kızları; Alin Daphne
Harika birşey bu,
Sevmeye doyamadık,
Çok şeker Maşallah,
Acaip sosyal bir bebek,
Annesi doğduğundan beri onun her halini bloğuna ekliyor,

http://alindaphne.blogspot.com/

Merak edenler için adresi yukarıda,
İYİ HAFTASONLARI DİLİYORUM

9 Ekim 2008 Perşembe

HAMARAT HANIMLAR İÇİN



Bu ne ki,
Aynı anda ne çok iş yapabiliriz biz,
Saymayla bitmez,
Bence kadınlar erkeklerden çok daha dayanıklı ve güçlü yaratılmış,
Hele de çocuk sahibi olduktan sonra,
Hem ev hem işte çalışan bir kadın,
Ultra güçlü bir kadın!!
Çevremizde örnekleri çok,
Hiç abartmıyorum,
Hangi erkek;
aynı zamanda hem çocuğu ile ilgilenebilir,
hem yemek yapabilir,
hem masa hazırlayabilir,
hem mutlu olabilir,
hem söylenmez,
hem hep bakımlı ve güzel olabilir??
Sorarım size :))))
(Feminist damarım kabardı)